Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Yetkinlik ve Yetkinleşme - 1  (Okunma sayısı 7925 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 15, 2015, 02:57:07 ÖS
Yanıtla #10
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay



Bu mantığa göre, olgunluk profesyonelliği bünyesinde taşımaz mı ?

Meslekte olgunluk döneminden bahsedilir ama benim kullanmadığım bir ifade tarzıdır bu. Olgunluk iyi şeyler yapmakla ilgilidir. Profesyonellik açısından konuya bakarsak, "bir kiralık katilin mesleğinde olgunluk dönemini yaşayabileceği" fikrini kabul etmemiz gerekir. Bunun yerine kişinin mesleğinde "ustalık" dönemini yaşadığını söylemek bana daha doğru gelir.

Ancak olgunluk profesyonelliği bir şekilde bünyesinde taşıyabilir. Eğer kişi mesleğini yaparken toplumsal yarar gözetiyorsa, elinden gelenin en iyisini yapıyorsa, çalıp çırpmıyorsa, iyi ahlâkını işine de yansıtıyorsa, işte o zaman olgunluk profesyonellikle ilişkilendirilebilir. Yoksa çalışılan yıl sayısı beraberinde olgunluğu getirmez.
« Son Düzenleme: Mayıs 15, 2015, 04:03:42 ÖS Gönderen: ADAM »
Live long and prosper.


Mayıs 15, 2015, 03:53:37 ÖS
Yanıtla #11
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 76
  • Cinsiyet: Bay

            Konudan uzaklaşmadan yorumlamak gerekirse eğer, ben, kelimelerin Türkçe'de kullanımı ve akla ilk getirdiği, ilk düşündürdüğü, ilk     hissettirdiği şeylerden yola çıkarak cevap verdim. Şöyle ki; "olgunluk" kelimesinin benim zihnimde uyandırdığı sırasıyla; kişisel yetişme, becerebilirlik ve düşünsel olarak yetişmişliği ayrıca yaş almışlığı daha da ötesinde meyvelerin yenebilecek kıvama gelişi için bile kullanılan bir kelime olmasıdır. Ayrıca kelimenin birden fazla ve birbirinden alakasız noktalarda kullanılabilirliğinden dolayı bulanık ve kafa karıştırıcı olduğunu düşünmekteyim. "Yetkinlik" ise  bu karmaşıklıktan uzak, sade ve net bir anlam ifade etmektedir. Gördüğünüz üzere "olgun" kelimesini ifade ederken en az 3 uzun cümleyle ifade etmişim, fakat "yetkinlik"i açıklamama bile gerek kalmadan sadece 1 cümleyle ifade edebilmişim.
Saygı, Sevgi ve Sadakatle... E'S


Mayıs 15, 2015, 04:22:17 ÖS
Yanıtla #12
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay


Çok güzel paylaşımlar...

Ancak bu paylaşımlar pek genel. Hani başlık bölümü Felsefe ya da Dilbilim olsa, şahane denilebilir.

Forumdaki bölüm Terimler ve Kavramlar.

Bu Terimler ve Kavramlar tüm terimler ve kavramlar mı?

Hayır!

Masonlukta kullanılan, Masonluğun ilgi alanındaki terimler ve kavramlar. Nitekim Mason Sözlüğü bölümünün kapsamında bir alt bölüm olarak yer alıyor.

Böyle olunca, Sayın Spock'un kısmen uzun olan yazısının son iki paragrafı olmalı bizi burada asıl ilgilendiren.

Çünkü bu Forum herhangi bir forum değil. Burası masonlar.org sitesinin forumu. Konu öncelikle Masonluk. Adları farklı olan bölümlerde bile konu öncelikle Masonluk ve masonik çalışmalarda ilgilenilenler. Diğerleri de var çerez niteliğinde olmak üzere, bu arada ilgilenmek isteyenler için.

Olgun - Olgunlaşma - Olgunluk ve Yetkin - Yetkinleşme - Yetkinlik konularının irdelenişinin gerekçesini Sayın Spock çok güzel bir şekilde ortaya koydu.

Buradaki konumuz Kâmil, Parfait, Perfect Perfekt sözcüklerin karşılığının, sonra da Tekemmül, Perfection, Perfektion terimlerinin karşılığının günümüzdeki Türkçe kullanımında nasıl alınması gerektiği.

Bu bizi 17. maddeyi çiğneme sıkıntısına sokmaz. Çünkü bunlar ansiklopedik bilgilerdir.

Belki Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti ile sınırlı kalmamak gerekir.

Belki bu konu biz haricilere ağır gelir. Belki iyi bir masonik bilgi gerekir ve bunu Forum arşivinde bulamayız.

Sitemizin adı: masonlar. org.

Sayın masonlar... Buyrun! Sayın Spock'u yalnız bırakmayın lütfen.

   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 15, 2015, 04:40:34 ÖS
Yanıtla #13
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

sn.spock'un anlatısı oldukça açıklayıcı aslında.
Yetkinlik ile olgunluk arasında aslında çokta bir bağ yok.Mesleki anlatım ile ele alırsak eğer örnek olarakta mobilyacılık mesleğine bakalım burada yetkinlik nasıl oluyor.

Öncelikle işi bilen ve öğreten olgun bir adam var bu adamın işi öncelikle kurduğu sistemin işlemesi,işlemesi içinde gerekli materyalleri gerekli olan yerlere gerektiği gibi monte etmek.

Tıpkı masonluktaki gibi çırak,kalfa ve usta sistemi ile işe başlanır.olgun adam işi yetkin ustaya verir,yetkin usta yektin kalfalar arasında görev bölümü yapar ve işi başlatır.Her yetkin kalfanın yanındada yetiştirmesi ve kalfaya yardımcı olması için yetkin olmayan bir çırak verilir.
İş başlamıştır,işin bitiş hali yetkinliğin göstergesidir.

Olgun olma hali ise daha başkadır Can Dündar şöyle anlatır olgun adamı;

 “ önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin. Bu paramparça ruhlardan, çelişkili ruhlardan, çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk çıkıyor ortaya… ki  olgunluk diyorlar adına….”
Olgun kişi eleştiri ve özeleştiriye açıktır başta kendi çalışmaları olmak üzere olayları ve olguları tarafsız, nesnel bir şekilde inceleyebilen, araştırabilen ve sorgulayan kişidir. Olgun insan her türlü eleştiriye açık olduğu gibi kendi kendini de eleştiren veya özeleştiri yapan erdemli insandır. Olgun insan çevresindeki olayları, kişileri en ince ayrıntısına kadar araştıran ve sorgulayan kişidir. ‘Erdemli kişi önce kendini yargılamasını bilen kişidir’ özdeyişi olgun insan için çok yerinde bir deyiştir.  Olgun insan tarafsız, bağımsız karar verebilen, gerektiğinde düşüncelerinin mevcut anlayışla bağdaşıp bağdaşmadığına bakmaksızın açık, net ve özgürce ifade eden kişidir.

Türk Dil Kurumu sözlüğü olgun kelimesini (meyveler için) yenecek duruma gelmiş, (insanlar için) bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, kâmil olarak tanımlamaktadır.

Herhangi bir nesnenin –örneğin meyvenin-büyüyüp gelişmesi olarak anlamını bulan olgun(laşma) kavramı, insan için duygu ve düşünce bakımından yüksek seviyeye ulaştığı için olayları geniş görüş açısından değerlendirebilen, hoşgörülü, bilgisi ve görgüsü gelişmiş, kültürlü, yetkin olarak tanımlanmaktadır. Olgunlaşmak, duygu ve düşünce bakımından yetkinliğe ulaşmak, olgunlaştırmak ise olgun duruma getirmektir. Olgunluk ise, duygu ve düşünce bakımından yetkinliğe ulaşmış olma halidir. İnsan hayatında bedeni ve ruhi yeteneklerin gelişme sürecini tamamlayarak en yetkin duruma ulaştığı dönem olgunluk çağıdır ve olgun kavramının durumunu anlatmaktadır ve bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu, yetkinlik, kemal (Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor- H. E. Adıvar) olarak tanımlanmaktadır. Bu yüzden, insan hayatında beden ve ruhî yeteneklerinin en yetkin olduğu dönem  olgunluk yaşı dönemidir.
Yetki, bir kimseyi herhangi bir alanda söz sahibi kılan, bir görevi, bir işi yaparken kendi görüşleri doğrultusunda davranabilme, karar verebilme ya da buyurabilme olanağı sağlayan hak ve salahiyettir.  Askeri anlamda ise, sevk ve idare ile çeşitli askeri hizmetleri yürütmek amacıyla kararlar almak, gerekli emirler vermek ve yayımlamak üzere bir askeri görevliye sağlanan haktır.
Yetkin, gerekli olgunluğa erişmiş, kamil, mükemmel anlamına gelirken yetkinlik ise yetkin olma durumu, kemal, mükemmeliyet olarak tanımlanmakta, iş ortamında ise hayatta kalabilmek ve işlevlerini sürdürebilmek için gerekli araç, teknik ve stratejileri geliştirme becerisi olarak anlamlandırılmaktadır. Kendisinden beklenen tüm nitelikleri taşıyan, kusursuz, eksiksiz bir kimse ya da bir şey için kullanılan yetkin ve onun türetilmiş hali olan yetkinlik,
- Bilgi, beceriler, yetenekler, motivasyon, inançlar, değerler ve ilgilerin bir karışımıdır.
- Bir işteki yüksek performans ile birleşen bilgi, beceri, yetenek ve özelliklerdir.
- Güdü, karakter, kişilik, tutum, değer, içerik bilgisi veya kavrama becerisi ve üstün başarılı olanları ortalama performans gösterenlerden ayırmak üzere güvenilir bir şekilde ölçülebilen diğer kişisel özelliklerin bir birleşimdir.
- İş amaçlarını gerçekleştirmede kullanılan ölçülebilir iş alışkanlıklarının ve kişisel becerilerin yazılı tanımıdır şeklinde farklı şekillerde tanımlanmıştır.
Tanımlardan yetkinliğin beş özelliği ortaya çıkmaktadır:Bilgi (Her yetkinliğin az yada çok kavramsal boyutta bir bilgi düzeyinin olması) Beceri (Yetkinliğin doğal yada tecrübe ile kazanılmış yetenek boyutudur), Tutum( Kişilik özellikleri, karakter, inanç ve değerler gibi subjektif özelliklerin, bilgi ve beceriyi harekete geçirme konusundaki yaklaşımıdır), Gözlemlenebilir davranış (Yetkinliğin gözlemlenebilir (ve ölçülebilir) davranışa dönüşmesidir) Üstün performans (Davranış sonuçlarının ortalama performanstan daha fazla başarı sağlamasıdır). Tanımlardan yola çıkarak denilebilinir ki Yetkinlikler, mükemmel performansın elde edilmesinde ayırt edici olan bilgi, beceri ve tutumları kapsayan gözlemlenebilir davranışlardır.
Olgun insan, insanlık için durmadan çalışır özveride bulunur ve çoğu zaman da pastanın bölüşülmesinde en alt tabakalarda yer alır. Olgunluk, bir yaşam biçimidir. Kendini aşmış evrenselleşmiş kişi olduğundan kendine has bir yaşamsal disiplini olan, herkesten fazla toplumsal sorumluluk taşıyan kişidir. Ülke ve bölge sınırlarını aşan, yer yüzünün her noktasında meydana gelen olayların kendisini de ilgilendirdiğini düşünen kişidir. Dili ve dini evrenselliktir. İnsan kendi toplumunun veya kendi emeğinin ürettiği maddi ve manevi değerleri olan kültürel bir varlıktır. Olgunluk, bir kültür ve ahlak (etik) olayıdır. Olgun insan da toplum içerisinde yaşadığı için toplumla birlikte olması gereken durumlarda kendi iradesi dışında zorunlu bir takım ilişkiler çerçevesinde üretim sürecine girmek ve toplumun ortak kültürünü paylaşmak zorundadır. Toplumun oluşturduğu hukuk, sanat, felsefe, din ve ahlak değerleri gibi. Buradaki olgun insanın kendi toplumsal dinamiği içerisinde bir ulusal veya toplumsal kültürü vardır, bunlardan ise dayandığı sınıfın kimliği ve kültürü ağır basmaktadır. Bu yönüyle olgun insan bir kişilik ve kimlik taşımaktadır. Bir de olgun insanın başka bir kimliği veya kültürü vardır ki oda evrensel kimliğidir. Bu yönüyle olgun insan kendini ve dar çevresini aşmış kişidir. Sınırları evrenin sınırları ile ölçülmektedir.
Olgunluk, doğuştan değildir eğitim ile kazanılacak bir olgudur. Olgun insanın en önemli özelliklerinden biride onun ahlaki hayatıdır. Olgun insanın ahlaksal hayatı, sürekli bir arayış heyecanı, çıkara dayanmayan bir özlemle didinen saf ve onurlu bir hayattır. Sürekli doğruyu aramak, bulguları çarpıtmamak, okumadığını okumuş gibi göstermemek, bulmadığı sonucu bulmuş gibi göstermemek, başkalarının düşüncelerini kendi görüymüş gibi göstermemek gibi erdemlere sahiptir. Olgun insanın ahlaksal hayatı paraya, üne ve otoriteye önem vermeyen fakat gerçekleri bulma ateşi ile çırpınan bir hayattır.
Olgun insan ahlaki değerleri yüksek olan kişidir. Olayları ve olguları olduğu gibi kabul eder, gerçeğe saygılı kişidir. Esen rüzgarın yönüne göre veya güçlüye göre fikir değiştiren veya anlayışını güçlü olana göre belirleyen kişi değildir. Kendinden zayıfı ezmeyen ve kendinden güçlünün önünde diz çökmeyen, sağlıklı iç gelişmesini tamamlamış, olgun yapısıyla insanı insan olarak gören ve insan olduğu için saygı duyan ahlaklı ve erdemli kişidir. Evrensel düşünmek zorunda olduğundan, din, dil, ırk ayrımı yapmadan yaptığı araştırmayı dünyanın her insanı ile bölüşmede evrensel olmak zorundadır. Hümanist kişiliklidir. Olgun insan başka yaşam biçimlerini daha iyi anladığı için çevresindeki insanları daha iyi anlar, kişileri olduğu gibi kabul eder ve onlara yardım elini uzatmakta gecikmez.

Görüldüğü üzere olgunluk ve yetkinlik 2 ayrı mecranın göstergesi.

karahan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 15, 2015, 04:58:26 ÖS
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Can Dündar'dan olgunluk üzerine yazısının geniş metni.
........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın
sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı
dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye
seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.

30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost
işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği
şefkatle imdadına yetişiveriyor.

Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında
insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine
karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin
içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,
iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve
kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin;
kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve
kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi.


Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete
dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın
raksetmesine.
Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele
yürüyor.
İnsan, şuuraltındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla
tövbekarı birarada farkediyor.
Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken.
Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim.
Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete
bulayan benim.
Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim,
hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız
ve asil.
Ben, hem örs hem çekicim.

İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı..
Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar dakanlı iç
savaşlarına borçlu ilerlemesini..

O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir
uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların
içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve
-yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi
öğreniyorsun.

Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça
uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların.
Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar;
sevapları ve zaferleri kadar.

Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç
yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.

Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan,
çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk
çıkıyor ortaya

ki olgunluk diyorlar adına.....


NOT: Can Dündar'ın "Nereye" adlı kitabından alınmıştır. Tüm edebiyat severlere bilindik konulara bilinmedik yaklaşımlarla değinen bu akıcı ve güzel eseri tavsiye ediyoruz.....

karahan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 15, 2015, 05:05:49 ÖS
Yanıtla #15
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Şimdi ortada üç soru var. Ben kısıtlı bilgimle ancak ilk soruya naçizane bir yanıt verebilirim:

- 1761 yılında kurulmuş olan İskoç ritine dilimizde Yetkinleşme Riti mi denmeli Olgunlaşma Riti mi?

Düşünüp taşındım... Rite of Perfection'ın karşılığı olarak Mükemmeliyet Riti'nin uygun bir isim olacağına inandım kendi kendime.

Diğer sorulara yanıt vermek için 4-14 derece çalışmaların ne amaçladığını bilmek lazım... Spekülatif bir cevap olacak ama belki de Mükemmelleştirme Atölyesi ve Mükemmel Üstat terimleri de dikkate alınmalı.
Live long and prosper.


Mayıs 15, 2015, 05:31:11 ÖS
Yanıtla #16
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Karahan yazmış da yazmış... Konu başlığının dışında. İlgilsiz. Silip atsak, emeklerine yazık olacak. Bir de patırtı çıkaracak. İyisi mi, ona zaman tanıyalım, lütfen o yazılarını alıp bir başka başlığa taşısın diye. Çünkü buradaki konumuz o değil. Daha sonra bi başlık altından silinecek.

Konuya Sayın Spock yanıt veriyor, olması gereken yönde.

Daha önce Türkiye'de Kadim ve Makbul İskoç Riti'nin 4-14. derecelerinde çalışan atölyelerine genel olarak "Tekemmül Mahfili" deniyormuş. Demek ki kullanılan terim Sayın Spock'un dediği gibi "mükemmeliyet" değil, tekemmül imiş. Eski dilin sözcük ve terim oluşturma yöntemine bakarsak, tekemmül fiilinin sonrasında mükemmel olunuyor ve böylece mükemmeliyet aşamasına varılıyor. Ancak Masonlukta kullanılan terim tekemmül. O sırada ritin 5. derecesinin unvanı da Kâmil Üstat. Sözlükte de göremiyorum mükemmel ve mükemmeliyeti.

Diyelim ki olsa... Bunun karşılığı olgun ve olgunlaşma mı olmalı, yetkin ve yetkinleşme mi?

İngilizce, Fransızca ve Almancalarını vermiştim. Başka dilde olanları da ister misiniz, örneğin İspanyolca?

Bakın soru bu kadar basit. Hiç de öyle Sayın karahan'a sayfalar doldurtacak ölçüde karmaşık ve çapraşık değil. Edebiyat ya da analiz yapmıyoruz. Bu işin romantik yanı da yok. Dümdüz. Sadece terimler ve kavramlar üzerinde duruyoruz. Masonluktaki terimler ve kavramlar, başka bir yerde de değil.

Hangisi daha doğru ve niçin?


Bilenlerin söylemesi için soruyoruz. Bilmeyenlerin bilmediğini, konuyla bağlantılı bir görüşü olmayanların görüşü olmadığını söylemesi (doğrudan ya da dolaylı) gerekmiyor.


 



     
« Son Düzenleme: Mayıs 15, 2015, 05:33:13 ÖS Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 15, 2015, 05:57:52 ÖS
Yanıtla #17
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Benimle didişmen bitmeyecek bu belli.Biliyorumki başlık senin silip atabilirsinde,istersen okuyup geçebilir ve yorum bile yapmayabilirsin.

Konu içi yahut dışı ne olduğuna anında karar verebilirsin olmasa bile.
Şunu şöyle diyelim yerine otursun olay,

1...Bu tip konu başlıkları aslında biz hariciler için açılmamıştır,öyle olsa her haricinin yaptığı yoruma verilen tepki bu olmaz.
2...Burada açılan konularda aslında amaç bilgi vermek olduğu söylenir hep ama kime hep paylanan hariciyemi?yoksa forumdaki   mason'lar ile bir bilgi sınanmasımı yapılıyor?
3...Daha önce Türkiye'de Kadim ve Makbul İskoç Riti'nin 4-14. derecelerinde çalışan atölyelerine genel olarak "Tekemmül Mahfili" deniyormuş. Demek ki kullanılan terim Sayın Spock'un dediği gibi "mükemmeliyet" değil, tekemmül imiş. sn.adam'ın bu yazısının muhatabı kesinlikle biz hariciler değildir,o yüzden yazdığımız ve yorumladığımız her konu sen aradan çekil ufaklık muamelesi gördü ve görür sn.adam tarafından.
4...Diyelim ki olsa... Bunun karşılığı olgun ve olgunlaşma mı olmalı, yetkin ve yetkinleşme mi?
      bu sorunuzun cevabınıda siz bizden değil forumdaki mason'lardan bekliyorsunuz.Düşünceniz bu ise sizin için hariciler burada satrançtaki piyon görevini görüyoır demektir.

Bunun böyle olmadığını söyliyebilir,yazılarımı size verilen yetki ile silebilir,yahutta cesaretle burada tutabilirsiniz.
Açık olun sn.adam bende dahil burada bir çok harici arkadaş merak ile yazdıkalrınızı takip ediyor,zaman ve enerji harcayıp iyi duygular ile geldikleri bu forumun ışığında aydınlanmaya çalışıyorlar.

Sorduğunuz bir çok sorunun muhatabı ve cevap verecek mercii biz değiliz,hatta zaman zaman size cevap vermeye çalışan yeni mason arkadaşlar bile değil,zaten verdikleri cevapları çoğu zaman beğenmemenizden belli.

Bu yazım patırtı çıkarmak için yazılmış değil,böyle bir şeydende çekinmediğimi bilirsiniz,lakin bu tavrınız o kadar sıkıcı,kırıcı,dışlayıcı ve ötekileştiriciki size aynı tondan cevap vermekten kendimi alamıyorum.
Böyle olacağını bile bile bunuda ısrarla yapıyoırsunuz.

Siz bu sorduğunuz sorunun cevabını biliyorsunuz,öğrenmek için sormuyorsunuz,başta forumdaki masonlar olmak üzere öğretmek için soruyorsunuz.Ama öğretmenlik performansınız ile sınıfınızda her öğrenci çakar başta ben.

« Son Düzenleme: Mayıs 15, 2015, 06:32:56 ÖS Gönderen: ADAM »
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 15, 2015, 06:35:09 ÖS
Yanıtla #18
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay


Sayın karahan'ın dediği doğru.

Yanıtı masonlardan bekliyoruz.

Sitenin ardını tekrarlayalım: masonlar.org (hariciler.org değil)

Masonlardan da bilenlere soruyoruz.

Mason olmayan fakat bilenler de yanıtlayabilir.
 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 15, 2015, 07:06:35 ÖS
Yanıtla #19
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 24

          Sayın insan,"Yukarıda, bir çiviyi duvara çakabilmek yetkinlik ; ustaca çakabilmek ise olgunluktur demişim," diyor. Dediklerine katılmakla beraber, bu bende başka çağrışımlar yaptırdı. Acaba çiviyi ustaca çakmak olgunluk yerine "ustalık" ; çok da ustaca çakmak "üstatlık" olabilir mi? Malum öğrenmenin dört aşaması;
       1.Bilinçsiz Yetersizlik,
       2.Bilinçli Yetersizlik,
       3.Bilinçli Yeterlilik ve
       4.Bilinçsiz Yeterliliktir .

       Bilinçsiz Yeterlilik yetkinliğe ulaşmaktır. Belki de bundan sonraki aşama başkalarına öğretecek seviyeye gelmek, yani "üstatlık" olabilir. ama bence bir konuda yetkin olan herkesin olgun, olgun olan herkesin de yetkin olabileceği; ya da yetkinlik ve olgunluğun hangisinin bir öncekinin aşaması olduğu konusunu da kafamda bir yere yerleştiremedim.

        Sanki önce gelen sonrakine ulaşmaya çalışıyor gibi..


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2472 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 12, 2011, 04:21:03 ÖS
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
2274 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 17, 2015, 08:43:19 ÖS
Gönderen: ADAM