Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İLK MODERN İSTİHBARATÇIMIZ KUŞÇUBAŞI EŞREF BEY  (Okunma sayısı 4639 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 23, 2007, 06:43:36 ös
  • Ziyaretçi

Kuşçubaşı Eşref

1873 - 1964

Saray kuşçubaşısı Çerkesin büyük oğlu (kardeşi Hacı Selim Sami).

2. Abdülhamit tarafından daha askeri okuldayken arabistan'a sürgün gönderilmiştir. Sürgünde bulunduğu zindandan kaçıp, 2. Abdülhamit'in baş yaverinin oğlunu 3 tabur korumanın arasından kaçırmıştır. Arabistan'da 2. Abdülhamit'e karşı giriştiği isyan hareketinde tüm Arabistan'ı dolaşmış, tüm şeyhlerle dostluk kurmuş, her an her yerde görülebildiği için kendisine 'şeyh-it tuyyur' yani uçan şeyh denilmiştir.

İsyanı sırasında yanına topladığı topladığı adamlar ölene kadar kendisinden bir an bile ayrılmamış ve bu adamlar daha sonra kurulacak olan Teşkilat-ı Mahsusa adlı istihbarat örgütünün elemanları olmuştur. II. Abdülhamit meşrutiyeti ilan etmek mecburiyetinde kalmış, imzaladığı af listesinde Kuşçubaşı'nın da adı bulunmuştu.

FAALİYETLERİ:

Trablusgarb 'da direnişin Enver bey ile beraber örgütleyicisi (1911),

2. Balkan savaşında Çorlu, Tekirdağ, Malkara, Hayrabolu ve Edirne'nin; Enver bey, kardeşi Sami, Cihangiroğlu İbrahim ve Süleyman Askeri ile beraber kurtarıcısı (1913),

Batı Trakya'da kurulan ilk Türk Cumhuriyeti'nin Süleyman Askeri ve yörenin ileri gelenleri ile beraber kurucusu (1913),

1. Dünya savaşında, karşı çıktığı kanal harekatının öncü birlikleri kumandanı (1916),

1. Dünya savaşında, arap yarım adası Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı (1914-1915) ve İngiliz ajanları Philby ve Lawrence'ın apansız takipçileri,

Süleyman Askeri Bey'in ölümünden sonra Teşkilat-ı Mahsusa genel başkanı (1915-1918),

Hayber'de Faysal'ın (sonradan ırak kralı) 20 bin kişilik birliğine karşı 40 kişilik Teşkilat-ı Mahsusa birliği ile 5 saatten fazla savaştıktan sonra yaralı olarak ele geçirilmiştir(1918).

Malta 'ya sürgüne gönderilirken kaçmaması için kendisi, bir savaş gemisi ve bir denizaltı eşliğinde malta'ya getirilmiştir.

Malta'dan döndükten sonra milli mücadelede, kendi yetiştirdiği Çerkes Ethem'in kuvvetlerine katılmıştır(1920).

Fakat Çerkes Ethem 'in isyanı üzerine kendisi de 150 likler listesinde yer almış ve vatana girişi 1936 yılına kadar yasaklanmıştır.

1955'te yurda dönene kadar birçok arap ülkesinde ikamet etmiş olup herhangi bir istihbarat faaliyetine katılmamış olduğu sanılmaktadır. 1964'te ölene kadar Türkiye 'de kalmış ve beraber savaştığı silah arkadaşlarının mezarlarını dolaşmıştır.

Büyük bir savaşçıydı,

RUHU ŞAD OLSUN...


Nisan 24, 2007, 03:15:16 öö
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

“Durmadan çalıştım… bu işe gönül vermiştim, mantık ne derse desin… Hiçbir zaman filozof yahut siyasetçi olmadım ve bu işten iyi dostlar, yara izleri, kalça çıkığı, birkaç madalya ve memleket için çok iyi dövüştüğümü bilmenin verdiği tatmin dışında hiçbir şey elde etmedim.’

“Ben bir Osmanlıydım. Türkçe konuşan bir Osmanlı , Dağıstan hayali kuran bir Çerkes milliyetçisi veya bir Arap yahut Rum değildim."

“İçimizden kimsenin kaybedecek bir şeyi yoktu. Davamızın haklı olduğuna ve çalışmalarımızın mühim olduğuna inanmıştık. Sonunda kazanamayacak oluşumuzu gözardı etmeye meyyaldik. Hiç değilse harbin sonunda etrafımızdaki dünya çökmeden ufak tefek birkaç daha zafer kazanabilirdik."

(Kuşçubaşı Eşref Bey'in Teşkilat-ı Mahsusa konusunda hazırladığı doktora tezi için kendisiyle görüşen CIA bağlantılı Dr. Philip H. Stoddard’a söyledikleri)


Nisan 26, 2007, 01:19:38 ös
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

KUSÇUBAŞI EŞREF (SENCER) , Hayber cenginde ağır yaralı esir edildiği zaman, bütün Arabistan yerinden oynamıştı: Şerif Hüseyin'in El-Kıble gazetesi, büyük başlıklarla şu haberi veriyordu:

UÇAN ŞEYH'iN KANADI KOPTU....

Ve Hüseyin, hadisenin hakikat olduğunu ögrenmesi için ikinci oğlu Emir Abdullah'ı yaralı Eşref Bey'in yanına göndermişti (Emir Abdullah, daha sonra Ürdün Kralı olacak haindir).

Eşref Bey, Emir Abdullah'a çok ağır bir lisanla hücum etmiş, ŞEHİT EDİLEN KAHRAMAN TÜRK ÇOCUKLARININ KAN HESABINI, ahirette, bizzat HZ. PEYGAMBER'in (SAV) soracağını söylemişti:

– Hayber'de peygamberimiz İslamiyet için düşmanlarıyla mücadele etmişti. O'ndan 1285 sene sonra biz Türkler de, İslamiyet ve haysiyet için sizlerle muharebe ettik. Bizi haince arkadan vurdunuz. HARAM OLSUN YEDİĞİNİZ EKMEKLERİMİZ… SİZLER ŞERIF DEGIL, SENİG ( YANİ ALÇAK ) ADAMLARSINIZ …'dedi.

Emir Abdullah, Esref Bey'in bu ağır hakaretine sükunetle şu cevabi vermişti:

– Vela telvasu lisaneküm ya Hazret-i Bek… (Lisanınızı kirletmeyiniz Bey Hazretleri!..)

Osmanlı Türkler'inin Arap Yarımadası'ndan çekilmelerinden sonra kurulan devletçiklerden birisinin başına gelen ve Ürdün Kralı olan Emir Abdullh'in akıbeti, bir soydaşı tarafından, Filistin meselesinde takip ettiği siyaset sonunda, camiden çıkarken öldürülmek oldu. Katil cinayeti, kendisini, Arap vahdeti (birliği) ve menfaatlerini Yahudi siyasetine feda etmiş olmasından dolayı işlediğini söylemişti!..


Mayıs 03, 2007, 04:18:55 öö
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Kuşçubaşı Eşref Beyye bir röportajında sorulur ;

-İngiliz ajanı: Lawrence ile karşılaşmışsınız ancak öldürme gereği duymamışsınız bu doğru mu?

-Eşref Bey: "Evet Lawrence ile karşılaştım, kendisi bir cinsi sapık, ruhsuz ve pekde akıllı biri değildi fakat fevkalade çalışkandı. Onunla iki saat konuştuktan sonra; kişiliksiz ve onursuz biri olduğunu anladığım için öldürmeye gerek görmedim. Hem ayrıca Lawrence gibi birini öldürmek, yarı şarlatan bir adamı kahraman yapmak olurdu." demiştir.


Mayıs 03, 2007, 04:30:24 öö
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

Eşref Bey;

Trablusgarp 'ta direnişin Enver Bey(sonradan paşa) ile beraber örgütleyicisi (1911)

2. Balkan savaşında Çorlu, Tekirdağ, Malkara, Hayrabolu ve Edirnenin; Enver Bey, kardeşi Sami, Cihangiroğlu İbrahim ve Süleyman Askeri ile beraber kurtarıcısı (1912)

Batı Trakya'da kurulan ilk Türk Cumhuriyetinin Süleyman Askeri ve yörenin ileri gelenleri ile beraber kurucusu (1912)

1. Dünya savaşında, karşı çıktığı kanal harekatının öncü birlikleri kumandanı (1916)

1. Dünya savaşında, arap yarım adası Teşkilat-ı Mahsusa başkanı (1914-1915)

Süleyman Askeri Bey'in ölümünden sonra Teşkilat-ı Mahsusa genel başkanı (1915-1918) olmuştur.

Hayber'de Faysal'ın (sonradan ırak kralı) 20 bin kişilik birliğine karşı 40 kişilik Teşkilat-ı Mahsusa birliği ile 5 saatten fazla savaştıktan sonra yaralı olarak ele geçirilmiştir.(1918)

Malta 'ya sürgüne gönderilirken kaçmaması için kendisi, bir savaş gemisi ve bir denizaltı eşliğinde malta'ya getirilmiştir...

1955'te yurda dönene kadar birçok arap ülkesinde ikamet etmiş olup herhangi bir istihbarat faaliyetine katılmamış olduğu sanılmaktadır. 1964'te ölene kadar Türkiye'de kalmış ve beraber savaştığı silah arkadaşlarının mezarlarını dolaşmıştır!..


Mayıs 25, 2007, 10:40:27 öö
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay

İstihbarat camiasının en büyük  üstadların biri!
Hatta en iyi istihbaratcımız desek yanlış olmaz...
İnsanoğlunun en büyük merakı, görmediği ve bilmediği gizli şeylere karşıdır.Merak ilmin hocası olduğu için  o, bu merakında haklıdır...


Mayıs 25, 2007, 12:21:58 ös
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi

Hiç tartışmaksızın en iyisi idi diyebiliriz. ;)


Mayıs 25, 2007, 12:22:44 ös
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay

İnsanoğlunun en büyük merakı, görmediği ve bilmediği gizli şeylere karşıdır.Merak ilmin hocası olduğu için  o, bu merakında haklıdır...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2831 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 04, 2007, 12:01:12 öö
Gönderen: shemuel
42 Yanıt
14770 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 20, 2017, 04:10:12 öö
Gönderen: night manager
2 Yanıt
2864 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 30, 2013, 01:58:29 ös
Gönderen: Leo - Franz
9 Yanıt
4553 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 05, 2009, 09:20:58 ös
Gönderen: farmason82
3 Yanıt
9403 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 12, 2009, 01:16:32 ös
Gönderen: zarathustra
Modern Simya

Başlatan kudüs prensi Simya - Alşimi

3 Yanıt
6663 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 15, 2011, 03:59:14 öö
Gönderen: AQUA
0 Yanıt
3795 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 30, 2010, 10:00:49 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1995 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 30, 2011, 12:03:14 ös
Gönderen: ozkann
3 Yanıt
2741 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 23, 2013, 10:36:37 ös
Gönderen: Alşah
0 Yanıt
1733 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2014, 05:07:28 ös
Gönderen: Don Corleone