Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Mason olmak “mason” olmak mıdır?  (Okunma sayısı 20949 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 10, 2012, 01:51:01 ÖS
Yanıtla #10
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7252
  • Cinsiyet: Bay


Sayın vitriol forumun pek yeni üyelerinden...

Bunu daha önce de söylemiştim.

Zaten söylenmesine gerek bile yok. Şu anda forumu izleyenler zaten biliyor.  Ancak belki sonradan o-kuyanlar olur.

Sayın vitriol'u bir diğer yzısından ötürü iyice eliştirdim.

Bir de bu başlık altında yazdıklarından ötürü eleştirecek olursam bu çok yakışıksız kaçacak.

Yorum ve değerlendirmelerine bir diyeceğim olamaz ama bilgisel nitelikli anlatımlarındaki yanlışları umarım kendisi düzeltir önümüzdeki günlerde.

 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 10, 2012, 02:28:16 ÖS
Yanıtla #11
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 77
  • Cinsiyet: Bay

>>bilgisel nitelikli anlatımlarındaki yanlışları umarım kendisi düzeltir önümüzdeki günlerde.

yazınızı okur okumaz kendi yazdıklarıma tekrar göz geçirdim

ve fark ettim ki mesajımdaki ilk kelime "bence" son kelime ise "kişisel fikrim"

bilgisel niteliği olmadığı için değiştirmeye kıyamadım.


Ocak 10, 2012, 03:05:10 ÖS
Yanıtla #12
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7252
  • Cinsiyet: Bay


Pek âlâ, o zaman başkaların yanılgılı bilgi edinmemeleri için, bence düzeltilmesi gereken yanlışları ben düzelteyim.

Bir kere, bu başlık altındaki konu, mason ile “mason” arasındaki ayırımın yapılabilmesidir. Bunu sanırım yetirince açık olarak anlatmıştım. Bir kez daha anlatmam istenirse yine anlatırım.

Birisine “mason musunuz?” diye sorulduğunda bunun cevabı tek değil, birkaçtır. Belli bir ritüeldeki cevap (umarım 17 maddeyi çiğnemiyoruz) genel geçerli sayılamaz.

Masonluğun tamamı çıraklık değildir. İnisyasyonun bitmeyecek, sonuna verilemeyecek bir süreç olduğu söylenebilir ama Masonluğun salt çıraklıktan oluşur biçimde nitelemek, -bu nitelimi simgesel bile olsa- Masonluğu ve masonlara küçük görme olur.

Masonlukta “önlüksüz” olarak nitelenen kişiler, bir eğitim sürecinden falan geçmekte olan kişiler değildir. Bir kişiye “önlüksüz mason” denilmesinin anlamı başkadır. Bu forumda da daha geçenlerde anlatılmıştır.

Adayların soruşturulmasında kişilerin hamtaşlarını yontma sürecine başlayıp başlamadıklarının incelendiğini söylemek, yanlış bir anlatım olur. Gerçi Masonlukta çok kimsenin hamtaşını yontamamış olduğundan söz edilir, bir mason adayının bu bağlamda istekli ve becerili olması beklenir ama bunu sanki bir soruşturma işlemi böyle yapılıyormuş gibi belirmek, yanıltıcı bir bilgi vermek olmaktadır.

Mabette bulunmanın yegane amacı masonların diğerlerinden feyz almak olaydı, o zaman Masonlukta bu kendine özgü ezoterik çalışma yöntemine gerek olmazdı. Feyz alınmaz değildir, alınır ama o pek bir küçük ayrıntıdır; Masonluktaki dayanışmanın bireysel yararlarından bir tekidir.

Son olarak, masonlar ülkü mabedini inşa etmekte değildirler. Böyle bir iddiaları yoktur. Sanırım sayın vitriol bu konuda yanılmış. Herhangi bir yerde yayınlanmış ilgili ritüele bir göz atacak olursa, yanıldığını görecektir. (Forum kurallarının 17. maddesi uyarınca burada ancak bu kadarını belirtebilirim ve sanırım yeter.)

Sevgilerle.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 11, 2012, 02:08:10 ÖÖ
Yanıtla #13
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 77
  • Cinsiyet: Bay

>>masonlar ülkü mabedini inşa etmekte değildirler. Böyle bir iddiaları yoktur. Sanırım sayın vitriol bu konuda yanılmış.

Her toplantıda sorulan "Kardeşlerim burda toplanmamızın sebebi nedir?" sorusuna "ülkü mabedinin inşaasıdır" diyen bir ritüeli olan derneğin ülkü mabedi inşa etmekte iddiaları olmaması olamaz. Sanırım obediyanslar arasında ciddi ritüel farklılıkları var.

>>masonlukta “önlüksüz” olarak nitelenen kişiler, bir eğitim sürecinden falan geçmekte olan kişiler değildir. Bir kişiye “önlüksüz mason” denilmesinin anlamı başkadır. Bu forumda da daha geçenlerde anlatılmıştır.

Ham taşını yontma mason olmayan kişilerin farkında olmadan bunu bu şekilde isimlendirmeden yaptıkları işlemdir. Masonluğun verdiği şey bu sürecin hızlandırılmasına yardımcı olmak ve bu süreci yaşayan diğer bireyler ile ortak sosyal iletişim içerisinde olmalarını sağlamak/kolaylaştırmaktır. (kardeşlik)

Her derecenin öğretileri vardır. Bu öğretiler çok güzel, keyifli ve ilginç bir şekilde (ritüelik) sunulduğu için okunduğundan çok daha fazla etki bırakır.


Ocak 11, 2012, 02:10:54 ÖÖ
Yanıtla #14
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 77
  • Cinsiyet: Bay

son olarak bir katkı yapmak istiyorum, ülkü mabedinin yapımına kendimizi hazırlamak için toplanıyoruz denmiş, benim için aynı anlamı ifade ediyor.

ülkü mabedinin inşaatında çalışırken sadece kendi taşını yontabilirsin, senin mabede katkın sadece yontulmuş, biçilmiş, ölçülmüş bireysel taşın kadardır.
« Son Düzenleme: Ocak 11, 2012, 02:27:16 ÖÖ Gönderen: vitriol »


Ocak 11, 2012, 05:45:02 ÖÖ
Yanıtla #15
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 243

Hmm... Ilgi cekici bir tartisma oluyor, kim bilir sonrasi nasil gelir. Internet'teki tartismalarda ne olacagini kestirmek zor.

Bu siteyi okuyanlar, mason olmak ve "mason" olmak arasindaki farki ogrendiler. Yanilmiyorsam ilk olarak Sayin ADAM'in buraya tasidigi bu ifade zamanla hepimizin aklina yatti.

Masonlugun, Ciraklik oldugu yazildi. Buna da katilmamak elde degil. Bu, nispeten sik olarak karsilasilan bir deyim. "Hepimiz, ebedi Ciraklariz" veya "Kardesim keske Cirakligi ogrenebilsek" yahut "Ben sadece iyi bir Cirak olmaya calisiyorum" sekillerinde duyulabiliyor. Peki butun bunlar acaba gosterissizlik gosterisi birer sozdeyimi, ezber soylemler mi, yoksa gercekten Ciraklik zor zanaat mi?

Ciraklik, Masonluktaki en onemli ogretileri iceren bir calisma sureci. Ayni zamanda da, operatif Masonlukta isin fiziksel acidan en agir ve sure olarak en uzun kismi.

Ornegin temkinlilik. Eflatun'un yazilarinda karsilastigimiz ve Hristiyanlik akiminda Thomas Aquinas tarafindan vurgulanan 4 noktadan birisi. Cirakligin temel derslerinden. Her zaman, her ortamda, hareket ve sozlerimizin etkilerini dusunerek, olabilecekleri ongorerek davranmak. Misal verecek olursak, tanimadigimiz insanlarin oldugu bir yerde, kimligini bilmedigimiz kimselere karsi olan hal ve tutumumuzun farkinda ve kontrolunde olmak. Sasirmamak, uzulmemek, dogru ve yanlisin farkina varabilmek, utanmamak icin.

Bir digeri, ketumiyet. Gorduklerimizi, duyduklarimizi, onlara en azindan bizim gibi hakki olanlar haricindekilerle paylasmayacagimiz. Bu sitede 17. madde olarak geciyor ancak o madde bir kismimiz icin baglayici degil. Bizi baglayan, yeminlerimizdir, 17. madde degil. Ritueli burada yazmayacak olmamiz, bundandir. Alin size ketumiyet.

Bunlardan daha pek coklari var Ciraklikta. Ancak bana gore bunlar dahi yeterli. Keske her mason, kagit uzerinde degil de, bizzat Ulku Mabedinde, o ideal yerde, rituelde tanimlanan ozelliklere yarasir sekilde calisabilecek bir Cirak olabilse.

Dolayisiyla, Sayin ADAM hakli. Her mason, "mason" degil. "Mason" olmak zor, cunku Cirak olmak zor.

Eureka
The mason square doth clear the air of folly and deception
The rule is straight, the angle clear, for greatness has direction


Ocak 11, 2012, 09:08:36 ÖÖ
Yanıtla #16
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7252
  • Cinsiyet: Bay


Bu forumda Sayın Eureka'nın yazıların beğenmeyen bir kişi olduğunu hiç sanmıyorum.

İşte yine bu benim açmış olduğum konu üzerine çok beğenilesi bir yazı ile katkıda bulundu.

Anca bir noktada (Sayın vitriol ile uyuşan) katılmadığımı belirtmek isterim. Bunu daha önce yazmış olsam da, gerektiği için bir daha, bu kez biraz farklı olarak vurgulamak isterim.


Masonlukta çıraklık süresinin bir sonu vardır. (Mason olan kişinin yaşam boyu çıraklıkta kalmak istemeyeceğini, "mason" olmak yolunda ilerlemek umudunda olduğunu varsayıyorum.) Öteki türlüsünü ileri sürmek, bir alçak gönüllülük gösterisidir.

Bitmeyen, sonuçlanmayan, sonuna varılamayan çıraklık değil, inisyasyondur. Sayın vitriol'ün önceki yazısında dediğince aydınlanmadır (Aydınlanma Masonluğa giriş töreniyle ve çıraklık dönemiyle son bulmaz) ve gene onun son düzeltmesinde belirttiğince, ülkü mabedinin yapımına hazırlanmaktır.

Bir mason, çıraklık dönemini başarıyla bitirdiğinde kalfalığa geçer. Bu deyişimdeki “başarıyla” ve “geçiş” önemli terimlerdir. Her çıraklık dönemini bitiren kalfalığa geçemez. Bu bir geçiştir, yükseliş değil.

Sayın Eureka’nın dediğinde bir yanlışlık var. Pek önemli değil ama var. Eski çağların meslek ve zanaat örgütlerinde çıraklık oldukça uzun sürerdi; doğru. Geleneksel inşaatçılık mesleği ve zanaatında yani Operatif Masonlukta bu en az yedi yıl olarak belirlenmişti. (Spekülatif Masonluğun, Operatif Masonluktaki eski gelenekleri hiç değiştirmeden sürdürdüğünü ileri sürenlere, bu ileri sürüşlerinin yanlışlığını gösteren verilerden biri bu. 1716 yılında localara alınan çıraklar, birkaç ay sonra kalfalığa geçiriliyordu.)

Peki sonra… Operatif Masonlukta bir kalfa yaşamı boyunca kalfa olarak kalırdı. İçlerinden pek azı üstatlığa yükselirdi. Demek ki en uzun süre çıraklık değil, kalfalıktı. (Pek genç yaşta ölenleri istisna tutalım.)

Günümüzdeki Masonlukta da öyledir. Bir mason çıraklıktan kalfalığa geçer, kalfalığı edinirken yaptığı yolculuklardaki deneyimlerini kavrayıp, onları gerçekten içine sindirerek öz kimliğinin sağlam öğeleri haline getirebilirse, “mason” olur. Bu arada üstat derecesini almış, kordonlar takmış, sonra bir ritin ileri ya da yüksek derecelerinde ilerlemiş, bijular biriktirmiş olabilir. Tüm bunları yapmış olan bir mason acaba kalfalığı aşıp “mason” olabilmiş midir?





ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 31, 2013, 09:16:55 ÖS
Yanıtla #17
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 162
  • Cinsiyet: Bay

Okudukça doydugumu hissediyorum açlığımız bitmeyecek ama okudukça doyuyoruz ağzıniza ve ellerinize sağlık
bekle, izle, gör, hisset, anla...


Mart 17, 2015, 02:06:35 ÖS
Yanıtla #18
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 24

         Önemli olan Mason olmak  değil, MASON KALMAKTIR.


Şubat 03, 2017, 10:34:24 ÖS
Yanıtla #19

 
 "Mason olmak “mason” olmak mıdır?" Bu başlığı görünce aklıma "canlı olmak" kavramı geldi.

 Bir coğumuzun bildiği üzere canlılığın kısaca tarifi: "Kendini kopyalıya bilen biyolojik fom'a canlı denir".DNA-RNA-Protein 3'leme döngüsü,uzun yıllar hatalı aktarımlar ile çoğalarak yaşam çeşitliliğinin var olmasını sağladı.Tabiki ortam şartları,uyumluluk,Evrensel oran'a daha yatkınlık'ta devreye girdi.

 DNA kendini direk ve hatasız aktara bilse idi,tek hücreli olarak mutlu mesut yaşıyorduk. :) :) :)
 
 Konu ile ne alakası var diyenler olabilir; amacım yaşamın hatalar silsilesi ile var olduğunu vurgulamak ve hatalar ile mükemmelliğe doğru sonsuz bir yolculuk yaptığımız.

Not: "Atmosferik bir radyasyon değişikliği ile yok olarak hamamböceği formun'dan yeniden başlamak zorunda kalmazsak.  :) - -

 Hatalar silsilesi ile var olmuştuk demiştik.Bakıldığında bu evrimin tecrübe şekli bilinen her olgu ile benzerlik gösteriyor ve asla "olduk" diyemiyoruz.Bu hatalar,"bir kırıktan sızan bir ışık gibi",yada; "çatlaması gereken bir yumurta...

Bu form'u araştırır iken,Masonluk hakkında yoğun bir bilgimin olduğunu varsaydığımda,her seferinde bir çatlak/kırık karşıma cıktı ve ışık içeri sızdı; tıpkı,"yaşamı var eden hatalar" gibi"...Tıpkı,"tamam artık oldum" demenin yanlış gözükmesi gibi...

En Derin Saygılarımla.




« Son Düzenleme: Şubat 03, 2017, 10:39:49 ÖS Gönderen: Tik-Tak »
Sen Özelsin


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
659 Yanıt
435708 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 03, 2018, 08:40:31 ÖÖ
Gönderen: ANARCHOSA
10 Yanıt
7471 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 01, 2017, 05:40:52 ÖS
Gönderen: gfeenatre
211 Yanıt
95798 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 22, 2018, 03:31:32 ÖS
Gönderen: Sertaç
2 Yanıt
20657 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 25, 2010, 07:16:20 ÖS
Gönderen: shaGrot
53 Yanıt
21920 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2017, 08:16:44 ÖS
Gönderen: ADAM
34 Yanıt
18353 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 24, 2014, 06:01:59 ÖS
Gönderen: Gamze
5 Yanıt
9368 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 17, 2014, 10:59:49 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3881 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2010, 11:20:52 ÖÖ
Gönderen: ADAM
11 Yanıt
28819 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 28, 2013, 07:19:09 ÖÖ
Gönderen: ADAM
29 Yanıt
16975 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 10, 2011, 06:06:11 ÖS
Gönderen: Mustafa Kemal