Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Din, Sosyal Değişme ve Din Değiştirme -2-  (Okunma sayısı 2977 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Haziran 04, 2011, 05:51:12 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 324
  • Cinsiyet: Bay

3. Sosyolojik Açıdan Din Değiştirme Olgusu
Din değiştirme olgusunun, çok eski tarihi dönemlere kadar uzanan bir geçmişi
olduğu bilinmektedir. Bir dine girme ve çıkma anlamında din değiştirmenin tarihi, dinin
tarihi kadar eskidir. Ancak din sosyolojisi alanında bilimsel araştırmalara konu olması
oldukça yeni sayılır. Son yapılan araştırmalarda din değiştirme olgusunu, bireyin
hayatını çok yönlü etkileyen, fakat aynı zamanda dini gruplarda ve makro planda
toplumda bir takım sonuçlar doğuran ‘ilerlemeci’ ve çok sayıda faktörün karşılıklı
etkileşimiyle ortaya çıkan ‘ birikimci’ bir süreç olarak ele alma eğilimi güç kazanmıştır.
Konunun uzmanları, aynı gerçeğe işaretle, din değiştirme olgusunun yeni dini hareketler
bağlamında ele alınmasının önemine vurgu yaparlar ve konunun anlaşılmasının
insanların bu hareketlere veya dini oluşumlara nasıl ve niçin girdiğinin belirlenmesiyle
doğrudan ilgili olduğunu belirlerler (Kirman, 1999:75-6).
Din değiştirme olgusunun kullanımında semantik bir kargaşa söz konusudur
(Köse, 1997:5). Din değiştirmenin tam olarak anlaşılması için din değiştirme olgusunun
tarifinin yapılmasının yararı olacaktır.

Din Değiştirmenin Tanımı
Din değiştirme, dini inanç ve davranışlarla ilgili köklü değişim ve dönüşümü
ifade etmektedir. Sosyolojik açıdan bakıldığında, bir dine veya dini bir gruba girmek
kadar ayrılmak da aynı şekilde din değiştirme kavramı içerisine girmektedir. Aslında bir
‘yeniden toplumsallaşma’ süreci olan din değiştirme, ‘kişilik sisteminin dini inanç ve
ibadetleri de içine alacak şekilde yeniden yönlendirilmesi’ veya ‘bir tür manevi evrim
ve gelişme’ olarak da anlaşılabilir. Bu anlamda bir din değiştirme olayı, eski inançtan
ayrılma değil, yeni inanca varmadır (Kirman, 2004a:76).
Türkçede din değiştirme, çoğu zaman, ‘ihtida’ ve ‘hidayet’ kavramlarıyla ifade
edilmektedir. Kuşkusuz bu kavramlar, İslamî gelenek içinde ortaya çıkmış olup, başka
dinlerden İslam’a girişi ifade için kullanılmaktadır. Yine bir din değiştirme olgusu olan
İslam dininden çıkış için ‘irtidat’ kavramı kullanılmaktadır. Bu anlamda İslam dinine
girene ‘mühtedi’, İslam dininden ayrılana da ‘mürtet’ denilmiştir (Peker, 1979:9).
Batı dillerinde ise, din değiştirme olgusu ‘conversion’ kelimesiyle karşılanır. Din
değiştiren kimseye de ‘convert’ denir. ‘Conversion’, kelime anlamıyla, ‘bir halden diğer
hale geçişi bir olayın bir başka olaya dönüşümünü anlatır (Hökelekli, 1998:290). Genel
kullanımda ‘Conversion’, dönmek, dönüşüm, özel bir görüşe getirmek veya ikna etmek
ve bir halden diğer hale geçmek anlamına gelir. Genellikle, Conversion, değişimi ifade
eden geniş bir terimdir ve önceki halden şiddetli bir değişimi kapsar. Mesela, fizik
bilimlerinde, Conversion kelimesi suyun ısı ile gaz hale gelmesi gibi son derece aşırı
değişimi işaret eder. Dini Conversion da bunun gibidir. Kişide bir şey vuku bulup, onu
bir gruptan diğerine, bir inançtan diğerine veya bir kozmolojiden diğerine değiştirir
veya dönüştürür. Bu tanıtım kişinin içsel değişim veya dönüşümünden söz etmektedir
(Kim, 2003:35).
Din değiştirme kavramının en yaygın anlamı, bir dini reddederek bir başka dine
inanmak şeklinde ifade edilebilir, din değiştirme kavramı, mensubu bulunduğu dinin
kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getiremeyen insanların tavır değiştirmesi
veya farklı bir din için önceki inanç ve bağlılıklarından vazgeçmesi gibi anlamlar
içermektedir. Öte yandan kendisini inançsız olarak niteleyen bir kişinin veya kişilerin,
bir dinin, çoğu zaman içinde bulunduğu toplumunun dini kurallarını kabul ederek
dindarlaşması veya bağlı bulunduğu dini sistemi terk ederek dinsizleşmesi de din
değiştirme kavramıyla ifade edilmektedir. Bir diğer din değiştirme şekli de, aynı dini
gelenek içerisinde bir dini gruba bağlı olan insanların, bulunduğu grubu terk ederek bir
diğer grubun ideolojisini benimseyerek üye olması durumudur (Kirman, 2004a:77). Bu
bağlamda batılı bir araştırmacı olan Singer, iki tanım arasında ayırım yaparak bir dinden
diğerine geçişi inter-faith, aynı din içerisinde bir seçim yapmayı da intra-faith
kavramları ile açıklamıştır (Köse, 1997:6). Bahsetmiş olduğumuz üç farklı din
değiştirme biçiminin dışında dördüncü bir türden de söz etmek mümkündür. Herhangi
bir dini gelenek içerisinde yer almakla birlikte inancının gereklerine tam bir bağlılık
göstermeyen insanların dini yaşayışının yoğunlaşması da din değiştirme kavramıyla
ifade edilmektedir. Aynı dini gelenek içerisinde kalınarak tecrübe edilen bu durum, dini
değişim veya gelişim olarak da anılmaktadır (Kirman, 2004a:78).
Bahsedilen bu tecrübelerden sonra din değiştirme gibi oldukça karmaşık ve
kompleks bir olguyu sosyal faktörleri göz ardı etmek suretiyle sadece dini ve psikolojik
faktörlerin etkisiyle açıklamaya çalışmanın yetersiz olduğu (Kirman, 2004a:80) kadar
indirgemeci bir yaklaşım olacağının iyice anlaşılması üzerine tamamlayıcı olması
açısından konuyu sosyolojik bir yaklaşımla ele almanın önemi fark edilmektedir.
Özellikle yeni dini hareketler üzerine çalışan sosyologların bu hareketlere karşı
yönelişlerinin sebepleri ve üyeliğin hangi süreçlerden geçerek gerçekleştiği ile ilgili
olarak yapmış oldukları çalışmalar, din değiştirmenin mahiyetinin anlaşılmasına önemli
katkılar sağlamaktadır. Bir diğer ifade ile 1970’li yıllardan itibaren din değiştirme
olgusu üzerine yapılan çalışmalar üç aşamadan geçmiştir. Buna göre ilk aşama, olguyu
dini ve psikolojik açıdan ele alarak inceleme ve açıklama; ikinci aşama, beyin yıkama
ve zorla ikna modelleriyle açıklama ve son aşama, sosyolojik düşüncenin hakim olduğu
düşüncedir (Snow ve Machalek, 1984:178 vd).
Tek bir sebebe dayandıramayacağımız din değiştirme olgusu üzerine batıda
çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu çerçevede, din değiştirmenin aniden mi aşamalı mı;
tamamen mi kısmen mi; aktif mi pasif mi; içsel mi dışsal mı olduğu ile ilgili olarak
yapılan tartışmalar din değiştirme olgusunun tek boyutlu olmadığının anlaşılması
açısından yararlı olmuştur (Rambo, 1993:7; Lofland, Skonovd 1981:374).
İnsan, hayatın belli dönemlerinde dini inançlara yönelme açısından bir
yoğunlaşma yaşamaktadır. Bununla birlikte zaman zaman dine karşı ilgisizlik ve
kayıtsızlık içine de girebilmektedir. Kuşkusuz insanlar, dini inançlarını, düşüncelerini,
alışkanlıklarını değiştirebilirler. Ancak bir dini inancı veya bir kültü terk etmek kolay
gerçekleşen bir hadise olmadığı gibi bir anda olup biten bir hadise olmayıp, aylar, yıllar
alan uzun bir süreçtir. Hiç şüphe yok ki, yaşanan bu uzun süreçte sosyal faktörlerin
etkisi göz ardı edilemez. Başka bir ifadeyle, din değiştirmenin, esas itibariyle teolojik ve
psikolojik bir mahiyet arz ettiği bilinmekle birlikte, çoğu zaman toplumsal bir ortamda
bir dizi faktörün etkisiyle meydana gelen bir süreç olduğu açıktır (Kirman, 2004a:81).
Anlaşıldığı üzere, din değiştirme çok boyutlu ve oldukça karmaşık bir olgudur.
Bu, onun dinle olan yakın ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bilindiği gibi, din, her
şeyden önce kutsallık ifade eden bir olgu olmakla birlikte toplumsal bir tezahürdür.
Dinin daha ziyade kutsal boyutuyla ilgilenen teologlar, din değiştirmede Tanrının
etkisinin belirleyici olduğunu vurgularlar. Psikologlar ise, din değiştiren bireyi, din
değiştirmeye yönelten faktörlerden yalıtarak ele alırlar ve olgunun yalnızca psikolojik
boyutu üzerinde yoğunlaşırlar. Sosyologlar ise, din değiştirme olgusunu toplumsal
kurumlar ve mekanizmalar tarafından harekete geçiren ve şekillendiren faktörlerin bir
sonucu olarak görme eğilimindedirler. Anlaşılan herkes kendi bakış açısına, bilgi
birikimine göre olayı farklı algılamakta ve farklı açıklamaktadırlar. Din değiştirmenin,
din, insan ve kültür üçgeninde meydana gelen bir olgu olduğu düşünüldüğünde, konuyu
bir yönüyle açıklarken diğer yönleri göz ardı etmenin indirgemeci bir yaklaşım olacağı
açıktır (Kirman, 2004a:82).
« Son Düzenleme: Haziran 04, 2011, 05:53:25 ÖS Gönderen: Nomen est omen »


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
1946 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 29, 2007, 02:06:57 ÖÖ
Gönderen: shemuel
1 Yanıt
3258 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 15, 2009, 11:35:41 ÖS
Gönderen: concordia
2 Yanıt
3983 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 13, 2007, 07:18:46 ÖS
Gönderen: shemuel
5 Yanıt
6344 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 05, 2011, 03:12:23 ÖÖ
Gönderen: M1TO
0 Yanıt
2637 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 04, 2011, 05:55:52 ÖS
Gönderen: M1TO
0 Yanıt
2504 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 04, 2011, 05:59:52 ÖS
Gönderen: M1TO
3 Yanıt
1508 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 11, 2014, 01:45:08 ÖÖ
Gönderen: Melina
15 Yanıt
3411 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 10, 2015, 04:41:08 ÖS
Gönderen: Sade
8 Yanıt
3165 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 18, 2014, 10:52:30 ÖÖ
Gönderen: mbulut
0 Yanıt
691 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 30, 2015, 02:59:55 ÖS
Gönderen: Ömercan