Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluğun "Zahiri" ve "Batıni" yorumu  (Okunma sayısı 9382 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 23, 2011, 10:12:23 ÖÖ
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

Tüm ezoterik öğretilerin zahiri ve batıni yorumu vardır. Masonluğun da hem zahiri hem de batıni "okunuşu" olabilir mi?

Saygı ile.
veritas lux mea.


Temmuz 23, 2011, 11:17:51 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

Açıklama: Masonluk ezoterik bir oluşumdur. Benim ezoterik olan yani batıni yorumlanan bir oluşumun da batıni bir yorumu olup olmayacağını sorgulamaya çalıştığımı düşünün. Secretum Secretorum gibi bir durumdan bahsediyorum.

Saygı ile.
veritas lux mea.


Temmuz 23, 2011, 09:08:42 ÖS
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Sayın alcyonne akıllı sorular üretir;özellikle de yanıtlarını bilidiği soruları....

Özel araç markaları vardır;örneğin mercedecin şanzımanını her tamirci sökemez,bırakın onarımını yapmayı...

Şimdi,bu eğitimin üstadı,çırağı veya kalfafası olmak tesadüfmü dür yoksa sıradan sadece kozmozun belirlediği bir tesadüfmüdür,işte onu sorgulamak daha rasyonel gibi görünüyor.
Ben"O"yum,"O"ben değil...


Temmuz 23, 2011, 11:16:33 ÖS
Yanıtla #3
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 243

Bence cok guzel bir soru. Cevabimin ana fikri ancak sembol, rituel ve efsanelerimize dayandirilacak orneklerle aciklanabileceginden, malesef yuzeysel bir cevapla yetinecegim.

"Cok uzun, okumadim" diyecek olanlar icin cok kisa ozet: Masonlugun sadece zahiri/batini olmak uzere iki degil cok cesitli yorumlari oldugunu ileri suren Masonlar vardir. Bu tezin dogrulugu yonunde onemli isaretler de bulunmaktadir. Ancak en yaygin kabul edilen yorumu, Masonlugun bir ahlak sistemi oldugu yorumdur.

Simdi zorunluluktan dolayi yuzeysel, ama daha uzun cevaba gecelim:

Zahiri kelimesini burada Batini'nin tersi anlamda, yani icrek degil gorunurdeki anlaminda kullaniyoruz. Bir de yapmacik, sanal gibi bir anlami var, o anlamda kullanmiyoruz.

Ben Masonlugun bir Zahiri bir de Batini yorumu oldugunu dusunmuyorum. Peki Masonlugun tek bir yorumu mu var? Onu da hic sanmiyorum.

Sembol, rituel ve efsanelerimizin, bir veya ikiden ziyade, katman katman, veya bir diger deyisle, cok cesitli okunuslari oldugunu dusunuyorum.

Ornegin neredeyse her ogenin, salt ahlaksal olarak incelendigi ve dolayisiyla tum Masonlugun ahlaki bir ogreti oldugu bir yorum mevcuttur. Genelde ilk karsilasilan ve en yaygin yorum budur.

Ama, bazi ogelerin salt ahlaki yorumunu yapmak kolay degildir, hatta bazen zorlama oldugu hissi dogabilir.

Iste o zaman kisi farkli bir paradigmaya dogru itilir. Bir sure sonra, o paradigmanin da, Masonluktaki cogu ogeye dair bir yorumunu kesfeder. Ayni sembollerin, baska bir katmana projeksiyonu, farkli bir resim ortaya cikarmaktadir. Bu resim bir diger katmandaki resimle celismemektedir, ama ondan tamamen farklidir.

Ayrica Masonluktaki her ogenin, her katmanda bir projeksiyonu da yoktur. Ama her katmanin kendi icerisinde bir butunlugu vardir.

Bu sekilde, bircok Masonun, Ritueldeki belli kisimlardan yola cikarak, Masonlugu farkli yorumladiklari goze carpmaktadir. Simyadaki felsefe tasinin yapilis asamalariyla dereceler arasinda baglanti kuranlardan, kabala'ya, kutsal geometriye envai cesit bilginin rituellerde saklandigini soyleyen ve bunu aciklayan onemli Mason bilginlerin yazilarina rastlamak mumkundur.

Ancak, uzerinde en cok kimsenin anlastigi yorum, Masonlugun, sembollerle anlatilan alegorik bir ahlak sistemi oldugudur. Boylecek neredeyse basladigimiz yere donmus olduk. Peki salt ahlaksal olarak aciklanamayan ogelere ne oldu?

O ogeler oradalar, kimi kisilerin ilgisini cekmeyebilirler, iyi bir Mason olmak icin tamamen anlasilmalari gerekli olmayabilir, ama yok sayilamazlar ve degistirilemezler.

Su kesin. Rituellerimizi -ingilizce orijinal halinde- yazan insanlar, antik zamanlardan bu yana gelen dusunce okullari, ogretiler ve calismalar hakkinda derinlemesine bilgi sahibi, dil ve retorik konularinda olaganustu yetenekli, ve ezoterizmde son derece ileri kimselerdi. Bu insanlar, temel bir ahlak sistemi yaratirken, diger farkli bilgileri veya ilgili ogrenciyi onlara dogru yonlendirecek isaretleri de rituele koydular.

Benim gozumde, rituellerin degistirilmemesinin en onemli gerekcesi de budur. Bir sembolu veya rituel parcasini, bizim Masonlugu yorumladigimiz katmanda zayif bir anlama sahip oldugu icin cikarir ya da degistiririz. Bu sembol bizim anlamadigimiz ancak ritueli yazanlarin farkinda oldugu baska bir katmanda resmin temel bir parcasi olabilir. Bu durumda, net bir bilgi kaybi soz konusu olur ki, bu aslinda sadece Masonluk degil butun insanlik icin net bir kayiptir.

Degisiklik yapmis olmak icin degisiklik yapmayi dogru bulmuyorum. Surekli degisim, neredeyse Turkiye insaninin ruhunun bir parcasi, ama dunyada durum boyle degil. Bir amerikan deyisi vardir, "if it ain't broke, don't fix it" yani "bozuk degilse tamir etme" diye. Bugun yasayan hangi Mason, bir sembol veya rituelin bozuk oldugunu tamamen anladigini ileri surebilir ki?

Sevgi ve Saygilarimla,
Eureka
« Son Düzenleme: Temmuz 23, 2011, 11:24:57 ÖS Gönderen: Eureka »
The mason square doth clear the air of folly and deception
The rule is straight, the angle clear, for greatness has direction


Temmuz 24, 2011, 09:37:22 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Sayın Eureka’nın bu başlık altında yazdıkları şahane!...

Kutlarım, gerekiyorsa alkışlarım. Çok iyi yazılmış. Çok güzel bir açıklama olmuş.

Ancak bu yazının altına imzamı atmam.

Katılmadığım noktalar var.

Karşı çıktığım noktalar bile var.

Nelere katılmadığımı, nelere kaşı çıktığımı Sayın Eureka da gayet iyi bilir benim bu forum ortamındaki yazılarımı okuyan diğer masonlar ve mason olmayan üyeler de.

Bunları yinelemeye gerek görmüyorum.

Çılgınca şöyle bir lâf edeyim:

Bir 18. yüzyıl adamı hatta bir 19. yüzyıl adamı, o çağda ne kadar büyük bir filozof, ne kadar yetkin bir bilge olursa olsun, bizim, 21. yüzyıl insanının yaşam koşullarını, sosyal ortamını, düşünce sistemini, gereksinmelerini bilemezdi. Biz, bugün, onun ve ondan sonra gelmiş geçmiş olanların hepsinin bilgi, düşünce ve değerlendirmelerini bilerek, onlardan sonra dünyanın ve insanlığın başına gelmiş olanları, o günlerden bugüne elde edilmiş bilimsel bilgileri değerlendirip tüm bu deneyimleri de o eskilerin üzerine ekleyerek, onlardan çok daha iyisini yaparız. Yapmaktayız da.

Sayın Euraka’nın dediğinin onaylanabilmesi için 18. yüzyıldan bu yana hiçbir gelişim olmaması, insanın ve toplumun her bakımda o zaman olduğu gibi olması gerekir.

Oysa değil.

Gelecekte de olmayacak.

Bu nedenle ritüeller değiştirilebilir, yenilenebilir, geliştirilebilir, evrimselleştirilebilir.

Bunlar yapılmıştır. Üstelik Masonluğun en tutucu kesiminde bile yapılmıştır. Günümüzde de yapılmaktadır. yapılması zorunlu olduğu için yapılmaktadır.

Yoksa Masonluğun ritüelik kapsamı köhneleşir; antika olur. Yenilmez yutulmaz olur. Geçersiz olur.

Masonluk asıl bundan ötürü büyük zarara uğrar. Zaman içinde, ağır ağır varlığını yitirme yolunu tutar. Öğretisinin tam ve yetkin, uygulamalarındaki hiçbir şeyin değişmez ve değiştirilemez olduğunu ileri sürmüş olan kurumların başına her ne geldiyse Masonluğun başına da aynı şey gelir.

Öylesine bir gelir ki, artık sayın Alcyone’nin dediği gibi ezoterik nitelikli Masonluğun bir zahirî bir batınî nitelinin kalmayışını bir yana bırakın, bu kurumun artık ne denli ezoterik olduğunun bile sorgulanmasına girişilir.

Nitekim bu yüzdendir ki günümüzdeki önemli gereksinmelerden biri, ezoteriklin bir çağcıl betimlemesinin yapılmasıdır.

Bu yapılmadığı içindir ki “paramasonik” olarak de nitelenebilen birtakım başka kurumlar bir zamanlar ezoterik iken, gereksinilen bu betimlemenin yapılamaması nedeniyle çareyi ezoterikliğin dışına çıkmakta bulmuştur. (Örnek: Altın Şafak)

Mason olmayan fakat simgesel dili kullanmasını ve değerlendirmesini bilen bir kişi için Masonluktaki anlatımların çok derin anlamları olabilir.

Mason olup da simgesel dili kullanmayı ve değerlendirmeyi bir türlü beceremeyen bir kişi için ise, ne yazık ki, sadece o görünürdeki anlamdan başka bir anlam yoktur; ötesi bir fanteziden ibarettir.

Gerçekler acı ama ille de iyi ve güzel olmaları gerekmiyor.
 


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Temmuz 25, 2011, 06:15:04 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 243

Sayin ADAM,

Iltifatiniz icin tesekkur ederim, sizden boyle tesvik edici sozler duymak buyuk zevk.

Rituellerde degisiklik konusu, sizinle farkli dusundugum bir konu. Ancak bu, birimiz hakli digerimiz haksiz, veya ben sizinle fikir yurutemem demek degil. Oyleyse, konuyla ilgili yazdiklariniza dair size birkac soru yonelteyim, konuyu biraz daha acmis olalim.

Sayin yonetici uye veya Kardeslerim, uygun gorurlerse, tartismanin Sayin ADAM'in son iletisinden itibaren kismini, Rituellerde Degisiklik turu bir baska basliga tasisinlar. Sevgili Alcyone'un sorusuna cevap vermek isteyen diger kisileri rahatsiz etmis olmayayim.

Simdi Sayin ADAM'in soylediklerinden sonra aklimda su sorular olustu:

1. Rituellerin tamami veya bir kismini, Masonlugun ruhuna aykiri olmayacak sekilde, yeniden kaleme alabilecek kalibrede Kardesler bugun mevcut mudur?

2. Eger mevcut iseler, Rituelin yeniden yazilmasindan ziyade, bu calismayi, felsefi dereceler seviyesinde ayri bir Rit yaratmak yoluyla yapmak yerine remzi dereceleri degistirme seklinde yapmalari zorunlu mudur?

3. 18.yy'daki insanlik ile bugunku insanlik arasinda cesitli alanlardaki gelisim ve gerilemelerin hangileri Ezoterik bir kurumun ogreti muhteviyati ve sekli uzerinde etkili olabilir? Suphesiz at yerine arabayla seyahat etmenin, veya kendi ciftliginde yetistirdigi organik domates yerine supermarketten alinan domatesi yemenin insanin evreni algilayisini kokten degistiren degisimler olarak adlandirilmasi dogru olmaz. Merak ettigim, Sayin ADAM'in, insanin yolculugunun su son 2 yuzyilindaki hangi degisikliklerin konumuz acisindan onem tasidigini dusundugu.

4. Rituellerin tamami veya bir kisminin yeniden yazildigi, degisikliklerin ardi arkasi kesilmeden yapildigi bircok gayrimuntazam ya da paramasonik kurulus var. Bunlarin bu yonde son 100-150 yilda yaptiklari calismalarin hangileri, muspet sonuclar yaratmis ve ilgili kuruluslara fayda saglamistir?

Tahmin ediyorum bu sorulara Sayin ADAM gibi tecrubeli bir uyemizce verilecek cevaplar, hem harici hem de Mason uyelerimizin konuyu dusunmesinde yardimci ve yol gosterici nitelikte olacaktir.

Icten Sevgi ve Saygilarimla,
Eureka
The mason square doth clear the air of folly and deception
The rule is straight, the angle clear, for greatness has direction


Ocak 27, 2013, 01:54:41 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 864
  • Cinsiyet: Bayan

Batıni sistemlerde, ' zahirin altındaki batının eline ' açıklanması sembolik dil ile olduğu için mutlaka batıniliğe uzanan kolu da vardır hatta geçmişten bugüne kadar gelmiş olan Mevlevi, Alevi ve Bektaşi topluluklarının da, Batıniyete mensup olduklarını belirtmekte fayda var.
Adequatio intellectus et rei


Şubat 22, 2013, 04:20:12 ÖS
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 402
  • Cinsiyet: Bay



Sayın Eureka’nın bu başlık altında yazdıkları şahane!...

Kutlarım, gerekiyorsa alkışlarım. Çok iyi yazılmış. Çok güzel bir açıklama olmuş.

Ancak bu yazının altına imzamı atmam.

Katılmadığım noktalar var.

Karşı çıktığım noktalar bile var.

Nelere katılmadığımı, nelere kaşı çıktığımı Sayın Eureka da gayet iyi bilir benim bu forum ortamındaki yazılarımı okuyan diğer masonlar ve mason olmayan üyeler de.

Bunları yinelemeye gerek görmüyorum.

Çılgınca şöyle bir lâf edeyim:

Bir 18. yüzyıl adamı hatta bir 19. yüzyıl adamı, o çağda ne kadar büyük bir filozof, ne kadar yetkin bir bilge olursa olsun, bizim, 21. yüzyıl insanının yaşam koşullarını, sosyal ortamını, düşünce sistemini, gereksinmelerini bilemezdi. Biz, bugün, onun ve ondan sonra gelmiş geçmiş olanların hepsinin bilgi, düşünce ve değerlendirmelerini bilerek, onlardan sonra dünyanın ve insanlığın başına gelmiş olanları, o günlerden bugüne elde edilmiş bilimsel bilgileri değerlendirip tüm bu deneyimleri de o eskilerin üzerine ekleyerek, onlardan çok daha iyisini yaparız. Yapmaktayız da.

Sayın Euraka’nın dediğinin onaylanabilmesi için 18. yüzyıldan bu yana hiçbir gelişim olmaması, insanın ve toplumun her bakımda o zaman olduğu gibi olması gerekir.

Oysa değil.

Gelecekte de olmayacak.

Bu nedenle ritüeller değiştirilebilir, yenilenebilir, geliştirilebilir, evrimselleştirilebilir.

Bunlar yapılmıştır. Üstelik Masonluğun en tutucu kesiminde bile yapılmıştır. Günümüzde de yapılmaktadır. yapılması zorunlu olduğu için yapılmaktadır.

Yoksa Masonluğun ritüelik kapsamı köhneleşir; antika olur. Yenilmez yutulmaz olur. Geçersiz olur.

Masonluk asıl bundan ötürü büyük zarara uğrar. Zaman içinde, ağır ağır varlığını yitirme yolunu tutar. Öğretisinin tam ve yetkin, uygulamalarındaki hiçbir şeyin değişmez ve değiştirilemez olduğunu ileri sürmüş olan kurumların başına her ne geldiyse Masonluğun başına da aynı şey gelir.

Öylesine bir gelir ki, artık sayın Alcyone’nin dediği gibi ezoterik nitelikli Masonluğun bir zahirî bir batınî nitelinin kalmayışını bir yana bırakın, bu kurumun artık ne denli ezoterik olduğunun bile sorgulanmasına girişilir.

Nitekim bu yüzdendir ki günümüzdeki önemli gereksinmelerden biri, ezoteriklin bir çağcıl betimlemesinin yapılmasıdır.

Bu yapılmadığı içindir ki “paramasonik” olarak de nitelenebilen birtakım başka kurumlar bir zamanlar ezoterik iken, gereksinilen bu betimlemenin yapılamaması nedeniyle çareyi ezoterikliğin dışına çıkmakta bulmuştur. (Örnek: Altın Şafak)

Mason olmayan fakat simgesel dili kullanmasını ve değerlendirmesini bilen bir kişi için Masonluktaki anlatımların çok derin anlamları olabilir.

Mason olup da simgesel dili kullanmayı ve değerlendirmeyi bir türlü beceremeyen bir kişi için ise, ne yazık ki, sadece o görünürdeki anlamdan başka bir anlam yoktur; ötesi bir fanteziden ibarettir.

Gerçekler acı ama ille de iyi ve güzel olmaları gerekmiyor.
Masonluğun bir ritüelinin anlamsızlaşması ve bütün masonların isteğiyle değiştirilmesi tamam ama bazı guruplar uygulamalara isyan edip kendi örgütünü kurarsa asıl o zaman ezoterik gelenekten kopulur. Zira ezoterik sistemde bir mürit-mason-tekamül eden kişi vesaire yaptığı şeyler kendisine mantıksız dahi gelse daha üst üyelerin bunu uygulamasının mantıklı nedenlerinin olduğunu fakat henüz aşağı bir derecede olduğu için bu nedenleri kendisinin bilmediğini düşünmelidir kanımca. Çağdaşlık anlayışımıza uymayan bir şeye bireysel yada bir arkadaş grubu halinde isyan edersek masonluğun temel davranışına ters bir durum söz konusu olur diye düşünüyorum.
Saygılarımla...


Şubat 22, 2013, 05:18:57 ÖS
Yanıtla #8
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Samuray'ın bu konudaki şu son yaklaşımı pek ilgiç ve br soruyu sormayı gerektiriyor gibi:

O değişikliği en üst düzeydeki, yetkisi sorgulanamaz bir organ yaparsa ne denebilir?

Tersine, evrensel masonluk açısından tüm mason örgütlerine egemen bir merkezi otorite yoksa, böyle bir durum olamazsa, bu işler, bu değişiklik ve yenilemeler nasıl yapılabilir?

Bunlar yapılamayacak olursa Masonluk yok olup gitmeli mi?   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Şubat 22, 2013, 05:44:51 ÖS
Yanıtla #9
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 402
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Samuray'ın bu konudaki şu son yaklaşımı pek ilgiç ve br soruyu sormayı gerektiriyor gibi:

O değişikliği en üst düzeydeki, yetkisi sorgulanamaz bir organ yaparsa ne denebilir?

Tersine, evrensel masonluk açısından tüm mason örgütlerine egemen bir merkezi otorite yoksa, böyle bir durum olamazsa, bu işler, bu değişiklik ve yenilemeler nasıl yapılabilir?

Bunlar yapılamayacak olursa Masonluk yok olup gitmeli mi?
Haşa, sayın demenize gerek yok abi, samuray yada serkan diyebilirsiniz.
Sorgulanamaz organ denilince bu sorgulanamamazlık bir siyasi sorgulanamamazlık olarak hayal edilmemeli. Sorgulamayı baştan yapmalıyız sorguladığımız şey ezoterik öğretim sistemi olmalı, bu sistem kötü birinin eline geçerse beni sorgulama ben şeyhim diyerek müridin namusuna dahi sulanabilir netkim sulanılmıştır da, ama masonluk gibi yüz yıllardan süzülen bir örgütün yararlı amaçları olduğu aşikardır. Sualinize gelince ezoterik örgütte bir değişiklik yapılmışsa bu değişlik en tepedeki eğitimi veren grubun tamamından gelmişse durum şudur:
İlk verilen emirin amacı mesajın özü değilmiş o anki konjonktüre göre taktik amacı verilmiş bir emirmiş durum değişince emir değişmiş ben bunu anlarım. Yani değişen öz değildir.
Ancak diyelim alt düzey bir mason kadınlar da mason olsun diye diretiyorsa, öğreticileri de onların neden mason olamadığını bu bir sır olduğu için açıklayamıyor sadece haricilere söylenen geçiştirme sözleriyle yetiniyorsa ve bunun üzerine bu üye kendi locasını kurmaya kalkıyorsa bu üyenin yaptığı şey ihanet demeye dilim varmasa da en azından yanlışlıktır.
Dışardan bakınca masonlar arası bir üst otorite yokmuş gibi görünebilir fakat yanılıyorsam düzeltin ama sanıyorum sizin yazınızda okudum hür ve kabul edilmiş masonların, ingiliz masonluğuna özgür masonların fransız localarına yakın olduğunu siz yazmıştınız. Belli ki biz haricilere söylenmese de bir hiyerarşi var. Bu bakımdan "eğer bir merkezi otorite yoksa" şeklindeki sözleriniz taca çıkmış oluyor.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
26 Yanıt
14835 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 20, 2013, 12:35:15 ÖS
Gönderen: GOASISG
9 Yanıt
17490 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 16, 2011, 11:16:33 ÖS
Gönderen: AMON RA
19 Yanıt
10810 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 08, 2012, 09:45:54 ÖS
Gönderen: smyrnali
36 Yanıt
17777 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 23, 2012, 10:20:17 ÖÖ
Gönderen: Masor1976
49 Yanıt
20445 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 29, 2014, 11:29:47 ÖÖ
Gönderen: ABCDEF
15 Yanıt
9099 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 07, 2015, 01:28:57 ÖS
Gönderen: _SplendouR_
8 Yanıt
7229 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 09, 2018, 12:28:29 ÖÖ
Gönderen: Tık-Tik-Tak
0 Yanıt
3272 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2010, 02:58:20 ÖS
Gönderen: karahan
3 Yanıt
2778 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2015, 02:19:45 ÖÖ
Gönderen: ruzber
17 Yanıt
5082 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 17, 2016, 10:38:10 ÖS
Gönderen: resurrected