Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonik açıdan yaşamın anlamı ve amacı  (Okunma sayısı 8542 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 07, 2011, 04:55:09 ÖS
  • Ziyaretçi

Değerli Form Üyeleri,
Bende hastalık halindeki, her şeyde anlam ve amaç arayışını, naçizane Masonluk açısından da irdelemeye çalıştım.
Sevgi ve Saygılarımla Sunarım,
HERKÜL.

MASONİK AÇIDAN YAŞAMIN ANLAMI VE AMACI

   Derin anlamlar içeren "Hayatın anlamı ve amacı nedir?" sorusuna bilimsel teorilerden, felsefî, dini, mistik vs birçok değişik alanda ve Masonlukta da cevaplar aranmaktadır.
   Yaşamın anlamı ve amacı kişiden kişiye, hatta kişinin gelişmesine göre de değişir. Bu konuda görüşler sonsuz olup insanlık kadar da eskidir… Montaigne; “İnsanlığın en büyük eseri amaçla yaşamayı bilmesidir.”der… Senaca’ya göre ise; “Eğer hangi limana seyir ettiğimizi bilmiyorsak, hiçbir rüzgâr bizim için uygun değildir.”
   Yaşamda anlam ve amaç aramak zor ve karmaşık bir sanattır. Sokrat’ın şu giz dolu cümlesindeki “Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değmez... Neden, niçin, nasıl?” sorularıyla başlayan arayışlar değil mi bizi sürükleyen, maceralara yelken açtıran, gerçek arayışıyla umuda yolculuk ettiren!.. Müthiş tutkulu bir yolculuk ve macera!.
   Nice insanlar, topluluklar, ideolojiler, felsefi düşünceler, dinsel inançlar hayatı anlama ve amaçlandırma uğruna tarihin karanlık girdaplarında ışık arayacağız diye dolaşıp durdular.
Amaç; erişilmek istenen sonuç, erektir…
Anlam ise; söz, davranış, olgudan anlaşılan şey ve bunların bize anımsattığı düşüncedir.
   Masonik bakımdan yaşamın anlamını ve amacını ise kısaca; “insancıllaşma yolundaki iyimser var oluşçuluk, kendimizden daha önemli bir amaç veya kendimizden başka bir şey için yaşamak” şeklinde özetleyebiliriz… Bu yolda inanç ayrılıkları, ırk, soy ve cinsiyet farklılıkları, ülke ve ulus ayrılıkları, düşünce ve yaşam biçimi farklılıkları ortadan kaldırılmaya çalışılır… Bu çaba Masonlara; Özgün düşünceli, iyi ahlaklı, bilgili, insanları severek onların mutluluğu için özveriyle çalışma, adaleti gözetme, yardımseverlik gibi konularda gelişme ve topluma yararlı olma görevleri yükler…
   İnsanlığın barış ve mutluluğu için yapılacak her çaba Masona onur kazandırır… Ülkü gerçekleşmese bile Masonun kendini tanıması ve ona erişme çabası yaşamı amaçlandırır, anlam verir ve katkı sağlar.   
   Yaşamın her aşaması, kendi benzersiz karmaşıklığını içerir. Bunlar her aşama yaşandığında gerçekleştirilip sezinlenebilir… Bu Masonlukta akıl, bilim ve bilgelikle yapılır ve gerçek aranır…  Bunlar her çağında işlev yapan insanın meydan okuyan aşamalarıdır.
   Bu açıdan “Gerçekleri” aramak her Masonun amacıdır. Mason felsefesinde gerçek; olumlu bilim, akıl ve bilgeliğin aradığı realitedir.  Mason bunu özellikle “Bilimsel Düşünme Yöntemiyle” yapmaya çalışır ve aklıyla yorumlar.
   Masonlukta üst derecedekiler bir evvelki derecelerdekilere rehber olurlar... Ancak kimse başkasının ham taşını yontamaz. Zira ustalar sadece izlenirse, tarih tekerrürden ibaret olur ve kimse fazla düşünmüyor demektir… Bu yüzden her Mason üstatlardan aldıkları bilgileri kendi akıl süzgecinden geçirerek geliştirir…
   Masonlukta ayni amaç ve görüşe sahip olmak demek, ayni olmak anlamı taşımaz. Masonlar birlik içinde yaratıcı, farklı ve özgür görüşlerle uğraş verirler… İnsan; insanlığın açtığı yoldan evrilir!.. Her bilgi yeni bir bilginin doğmasına yol açar.
   Bu bir dağa tırmanış gibidir. Öndeki rehberden ışık alınır, yol bulunur arkadan gelenlere o ışık ve yol yansıtılır. Tırmanmayı göze alanlar zirvelerin dayanılmaz heyecanını yaşarlar… Bu serüvende ovada dolaşanları, hayatın anlam ve amacını sorgulamadan yaşayıp yok olup giden insanları da üzüntüyle seyrederler.
   İnsanlar toplum halinde yaşama zorunluluğundan aklıyla bilgi, ahlak, estetik, adalet, iyilik, erdem, özgürlük, eşitlik, kardeşlik, sevgi, onur, laiklik, alçak gönüllülük vs gibi kavramları üretmişlerdir. Masonluk asırlara dayanan gelişimiyle bu kavramları geliştirerek insanlara barış ve mutluluk getirmeye çalışmıştır.
   Duygular ve düşünceler kendiliğinden olan şeyler değil zaman içinde çeşitli, etkenlerle oluşmuş seçtiğimiz tepkilerdir. 
   “Kabuk değiştirmeyen yılan ölür.” Diye bir söz vardır. Düşünemeyen, düşünmesine engel olunan kafalar da öyle.
   Anlamlı hikâyedir; “Bir ülkede kralı hicveden bir şair varmış. Baştakiler onu vazgeçiremiyorlarmış. Kral da öldürülmesini emretmiş. Vezir son bir izin istemiş. Şairi dağdan getirttiği bağnaz biriyle ayni hücreye koymuş… Şair ona en güzel şiirlerini döktürmüş. Adam ağlamaya başlamış. Şair coştukça coşmuş… Sonunda adama ‘şiirlerimin neresi seni etkiledi ve ağlattı’ diye sormuş!.. Adam ‘Ben söylediklerinden bir şey anlamadım. Sadece sen konuşurken sallanan sakalların bana köyde dua okuyan dedemi ve keçimin sakalını hatırlattı onun için ağladım’ demiş. Şair üzüntüyle Kraldan bir daha onu hicvetmeyeceğini söyleyerek aman dilemiş.” Anlatamamak, anlaşılamamak, aydın ve bağnaz arasındaki acı gerçek..
   Yaşama anlam ve amaç veren tek gerçek ölümdür. Her şey evrende gerçekleşmesi kesin olan ölüme odaklıdır. Bu Masonlukta da irdelenir.
   Ölümlü oluşumuz yaşamı değerlendirme, insanlık adına yararlı işler yaparak ölümsüzlüğe ulaşabileceğimizi hatırlatır… Acılar ve kötü deneyimler hayatın anlam ve amacını sorgulamaya yol açar... Korkular, anlamsızlık, güçsüzlük ve ölümden sonra ne olacağını bilememe düşünceleri, insanlarda ruhsal problemler oluşturur. Böylesi korkulara kapılanlar kendilerini huzurlu hissetme, hayatı sevme ve korkmadan ileriye doğru adım atma şanslarını yitirirler. Amaç hayatı severken ölümden korkmadan, onu kabullenebilmek becerisidir.
   “Momento mori, carpe diem: Ölümü hatırla günü yakala.” Bu yüzden Mason için yaşamın her saniyesi boşa harcanamayacak kadar değerlidir… Çünkü zaman ölüme doğru hızla akıp gidiyor.
   Masonca bakışla toplumsal mutluluk olmadan bireysel mutluluk olmaz… İnsan egolarıyla tek taraflı mutluluk ararken gerçek mutluluğunu kemirdiğini ve topluma yararlı olmadığını fark etmez. Olumlu kuvvet ve mutluluk olgun kişilerle birlikte sürekli gelişme yolunda güçleri birleştirmekle oluşturulur… Masonluk haz ve coşkulara saygı duyar ancak onlara tutsak olmayı yadsır. Mal, para vs, geçici olup, amaç değil araçtır… Meşhur sözdür; “Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde.”
   Sevgi de Masonluğun anlam ve amacını oluşturan en önemli konulardan biridir. Sevgi çaba gerektiren bir sanattır. İnsan sevmezse, seçeneklerin yalnızlıkta, yıkımda ve umutsuzlukta olduğunu görür.
   Masonca anlamında gerçek sevgi ise; İnsanlığa karşı duyulan sevgi, sürekli barış ve mutluluk, özgürlük, eşitlik, kardeşlik, olumlu bilim, akıl ve bilgelik, adil bir insanlık birliği olarak evrimin doruğuna ulaşma çabasıdır.
   Yaşamın anlamı ve amacı “Şimdi” de kendini gerçekleştirir. Geçmiş, gelecek, farkında olmak ve gerçek hepsi “Şimdi” dedir… “Şimdiki An” da farkına varabileceğimiz ipuçları düşünmemizi ve mutlu olmamızı sağlayabilecek açılımlar yaratır. Mason şimdiki anı, ileriye gitme amacına yönelik değerlendirir.
   “Yaşamda, nice harika ayrıntılar var… Müzikte nağme, resimde renk, şiir ve yazıda duygu, heykelde cisim, mimaride bina, bilimde gerçek ve simgelerde sonsuz anlamlar içeren sanatsal ve fikirsel çalışmalar bizi değişik dünyalara götürürken bize insanlığın en büyük ayrıcalığını tattırır ve “Şimdi” yi yaşatır.”   
Felsefe; kişinin kendini ve çevresini anlama, yorumlama, açıklama ve gerçeği arama çabası içeren geniş bir alandır. Bize her konuda akıl yürütme ve çok yönlü felsefi düşünme yeteneği kazandırır… Masonlukta genel felsefe, boş inançlara yer bırakmayan rasyonalist, pozitivist “karma” bir felsefedir. Bunlar Masonluğun amaç ve anlamını oluşturmaya yardım eder…
   Masonlukta özellikle değinilen felsefi görüşler şunlardır: Akılcılık, Olguculuk, (Pozitivizm), İnsancıllık (Hümanizm),  Eytişim (Diyalektik), Bilim, Bilgi.
   Yöntem ise; bilgi edinebilmek için tutulan yol olup Masonik açıdan bu yol özellikle “Bilimsel Yöntemdir”.
   Mason felsefesi ayrıca evrim, emek, bağıntılılık, gelişme vs gibi konuları da bu felsefi görüşler içinde irdeler.
   Şüphesiz bu felsefi görüşlerin hepsinin eksik ve eleştirel tarafları da vardır… Bu açıdan Masonluk, bunları da tek taraflı kabul etmez. Her Mason bunları bütünlük içinde kendine göre değerlendirir.

   Masonluk asırlarca geçmişe dayanan “Değerleri” de önemser. Bunlar inanç, ahlak, yardımseverlik, umut, çalışma, şahsiyet ve karakter, ruhun eğitimi, cesaret vs gibi olumlu değerlerdir. Bunlara akılcı yorumlar getirir…
   Masonluğun anlamı ve amaçları bu ve benzeri yararlı ilkelerin ve değerlerin tümüne uyum sağlama çabasında olgunlaşır.
   Değişik bir yorum getirilebilmek için Dr. Wayne’nin “Hatalı Alanlarımız” adlı kitabından aldığım bir yazıyı sunmak isterim:
“..Boşa gitmeyen tek şey öğrenmektir... Yaşlanıp titrek bir ihtiyar olabilir, gecenin bir yarısı ter içinde uyanıp kalbinizin atışlarını dinleyebilir, tek aşkınızı kaybedebilir, dünyanızın şeytani ruh hastalarınca işgal edilmiş olduğunu görebilir, ya da onurunuzun rezil beyinlerin lağımına düştüğünü anlayabilirsiniz…
O zaman yapılacak tek şey kalır; ÖĞRENMEK...
Dünyanın neden hareket ettiğini öğrenin. Aklın yorulmadığı, yabancılaşmadığı, acı çekmediği, korkmadığı veya güvensizlik duymadığı ve reddetmeyi hayal bile etmediği tek şey budur… Öğrenilmesi gereken şeylerin çokluğuna bir bakın: SAF BİLİM var olan tek saflık… Astronomiyi bir yaşam boyu, doğa tarihini üç, edebiyatı altı yaşam süresinde öğrenebilirsiniz… Veee sonra, biyoloji, tıp, coğrafya, hukuk ve ekonomi öğrenmek için bir milyon yaşam harcadıktan sonra, doğru ağaçlardan bir at arabası yapmaya başlayabilirsiniz… Ondan sonra tekrar matematiğe dönersiniz… Taaa ki toprağı sürmeyi öğreninceye kadar!..” 
   
Masonluktaki bilgelik ise; bireyin ruhsal eğitimi ve gelişiminde geçilen aşamaların, bireydeki birikimi ve bu birikimin topluma yetkinlikle yansımasıdır. Bilgelikle birleşmeyen güç tehlikelidir. Sadece bilim adamı olmakla bilge olunamaz…
   Sosyolojide “Toplumların bileşik kaplar misali ortalama gösterdiğine” dair görüşler vardır. Buna göre bir toplumda örneğin; işçide, poliste, doktorda, avukatta ne kadar iyi ve kötü varsa, diğerlerinde de o kadar iyi ve kötü olacaktır… Gerçi Mason toplumu seçkin bir topluluk olduğundan, kötü oranı az da olsa yetkinleşememiş eleştirilebilecek Masonlar bulunabileceği de göz ardı edilemez… Masonluk anlam ve amaç arayışıyla Masonlara otokontrol sağlayıp, kendilerini denetleme hususunda sorumluluklar da yüklüyor.
   Masonlukta aydın insan; olumlu bilim ve akılla yetişmiş, kendini topluma adamış, sevecen, hoşgörülü ve özgür insandır. Aydın, edindiği yararlı bilgileri yeni bilgiler de üreterek topluma yansıtmaya çalışır… Gerçeği bulmaktan daha zor olan şey, gerçeği yayabilmek ve kabul ettirebilmektir… Amaç aydın insanın aşağı tabakaya inip onlar gibi olmadan, onların düşündüğüyle yaklaşıp yukarıya çekebilmesidir.

   Memleketimizin temel sorunlarından biri, genelde aydınların toplumları ile yabancılaşmalarıdır… Aydın Mason kendine, ailesine, topluma, devlete, insanlığa karşı sorumluluk duyar. Bu yüzden Mason bulunduğu ortamın bilgisine ve ilgi alanlarına sahip olacak, toplumun dilini, edebiyatını, sanatını, tarihini bilecek, düşünce akımlarına yabancı olmayacak, ona göre bilgisini aktarabilecektir… İletişim ve etkileşimin %80 i örnek olmaktır. Mason harici kimliğiyle de örnektir.
   Gerçek Mason, Masonluğun anlamı ve amacı doğrultusunda düşüncelerini boş inançlardan ve doğmalardan kurtarmıştır... Yaşamın tüm yönlerini iş yapmak, düşünmek, hissetmek, yaşamak ve topluma yararlı olabilmek için fırsat bilip kullanır… Bilim ve sanat üretmeye çalışır… Yaşamın her anında mutluluk payı çıkarılabilecek şeyler olduğundan, mutluluğu “şimdi” de yakalamaya çalışır. Var olmakla meşguldür… Hayat gücüne sınır tanımaz. Kendi gerçeğini keşfetmeye çalışır… Manipülasyon oyunlarına gelmez… Yaşamlarını taş gibi katılıkla geçiren aşırı ciddi, asık suratlı, değişmez fikirli, durağan insanlardan değillerdir… Suçlayan, şikâyet eden, eleştirenlerden olmayıp, iş yapan icraatçılardandır… Yaşadıkları her anı kavramak isterler… Öğretmen değil, öğrencidirler… Bilginin avuçlarına düşmesini beklemez, bilim ve bilginin peşinden koşarlar. Her kesimden insanlardan öğrenebilecekleri bir şeyler olduğunun farkındadırlar… Fikir ayrılıklarında fikrini özgürce savunur, ancak çekişmeye girmez, önce savaşmadan kazanmaya bakarlar. Bu gibi durumlarda “Her şey yolunda sadece biz farklıyız” diye düşünürler.
   Sonsuz zaman içindeki, Ateşböceğinin bir anlık yanıp sönüşü kadar kısa yaşamımızda, yaşamınız Ateşböceğinin zifiri karanlıkta bir anlık çıkardığı o harika ışık gibi parlak olsun ve yol göstersin.
   Sevgi ve Saygılarımla,
HERKÜL


Eylül 09, 2011, 10:04:25 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Herkül'ün yapmış olduğu bu düşünsel değerlendirmeyi güzel buldum. İyi bir çalışma olmuş.

Ancak başka okulyanlaürın da dikkatini çekti mi bilmem, burada özellikle bir terimi anlamakta güçlük çektim: "Olumlu bilim." Bununla denilmek istenen nedir? "Pozitif bilim" mi? Sanırım öyle.

Bu forum üyeleri bilir; ben Öz Türkçe yandaşıyım. Ancak pozitif sıfatının Batı dillerinden dönüştürme olduğu gerekçesiyle bunun yerine "olumlu" koyamazsınız. Bunu bilim ve teknikte yaptığınızda çok komik sonuçlar çıkar. Negatifin karşılığını "olumsuz", nötrün karşılığını "yansız" mı alacaksınız? Çok komik olur bu aşırı tuktumun sonucu.

Sayın HERKÜL bir ara "saf bilim" diye de bir terim kullanmış. Bakınız, işte ona diyeceğim olmaz.

Bunu geçelim.

Bu yazı, içeriği açısından birçok bakımdan irdelenebilir ve eleştirilebilir. Bu işe ben de girişebilirim ama yapmak istemiyorum. Nedeni de şu:

Bu irdeleme ve eleştiriyli asıl masonlar yapmalı. Ancak sanırım ki bu yazı dikkatlerinden kaçmış. Dolayısıyla ben de araya bunu anımsatmak için girmiş bulunmaktayım.

Sevgiler.
 




   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 09, 2011, 07:28:09 ÖS
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Sayın ADAM,

Masonik açıdan Yaşamın anlamı ve amacı konulu yazımı güzel bulmanız beni çok sevindirdi. İlginize teşekkür ederim.

Eleştirileriniz açısından ise bana üzerinde düşünme fırsatı verdiğiniz için de teşekkür ederim. Bundan böyle de yapılacak her eleştiriyi öğrenmeme yönelik açılımlar olarak kabul edeceğimin bilinmesini isterim.

Ancak açıklama getirmem gerekirse:

Ben kısıtlı bilgilerimle Masonluğun anlam ve amaçlarını genel olarak irdelemeye çalıştım. Bu sebeple sunumdaki birçok bilgi ve ifade Mason Üstatlarının elime geçirebildiğim kitaplarından alıntıdır. Bu formda onların ismini veremedim. “Olumlu Bilim” deyimini de gene üstat bir Masonun kitabından aldım. Sanırım kendisi “Pozitif Bilim” açısından ifade etmiş olabilir! O da belirttiğiniz gibi Öz Türkçe değil. Örneğin atom konusu insanlığa birçok olumlu hizmetler yaratmış bir bilim konusu olduğu halde, insanlığın mahvına sebep olacak şekilde de kullanılmış ve kullanılmaktadır. Bunun gibi birçok misal de verilebilir.

Öz Türkçe konusunda ben de aynen size katılıyorum. Ama yaşım icabı bazen zorlandığım da olmuyor değil.

Yazımın şüphesiz Masonlar tarafından da eleştirilebilecek yanları olacaktır. Ancak Masonlar arasında da çoğu zaman görüş ayrılıkları bulunmaktadır.

Örneğin bu formda çok geçen ve yeniden gündeme gelen; Tanrıya inanmamak ve dinsiz olmak mason olmaya engel midir? Sorusu Masonluk hakkında bilgisi olmayanları hep yanıltmaktadır. Uluslar arası alanda ve de memleketimizde iki ana ayırımdan birine göre engel teşkil etmekte, diğerine göre de etmemektedir.

Buna her iki derneğin tüzük ve görüşleri doğrultusunda saygı duymak da gerekir.

Ancak her iki derneğin Masonlukla ilgili amaç ve görüşleri örneğin yüz birime ayrılsa bunların % 90 gibi çok büyük bir bölümü aynidir. Kalan % 10 ayrılık ise bir tarafın diğerini düzensiz ilan etmesi ve tanımamasına sebep olmaktadır. Bunun ise Masonluğun amaçlarıyla ne derece bağdaştığını bu konuda yetkin kişilere bırakırım.

Gene küçük bir misal olarak “Hoşgörü” ve “Tolerans” ın ayni veya ayrı anlamlara gelip gelmediği, özgürlük-eşitlik-kardeşlik vs gibi kelimelerin ve birçok kavramların değişik yorumlanıp isimlendirildiği bilinmektedir. Bu Masonluğun geniş düşünce özgürlüğünün sonucu olsa gerek diye düşünüyorum.

Tekrar açılımınıza teşekkür ederim.

Saygılarımla,
HERKÜL   
   


Eylül 10, 2011, 01:08:28 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 243

Sayin ADAM Mason olan arkadaslar ne dusunur demis. Ben yaziyi okudum ve cok begendim. Yorum yapacak tarafini bulamadim.

Yalniz bir animi anlatmak isterim. Bu yaziyi okudugum gunun aksaminda bir baska Turk arkadasla yemek yiyorduk. Keyifler yerindeydi. Bu harici arkadasim cok sevdigim biridir, genelde de varolus sorunu vb konulari sik olarak konusuruz. Cok farkli yerlerde kader eseri hep beraber olmusuzdur ve zamaninda zor gunumde yardimci olmus degerli bir arkadasimdir.

Simdi benim de aklima "Memento Mori, Carpe Diem" cumlesi geldi o gun. Bu yaziyi okumasam mumkun degil. Sayin HERKUL o cumleyi hatirlatti o gun. Benim de butun gun aklimda kaldi.

Benim su arkadas da yasam tarzi olarak kendisi son derece carpe diem'ci, ben de haddinden fazla memento mori'ciyim. Tam da Carpe Diem'in surdurulebilirligi uzerine konusuyorduk. Tartismada bir noktada ben de dedim ki: "Memento Mori, Carpe Diem".

Arkadas da soyle bir bakti gozleri parladi cocugun. "Iste budur abi, kizlara bunu soyleyeceksin olay orada biter!" deyiverdi :)

Aslinda Masonik acidan yasamin anlami, biraz yasamin anlami uzerine dusunmek, biraz Kardeslerine destek olup onun emeklerini ovmek, biraz da Kardesleriyle anilarini paylasip beraberlikten mutluluk duymak galiba. Ben bu basliktaki iletilerden bunu anladim.

Sevgi ve Saygilarimla,
Eureka
The mason square doth clear the air of folly and deception
The rule is straight, the angle clear, for greatness has direction


Eylül 10, 2011, 04:17:35 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

Sayın Herkül polyannacılık oynamak diye bir terim vardır insanın içini ferahlatan ve pozitif elektrik yayan bir yazıydı.

Eskiden çocukları korkutmak için Napolyon geliyor derlermiş. O hesap mason denilince de bizde ciddi bir endişe, korku ve yerine göre kin gibi olumsuz hisler doğar normalde.

Fakat Masonluk felsefesini siteden incelediğim kadarıyla dünyadaki tüm insanların sahip olması gereken değerlere sahip bir topluluk izlenimi bırakıyor. Yani her dini inanıştan, her kültürden ve her ideolojiden insanın bir arada tutulabildiği, bir biriyle kardeş olabildiği ve kaynaşabildiği bir ortam sağlaması nedeniyle...

Bu masonluk camiasında teorik birer dilek mi olarak kalmıştır yoksa sağlanabilmiş midir bunu masonlara sormak gerekiyor. Fakat sağlanamamış bile olsa böyle bir hedef için yola çıkmak da kutlanılması gereken kutsal bir dava gibi duruyor.

Benzer özellikleri uluslar arası turizm vb ticari firmalarda çalışanlar arasında veya istanbul'un bazı semtlerinde yaşayan halkımızda da görmek mümkündür. İnsanlar tanışmadıklarından ötürü sanırım korku, kin vb çekingenlikler doğuyor. Gerek küreselleşmenin, gerek uluslar arası ticaretin gerek ise internet gibi insanların birbirine bağlanıp kontakt kurabildiği ortamların varlığı gibi olanaklarla gelecekte daha olumlu bir dünya yaratılabilme olasılığı daha kuvvetli bir ihtimal gibi duruyor.

Saygılarımla.



 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
33 Yanıt
18022 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 24, 2018, 09:39:17 ÖS
Gönderen: Tık-Tik-Tak
Maji'nin Amacı Nedir?

Başlatan Ayn « 1 2 » Ezoterizm

13 Yanıt
14970 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 03, 2010, 04:29:48 ÖS
Gönderen: ozak1977
9 Yanıt
11199 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 29, 2015, 07:10:09 ÖÖ
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
6133 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 24, 2010, 11:11:56 ÖÖ
Gönderen: Texan
13 Yanıt
12177 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 09, 2019, 01:32:23 ÖS
Gönderen: Mandıra Filozofu
5 Yanıt
8285 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 01, 2011, 10:34:16 ÖS
Gönderen: Escalation
1 Yanıt
6181 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 18, 2015, 11:54:59 ÖS
Gönderen: akcanmd
24 Yanıt
15822 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2012, 01:05:25 ÖS
Gönderen: 418
0 Yanıt
2290 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 20, 2015, 07:16:10 ÖS
Gönderen: karahan
2 Yanıt
2629 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 06, 2015, 03:37:35 ÖS
Gönderen: Risus