Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Sanırım oldukça güncel bir konu.  (Okunma sayısı 14022 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 22, 2011, 12:41:15 ÖÖ
Yanıtla #10
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

mevlananın şemsi gibi
Yunsun taptuk emresi gibi,
şahinin alşahı gibi
Dostu çok özlemişim.

Sırf sizin için yazıyorum. Sırf sizin için seviniyor sizin için üzülüyorum.
Gerçekten büyüğüm diyebileceğim,
İleride inşallah onun gibi olurum diyebileceğim birisisiniz.
Sayın Alşah sizi görmek, sizi duymak ne güzel.
Böyle yumuşak bir yüreği hissetmek ne büyük haz.
Her kelimeniz altın değerinde.
Size şükranlarımı ve teşekkürlerimizi sunuyorum.

:) Sadece çok özlemişim.

Arkadaşlar, sırayla cevap vermek istiyorum(ister doğru olur ister yanlış)
Sayın agnusdei, haklısınız ama karamsar olmak gibi bir şansımız yok.
Sayın Barbaros, çok güzel sorgulamalarda bulunmuşsunuz. Ancak birilerini suçlamak insanlık tarihini ne kötüler ne yüceltir. Bu gün uygar dediğimiz avrupa, amerika(baş harflerini hep küçük yazarım)halkı, bizim ülkemiz insanından daha bilgili veya zeki değiller, hatta onlar bir kaç kere deneyimlemek zorunda kalan insanlar. 
Tabi ki çok haklısınız bu insanlar cahil, tabi ki haklısınız egemen sınıf istediği gibi yönetiyor. Ancak sapla samanı karıştırmayalım, egemen sınıf ile hükmedilen cahil sınıf arasında zerre kadar zeka farkı yok. Sistemin çarklarına kapılmış herkes, kendi rolünü oynamak zorunda. Çünkü sahneye konan oyuna çok inanınca hangi rolü üstlendiğinizin bir anlamı yok, oyuna kendinizi kaptırmışsınız ve inanıyorsunuz demektir. İster prens olun, ister korkuluk, hatta süpermen veya sevgilisi. Sistemin içindeyseniz nerede durduğunuzun veya adınızın bir anlamı yok. Aslında bu konu çok derin, size çok daha ilerisini anlatmayı çok  isterim.
Ben o yakıştırdığınız sıfatlara sadece bu toplumu layık görmüyorum. Hiç bir insanın diğerinden farkı yok, ne zeka nede yetenek açısından. Bizden daha berbat ortamda başarılı olmuş bir ulu liderimiz var. Onun aslında neyle savaştığını bilirsek, olayları daha güzel yorumlayabiliriz. O yedi düvele hakim ordularla savaşmadı. O kör bir inançla savaştı. başarılı olmayı değil, başarılı olmak için ölmeyi daha mukaddes saydı. Çok ufak ama çok önemli bir detay bu.
Ben bu halka düşman değilim, ben inançlara düşman değilim, ben ahlaka, kanunlara karşı değilim, çünkü bunların hepsi olmak zorunda. Sosyalizme, gelişme süreçlerine inanan, tarihi bir bütün olarak görebilen herkes komünisttir. Geleceği görmek budur. Bir derenin yatağını görmek gibi bir şeydir diyalektik. "Giriş, gelişme ve sonuç" Bu yüzden öyle düşünmemenizi arzu ediyorum. Koyu bir milliyetçi ile, koyu bir ATATÜRK çünün, koyu bir komünistin arasında hiç bir fark yoktur.
Düşüncelerine alternatif tanımayanlara fanatik denir. Ha milliyetçi olmuşsunuz, ha sosyalist olmuşsunuz, ha dinci olmuşsunuz fark etmez. Düşünce biçiminiz doğru ama, sonuçlara erken varıyorsunuz demek istiyorum haddim olmayarak.

Sayın Popperist, olayları bir yerlere çekip özelleştirme gibi bir sorununuz hala var. Bu zihniyetle ne yapacaksınız bilemiyorum. Size, evet Ali Veli, emine Ayşe dağa çıksın ve bu sisteme karşı gelsin demek en yerinde söz olur sanırım. Belinize silahı koyup hür yaşantınıza edilecek en küçük müdaheleye karşı savaş açın. Dağda bayırda veya mecliste silahınızı çekin ve ateş edin. Sokaklara çıkın ve herkesi öldürün. Düz mantığınız hala çalışmıyor. Size özellikle  ve inatla şunu söylüyorum(belki anlatmak istediğimi anlarsınız diye) Türkiye terörle savaşmıyor, yok öyle bir şey. Bu basının ve başbakanın uydurması. Türkiye dış politikalarındaki yalakalığı yüzünden başına olmadık işler geliyor. Ecevit zamanında pkk yok muydu? kürtler yok muydu? bu gün istediklerinin hangi biri o gün verilmişti? Neden terör bitmişti ve pkk kendini lağvetmek üzereydi? Savaşmak illa silahı beline koyup birilerini karşısına çıkmak değildir. Savaş her alanda vardır ve olması gerekir. Sizin oy verdiğiniz akp düne kadar suriye ile kankaydı, sizin oy verdiğiniz akp bütün komşular ile sıfır sorun demiyor muydu? (Azerbaycanı sırtından bıçaklamışken söylediler bunu, çünkü ermenistana kuyruk sallıyorlar ve yakınlaşıyorlardı). Süreci inceleyememek ve birbirleri arasındaki bağı kuramamak gibi bir sorunuz var maalesef. Sizi sevmiyorum ve sevebileceğimi de sanmıyorum. Çünkü akp ye oy vermenin mantıklı bir açıklamasını hala bulabilmiş değilim.
menderesin tayyipten farkı yoktu, özalın tayyipten farkı yoktu, demirelin, tansunun tayyipten farkı yoktu, sadece tayyip daha çok bağırıyor ve sizleri korkutuyor. Ama hepsi amerikancıydı.
menders=marshal ve 6. filo
kenan evren=our boys
özal= küçük amerikancı
tansu=zaten amerikalı
tek başına büyük çoğunluk sağlamış iktidarlar bunlar.
80 yıllık karanlığı sizin zihniyetiniz yarattı. ama çamuru bizlere attınız.
Liberalizmi savunursunuz ama güçlünün zayıfı yenmemesi gerektiğini insaniyete ve dine bırakırsınız. Neden kuramınız bu kadar büyük açık veriyor konuşmazsınız.
Sayın Masor1976 hoşbulduk. Ancak size de bir kaç lafım var. 1993 de sömürgecilerin hedeflediği tarih değil, genişlemeyi sürdürecekleri tarihti, 1993 de tayyip yoktu. Yani korkmamız için bir çok sebep var.
"Kısmetinde olan şehit olur" lafınıza söyleyecek bir şey bulamıyorum. Kısmetimi tayyip belirliyorsa ben şehit değil niyazi olurum. Bu ülkeyi 10 yıldır onlar ve zihniyeti yönetmiyor mu? Kurtuluş savaşında şehit olmakla, bu günkü pis siyasi tezgahlara kurban gitmek arasında sizce bir fark yok mu? 10 yılı aşkın ateş kesi kim ilan etti de kim kabul etti? Gümrük kapılarında ekonomik rant için kimler neyi kaçırttılar? Neden Ecevit döneminde o kaçakçılıkları yapamadılar?
Ecevit bağırmadı mı" O kadını oradan indirin" diye?
Siyasi palazlanmayı 10 yıl içinde mi yaptılar sizce? Hadi yaptılarsa 10 yıldır kim iktidar, hemde büyük çoğunluk ile?
Teröristlerin göbeklerini gördünüz mü? yaşlarını gördünüz mü? Bu nasıl yaklaşım böyle? Asla kabul etmeyeceğim şeyler bunlar, Peki askeriyedeki tanklar, helikopterler iletişim araçları ve disiplin teröristlerde var mı? Asla,
Sorun şu ki; terörizm dağda mücadele ile bitmez, arkasındaki kaynakları kurutmakla olur ve bunu da hükümet yapabilir. Dağdaki binlerce insanın yiyeceğini siz sadece bir hafta karşılayabilirmisiniz?
Ecevit dağa gitmedi, açılım yapmadı, amerikaya kırmızı çizgilerimiz var dedi, her ülkeye tek tek aba altından sopayı gösterdi. tayyip yapabildi mi? bop eşbaşkanıyım dedi, açılım dedi, hop hopladı zıp zıpladı, yalnız kaldı, her türlü saçmalığı yaptı, sonuçlarını zaten şimdi görüyoruz.

Sayın sahasrara, ulusalcılık bu çağda sığınabileceğimiz en büyü ve güvenli mağaradır. 50-60 yıl sonra bu mağaradan çıkabiliriz.
Ulusalcılığın içinde milliyetçilikte vardı sosyalistlikte. herşeyden biraz alır, çünkü insanlığın uyandığı çağlara henüz geçmedik. Hadi bu ülkeyi her insan için bölelim, boşnağı tanıyalım, lazı tanıyalım, ermeniyi tanıyalım, zazasını tanıyalım, çerkezini tanıyalım, gürcüsünü tanıyalım, efesini tanıyalım, türkmenini tanıyalım, göçebesini tanıyalım, abhazasını tanıyalım, azerisini tanıyalım, arabını tanıyalım, alevisini sünnisini tanıyalım, vs,vs.. nerye varacak bu tanımalar ve farklı dilleri konuşmalar? Bir tane dalı kırabilirsiniz, ama bir sürü dalı kıramazsınız, işte TÜRKİYE böyle bir dalların bütünüdür. Bu bağı açarsanız(açılım) hepsi dağılmaya başlar. Ortak bir dil getirilmeye çalışılmıştır, ortak bir tarih, ortak bir kültür. Bütün bunları ATATÜRK becermiştir. Üstelik bunun altını da boş bırakmamıştır. Çünkü nerden gelirseniz gelin Türklükte birleşebiliriz. Kürtlükte hangi boy veya soy birleşir sizce? Ancak ayrışır. Türklük kimseye özel değğildir, şiveniz, inancınız, doğduğunuz yer sizi bundan mahrum bırakmaz. İşte ortak reçete budur. Ya bunu kabul eder yada mikropların içine kendinizi atarsınız.

Sayın Yücel, Aziz nesin aydın değil ise, Nazım Hikmette aydın değildi, Aziz Nesin aydın değil ise Aşık Veysel de aydın değildi, Aziz nesin aydın değil ise, Metin Akpınar, İlyas Salman, Levent Kırca, Aziz Rutkay, Nihat Genç, Deniz Gezmiş, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Attila İlhan, Yılmaz Özdil, Yalçın Küçük, Turgut Özakman Abdi İpekçi ve bir çok kişi aydın değildi.
Peki sizin aydınınız kim? feto mu? nazlı ılıcak mı? yoksa şu içi boş teneke kütahyalı zibidisi mi? Kim sizin aydınınız?

Neyse çok laf ettim, sanırım sayın alşah'ı görmek beni çok memnun etti o yüzden.


Eh be dostum, nasılda unuttun beni(enelsır)

Hoşçakalın.
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Ekim 22, 2011, 12:55:21 ÖÖ
Yanıtla #11
  • Ziyaretçi

Aziz dostum şöyle ki; ben benim babama, kuzenime arkadaşımın, komşumun babasına salak diyen aptal diyen küçük gören her kimse ona "aydın" demem. Ben edebimi bilirim. Ne söylersem onu tutar, işlerim. Yakışıksız bir tutum, gerçi şaşırmıyorum dilinize.. "Feto" derken sizin duruşunuz yakışık mı sizce?? Önce "edep" aziz dostum.. Ben kimseye hakaret etmem öyle ki; neden aydın olarak görmediğimi gayet makul bir dille anlatıyorum. Yakıştırmalar, lakaplar ve buna benzer steriotyplar kullanmıyorum altını çizerim. Bir arguman kuracaksak, önce makul ve saygılı olmalıyız!

Saygılar..


Ekim 22, 2011, 01:20:28 ÖÖ
Yanıtla #12
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Yücel sadece babanız diye cahil bir insanı profesör kabul edebilir misiniz? Babanız hayatı boyunca kaç kitap okudu? Benim babam da cahildi. Sırf babanız, anneniz kardeşiniz diye hiçbirine aptal olsa bile aptal dedirtmem mi diyorsunuz? O zaman sizi de %60 ın içine kouyarım. Bana adap öğretecekseniz adam gibi adamları örnek gösterin ve saygı bekleyin, feto gibi namussuzlara edep falan gösteremem, çünkü ben henüz açılım yapmadım. Ancak hak edene(mesela sayın enelsır, sayın alşah, sayın Eser, sayın ADAM, sayın oasis, sayın simirnaly, sayın AQUA) adil davranabilirim. Yok öyle tayyip misali ya konuşalım ne olacak havası. Ben yemiyorum.
Sizin gibilerin ilk yapacağı şey karşısındakini önce saygıya davettir. "Hayır hepsi akıllı okumuş, kültürlü ve bilge insandır" diye ortaya çıkamazsınız. Çünkü değiller.
İlk yapacağınız şey karşınızdaki insanı konuşmaya dahil etmektir. Dostum bi söylesene senin ülkendeki kitap okuma oranı kaç? kaç tane dünyaya malolmuş araştırmacın var?
Senden daha büyük kafa tasçı varmı arkadaşım?
Ananı bananı seçemezsin, kardeşini kuzenini seçemezsin, ama aklın yolunu ve dürüstlüğü seçme şansın hep vardır. Sırf abin olduğu için bir vahşiye sahip mi çıkacaksın? Sen ve sülalen, hatta komşun seçilmiş insan mı? bunlar hiçmi hata yapmaz.
Git biraz düşün, biraz oku sonra aydın insanı sorgula.
« Son Düzenleme: Ekim 22, 2011, 01:23:02 ÖÖ Gönderen: Prometheus »
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Ekim 22, 2011, 01:52:23 ÖÖ
Yanıtla #13
  • Ziyaretçi

Senin ünvanın ne??? Bana oku deme cürretinde bulunuyorsun sen edepsiz ! Sen ne üzerine uzmansın ? 


Ekim 22, 2011, 02:04:15 ÖÖ
Yanıtla #14

Sayın Prometheus,

Ne güzel söylemişsiniz "sizi sevmiyorum" diye. Sizi akp'ye oy verdiğiniz için sevmiyorum diyebilmişsiniz. Gerçekten esaslı biriymişsiniz, dürüstmüşsünüz. Bunda gerçekten bir abartma, kinaye, ima vb. yapmıyorum. Hayatta bir çok insanın sevgisini kazandığım gibi, birçoklarının da nefretini kazandım. Beni sevmeyenleri, beni sevenlerden daha haklı buluyorum, çünkü ben de sevimsiz biri olduğuma inanıyorum. Neyse.

Sevgiyi bir kenara bırakalım. Benim için şimdi önemli olan, benim yazdıklarımı onaylamamış olmanız. Bir şey yazdınız, ben de cevap yazdım ve beklediğim gibi yine onaylanmadım.

Aslında onaylanmamamın temelinde, öncüllerimizin yanlış olduğu gerçeği yatıyor. Sizinle ben, ön kabullerimiz, yani olayları değerlendirirken, onları doğru-yanlış diye ayırırken ölçek olarak kullandığımız kendimize has "doğrularımız" aynı kaldığı sürece, birçok konuda ayrı kalmaya, birbirimizi onaylamamaya devam edeceğz. Ve bence, iki insan anlaşamıyorsa, konuştukları konudan bir adım geriye gidip, sorunun özünü öne çıkarmakla bir takım şeyleri çözebilir. Böylece aynı olaylar tekrarlanmaz.

Ben, her şeyden önce, en güçlü silahın meşruiyet olduğuna inanıyorum. Bildiğimce, legal, meşru, hukuki yollardan ilerlemek, sorun çözümünde en etkili yöntemdir ve uzun vadede en iyi sonuçları getirecektir.

Türkiye, diyorsunuz, terörle savaşmıyor. Bu söylediğinizin gerçek dışı olduğunu, şu an Şırnak'ta askerlik yaparak, ordunun hareketlerini, duyarak, okuyarak değil, bizzat görerek biliyorum. Türkiye, terörle savaşıyor. Ama sizin demek istediğiniz bu değildi. "Türkiye terörle daha agresif bir şekilde, acımadan, radikal yöntemlerle ve gerektiğinde illegal yollara sapmaktan korkmayarak savaşmıyor" demek istiyorsunuz. Bu söylediğiniz doğrudur. Türkiye agresif bir terörle mücadele politikası izlemiyor. Geçmişte, özellikle 90'lı yılların sonuna doğru bu dediğiniz yöntem kullanılmıştı. Bir kontrgerilla kurulmuş, bölgedeki şüpheliler acımadan öldürülmüş, ohal altında, izlenemeyen, soruşturulamayan cinayetler işlenmişti. Yani Türkiye hükümeti, "baskı" ile, gerçekten de teröre anladığı dilden cevap vererek bir şeyler elde etmişti. Akp geldi, politikaları yumuşattı, ve pkk tekrar kendine rahat bir ortam buldu.

Ben ordu savaşıyor, helikopterler kalkıyor diyorum, ama siz terörle mücadelede, sadece ordunun ve sadece ateşe ateşle karşılık vererek "savunma savaşı" yapan ordunun, sorun çözümünde "yetmediğini" düşünüyorsunuz. 

Tespitinizde haklısınız. (Bakın polemik hala yaşamıyoruz.)

Ben (burası çok önemli) baskı ile, hukuksuzluk ile, illegalite ile, bana sorun çıkaran her türlü şeyi ortadan kaldırabilirim. Gerçekten de, Türjkiye, terör belasından,1 ayda kurtulabilir.  Ben sizin yöntemleriniz işe yaramaz demiyorum. Ben, sadece bu yöntemlerin doğru olmadığına inanıyorum. Ben bu yöntemlerle bir takım sorunları ortadan kaldırabilirim.

Ama bu yöntemler, bana ileride çok pahalıya mâl olabilir. Beni sevmediğinizi söylerkenki medeni cesaretinizi, (aslında benim gerçekten bilmek istediğim) bu yöntemleri açık açık yazmanızı, açıklamanızı, örnek vermenizi istediğimde malesef göremiyorum. Bir ihtimal, belki siz de, bu yöntemleri açık açık yazmaktan imtina ediyorsunuz.

Ben dediğiniz çözümü anlıyorum, fakat Türkiye'nin yeni bir İsrail, yeni bir Amerika olmasını istemiyorum. İstediğiniz şeyler doğru şeyler değil. Evet iş bitirici, sorunu ortadan kaldırıcı şeyler. Fakat başa daha sonra başka işler, başka sorunlar açacak türden şeyler. İsrail'in, Amerika'nın başına bir şey gelmeyebilir. Şu sıralar güçlüler.   Ama  bir şey kesindir; yanlış yaptıkları bariz bellidir. Yaptıkları şeyler bir gün üzerlerine yıkılacaktır.

Türkiye, şu anda, sağlıklı bir devletin verdiği tepkileri veriyor. Teröristi bulduğu yerde ordusuyla yok ediyor. Ve bundan başka bir şey yapmıyor. Saldırı savaşı vermiyor, savunma savaşı veriyor. Kuzey Irak'a, ancak teröristlerin izini sürerken giriyor. Başka zaman girmiyor. Ve Türkiye'yi hızlı bir şekilde bölünmekten bu yöntem koruyor. Türkiye'de 24 değil, 24 bin insanın bir günde ölmemesini, şu anki ihtiyatlı ve hukuki tutumu sağlıyor.

Pkk da, terörle, öldürmeyle bir yere varamayacağını çok iyi biliyor. Onların beklediği şey, Türk devletinin bir anda agresif bir tepki vermesi, neredeyse evet Ayşenin, Fatmanın, Mehmet'in eline silah alıp saldırmasını bekliyor. Türkiye'deki Kürt mahallelerine saldırılmasını bekliyor. Pkk, Türkiye'nin, sizin istediğiniz tarzda davranmasını istiyor. İstiyor, ve bunun için çalışıyor. Çünkü biliyor ki, Türkiye böyle davranırsa, istedikleri iktidarı daha hızlı elde edecekler. Ve kesinlikle Türkiye'yi bölecek bir iç savaş çıkaracak temeli bulacaklar.

İspanya, ETA'ya, İngiltere IRA'ya nasıl silah bıraktırdı? Yakarak yıkarak mı? :)

Ben işte bunları gördüğüm için böyleyim. Varsın bu sevimsizleştirsin. Ama en azından anlamaya çalışın.

Saygılar

Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Ekim 22, 2011, 02:17:37 ÖÖ
Yanıtla #15

Sayın Prometheus,

Bugün 24 şehit verildikten sonra, şu an bu cevabı yazdığım yerin 100 metre gerisindeki pistten, birçok özel harekat komandosu, helikopterlere atlayıp o teröristlerin peşine düştü. Ve şu an ben bunları yazarken, onlar hala gecenin soğuğunda, dağda, zifiri karanlıkta terörist peşinde koşuyor.

Söyleyeceğim o ki, bizzat görüyorum; zaten Türkiye terörle savaşıyor.

Siz ne tür bir savaşı kastediyorsunuz? Ben meselenin bu yanını gerçekten anlamadım. Herkes savaşsın diyorsunuz. Halk mı silaha sarılsın? Yanlış anladığımı düşünüyorum. "Herkes savaşsın" derken mesela herhangi birinin, bu konuda ne yapması gerektiğine dair, konunun anlaşılması adına bir kaç somut örnek verebilir misiniz? Ali, Veli, Fatma ne yapmalı sizce?

Saygılar

Saygılar
Güzel bir yaklaşım Sayın Popperist.
Sizin yazdıklarınızı biraz açarsak daha anlaşılır olacağına inanıyorum. İzninizle…

Şimdiye kadar hep sonuçlar konuşuldu; Terör. Şehit. Savaş. Asit kuyuları. Toplu şekilde insan dışkısı yedirilen köylüler. Yakılan köyler. Yurtlarından edilen yüz binlerce Kürt. Kürtlerin Yaşadığı bölgelerin x politika kapsamında açlığa Mahkum edilmesi. Ve …………………….)

Birde kalıplaşmış sloganlar edinmişiz; beynimizi örten, sağlıklı düşünmemizi engelleyen sloganlar; “şehitler ölmez vatan bölünmez” “ya Allah bismillah allahu ekber” “biji apo, serok apo” “köprü altı cam cam,sevsin seni Abbas amcan” Vb...

Tabi biz bu zırvalıklarla uğraşırken, Uygar milletler sayısız projeler gerçekleştirdiler. Burada sıralasak, günlerce sürecek olan çok önemli işler başardılar… Biz sloganlar atıp birbirimize saldıracağız; Kürtçü, Türkçü, Komünist, Dinci, Tosuncu vb maskeler altında.
Eh, zaten öyle olması da isteniyordu, Ta… En başından beri. Sınırlar çizildiğinde Atılmıştı bunun temelleri;) “yesinler bir birilerini”

Yazsak, incitmeyecek şekilde dile getirmeye çalışsak, inanın ömrümüz yetmez. İyisi mi direkt anlatalım;
1: Kürtler ve Türkler bir arada yaşayamaz. (et, tırnak, dalak ciğer gibi lafları bırakalım)
2: Kürtler Türklerden ayrılırsa huzurlu olurlar(başlarında din belası varken…. Olurlar)
3. Türklerin Kürtlerden ayrılması, onlar için gerçekten de kurtuluş olur. Asıl “kurtuluş savaşı” sonrası hedeflediklerine ulaşacaklardır.
4: federasyon özerklik gibi saçmalıklar bir kenara bırakılmalı ve derhal yeni sınırlar çizilmelidir. Kürt belasını def eden sınırlar.(<<>>) (!)

Doğru anlaşılması dileğiyle…

Saygılarımla.




Sayın Agnusdei,

O yazdığınız maddelere biraz daha modifiye edilmiş bir halde katılabilirim. Yazdığınız şeyler %51 doğru. Ama Kürt nüfusu içinde, henüz ulus devlet destekçisi olmayan büyük bir yüzdede Kürt var. Hoş, Türkiye, eğer milliyetçilikte ilerlerse, bu yüzde ilerde bir hayli düşecek. Belki o zaman tamamen ayrılma realist bir çözüm olabilir. Ama ben, şimdilik tamamen ayrılmanın gerçek bir çözüm olmayacağını düşünüyorum. Federasyonun daha iyi bir çözüm olduğunu düşünüyorum. Böylelikle karşılıklı fayda da sağlanabilir. Hoş, ulus devletçi bilinçaltı, her iki millette de olduğu için, bu federasyon da eğer yeni nesiller daha global düşünecek bir görüşe varmazlarsa -ki varmazlar- federasyondan sonra bölünme sadece bir zaman meselesi olur. Ama en önemlisi 3. madde. Çünkü asıl önemli olanın toprak değil, insan esenliği olduğunu hatırlatıyor.Aracı, amaç yerine koymuyor.

Saygılar
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Ekim 22, 2011, 02:31:16 ÖÖ
Yanıtla #16
  • Ziyaretçi

Sayın Popperist, size ve Sayın Prometheus'a katılamadığım noktalar var.

Öncelikle Akp hükümetini başarılı bulsam da yaptığı açılım kavramına sıcak bakmıyorum. İslam şeriatının en mantıklı bulduğum yönü insan öldürebilen ve öldüren kişinin idam edilerek yok edilmesi gereğidir. Kısacası cani adamlarla masaya oturulması beşeri hukukla cezalandırlmaları çok mantıklı değil. Bu yüzden hükümetin ciddi eleştirilere maruz kalacağını bile bile açılım yapmasının tavizler vermesinin neticesi bıçak kemiğe dayandı lafı olmuştur. Ha bunda da bir hayır görmek lazım yani pkk lıların adam olma ihtimalleri olmadığını açılım vasıtasıyla görmüş olduk.

Saygılarımla.





« Son Düzenleme: Ekim 22, 2011, 02:53:59 ÖÖ Gönderen: Masor1976 »


Ekim 22, 2011, 02:56:33 ÖÖ
Yanıtla #17
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

Sayın popperist,


Hangi matematiksel denklemler kurdunuz da %51 gibi bir sonuç çıkardınız bilmiyorum. neyse...

Yaklaşık 40 Yıldır Türkiyenin Diyarbakırında yaşıyorum ve gerçekten inanılmaz bıktım. ne olacaksa bir an önce olsun artık. Türk-Kürt düşmanlığım azgın derecelere geldi. Dahası, İslam düşmalığım had safhaya ulaştı... İnsan gibi yaşamak istiyorum artık!..
Hayatımın geri kalanını  7/16 esasına göre televizyonlarda  siyasetçi zırvalığı dinleyerek geçirmek istemiyorum.

Ağıt dinlemek istemiyorum.Sloğan duymak istemiyorum. Silah sesi duymak istemiyorum. açılım duymak istemiyorum. PKK duymak istemiyorum. beynimin aptalca uğraşlarla meşgul edilmesini istemiyorum. İyi işler, faydalı işler yapmak istiyorum. Düşünmek, düşünebilmek istiyorum. Ülkeme faydalı bir insan olmak istiyorum. ...
Kim(ler) tarafından yönetildiği belli olmayan Gayrimeşru bir Ülkede yaşamak istemiyorum...
Ben, Kişiliği oturmuş bir Devlet istiyorum...

En azından bu defa, Anlaşılması umuduyla.



Odi Profanum Vulgus Et Arceo.


Ekim 22, 2011, 02:57:31 ÖÖ
Yanıtla #18

Sayın Masor,

Akp sütten çıkmış ak kaşık değildir. Özünde akp, benim savunduğum düşünceleri de savunmaz. Onların da aslında öncülleri farklı. Akp de ulus devletçi. Şu anki Türkiye ideolojisinde, Türkiye düşüncesinde, zaten ulus devletçi olmayan herhangi bir güç iktidar olamaz. Akp'yi ben diğer partilerden çok da farklı bulmuyorum. Onlar da toprakçı. Ama dediğim gibi, konjonktur onları böyle yapıyor. Türkiye, aslında ulus devletçiliğin ceremesini çekiyor. Çünkü tek bir ulustan oluşmuyor. Masaya istedikleri kadar otursunlar, kalksınlar zaten bunlar çözüm getirecek şeyler değil. Boşa çabalar.

Hem çok uluslu bir coğrafyada ulus devletçi olup, hem de bir ulusun daima iktidar olacağı bir yapıyı sürdüremezsiniz. Eşyanın tabiatı gereği illaki sorun çıkar.

Türkiye bence sorununu 3 şıktan birini uygulayarak çözebilir;

1. Eğer ulus devletçiliği savunuyorsa, başka bir ulusun da kendi iktidarını kurmasına izin verecektir.
2. Eğer ulus devletçi değilse, anayasasına "Türkiye, bir çok ulustan oluşan bir devlettir" diye yazdıracak, hatta ismini Türkiye değil "Anadolu" yapacak, diğer ulusların da ulus devletçi dürtülerini kaşımayacaktır. Kürt açılımı değil, kozmopolit ve daha evrensel bir açılım yapacaktır.
3. Eğitimi ve refah seviyesini arttıracak, kalkındıracak, adaletsizliğin önüne geçecek, insanlar zenginleşecek ve artık farklı ulustan insanların toprak, bayrak, devlet vb. gibi şeyleri düşünmeyeceği, kendi hayatına bakacağı bir şeyi "başaracak"tır. Bu üçüncü şık, en makul yoldur. Fakat aynı zamanda en zor yoldur da.

Aksi halde kan akmaya devam edecektir.

Saygılar
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Ekim 22, 2011, 03:18:57 ÖÖ
Yanıtla #19
  • Ziyaretçi

Akp'nin arkasında birilerinin olduğunu Amerikanın Kurduğu Parti diye açılım yaparak komplo teorisi üretiliyor. Benzer iddiayı rahmetli Atatürk için de ingiliz ajanı olduğu iddiaları var. Her iddiayı ve komplo teorisine kapılmak doğru bir hareket değil. İnsanların pratikte ne yaptıklarına bakarak yargılamak daha mantıklı geliyor.

Neticede Kemalistim sıfatıyla memleket insanının kanını emenler olmadı mı. Her ne hikmetse insanların dini inancını istismar ettikleri iddiasıyla yaklaşılan muhafazakar siyasiler gücü elinde geçirince insanlar mükemmel olmasa da hizmet görüyorlar, özgürlükler artmaya başlıyor. Rahmetli Atatürk'ü istismar edenler de her seferinde gücü ellerine geçirdiklerinde insanları canından bezdiriyorlar. Ki bu gün yaşanan pkk sorununun zemini Kürt halkına yapılan baskılar nedeniyle oluşan bir çibandır. Çoğunluğu muhafazakar olan bir ülkede insanlar muhafazakar oldukları için baskı görmesine rağmen dağa çıkmıyor, aydınlarca aptal ve koyun diye lanse ediliyor. Üç beş tane marksist faşist yahudi kürt ve ermeni eline silah alıp dağa çıkıyor. Devrim şarkıları tüttürüyorlar. Malesef cahillere ve aptallara bu türküler etki bırakmıyor.

Saygılarımla.



 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
71 Yanıt
27346 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 03, 2011, 05:05:35 ÖS
Gönderen: shaGrot
1 Yanıt
3216 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2009, 11:24:37 ÖÖ
Gönderen: ceycet
3 Yanıt
2121 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 11, 2007, 10:52:28 ÖÖ
Gönderen: LuckyEye2
6 Yanıt
3937 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 08, 2014, 01:12:23 ÖÖ
Gönderen: Melina
21 Yanıt
10550 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 16, 2015, 07:47:39 ÖS
Gönderen: hyperbolic metamaterial
4 Yanıt
4970 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2011, 01:17:59 ÖS
Gönderen: Mustafa Kemal
0 Yanıt
1819 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2011, 01:55:56 ÖÖ
Gönderen: Leo - Franz
7 Yanıt
4611 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 06, 2011, 10:43:42 ÖS
Gönderen: Hacamat
3 Yanıt
5635 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2012, 03:11:25 ÖÖ
Gönderen: mavisezer
0 Yanıt
1030 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 01, 2014, 07:01:33 ÖS
Gönderen: Metatron