Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Kozmik Atlar Sürücüsü.......  (Okunma sayısı 1714 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 06, 2011, 02:15:52 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 305
  • Cinsiyet: Bay

Galaksi olmak benliği bazı kümeleri galaksi yapar   ,yıldız olmak gazlardan bulut ,bir zaman diliminde ileri gitmeye izin olunmayan metal ,anlam sıcaklığında eriyen bilgi  …

Yer’in karanlık yaratıkları hepside birbirinden zararlı 3 Tangramik varlık nazar eden ,hepsibir ve günbakıcı ,toplandılar karanlıktan fikir doğurdular ..gece gezen’e geldiler..anlattılar kötülükleri..iyiler uykudalar ..hepsi senin arkandalar,dediler ,Nazar eden istence girmek gerekir  ,girdiğini delirtir bu arzu ,hepsibir ruha girmek lazım ikiye ayırır böylece aklı; iyi ve kötü ,günbakıcı ;güneş doğmadan sızarsak evlere ,bir sonraki sefer sorgusuz gireriz  sevenlere..gece gezen cevapladı hepsini oraya kazıkladı ; yıldızlardan  çizerim rotamı istenç olmadan da gezerim..siz gelmeden bugün’ü de belli bir yönüm vardı ve ben değişsem bile yön değişmez..İkiye de ayırsanız ruhları ,..döner gelir zaman .ayıramazsınız ikiye gönlümü çeviremezsiniz geriye yönümü..

Ren geyiğine binmek fırtınayı sürmeye benzetilir ,onunla bir olmak gerekir ,iki ruhta birbirini izler okyanustan ötelerde gezinir geyiği izleyen,Altun’un kuzeyinde MuYu  keşfetti geyiğin izinde bıraktığı patlakları ,onları kaynattı bir vizyon iksiri yaptı kozaların renginde .. Demir tozu atmasa içine geri dönemez yere ..Bakır tellerden yaptığı elbise çekirdekle bir olur nerdeyse  ..sol taraftan giren akı sağ tarafından ters-akı olur yerküreyle..Bir eskilenir bir yenilenir bilge ..kendini izleyenler ne bulduğunu sorarlar derinlerde ..kendimden olmayan yenileneni ..ren geyiğine bineyim yeniden  inilene varmak için dedi ve uykuya daldı...

Altun dağlarında doğan güneş’e başka bakarlar orda bulunanlar Aşk’a taparlar  ;Adı ;Sarı Altun’dur  annesinin  ulu Mu’dur..tüm bilgeliğin doğduğu yer ;kıvılcımlarının tüm yerküreyi sardığı dağ..Adamın doğduğu mağara..İnsanlığın Atalar yurdu ,Atların ilk sürüldüğü ova ..Adem’in dağdan indiği Aden,Ad’ımız ,Soyadımız,Atımız ,Atamız’ın yaşadığı Ada ,Yunan şaşıları çağdaşımız Atlantis ,Amerikan Uygurları  hem de bizim Maya’mız Atalantes derler bu yurda ,Ada değildir Ata yurdu’dur ..Ne varsa bugün ve yarın kültürümüzde hepsinin doğduğu yer Altun ‘dağlarıdır , Gerçek Osiris’in  Oz  olduğu geçip Akdeniz’i Mısır’ı kurduğu başlangıç mihengi’dir.Hayallerdeki Atlantis’in dengidir..Kayıp bir mülktür..tekrar bu mülkü kazanmanın yolu güneş’i öldüren canavarı yenip aydınlığın efendisini getirmektir .. Yerin altına girdiler buradaki sırları öğrenenler..sonrada öğrendiklerini kendilerine malettiler ..Mahlukatların kol gezdiği  tarikatlar inisiye yolu oldu  şaşılığın öğretildiği hakikatler kibirlilerle doldu..Yığınlardan  sakladılar gerçeği ve onu bir küreye kapattılar..Elleri temiz sözleri deniz +olanı yazdılar kitaplarına bembeyaz sayfaya kirlenmiş ellerle ..Benleri keriz gözleri sensiz olanlar inandılar onlara kapanmış gözlerle..Putlar vererek göründüğünü  söylediler onun gölgelerle..Gölgeler kaybolur bir süre sonra put kalır hayallerde..Silmeye çalıştıkları gerçek saklanır mabut  gönüllerde ..Çıkar bir gündönümünde ve yıkar putları beraberinde..
Güneş’in ışığında yıkanan bereket ,  susuzluk zamanı gelir  felaket  ,Efendi Zendi ,bu susuzlukta yıkanarak yenilendi..Ahuramaz ateşte yanmaz, Hürmüz kötülükle beslenen Gürbüz..Ahriman kıskanır Hürmüz’ü zaman zaman ..Ahriman  aramadık yer bırakmaz dönüştürür getirir bir sürü yaratık..O da bilir sonunu getirecek  batıp batıp girdiği bu aşağı yarık..Hürmüz yanında ışıkla geldiğinde saklanacak yer arayacak bu kaçık..Efendi Zendi araya girdi  : siz olmadan evvel her şey dengedeydi..biriniz öbürünüzün nedeniydi..Yaz ve Kış dönümü girin görün bu iki kapıdan ölümü ..Çıkın duyun yenilenen ömürü ..Aynı  kapıdan çıkmak  isteyen çözer  3 aşamalı düğümü..Yedi katlı merdivenden dönersin aşağıya..Taşların arkasından doğan bana baka baka..
 Madde ve Uzam içinde iki filiz belirir ;yaratıcı ve yaratılmış olan hayata  geliriz der ve tek kökten sürülür sessiz  ..İki filizde aşıklar gibi sarılır birbirine çıkadurur gökyüzüne biri eril diğeri diğeri dişil bu iki varlık dibi..Sarmal olduklarında düğümleri dengeyi doğurur bir filiz diğerini soğurur..Sıcak olanda öz soğuk olanda töz ,birinde uzam diğerinde yaşam korunur..Benleşenler’den Demiurgus olunur   adı,tadı olmayan bir kişi..bir tarafı sıcak diğeri soğuk ..Henüz ekşi  tadında bir koruk..Bir tarafı tatlı diğeri ekşi ..Bir tarafı çukur diğer tarafı  doruk..Abraxas bilmecesinde döndürürsen kendini bir dairede 360 kez görürsün onu 5 gün kayıp nerede..her günü bir deneyime eklersen ucuca daireyi dönüştürürsün düz bir çizgiye ..Abraxas’ı dağıtırsan bu bu çizgi üzerine 5 gün daireye ve çizgiler dönüşür 120 dereceye..

 Doğduğum her yerde vardır bir ismim  ;Şems olur Mu  bir yerde de  Seraphim.. Osi  doğduğunda keserler ona bir Boğa..Osi Ra  diye çağırır onu bilge dedesi ..Büyüyünce yöneteceksin nehrin ötesini..seveceksin bir  kız kardeşi ..der  ebesi..doğa olur bir boğa adarız senin her adına..düştüğünde bir yılana ..der halkı ..kaos nous olur  us  logos seninle..diye bağırırlar her doğum gününde..Uyuduğunda   altın’dan safir zümrüt taşların tüm renkleri düşer evlerin penceresine..Yedi harf söylenir kulaklara ilahilerle..yedi ışından dokuyan penceredeki izleyenleri..Hakikat arayanların yanılgısıdır dünya işleri ,Osi değilsen çözemezsin labirenti..Adak Boğa gibi güçlü erdemli ,ışınlardan parlak demet demet ,birolma hali ..
 Asya’dan Saka Kuzey’e  sürdüğünde kavmini boynuzlu adamların ülkesini gördü ..Önceden gelen akrabalarıydı gördüğü Mavi’ler..Yozlaşacaktı  ilerde tüm Mitler..Öncesinde tek gözü olan  Odin yanan demir ,nefesinden evren çıkaran bir bilgin Ymir.. Buz ve  Ateş  kozmozdan ,  yer   buz ve ateşin ortasındaki uçurumdan doğdu..Asya’dan getirdikleri 9 katlı gökte  On İki oğulla  kalbi  sökülen Valhalla ,yaralar iyileşir kahramanlar güzelleşir yeniden başlarlar Valhalla’da kalp sökmeye ..

 Yaşam Ağacı bir kökü yerin çekirdeğinde  ,Nar taneciği bu ağacın meyvesi, bir kökü  şaftın kaydığı kürenin içinde feleği döndüren güneşler güneşinde ..Kar taneciği bu ağacın çiçeği..

 Bahar  ekinoksunda  doğan bebekler Sonbahar ekinoksunda büyüdüler ..Bebek doğduğunda  Bir kez ,büyüdüğünde 5’te 1 sefer ..Yere yapışmış ayakların üzerindeki  Nefs’i yer yarılarak içine çeker ..Dudakları mühürlenenler yemin eder ; görmedik biz Ceres’in kızını kaçırırken kötülükler prensinin hırsızı..Onun evi göklerdeki yüksek alemlerdi biz bunu bilirdik keşke görmeseydik daha mutlu olurduk..Ortada duran her şey sahte ,sahteye bürünenler fani ..ya göğe yüksel  yoksa yutar seni bu cani..Uyuyan  canlı ,gidecek bu caniyle dibe kanlı kanlı, kaçanlar dolaşacaklar avare avare ne gökyüzüne ne de yere sahip olacaklar ..Uyanan yükselecek yerden göksel evlere çekilecek kızının gidişine Ceres üzülecek hep den ..Hakikat görünmeyenden gelir ve göremeden sevdiğinden ...

 Orfeus  oldu Oğuz  ,şaşı oldu her  us  ;Adını Bir Oz’un oğlu koydular geldiğinde  ilk bilge dediler ..yerin altından fışkıran  bilgeliğin pınarından ulu  ilham akar  ..besler  arkasından gelenleri..yeraltına indiğinde Orfeusu bir yılan sokar..ondan beri Orfeus hep ileri bakar..bilge pınar’da akanlar geriye döneni yasaklar..kazanılanın kaybedilmesinden korkar bu erdem pınarı..bir erdem  çığlıkla yutulur karanlığa..erdemini kaybeden dönmek ister sonsuzluğa..tüm dünya’da arar pınar’ın çıktığı kaynağı..yedi telli çalgısı tınılar yayar bucak bucak dolanır yalnızlığa ..kökleri olanlar topraktan çıkıp onu takip ederler göklerdeki köküne varmak için.. kuşlar yedi telin dokuduğu armonileri izlerler yönlerini bulmak için.. insanlar, kalbi kazanılanlar yedi anahtarla girerler hakikatleri öğrenmeye..bilginler kadınların aşklarından parçaladığı erdemi birleştirirler ;hakikatın Bir görüntüsünün sayısız toza bölündüğünü göstermek için..

İnsan bedenine gömülen Baküs ;zamandan önce aynalarla uğraşır ..kendi görüntülerinden  kırılan aynalar  Mavi görünen göğe dağılır..göksel ateşler yere değmesin diye onları yukarıda yansıtır geri aynalarda ..aşağıya düşen parçalar dağılır Mavi’leri  gömen denize..Parçalardan bir kısmı  insana düşer kimini yaralar kimi de onu ateşe atar piştiğinde eriyik bir ayna olurlar parçalar ..bütünlüğü parçalardan yeniden oluşturmaya çalışan Baküs  aynalara baktıkça yeniden kırılıp parçalanıp durdukça ayrılık gelir hep başına..girdiği bedeni parçalamaya karar verir Baküs hepsini birleştiren kalp çıkarır  her seferinde  yeniden Aynaları..Rasyonel  eli  kalbi tutar sıkıca ..yeniden dönersin başa kaçtıkça ..Kim bu konuşan diye bakınca Baküs  gömüldüğü bedeni görür bir aynada dionosis ‘de ona bakmaktadır tersinden ..

 Gökyüzünde Altı bebek doğar sonuncusu yılan’ın tam göbeğinden beslenir yedincidir..Işığın efendisi olmasından  diğer Altısı onun hizmetindedir..
 Hermes ismini 3 kez söyler herkes hızlıca..beliriverir Ay diski ve mıknatıs hilal ..Lotusu sallar ellerinde olanlar ışığın efendisinin gelişini selamlar..Işıktan parıldayan toz parçacıklar yayılır arkasından cisimlere dönüşen yıldızlar görünür..Haleler çevrilir parlak bulutlar oluşturan görüntülerin ardında..ışık delmiştir karanlığı ,Herkes kendini arkadan görmektedir gelince Hermes..Ateşböcekleri gibi yanıp sönerler..Işığın nabzı ‘nı seyrederler  kendileri önde görüntüleri arkadayken..

 Gizemlerin bilgini yazmıştır Tot kitabını.. bilinci genişletme anahtarlarını..katman katman indiğinde aşağı ..bazı kapıların ne anahtarı var ne de yuvarı..belki de bir anahtar vardı içeri giren kendini oraya sakladı..belki de yuvarı zaten onun anahtarı..içerideki yüksek bilinçse serbest bırakacak Tot bilgini onu kendi ateşiyle yakacak kapıyı ..Kapının arkasındaki ışık saçan her yöne bir Evran’sa bakamaz ona gözleri aklında kalmalıdır onun resmi..
 Yedi ırk’ı döndüren Yedi çark ,Ruhu hayat aklı ışık olanı doğurur ..İçinde ölümsüzlük olan ölümlüyle karışmış ,kendilerinden kendilerini çıkarmış ,Ruh hayattan ışık akıldan ayrılmış ,dişil ve eril ikiye ..birinde ne varsa öbüründe eksik ,bir olduklarında yeniden ikiye bölüneni çıkarmışlar kendilerinden ..Bölünenler kuşaklara ,kuşaklar türlere dönmüş çeşit çeşit canlı oluşturmuş..Bölünen bilir neye döneceğini Babası hayat ve ışık Annesi madde ve uzam kendisi bunlardan olan karışık..

 Samanyolu ruhların tohumudur ..feleklere buradan düşerler ve Saturn feleğinden tekrar buraya dönerler..yedi katmanı geçen ,,burgaçla ortasından deler  yüzleri  Saturn’den dönüp gelir sözleri ..

 Su’da kristal üçgen doğa’da yaratıcı  düzen elementlerde  gezen ..semavi doruklarda ışık,denizden gelen şifalı esinti şekillere isim veren gezinti ..13 parçayı bulup sonuncuda balığa yutulup yeniden gelmesi beklenen ışık..Doğayı canlandırıcı akım zihni yenileyen akıllandırıcı ışın devir eder dört çeyrekte..bedenlerden yayılan ışınlar uluhiyet  enerjisi taşırlar..onlarda devir eder elektrik atmosferde ..yedi kez döner bu devir uçan kartalların avının etrafında turladığı gibi ..yeryüzü yenilenir 20’li ritimlerde..yılan gömlek giyer yeni sembolik dirilişi uyanır tinlerde..kollarında buğday demetleriyle gelir İsis bereketi hatırlatır zihinlerde..Hayatı atarlar önüne  yanar özü ateşlerde ..
 Çoban’ın hayvan çemberi güneşi gezdirir ev ev ,her 72’de 1  kayar  geriye,ilkbaharda onu bekleyenler aynı evde  1 çağ  kalan  misafirlerini beklerler .. Misafirde kendini gezdiren çobanı sever ve her geldiğinde günberi altından 2 kayar  beriye..Abrakadabra ..tek güneş geldiğinde yıldızlar parlamaz bir daha ..yavaş yavaş kaybolur gözden Boğa..Sıcaktan susuz kalan Yengeç  gelir güneşin üzerine titreye titreye yana çekilir köpek evine..aşağıya iterler yıldızlar güneşi..Ay evinin penceresinden oynar okyanusla denizler bir aşağı bir yukarı dalga dalga ..kadınlar el sallarlar Ay’a her gece onu beklerler…Masallardaki Işık Dede derler doğduklarında ona bebekler..Yapraklar döküldüğünde Terazi’nin kefelerine zıplatır atar terazi soğuğa doğru Yeri..iyi ve kötünün ötesinde seçim sunar her seferinde iyi’yi seçen kötüyü koyar terazinin öbür kefesine..Zinde olan birikir tinde..unutulanlar hatırlanır zihinde..derin  karanlık soğukta oturur Çoban Balık,Oğlak ölüm evinde..keçi hemen onun üstünde ,soğuktan birbirlerine sarılıp beklerler gecenin zifirinde..

 Gölgeler vadisinde yanar fitilsiz kandiller ..aydınlanma çağını bekler burada yatan bilgeler ..Devri daim çarkları döndürür  günleri ..sönmeyen ateşte   leş kargaları toplarlar dünleri ..kovalarlar demon sandıkları kendi  gölgelerini..

 Delfi deliği  yerin göbeğine gönderir bilgeliği ..orada oturan bilgelik gökteki göbeğe spiral merdivenlerle ulaşır..aşağıda bir  ,toprakta ve yukarda olur 3  ayak ,Delfi’nin üzerine oturan okur zamanı  suya taşlar atarak..yerin göbeğinde gelen çığlıklarla   akortta eriyen buğu yukarıyı ruhlandırır  bilgeliği uyandırır..göklere çıkar çığırtılar geri döner  kasırgalarla uyananı heyecanlandırır ..

 Yeni bir görü keşfettim bugün ,boşlukta durduğumu hissettim altımda Samanyolu ,gittikçe parlamakta ,7 farklı ışık diğer 6’sı daha karanlık,atladım öbür tekere oradaki de aynısı ama daha aydınlık,atlaya atlaya 9 tekerlek gezdim burada hiç yok karanlık,annesinin karnındaki bu ışık yola çıkmış ,doğacak pek yakında onun yanından geliyorum gözlerimle gördüm geleceği adı aydınlık..

 Değişimin enginliği ,bitirmez artık  ekini , erir gelir kristaller ovaların üzerine ,içine girersen görürsün derinliği ,tufan gelir dağların arkasından, göz göze gelirsin bir an ,nefes vardır inceden dokunur nefes vardır siler süpürür.( ALINTIDIR )


IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......
Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
1500 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 03, 2008, 05:14:05 ÖS
Gönderen: nietzsche
5 Yanıt
5495 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2014, 11:50:46 ÖÖ
Gönderen: hypatia
0 Yanıt
2966 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 24, 2012, 10:24:11 ÖS
Gönderen: karahan
3 Yanıt
1436 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2014, 11:40:53 ÖÖ
Gönderen: hypatia
0 Yanıt
887 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 20, 2015, 04:05:24 ÖÖ
Gönderen: Risus