Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluğu yaşamak ne demektir?  (Okunma sayısı 16365 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 16, 2012, 02:01:42 ös
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay




Bu konuyu Sayın hailstorm'un sorusu üzerine açtım.

Dediğim şu ki, mason olmak başka, "mason" olmak başka, Masonluğu yaşamak daha başka.

Masonluğu yaşamak için, kuşkusuz önce bir locada mason sıfatını almış olmak yani mason olmak gerekiyor. Fakat bu yeterli değil. Birçok kimse var mason sıfatını almış olan ama Masonluğu yaşamayan. Acaba bunun için "mason" olmak da gerekiyor mu?

Bir mason düşünün. Falanca yerdeki filanca locanın üyesi. Hem bilgili hem erdemli bir kişi. Dolayısıyla kendisinin mason olmakla yetinmediği, "mason" olduğu bile söylenebilir. Üyesi olduğu loca, iki haftada bir Çarşamba günleri akşam saat 19.00’da toplanıyor.

Bizim masonumuz çok düzenli bir kişi. Ödentilerini hiç geciktirmeden veriyor. Loca toplantılarını da hiç aksatmıyor; iki haftada bir Çarşamba günü tam 19.00’da gidiyor. Toplantıya katılıyor. Toplantı sona erince çıkıp evine gidiyor.

Çıraklık süresini böylece doldurmuş. Kendisinden istenmesi üzerine bir yazılı çalışma yapıp vermiş. Kalfalığa geçmiş. Aynı şekilde devam etmiş. Zamanı geldiğinde aynı yöntemle üstatlığa yükselmiş.

Aradan çok yıllar geçmiş. Bu hep böyle sürüp gidiyor.

Şimdi kim bana bu masonun tüm olumlu niteliklmerine karşın Masonluğu yaşadığını söyleyebilir? Acaba bir "mason", yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getirmekle Masonluğu yaşamış olur mu?

Olmaz ise, acaba bu amaçla başka şeyler mi yapması gerek?

Başka şeyler yapması gerekir ise, acaba neler yapması gerek?

Benim verdiğim şu bizim "mason" örneği elbette hayli abartılı oldu. Kağıt üzerinde "mason" olan bir mason betimledim.

Gelin siz bu masonu kağıt üzerinden kurtarın; yaşama geçirin.

Kuşkusuz masonlar bir masonun Masonluğu yaşaması için neler yapması gerektiğini bilir. Ancak acaba mason olmayanlar, bugüne dek bu forum da dahil olmak üzere Masonluk ile bağlantılı olmak üzere edinmiş oldukları bilgilerin ışığında bu deyişi nasıl betimler, ne gibi ayrıntıları yararlı ya da gerekli görür?

Dolayısıyla şimdi ben Sayın hailstorm’un sorusunu yanıtsız bırakmış oldum. Kaçındığımdan değil. Bildiklerimi ve düşündüklerimi anlatmaktan çekindiğim için de değil. Bu işi, katılmak isteyenlerle birlikte anonim olarak yapmaya çalışalım diye…


 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 16, 2012, 03:48:14 ös
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ADAM sorusunu  "Masonluğu yaşamak ne demektir?" diye sorunca, bu otomatikman bireye yönelik, yani kişinin kaendisi açısından bir bakış açısını gerektiriyor... Öyle ya bu sorunun muhatabı bir birey olmalıdır. Nitekim Sayın ADAM'da iletisinde bir mason profili çizmiş. Çizdiği bu profildeki mason ne yapıyor? Bir mason derneğine üye olmanın gerektirdiği bütün teknik yükümlülüklerini yerine getiriyor. Ötesi, bu kişi erdemli ve saygın da bir kişi... Tamam. Buraya kadar sorun yok. Sorun yok, yok da... Bir boşluk var. Hem de kocaman bir boşluk.

 Bu boşluğu en iyi yine Masonluğun çalışma prensiplerine bakarsak anlayabiliriz. Masonluk öğretisini ve ülküsünü insanlığa nasıl yansıtıyor? Üyeleri aracılığıyla değil mi? Yani üyelerinin Masonluktan aldıklarını toplumun ve insanlığın hizmetine sunmasını istiyor. Peki bu teknik anlamda nasıl mümkün olabilir? Yani söylerken böyle de, hayata nasıl geçer? İşte tam bu noktada yukarıda bahsettiğim ve Sayın ADAM'ın şu çizdiği profildeki masonun yaşadığı ve yarattığı boşluk ortaya çıkıyor: Kardeşlik.

 Bu hayali mason tıpkı "salla başını al maaşını" zihniyetindeki bir devlet memuru gibi locasının toplantılarına düzenli geliyor, ödentilerini düzenli ödüyor... Fakat Masonluk için daha da önemli olan bir şeyi yani Kardeşliği yaşayamıyor, hayatına geçiremiyor. Masonluğun temel ilkeleri olan Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik ilkelerinin belki de en can alıcısını ve en Masonluğa has olanını ıskalıyor...

 Şimdi şu hakkında konuştuğumuz hayali masona bakıyorum da... Spor pogramlarında çok koşan ama skora ve oyuna pek etkisi bulunmayan oyuncular için kullanılan bir tabir aklıma geliyor: " Bal yapmayan arı gibi bir şey".

 Bu forum sayesinde öğrendiğim Masonluk tanımı bana bunları düşündürdü... En doğru yorumu kuşkusuz mason üyeler yapacaklardır.



« Son Düzenleme: Ocak 16, 2012, 03:53:05 ös Gönderen: enelsır »
enelsır


Ocak 16, 2012, 07:27:37 ös
Yanıtla #2
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 598
  • Cinsiyet: Bay

Konunun üzerine düşünüldüğünde uzunca bir yazı elbette yazılabilir..Ama ufak da olsa bir düşüncemi belirtmek istiyorum.Şu şekilde düşünüyorum bir locaya kayıdı başarı ile gerçekleşmiş bir birey orada öğrendiklerini uygulamak yerine orda dürüstlüğü dışarıya aktarmadan..Oradan öğrendiği kardeşlik bağını yaşatmadan öğrendiğiyle kaldığıyla..Öğrendiği yardımseverliği kitapta yazdığı gibi öğrendiğiyle kaldıysa masonluğu mason locasına kaydolmak sandıysa eğer..Üzgünüm sandığıyla kalmış..Ve sadece teorik bilgiler öğrenmek için vakit ve nakit harcamıştır.Kısacık düşüncem budur.


Saygılarımla.
Ölü Gibi Sessiz...Mezar Gibi Ketum...



חמישים אחוזים חמישים אחוזים בולגרי של יהודים....!!! O:


Ocak 16, 2012, 11:48:51 ös
Yanıtla #3
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 89
  • Cinsiyet: Bay

Aslında benim sorum,  sadece "Masonluğu Yaşamak" nedir gibi basit bir soru değildi, öncelikle herkesin sorduğum soruyu daha güzel anlaması için Sn.Adam'ın yazdığı cümleyi tekrar buraya yazmak isterim :

[Mason olmak isteyen kişi "Masonluğu yaşamak" için mason olmayı istemelidir; başka bir amaçla değil. Zaten masonların o sözü edilen çok önemli sırları da oradadır, o yaşamda.]

Benim görüşüme göre ["Masonluğu Yaşamak" nedir ?]  gibi bir soruyu  yalnızca "Mason"lar daha da genellersek "Masonluğu yaşayanlar" cevaplandırabilir.

Dolayısıyla "Masonluğu Yaşamayan Kişiler"in  bu soruyu cevaplaması yanlış olur diye düşünüyorum.

Eğer Mason olmak "Masonluğu Yaşamak" için gerekliyse(ki her nekadar Sn.Adam buna karşı çıkacak olsada :) kesinlikle gereklidir diye düşünüyorum) ozaman gözlerimizi yavaşça aydınlatacak olan bu "sırlar" aslında onların yaşamlarının bir parçasıdır
Omnia in numeris sita sunt/her şey sayılarda gizlidir


Ocak 17, 2012, 12:37:25 öö
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 187
  • Cinsiyet: Bay

Bence bir masonun sürekli araştırır ve öğrenir halde olması gerekir. Sürekli yeniliklerden haberdar olan ve kardeşlerinide haberdar eden biri olmalı. Kendini eksik hissettiği konular üzerine eğilmeli eksiklerini kapatmak için çalışmalı. Locaya sadece haftada iki kez toplantılar için değil birde araştırma ve öğrenme için gelmeli diye düşünüyorum, eğer masonluk bir meslekse bu meslek için haftada iki kere toplantıya katılmaktan daha çok mesai harcaması gerekir. Benim düşüncem bu yönde.


Ocak 17, 2012, 09:23:05 öö
Yanıtla #5
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Önce asıl soru sahibi Sayın hailstorm'dan başlayalım.

“Masonluğu yaşamak” her neyse, -bunu tanımlamaya çalışıyoruz ve çalışacağız- bunu anlamak için mason olmak gerekmez. Ancak uygulamak yani pratiğini yapmak için kuşkusuz mason olmak gerekir. Bu konuyu mason olmayanlar da kendilerine göre anlatabilir, yorumlayabilir. Bir mason ise bunun üzerine kendi deneyimini ekleyebilir.

Bu bağlamda gerek Sayın enelsır gerekse Sayın AHCHITECT çok güzel kısa notlar yazmışlar. Ancak unutulmasın ki ben bu başlığı açarken bunun gerekçesi şuydu: Bu konu altında yapılacak olan öznel açıklamalar, bunların üzerine tartışmalar öyle kısacık, birkaç tümce ile sonuçlanabilecek gibi değil. Bu, aslında çok geniş bir konu.

Nitekim bu nedenle Sayın hailstorm’un yakınması gereksiz kalıyor. Önce şu “Masonluğu yaşamak” teriminin bir tanımını, daha doğrusu yeterince betimlemesini bir yapalım, ondan sonra sıra masonların o çok önemli sırlarının ne olduğuna gelecek. O noktada elbette masonlar hiçbir şey söylemeyecek; mason olmayanlar isterlerse tüm betimlemelerin bir çıkarımını üretebilecek.

Sayın enelsır’ın dediği doğru gerçi ama ben uyarayım: Burada özgürlük ve eşitliği devre dışı bırakıp, Masonluğu yaşamanın salt kardeşlik çerçevesinde olduğunu söylemek yanlış olur. Çünkü Masonluğun o temel ilkeleri (özgürlük, eşitlik ve kardeşlik) gerek evrensel amaç gerekse uygulamadaki amaçlar bakımından topluma dönük bir nitelik taşır ama bundan önce bireylere yani masonlara dönük bir yönü de vardır. Bunda üçünün birden gereği söz konusu olur.

Bu deyişim biraz anlaşılmaz oldu. Daha iyi anlaşılabilmesi için az sonra bir yöntem önereceğim.

Sayın Bulgaria’nın dediği doğru. Bir kişi Masonluğun yaşamak için değil, üye olmak için Masonluğa giriyorsa, bu boşuna vakit ve nakit harcamaktır. Ancak bunun böyle olmadığı yerler vardır. örneğin ABD’nde asıl amacının Shriner olmaktır ama bu yüzden Masonluktan geçmek, onu bir basamak olarak kullanmak zorundasınızdır. Daha sonra loca kapısından içeri adım atmazsanız da olur.

Sayın ARCHITECT ise olayın sadece bireye yarar sağlayacak olan tek bir yönünden söz etmiş. Dediği yanlış değil ama çok küçük bir bölümü o.

Şöyle yapalım: Masonluğu yaşamak deyince, bu iş nerede yapılır ona bir bakalım. Acaba bir kategori ayırımı yapabilir miyiz?

Bence evet. Masonluğu yaşamanın yerini ya da ortamını üçe ayırabiliriz. Şöyle ki;

1-   Locanın mabetteki toplantısı sırasında.
2-   Mason kardeşler ile birlikte ama mabet dışında
a) Mason lokalinde;
b) Mason lokali dışında
3-   Mason kardeşlerin bulunmadığı dış ortamda

Sanırım forumda yazmıştık bir zamanlar… Masonluğun 1723 tarihli özgün anayasasının 6. maddesine bakın. Orada buna benzer bir kategori ayırımı yapıldığını görürsünüz. Ancak bizim konumuz, oradakinden farklı olarak “Masonluğu yaşamak” deyişinin üzerine oturacak.

Şimdi soru şu: Benim yukarıda yaptığım kategori ayırımı iyi mi, noksan mı, fazla mı?

Önce katılmak isteyenlerle birlikte bunu bir belirleyelim ve kararlaştıralım. Sonda birincisinden başlayarak irdelemeye devam edelim.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 17, 2012, 09:49:07 öö
Yanıtla #6
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Merhaba

Üstad derecesindeki bir mason arkadaşım uzun bir zamandır loca toplantılarına katılamadığını söylemişti. Bu benim için masonluğu merak eden her kişi de olabilecek bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Çünkü insan ister istemez masonları her an yoğun duygular ile gündelik hayatını yaşayan insanlar olarak düşünüyor.

Tabi burada esas soru şu veya buna yanıt aranıyor olsa gerek: Loca faaliyetleri dışında mason olmak ne demektir? Masonlu sadece üyeleri arasında paylaşılan bir ortak bilinç midir?

Üyenin masonluktan aldığı zevk veya erdem diyelim kaybolursa masonik yaşantı da son mu bulur?

Bir mason masonluğa girdikten sonra hayatı boyunca mason kalabilecek midir?

Saygılarımla.
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Ocak 17, 2012, 10:36:53 öö
Yanıtla #7
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Bu başlığı bıraktığımız nokta geçerliğini sürdürüyor. Bu arada Sayın asimov'a katldığı için teşekkürlerle ben yanıtımı yazayım.

"Masonluğu yaşamak" bir deyimdir. Bu nedenle  görelidir ve öznael bir tutumla ölçülendirilebilir. Dolayısıyla kimisi Masonluğu az anlar, az berimser, az yaşar, kimisi iyi anlar, hayli benimser, çok yaşar hatta kendi yaşam tarzı haline getirir.

Masonlanr elbette gündelik yaşamlarını sürdürür. Ancak işte o yaşamın içine Masonluğu katanlar da vardır; kimisi az katar kimisi çok.

Kimilerine göre Masonluk ancak loca etkinlikleri çerçevesinde yürütülür; dışarıda yapılmaz. Kimilerine göre hayır, hem loca tkinlikleri çerçevesinde hem dışarıda yapılır. Kimilerine göre ise loca etkinlikle bahanedir, asıl Masonluk dışarıda yürütülür.  Hangisi doğru? Hepsinin kendine göre doğruları var. Biz ortadakini alırsak yanlış yapmış olmayız çünkü özellikle Türkiye'deki Masonluğa bu en çok uyar.

Masonluk sadece üyeleri arasında paylaşılan bir ortak bilinç değildir. Böyle düşünenler Masonluğuanlamamış, tanımamış demektir.

Bir Masonluktan aldığı zevk yitirilirse elbette masodnik yaşantı son bulur. Bu "zevk" güzel bir anlatım oldu bence. Bir masonun masonluğu yaşaması için, öteki değerlerin yanı sıra elbette bundan zevk alması gerekir. Zaten biyolojik yaşamından zevk alamayan bir kişinin mecasi anlamda yaşamakta olduğundan söz edilebilir mi?

Bir mason, yaşamı boyunca mason olarak kalabilir. İsterse. Mason olarak kalmak istemeyen bir mason zaten "mason" değildir. Gerçi hiç kimse ondan mason sıfatını söküp alamaz ama o kendisini mason olarak görmedikçe yapılabilecek bir şey yoktur.

Bu başlık altında bu konular üzerinde de tartışmayı sürdürebiliriz.   

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 17, 2012, 12:00:46 ös
Yanıtla #8
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

 Bu konu ile ilgili düşünürken, yine forumumuzda daha önceden yayınlanmış başka bir başlıktaki bir bölümü hatırladım. O konu başlığı bir mason olan şeyhülislam Musa Kazım Efendi'nin hayatını konu alıyordu.

Musa Kazım Efendi millet vekilliği de yapmış Türk Masonluğunun meşhur kişiliklerinden biri. İlgilenenler " Kardeşlerimiz" bölümünden daha detaylı okuyabilirler.

Musa Kazım Efendi Meclisi Mebusan'da kendisinin mason oluşu ile ilgili bir konuşma yapmış. Yapmış olduğu konuşmada konumuza katkı yapacağını umduğum bir bölüm var. Dilerseniz önce ona bir göz atalım, sonrasında konumuza dönelim:


"Kıymetli Hazirun, şimdi konuşmamdan sonra, aranızda;

•Her daim insanın ve insanlığın yardımında olacağına ve fakirlere yardım edeceğine,


•Hangi ahval ve şerait içinde olursa olsun; o kişiyi tıpkı kendi dilinden ve dinindenmiş gibi kabul ederek ona sevgi ve hürmet besleyeceğine,


•Kutsal aile varlığını ihmal etmeyeceğine,


•Dünyada en büyük varlığın Allah'tan başka varlık olmayacağına,


•Birgün vatan tehlikeye girerse, gözünü kırpmadan canının feda edeceğine,



Kur'an-ı Kerim'e el basmak suretiyle yemin eden var mı? Şayet varsa lürfen ayağa kalksınlar kendilerini tanımak ve nurlanmak isterim."


O gün Meclsi'te Mason Kardeşlerden hiçbiri bulunmadığından kimse ayağa kalkmaz, bunun üzerine Musa Kazım Efendi elinin ayasını kürsüye vurarak "BENDENİZ ETTİM EFENDİLER"


Şimdi bu konuşmadaki üzerinde çeşitli başlıklar altında tartıştığımız teknik detayları bir kenara bırakalım.

 Musa Kazım Efendi'nin sıraladığı ve gözümüze gözümüze sokarak bir mason'un taşımasını ön gördüğü özelliklere bir bakalım.
 Nelerden bahsediyor değil mi? İnsan sevgisinden bahsediyor. Aile sevgisinden bahsediyor. Vatan sevgisinden bahsediyor... Bütün bunlar sadece localarda sınırlı kalabilecek durmlar değil. Mantığa ters bir kere. Bu durumlar Masonluğun dışındaki dünyayı da tümüyle kapsayıp kuşatıyor.

 Bütün bunlar bana Masonluğun sadece localarda ve sadece masonların kendi aralarında yaşayamayacakları bir şey olduğunu, hatta tersinin mümkün olamayacağını düşündürüyor.

 Bir mason Masonlukta  öğretiyi, dış dünyadaki hayatına da yansıtamıyor, bunu dışarıda da devam ettiremiyorsa... Eksik kalır.

 Kendi görüşüm olarak şunu da eklemek isterim. Masonluğu yaşamak, biraz da Masonluğu paylaşmak demektir. Böyle olmalıdır.
enelsır


Ocak 17, 2012, 12:15:25 ös
Yanıtla #9
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın enelsır bir ke daha çok güzel bir katkıda bulunmuş. Teşekkürler ve elbette +.

Ancak ben bu işi düzenli bir şekilde tartışalım diye bir kategori önerisinde bulundum.

Sayın enelsır onların sonuncusu üzerinde duruyor.

Ben ise sırayla birinciden başlayarak gidelim diyorum.

Fakat katılmak isteyenler bu sıralamayı beğenmeyebilir; değiştirilmesini önerebilir. Sayın enelsır bile bu sıralamanın iyi olduğunu söylememiş.

Ben ise kendi sıralamama göre Sayın enelrsır'ın dediklerini onaylamakla birlikte o bölüm üzerinde ayrıntıya girmeyi sonraya bırakıyor, bekliyorum.   

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
10 Yanıt
4392 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2017, 02:27:23 ös
Gönderen: karahan
3 Yanıt
2553 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 15, 2008, 12:36:47 ös
Gönderen: amurdad
0 Yanıt
1939 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2007, 02:15:33 ös
Gönderen: nietzsche
4 Yanıt
9628 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 20, 2015, 07:57:51 ös
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
4294 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 23, 2010, 10:51:43 öö
Gönderen: ADAM
Bir Hayal İle Yaşamak

Başlatan kudüs prensi Gece Cenapları

0 Yanıt
1943 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 27, 2010, 11:16:11 ös
Gönderen: kudüs prensi
0 Yanıt
2626 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 20, 2013, 09:05:37 ös
Gönderen: karahan
1 Yanıt
1182 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 26, 2014, 06:54:09 ös
Gönderen: Kadim
0 Yanıt
1234 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 20, 2015, 08:47:57 öö
Gönderen: Risus
1 Yanıt
1438 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 07, 2015, 01:39:29 ös
Gönderen: ARARAT