Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Şeytanı Tanrımı Yarattı?  (Okunma sayısı 3508 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 29, 2012, 02:48:12 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 341
  • Cinsiyet: Bayan





Şeytanı Tanrı mı yarattı?





Bir üniversite profesörü öğrencilerine şu soruyu sorar;
-Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?

Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar,
-Evet her şeyi Tanrı yarattı!

Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine evet efendimdiye yanıtlar
Profesör devam eder;
-Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytanı da
Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız Kesinleştirme
prensibine göre de Tanrı şeytandır

Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur Profesör ise
öğrencilerine bir kez daha Tanrı nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu
kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur

Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve bir soru sorabilir miyim profesör? der
Profesörde sorabileceğini söyler

Öğrenci ayağa kalkar ve soğuk var mıdır? diye sorar Profesör; nasıl bir soru
bu böyle, tabii ki vardır diye yanıtlar Sen hiç soğuktan üşümedin mi?
Öğrenci; aslında fizik yasalarına göre soğuk yoktur yaşamda/realitede biz
soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz Herkes veya nesneler o enerji
oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler Örneğin;
Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur yani hiç olmadığı
seviyedir Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur
ve değişir Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı
tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir der ve devam eder,
- Profesör karanlık var mıdır? profesör; tabii ki vardırÖğrenci yanıtlar,
-Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim Çünkü, karanlık da yoktur
Yaşamda/realitede karanlık ışığın yokluğudur Biz ışık üzerinde çalışabiliriz
ama karanlığı çalışamayız Gerçekte biz Newton un prizmasını kullanarak
beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz
Ama karanlığı ölçemeyiz Bir basit ışık karanlık bir mekanı aydınlatarak
karanlığı kırmış olur, yani karanlığı geçersiz kılar Siz belli bir mekanın/uzayın
ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz!
bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan
için kullanılan bir kelimedir Son olarak öğrenci profesöre gene sorar;
-Efendim şeytan var mıdır? Bu kez profesör pek emin olmamakla birlikte yantlar;
-Tabi ki açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde görürüz Şeytan/kötülük
bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin bir örneğidir
O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır Bunların tümü şeytanın
kendisinden başka bir şey de değildir der Öğrenci devam eder;
- Şeytan yoktur efendim Yani o kendi başına yoktur Şeytan basit olarak
Tanrının yokluğudur O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın Tanrının
yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir Tanrı şeytanı yaratmadı,
Şeytan/kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ya da ışığın olmadığı yere
gelen karanlık gibidir& der
Profesör yerine oturur














Sevgi ile kalın


Ocak 29, 2012, 04:56:02 ÖS
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2869
  • Cinsiyet: Bay

audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Ocak 29, 2012, 07:53:41 ÖS
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Güzel bir yaklaşım :) bir yaklaşımda bulunmak için bize göre tanrının tanımı çok önemli,
tanrıyı sonsuz iyilik ve şeytanı sonsuz kötülük olarak tanımlanırsa bu tarz yaklaşımlar doğal ..
çok değişken cevaplara sahip bir soru sorulmuş...

Saygılarımla,
418


Ocak 29, 2012, 09:23:53 ÖS
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

sn.hypatia

bu sunum değişmiş anladığım kadarı ile aktarıcı tarafından bu olay albert einsteinın diyaloğudur.

saygılar
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 29, 2012, 09:37:03 ÖS
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Masonlukta nasıl simgeler varsa yada biz insanoğullarının anlatım kolaylığı için nasıl şekillerden faydalanıtorsak şeytanda aslında bir nevi öyledir.Diyalogda geçen önermeler profösörün soruş şekli ile öğrencinin yanıtlayış şekillerinin farklılıkları 2 değişik anlatım getiriyor.Şeytan nasılki kötülük denen kavramın sembolü ise ve öyle kabul ediyorsakta biz insanların en fazla ihtiyaç duyduğumuz şeylerinde başında gelir iyi olabilmek için kötüye ihtiyaç duymak işte olayın aslı bu.Şimdi buradan hareketle allaha bir nevi şeytan demek yarattığı için biraz had aşma ve basit algılama olur bence.Düşünsenize allah için iyilik ve kötülük kavramları ne ifade eder mesela ya iyilik yerine kötülüğü tercih etse idi ya insanlara kötü olun emri verse idi değişen ne olurduki.

Yani ne iyinin ne kötünün allah için çokta önemi olmadığı kanısındayım bu kavramlar biz yarattıkları için geçerli bu iki kavramı yaratan yaratıcı bilinmeyi dileyen tanrının bilnmek için kullandığı metodlardır sasdece.Başka anlamlar yüklemek ve arama allaha şeytandır demek bizim boyumuzu uzatmaz birşeyde katmaz.

Evet herşeyin yaratıcısı allahtır şeytanıda yaratan hallacı mansurun ifade ettiği gibi sadece dileseydi secde ettirebileceği şeytana bu görevi layık gören allahtır.Ters yönden dolanıp allaha şeytanı yarattığı için oda kötüdür gibi bakmaya çalışmak sadece zihin bulanıklığıdır.

umarım ifade etmek istediklerimi net anlatabilmişimdir.

saygılar
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 30, 2012, 03:50:15 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Eğer dikkat edilirse zıt görüşe dayalı felsefelerin milyonlarca gayet zeki inananı ve destekleyeni vardır. Bu da bize insan zekası ve mantığının aslında çok da güçlü bir mekanizma olmadığını göstermeye yeterlidir. Yani ben zeki bir adamım beni kimse yanıltamaz demek yanlıştır. Bu tip felsefi yaklaşımlarla insanların Tanrı vb. metafizik güçlere inancı sarsılabilir veya kuvvetlendirilebilir, yaratılan izmlerle çok güçlü siyasi ordular kurulabilir, toplumsal zihin kontrol yöntemleriyle iç savaşlar örgütlenebilir vb.. Belki de bu yüzden kurulu rejimler düzenlerini alt üst etme ihtimali yüzünden farklı düşünebilen felsefefi yazarlara yaşama şansı tanımazlar tarih boyunca yazı kaleme alabilen felsefi düşünebilen her yazar rejimlerin korkulu rüyası olmuşlardır. Yani kelimeler, cümleler, benzetmeler basit bir metin gibi dursa da bireyden topluma kadar şekillendirici güç barındırırlar.

Genelde deist veya ateist düşünceye sahip insanlar bu tip felsefi teknikleri geliştiriyorlar, buna karşılık diğer dinleri incelemediğimden bilemiyorum örneğin islamda akaid adında bir bilim dalı doğmuştur. Akaid felsefi açıdan dinin düşünce sistemini ve imanı akıl ve mantık çerçevesinde ispata kalkan bir ilimdir. Bana göre iman kavramı nasip işi olduğundan bu uğraşlar boş uğraşlardır. Yani akıl, zeka, ilim gibi kavramlarla aşk, iman vb. kavramlar birbirinden bağımsız kavramlardır. İman ve aşkın kuvvetinden istifade etmek ve siyasi güç sahibi olmak isteyen kötü niyetli insanların bu farklı kulvarları felsefe bilimiyle etkileyerek insanların adeta aşık olduğu izmler yaratmışlar ve aşk  iman gibi kavramları kirletmişlerdir.

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Ocak 30, 2012, 04:10:43 ÖÖ Gönderen: Masor1976 »


Ocak 30, 2012, 02:30:14 ÖS
Yanıtla #6
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 341
  • Cinsiyet: Bayan

sn.hypatia

bu sunum değişmiş anladığım kadarı ile aktarıcı tarafından bu olay albert einsteinın diyaloğudur.

saygılar




Sunum değişmedi Sn Karahan..O öğrenci Albert Einstein, bu zaten alıntı.
Sevgi ile kalın


Ocak 30, 2012, 03:16:39 ÖS
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 341
  • Cinsiyet: Bayan

Güzel bir yaklaşım :) bir yaklaşımda bulunmak için bize göre tanrının tanımı çok önemli,
tanrıyı sonsuz iyilik ve şeytanı sonsuz kötülük olarak tanımlanırsa bu tarz yaklaşımlar doğal ..
çok değişken cevaplara sahip bir soru sorulmuş...

Saygılarımla,
418


Evet,değişken cevaplar getiriyor.Ayrıca  sorular ve cevaplar aslında ince bir zekayı da gerektiriyor;ve insanın kendi orji yanıtları için düşünmeye sevk ediyor.Bu soruya kendi  fikirlerimizle yaklaşmaya yani başkalarının fikirlerine takıntı halinden çıkıp kendimize ve duygularımıza karşı daha az tembel, dürüst  olmalıyız..Tıpkı  Einstein'ın  gibi.

İyi ile kötü kavramları kişilere göre değişir; çünkü özgür irade ile yaradılmış olmamız bunun tartışmasını mantıksız kılar. Sıcak ve soğuk kavramları bence en iyi yaklaşım olmuş...Ayrıca, bizi ve başkasını rahatsız eden kavramlarda  şeytanı arayacağımız yerde kendimizde noksanı aramamız gerekir.İnsanoğlu kendi vicdanını rahatlamak kastıyla bir şeytan yada bir günah keçisi  aramıştır hep; yada Tanrının kaderi deyip suçu ona da   atmışızdır. Evren, yaşam enerjisini tüme sunmuştur; Bunu nasıl kullanacağımız gibi. Başkalarının üzerine basarak kendi çıkarımıza kullanırsak;işte bir şeytan yaratmaya başlamışızdır.
   Basit bir örnekle yaklaşırsak,kimi bıçağı günlük ihtiyaç için kimi ise adam kesmek için kullanır...Bıçağın ne suçu oluyor?...Akıl ve irade ile neyi yaratmak başlı başına bize kalmıştır.Evrenin mimarı bir mekanizma yaratmış nasıl kullanılacağı da bize kalmış...
Diye düşünüyorum ben.
Sevgi ile kalın


Ocak 30, 2012, 04:10:28 ÖS
Yanıtla #8
  • Ziyaretçi

Sn. hypatia

Bıçağın kendisine göre doğru ve yanlış'ı ayırabilecek zeka faktörü olmadığından sucu yoktur , zeka özürlüleride bu kapsama koyuyor zaten yasalar, siz bir katili tutup adam öldürtürseniz burda katil zaten bıçak rolünde ama hakim hem katile hem azmettiriciye ceza verir, cezayı alan katil şeytanı iş vereninde belki iş verenide suçu başka biryerde arar kimbilir  8)
dediğiniz gibi bu insanlar şeytanı kendilerinde arasa sorun kalmaz...

Saygılarımla,
418


Ocak 30, 2012, 08:41:58 ÖS
Yanıtla #9
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 341
  • Cinsiyet: Bayan

Sevgi ile kalın


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
18 Yanıt
6968 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 27, 2008, 09:17:01 ÖS
Gönderen: Isis
5 Yanıt
3137 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2009, 05:19:40 ÖS
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
1446 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 17, 2008, 01:10:32 ÖS
Gönderen: ahu
34 Yanıt
17007 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2011, 03:22:55 ÖS
Gönderen: Masor1976
0 Yanıt
1433 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2013, 05:52:57 ÖS
Gönderen: Melina