Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İslam Reenkarnasyonu reddeder!  (Okunma sayısı 9846 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Haziran 14, 2007, 06:59:46 ÖS
Yanıtla #20
  • Ziyaretçi

Kur'an ayetleri..

... Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün (yemutu) ve diri olarak yeniden-kaldırılacağı gün de. (Meryem Suresi, 33)

Andolsun, Kitap Ehli'nden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların üzerine şahid olacaktır. (Nisa Suresi, 159)


Haziran 14, 2007, 07:11:47 ÖS
Yanıtla #21
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

sn. einsof,

mehdi (as) ile ilgili hadisleri mesih ile ilgili hadislerle karma yapmışsınız.

mesihin geleceği ile ilgili olarak hadiseler  hem dışsal hemde metin olarak sahih değildirler. Hz. İsa’nın nüzulü ile ilgili hadisleri nakledenlerin başında gelen Ebu Hureyre, Cabir b. Abdillah, Huzeyfe b. el-Yeman, Ebu Sa’id el-Hudri, Abdullah b. Abbas vb. isimlere gelince; basta Ebu Hureyre ve Abdullah b. Abbas olmak üzere, bunların bazılarının geç Müslüman olmuş olması veya Hz, Peygamber zamanında yaşlarının küçük olması vb. sebeplerle, zapt açısında ciddi eleştirilere maruz kaldıkları ve isimlerinin bir takım İsrailiyat rivayetlerine karıştığı göz önüne alınacak olursa, bu gibi kaynak ravilerin zapt açısından güvenilirliği tartışmalı bir hal almaktadır. Konu, İslam’dan önce Yahudi ve Hıristiyan kültüründe mevcut olan, Mesih’in ikinci dönüşü olunca, bu nokta daha da önem arz etmektedir. Kısacası, kaynak ravilerin güvenilirliği bakımından durumun çok ikna edici olmadığını söylemek mümkündür. Öte yandan, konuyla ilgili hadislerin, ilk donem hadis kaynaklarında ya hiç yer almaması veya son derece az yer alması da manidardır.
İsa’nın (a.s) nüzulü ile ilgili hadisleri bize nakleden -kaynak raviler dışındaki diğer ravilerin güvenilirlikleri ve bu ravilerin oluşturdukları isnad zincirlerinin kesintisiz olup olmaması açısından incelendiğinde, görülmektedir ki, iddiaların aksine, ortada isnad açısından da birtakım problemler bulunmaktadır.
Ravilerin güvenilirlikleri açısından bakıldığında, konuyla ilgili hadisleri rivayet edenlerin tamamının sika raviler olmadıkları görülmektedir.Hatta bu rivayetler içerisinde mevzu olduğu açıkça ifade edilenler bile bulunmaktadır.
Hz. İsa’nın nüzulüyle ilgili hadisler dikkatlice incelendiğinde, insanın üzerinde, anlatılanların tamamen Ortaçağa, o çağın şartlarına ve o cağın zihniyetine hitap ettiği ve rivayetlerdeki çeşitli unsurların, motiflerin ve olayların, o çağdan seçildiği şeklinde güçlü bir etki bırakmaktadır. Öyle ki, bu rivayetlerde anlatılanların çoğu, bugünün insanına hitap etmemekte; gelecekteki nesillere hitap etmesinin ise tamamen imkansızlaşacağı kolaylıkla görülmektedir.

Hz. İsa’nın ikinci dönüşüyle ilgili rivayetlere hakim olan fikir, onun bu dönüşünde icraat olarak domuzu öldüreceği, haçı kıracağı ve cizye/haracı kaldıracağı hususudur. Bu durumda insan, Hz. İsa gibi bir şahsiyetin yapacağı en önemli icraatın niçin domuz katliamı veya haçların kırılmasından ibaret olduğunu, yapacak daha önemli işlerin olup olmadığını sormadan edememektedir. Daha ilginci ise, bugün mevcut olmayan, dolayısıyla, zaten kaldırılmış bulunan cizye ve haracı, Hz. İsa’nın nasıl kaldıracağı meselesidir.

Hz. İsa’nın nereye ineceği konusu da problem arz etmektedir. Çünkü rivayetlere bakılırsa, Dimeşk’in doğusundaki beyaz minareye veya beyaz köprüye, Kudüs’e, Şam’a, Ürdün’e veya Müslümanların karargahına inecektir. Onun nereye ineceğine dair bu çelişkili ifadelerin, Hz. Peygamber ‘den kaynaklanması mümkün müdür?

Bazı rivayetlere göre, Hz. İsa’nın nefesi, gözünün gördüğü son noktaya kadar erişmekte ve eriştiği insanı öldürmektedir. Bu anlatımın da mucize kavramıyla bile izah edilemeyecek kadar ‘mitolojik’ bir nitelik taşıdığı ortadadır.

Yine Medine veya Halep’ten bir ordu çıkacağı, Rumların (Bizanslıların) üzerine yürüyeceği, sonra İstanbul’u fethedeceği ve akabinde Hz. İsa’nın ineceği de rivayetlerde ileri sürülmektedir. Bugün ortada ne Bizans var, ne de üzerine yürüyecek bir ordu! Medine veya Halep’ten çıkacak bir ordunun bugün ne önemi olabilir ki? Medine veya Halep halkının tamamından bir ordu oluşturulsa bile, bunun bugünkü siyasi-askeri gelişmeler karşısında ne anlamı olabilir? Sonra Hz. İsa, İstanbul’un fethinden hemen sonra inecek idiyse, Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra hemen niye inmemiştir? Yok eğer hadislerde kastedilen fetih bu değil de Arap dünyasının bazı alimlerinin(!) iddia ettikleri gibi kıyamete yakın gerçekleşecek başka bir fetih ise, o zaman da İstanbul’umuzun başına gelecekler var demektir.

Hadramevt’ten çıkan bir ateşin Müslümanları önüne katarak, onları Şam’a (Suriye topraklarına) sürüp toplayacağı, insanların yaya veya deve üzerinde oraya gidecekleri de rivayetlerde ileri sürülmektedir. insan ister istemez niye Suriye, diye sormadan edemiyor? İlle Müslümanlar bir yerde toplanacaksa, ni­ye Mekke-Medine’de toplanmıyor? Burada Şam (Suriye) bölgesini kutsallaştırmak isteyen Emevi taraftarı bir hilenin sezilmesi hiç de zor olmasa gerektir. Ayrıca, böyle bir şey bugün veya gelecekte olacak olsa bile, niye insanlar otomobil, otobüs, tren veya uçak ile değil de, yaya veya deve ile Suriye’ye gitsinler?

Diğer yandan Hz. İsa indiğinde Arapların azınlık olacağına ve çoğunun Beytu’1-Makdis ‘te bulunacağına dair rivayetlerde Deccal’in ordusuyla savaşacak olan Müslümanlardan sadece ‘Araplar’ şeklinde söz edilmesinde de, Arap merkezli bir söylemin etkilerini sezmemek mümkün değildir. Zira bazılarının iddia ettiği üzere, Hz. Peygamber gaybı bilip de, azınlığı değil ekseriyeti oluşturan Acemleri (Türk, İran, Afgan, Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya vd.) merkeze alarak söylemini niye buna göre kurmadı, diye sormadan edemiyor in­san! Burada tarihteki Arapçılık faaliyetlerinin izlerini aramak yanlış mı olur?

Hz. İsa’nın iniş dönemi olayları arasında Kureyş’in kaybettiği mülkünü (saltanat, iktidar ve otoritesini) geri alacağı da söylenmektedir. Allah aşkına, bugün Kureyş mi kaldı, Kureyş ‘in geri alacağı iktidar mı?

 dönemde inek ve öküzün pahalı, atın ise ucuz olacağı; çünkü öküz ve ineğin tarlaları sürmekte kullanılacağı da rivayetlerde ileri sürülmektedir. Henüz Hz. İsa’nın inmediği günümüzde bile öküz-inek yerine traktör kullanımı yaygınlaşmış iken, gelecek çağlarda acaba, öküz-inek ve attan -önemli şeylermişçesine— bahseden rivayetlerin ne kadar komik kalacağı aşikar değil mi? Bu da, bu rivayetlerin, onları piyasaya sürenlerin tarihselliklerinin ürünü olduğunu açıkça gözler önüne sermiyor mu?

Hz. İsa’nın nüzulüne dair rivayetleri okuyunca, bunların bizim çağımızın insanıyla hiç alakası olmadığı, dolayısıyla gerek dışı olduğu intibaına kapılmamak için insanın zaman bilincini kaybetmiş olması gerekir. O kadar ki, Hz. İsa’nın ölünce Benu Temim kabilesinden el-Muk’ad adlı birinin kendisinden sonra halife/reis seçilmesini emredeceğine dair rivayeti okuyan bir insan, bu­gün Benu Temim kabilesi var mıdır, bunlar kaç kişidir, ayrıcalıkları nedir ki, Hz. İsa, kendisinden sonra yöneticinin bu kabileden seçilmesini istemiştir, el-Muk’ad nasıl birisidir ve ne gibi üstün özellikleri vardır, gibi sorulan sormadan edememektedir. Hz. İsa’nın gelecekte ineceği varsayımına göre, gelecek yüzyıllarda bu soruların insana daha da şaşırtıcı, belki de komik geleceğini tahmin etmek hiç de zor değildir.

Özetlemek gerekirse, Hz. İsa’nın ikinci gelişi inancını bu konudaki rivayetlere dayanarak savunmak mümkün görünmemektedir; Çünkü ne bu rivayetlerin yer aldıkları kaynaklar tamamen güvenilirdir, ne isnadlarının tamamı sağlamdır, ne de metin tenkidi açısından tutulacak bir durumları vardır









Haziran 14, 2007, 07:20:49 ÖS
Yanıtla #22
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

ayrıca aktardığınız ayetlerle ilgili olarak;

Nisa : 159 ile ilgili ; "ölümünden önce o'na inanmamış olsun”. Bu ayete göre bütün Yahudiler ve Hristiyanlar, ölümleri anında Hz. İsa'nın Allah'ın bir peygamberi olduğunu -ve ne bir sahtekar ne de “Allah'ın oğlu” olmadığını- anlarlar (Zemahşerî). (bkz. Muhammed Esed, Kuran meali)


Haziran 14, 2007, 07:55:40 ÖS
Yanıtla #23
  • Ziyaretçi

arkadaşlar elbetteki hz.isa yer yüzüne inecek fakat bir mesih olarak değil...hz.isa nın yeryüzüne yeniden inmesi kıyametin son alametidir.
islamiyet hz.mehdiyi söyler hatta hz.mehdinin fiziksel görünüşü ortaya çıkacağı yer bile hadislerde belirtilmiştir.hz.mehdi gelmeden önce dünyadaki müslümanlar acayip azap çekecekler öyle bir noktaya gelinecek ki insanlar müslümanım demeye korkacak ve o noktadan sonra bütün müzlümanlar birleşecek ve ordu oluşturacaklar elbetteki o zamanlar ülke savaşları değil temelleri bugün atılan din ve ırk savaşaları yaşanıyor olacak
hz.mehdi islam ordusuyla o savaşı kazanıcak
hatta ve hatta günümüzüm hadis bilimcileri oluşturulan ordunun peygamber efendimizle beraber savaşan ordunun kullandığı bayrak olacağını söylüyorlar...
birçok hadisdede gerçek tevratın veya (tam hatırlamıyorum) incilin bulunacağını gerçekten doğru şekilde inanan insanlar dışında herkesin öleceği bir dönem olduğunu belirtiyorlar ve bu zaferden sonra müzlümanların dünya üzerinde çok güzel 12 sene yaşayacağını söylüyorlar ve ardından son olarak hz isa nın meleklerle gökyüzünden ineceğini ve hz.mehdinin imamlığının ardından kılınan son cuma namazının ardından kıyametin kopacağını söylüyorlar.....yazarın ismini hatırlamıyorum ama kitabın ismi "geleceğin tarihi" iki ciltlik bir kitap

hz.isanın ölümü ile ilgili allahın tek bir kelamı yetmektedir..yarattığım her canlı ölümü mutlaka birgün tadacaktır...birçok hadis söylediğim kitapta mevcut
aynı zamanda piyasada yaklaşık oniki ciltten oluşan "hadis ansiklopedisi" seti var anlattıklarımın hepsi oralarda geçmektedir


Haziran 15, 2007, 01:24:49 ÖS
Yanıtla #24
  • Ziyaretçi

Sevgili Skullg

Peygamber'in hadislerinde bildirilen bazı alamet ve fiiller sembolik manalar da teşkil etmektedir..Mesela çelişki ve saçmalık olarak nitelendirdiğiniz "haçı kırmak" tan kasıt sapkın hristiyan inancının bizzat Hz.İsa eliyle ortadan kaldırılacağı,"Domuz katliamı" ise Hz.İsa ve Mehdi sayesinde insanların haramdan uzaklaşacağı bir ahlakın dünyaya hakim olacağıdır..

Yine mehdiyle ilgili bazı hadislerde "onun her eve gireceği ve adını duymayan insanın kalmayacağından" bahsedilir ki burda kasıt da gelişen teknolojiyle birlikte mehdi'nin fikirlerinin her insana nüfuz edebileceğidir(televizyon,internet,radyo,kitaplar vs)

Yine hadislerde Araplar üzerinde durulması,günümüzde yaşanan Filistin-İsrail, Irak-Amerika Lübnan-İsrail ve olası İran-Amerika, Suriye-İsrail savaşlarını akla getiriyor ki biraz dikkatli incelersek günümüz geilşmelerini,bu hadislerin sahih olma ihtimallerinin çok daha yüksek olduğunu göreceğiz..

Bu konu yüzyıllardır tartışılan hayli uzun bir mesele,burda bi kaç cümleyle çözülebilmesi mümkün değil elbette ki..Başta da söylediğim gibi sözkonusu ayet ve hadislere görünen yüzünden öte sembolik ve o devir insanının anlayacağı dilde söylenmiş şekliyle değerlendirirsek konuya hakim olabilmemiz daha kolaylaşacak

Sevgilerimle..


Aralık 26, 2008, 10:43:54 ÖS
Yanıtla #25
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

Bu HİNDUİZM dinine bağlı yaşayan insnaların beyin yapısını haketten çok merak ediyorum. Ya belki tuhaf gelecek ama ben onların hiçte sağlıklı düşünebildiklerini sanmıyorum:(
Odi Profanum Vulgus Et Arceo.


Aralık 27, 2008, 12:52:31 ÖS
Yanıtla #26

Islam, Reenkarnasyonu neden reddeder? Sorusu üzerinde biraz yoğunlaşırsak;

Öncelikle Reenkarnasyonun herkesçe kabul edilmediğini ya da onaylanmadığını gayet iyi biliyoruz. Şu da bilinen bir Gerçektir ki, bütün Kutsal Kitaplar, Gerçeğin sadece bir parçasını bünyesinde bulundurur. Gerçi bundan uzun uzadıya bahsetmiştim ve yinelemenin bir lüzumu olmadığına inanıyorum. Bu yüzdendir ki, Tek'e ulaşmak için tek Kutsal Kitapla yola çıkılmaz, çıkılırsa bu tamamen yanlış ve yetersiz olur. O yüzden de yapılması gereken tek şey bütün Kutsal Kitapların içindeki Özü ve Anlamını bütünleştirerek almaktır. Tabi Akıl- Mantık süzgecinden geçirdikten sonra.. Detaylar üzerinde durmıcam ama şuna inanıyorum ki, Reenkarnasyona inanan Kişilerin birçok kez Evrime, Evrimleşmeye ya da başka bir anlatımla Tekamül yolunda adım atmış, ilerlemiş Kimselerce kabul edildiğine kanaat getirdim. Çünkü birine siyahı görmeyen ve bu rengi tanımayan kişiye ne kadar çok tanımlanırsa tanımlansın hiçbir fayda sağlanılmayacaği bir gerçektir.

Bu sebeple Evrim, bir müsaade işidir, Tekamüle adım atmak ve ilerlemek tamamen bir hakediş ve layık olmaka ilgilidir, diye de düşünüyorum ama düşünce bana ait değil :D

Saygılar,     

   
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Aralık 27, 2008, 07:16:06 ÖS
Yanıtla #27
  • Ziyaretçi

Merak ediyorum insanlar hala dedelerinin ninelerinin anlattığı GELENEKSEL İSLAM'a mı inanacaklar yoksa Kur'an'ın gösterdiği GERÇEK İSLAM 'a mı? Şimdi tam hatırlamıyorum peygambere yakın zamanlarda yaşamış bir islam bilgesi İslam'ın yüzyıllar sonra bambaşka bir hal alacağını ayetlerin yanlış yorumlanacağını ve Muhammed'in getirdiği islamla bir alakası kalmayacağını söylemişti.Sanırım o zaman bu zaman...Hala sapık hadislerle mi ve kendi yorumunuzu kitabın içine soktuğunuz şekliyle mi inanacaksınız?

 İslam'da reenkarnasyon vardır

SAYGILAR


Nisan 22, 2016, 10:21:53 ÖS
Yanıtla #28
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 233
  • Cinsiyet: Bay

İslam %100 reenkarnasyonu reddeder. Bunun tersini söyleyen büyük ihtimalle bilgisizdir veya Tasavvuf dinine mensuptur. Eğer İslam dininden bahsediyorsak tek bir hayatımız var. İster 5 yaşında öl, ister 5 günlükken öl, istersen de 150 yaşındayken öl. İslam'a göre tek bir yaşamın vardır. Ben az yaşadım, o çok yaşadı gibi bir kıyaslama yapmanın alemi yok. Çünkü İslam'a göre Allah genel bir standart üzerinden yargılama yapmaz. Yani sen 15 yıl yaşadıysan ona göre yargılanırsın. 100 yıl yaşadıysan da ona göre yargılanırsın. Yani tam olarak her koyun kendi bacağından durumu söz konusu.
“Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.” Albert Schweitzer


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
İTTİHAD-I İSLAM (İSLAM BİRLİĞİ)

Başlatan LuckyEye « 1 2 ... 11 12 » Islam

118 Yanıt
36783 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 18, 2009, 04:46:32 ÖS
Gönderen: ceycet
İslam ın Aydınlık Yüzü

Başlatan DarkSide « 1 2 3 4 » Islam

30 Yanıt
12766 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 25, 2008, 11:05:54 ÖS
Gönderen: agnusdei
İslam ın Karanlık Yüzü

Başlatan DarkSide « 1 2 ... 23 24 » Islam

235 Yanıt
79711 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 26, 2015, 05:49:22 ÖS
Gönderen: Alşah
KUR-AN'DAKİ İSLAM

Başlatan martı « 1 2 » Islam

14 Yanıt
6457 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 12, 2009, 01:05:03 ÖS
Gönderen: karahan
14 Yanıt
5612 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 21, 2010, 11:32:26 ÖÖ
Gönderen: Prenses Isabella
0 Yanıt
1809 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 18, 2008, 10:39:41 ÖÖ
Gönderen: poyraz06
0 Yanıt
1595 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:27:49 ÖS
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
1720 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 29, 2009, 02:53:08 ÖS
Gönderen: akasya
0 Yanıt
1430 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 10, 2009, 03:11:43 ÖS
Gönderen: karahan
2 Yanıt
2281 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 11, 2009, 12:29:11 ÖS
Gönderen: Saygın