Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Tarihin Bir Döneminde Kilise ve Sapkınlar… 10  (Okunma sayısı 2043 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 02, 2012, 08:30:33 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay





Hıristiyan dini kapsamında “Protestanlık” denildiğinde, genlikle akla hemen 16. yüzyılda Martin Luther ile başlaya yepyeni bir mezhebin doğuşu gelir. Kimilerimiz bunun o kadarla kaldığını sanır ama aslında çok daha geniştir sonrası.

Katolik Kilisesi’nin dogmalarına karşı tepkiler çok daha önce başlamıştır aslında. Özellikle papaya karşı çıkıp, Hıristiyanlığın kapsamında başka tarz bir inanç sistemi oluşturanlar çoktur.

Biliyor musunuz ki, bu gibi eylemler daha 4. yüzyılda, İznik’teki ünlü konsil toplantısında alınan kararlar ve belirlenen ilkeler yürürlüğe konur konmaz başlamıştır.

Roma’daki Katolik Kilisesi, önceleri Batı Roma İmparatorluğu’na güvenmekteydi. Fakat bir süre sonra güvendiği o dağlara kar yağınca, ne yapacağını şaşırmıştı.

8. yüzyılda adını kendisinin yarattığı kendi Kutsal Roma İmparatorluğu’nun dünyevi desteğini elde ettiğinde, Avrupa’nın özellikle batı yakasında kendilerine göre Hıristiyanlığın bu yozlaştırılmış biçimine karşı tepkiler biraz duruldu. Sindi desek daha doğru. Ortodoks Kilisesi’nin rahatsız olduğu doğudaki kıpırdanmalar ise devam etti ama Ortodoks Kilisesi zaten rahattı sırtını Bizans’a yaslamış olarak.

Hıristiyanlıktaki bildiğimiz ilk Protestan mezhebinin oluştuğu tarihten çok önce, 11. Yüzyılda, Avrupa’nın batısında da doğuda görülenlere benzer tarzda, Kilise’nin dogmalarıyla çelişkili birtakım inanç sistemleri yeşermeye başladı.

Bunlardan biri de Kathar inancıdır. Başkaları da vardır ama Kathar inancı öylesine yankı yapmış, üstelik sadece din alanında kalmayıp politik alanda da öyle önemli sorunlar oluşmasına yol açmıştır ki, diğerleri gölgede kalmıştır.

Nasıl bir şeydir bu Kathar inancı.

Bu bir Hıristiyan inancıdır ama bildiklerimizden farklıdır. Öncelikle İncil’deki “Vahiy” adlı kitaba dayanırsa da aslında bir “dinsel doktrin” sayılabilir.

Bu inancı benimseyenlere “Katharlar” denmiştir.

Katharların ilkeleri Katolik Kilisesi’nin dogmalarıyla çelişkili olduğu için, bu inancı benimseyenlerin oluşturduğu toplumun, Kilise’nin indinde bir sapkınlık örneği sayılması hiç de beklenmedik bir olgu değildi elbette. Hatta Katolik Kilisesi, Kathar inancını sapkınlıktan daha kötü, toplumun temelini sarsacak ölçüde tehlikeli bir eğilim olarak görmüştü.

Ancak Kilise’nin bu kaygısı sadece Katharların inanç ilkelerinden değil, biraz da bu kişilerin kendilerine özgü yaşam tarzından ileri geliyordu. Bir diğer deyişle, işin ardında sosyolojik etkenler de vardı. Bu etkenler ise, ekonomik ve politik öğelerle bağdaşıyordu.

Bu konuyla yakından ilgilenmiş olan tarihçi ve araştırmacı yazarların, Katharlara hakkında yer yer çelişkili de olabilen görüşleri var. Bunlara uzun boylu değinmeyecek, konuyu daha basit bir yönden ele alacağım. Buna da sonraki bölümde başlarız.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ekim 02, 2012, 10:56:33 ös
Yanıtla #1

Katharların kilise ile olan çelişkilerinin temelinde Katharların reenkarnasyonu (ruh göçü) kabul etmesi vardır. Katharlara göre şeytan bu dünyada olduğuna göre, dünya da bizzat cehennemin kendisidir. Bu dünyadan kurtulmanın yolu ise ruhu terbiye etmek, aşama aşama daha iyi bir bedende var olmak ve sonunda Tanrıyla bütünleşmektir. Çok değer verdiğim Şeyh Bedrettin'in de Katharlardan etkilendiği iddia edilir.

Bu yönüyle Katharizm, Gnostisizm'e benzer. Aslında ruh göçü zamanla bütün dinlerde kendine yer bulmuştur. Şamanizmde, Taoizmde, Hristiyanlıkta, Yahudilikte hatta İslam'da. İslamla çelişiyor gibi görünse de, bazı batinilerce reenkarnasyonun varlığına inanılmıştır.

20.000 Katharın Haçlı ordularınca katledildiği iddia edilir. Diğer yazılardan da gördüğümüz üzere, Hristiyanlık tarih boyunca, kendisine karşı olan tüm fikirleri kanla durdurmaya çalışmıştır. Fakat bugün görüyoruz ki başarılı olamamıştır. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi:

"Düşünceler; şiddetle, topla, tüfekle asla öldürülemez."

Namık Kemal'in de bu konuyla ilgili şu sözleri:

Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhâ-yı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

“Zulüm ve zalimlik ile özgürlüğü yok etmek mümkün değildir. Gücün yeterse insanlıktan düşünceyi kaldır.”

Haliyle kilisenin uygulamalarından çıkarılması gereken bir ders vardır. Bu dersi çıkarabilenlere, ne mutlu!

• Laborare est Orare XXII.
• ... Bense daha önce duyulmamış, yeni şeyler söylediğim için onların ilenç ve lanetlemelerine maruz kalmaya devam edeceğim.... Simon Magus


Ekim 03, 2012, 07:52:02 öö
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Peacewings biraz aceleci...

Durun bakalım, daha henüz şöyle bir giriş yaptık... Öyle bir iki tümceyle bitebilecek gibi değil bu iş. Öyle bir iki tümcenin üzerine o yornumları inşa edebilmek de olanaklı değil. İnşa edilir edilmmesine de önce şu işin temelini ayrıntılı bir şekilde görelim bir hele; nedir bu inanç, nasıl bir şeydir?

Bu arada bir yanlışlık yapmayalım: Şeyh Bedreddin Katharlar'dan etkilenmiş olabilir mi? Coğrafya ve kronoloji tutar mı?

Sayın Peacewings'in diğer dedikleri pek yanlış sayılmaz ama biraz ağırdan gidelim derim ben.

 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
15 Yanıt
4511 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 27, 2012, 07:05:05 ös
Gönderen: peacewings
9 Yanıt
2968 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 28, 2012, 08:52:25 ös
Gönderen: karahan
4 Yanıt
2146 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 03, 2012, 03:13:59 ös
Gönderen: ARCHITECT
7 Yanıt
3126 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 03, 2012, 11:28:58 öö
Gönderen: karahan
3 Yanıt
1775 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 04, 2012, 02:24:45 ös
Gönderen: NOSAM33
1 Yanıt
1676 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 04, 2012, 11:21:36 ös
Gönderen: Alşah
1 Yanıt
1495 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 07, 2012, 05:45:58 ös
Gönderen: ceycet
3 Yanıt
1741 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 09, 2012, 07:03:04 ös
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
1437 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 30, 2012, 09:47:25 öö
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
1881 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 09, 2012, 11:40:00 ös
Gönderen: Katharsis