Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Aydın Kişi ve Mason... 1  (Okunma sayısı 1687 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 14, 2013, 03:45:14 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Aydın Kişi ve Mason... 1

Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır.       Eflatun

Bağnazlıktan uzak, düşüncelere saygılı, irdelemeyi, tartışmayı, değerlendirmeyi ve paylaşmayı bilen, toplumsal konulara kişisel çıkarları açısından bakmayan, insanlara sevgi ve anlayışla yönelen bir insandır aydın...

18. yüzyıl düşünürlerinden Lessing’in aklın fonksiyonu konusunda “...Şayet Tanrı karşıma dikilirse ve bir elinde tüm gerçekleri tuttuğunu ve diğer elinde de gerçeklere götüren aracı bulundurduğunu söyleyerek bana –‘seç bunlardan birisin’i- dese, büyük bir meclubiyetle ben O’na –‘Ey Tanrım, sen bana gerçeklere götüren aracı ver, diğer elinde tuttuğun gerçekleri kendine sakla’- derdim”. şeklindeki bu sözleri, Tanrı’nın elindeki hazır gerçekleri almaktansa, gerçeği araştırıp bulmak ve ortaya koymak isteyen gerçek aydın’ın akılcılığı ve tutumunu sergilemektedir.

Toplumların gelişmesini sağlayan temel unsur bilgidir. Tarih boyunca gözlemlenen sosyal değişme çizgileri, büyük ölçüde bu unsur ile ilgilenen bireyler tarafından yönlendirilmektedir. Tarihin her devrinde mevcut olan aydın kesimi, son dönemlerde özellikle bilginin çoğalması ve yaygınlaşması sebebiyle giderek büyüyen ve önemleri daha da çok artan bir kitleyi oluşturmaktadırlar.

Bir toplumda aydınların çoğalması özlenen bir gelişmedir elbette. Kuşkulanan, araştıran, sorgulayan, değerlendiren, tartışan, vardığı çözümleri başkalarıyla paylaşan insanların çoğalması toplumsal yaşamın en büyük güvencesidir.

Bilginin yaygınlaşması, eğitim ve teknoloji olmak üzere iki önemli faktörün gelişmesine bağlıdır. Eğitim kurumlarının değişmesi, gelişmesi, yaygınlaşması ve kamuya açık hale gelmesiyle bilgi daha geniş bir kesime yayılmış, dikey hareketlilik artmış ve daha çok sayıda aydın yeteneğine sahip bireyler, bu yeteneklerini kullanarak kültürün yaşamasını sağlamaya ve toplumlarının geleceğine katkıda bulunma imkânına kavuşmuşlardır.

Öte yandan teknolojik sahada, özellikle insanın zihin gücünü artıran araçlar olarak bilgisayarlar ve iletişim teknolojisi bilginin kullanımını kolay ve yaygın bir hale getirmiştir. Böylece sürüp giden bilgi ve aydın arasındaki karşılıklı etkileşim her iki unsurun da giderek çoğalmasına ve yaygınlaşmasına sebep olmaktadır. Bir yandan kesim olarak aydınlar giderek çoğalmakta, diğer yandan bilinen alanın sınırları genişletilmektedir.

Modern dönemde genel olarak iletişimin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla mevcut bilgi hazinesi herkes için rahatlıkla ulaşılabilir bir konuma gelmiştir. Bilgi edinmede kazanılan bu kolaylık, bir anlamda bilginin ulaşılma güçlüklerinden doğan önemini azaltmaktadır. Çağımızdaki bilginin genel niteliği, işlenmiş ve hazır bir halde kullanıcısını bekler olmasıdır. Aydınlar genel olarak bilginin yaratıcıları, dağıtıcıları ve uygulayıcıları olarak değerlendirilmektedirler.

Bazı dönemlerde aydınlar, Alfred Weber’in dediği gibi, “ya olduğundan çok önemsiz görülmüş, ya da gereğinden fazla önemsenmiştir.”

Bunu örnekleyecek olursak; Napoleon’un, bilgiç, ukalâ tip aydınlardan rahatsız olduğu zaman “Bırakın şu ideologları!” diyerek küçümsediği aydınlar, Karl Marks tarafından da aynı yaklaşımla küçümsenmiştir. Marks; “onların sınıflı toplumun kanatlarından birine tutunmaktan başka bir rolleri olmadığını” söylemiştir.

Bacon’ın, okuma-yazma-konuşma hakkında ders kitaplarına girmiş olan o ünlü denemesini, konumuzla ilişkisi nedeniyle burada aktarmak gerekirse:

Okumak insanı olgunlaştırır, konuşmak ustalaştırır, yazmak ise daha somut bir bilgi sağlar. Dolayısıyla az yazanın iyi bir belleği olması gerekir, az konuşanın keskin zekâlı, az okuyanın da, bilmediğini bilir gibi görünebilmek için kurnaz olması gerekir.

Bu bağlamda da, bir aydının gerçek bir aydın olabilmesi için, konuşma, yazma ve okuma koşullarını belli bir düzeyde kazanmış olması gerekecektir.

Şu da bir gerçektir ki, akılcı bilim denen şey, din ve dogmacılık karşısında bağımsızlaştıkça her alanda ilerleme olmuştur: bilim bağımsızlaştıkça, din kuruluşuna karşı akılcı saldırılar artmış ve dinsel inançlar depreme uğramıştır. Buna rağmen din yok olmamış, fakat sadece kendi alanını ibadet sorunlarıyla sınırlayıp, akıl ve zekâ gücünü kendi özgürlüğü ile baş başa bırakmıştır. Ve işte dine karşı girişilen eleştiriler ve yermeler sonucu olacaktır ki, Batı 18. yüzyılda Akıl Çağı’na ve uygarlık rayına oturmuştur. Bunu yapamayan ülkeler ise, bugün hâlâ ilkellikler ve gerilikler içerisinde yüzmektedirler.

Yüzyıllar boyunca her şeye büyü/din ekseninde bakan insanoğlu, doğaya önyargısız bakmaya başlamasıyla birlikte gerçekçilik erginliğine adımını atmıştır. Şimdi bu olgudan yola çıkarak düşünce tarihi bağlamında bir benzetme yapacak olursak eğer, şöyle diyebiliriz: İnsan düşüncesi, ancak önceden verili kalıplara göre biçimlenme aşamasından çıkıp, kendini denetlemeyi ve yaşadığı dünyayı verili kalıplardan bağımsız sorgulamayı öngören bir eyleme dönüştükten sonradır ki, gerçek anlamda aydınlanmaya uzanan yola adım atmıştır.




Başlangıç böyle… İrdeleme serbest; konudan sapmamak koşuluyla.

İkinci bölümde kavramsal açılıma gireceğiz.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
1947 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2013, 06:38:23 ÖS
Gönderen: ruzber
7 Yanıt
3521 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 18, 2013, 07:08:55 ÖÖ
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
2106 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 18, 2013, 02:20:29 ÖS
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
1469 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2013, 06:02:18 ÖS
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
1734 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 25, 2013, 01:40:54 ÖÖ
Gönderen: dogudan
0 Yanıt
1947 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 26, 2013, 04:50:55 ÖS
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
2075 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 31, 2013, 01:52:28 ÖÖ
Gönderen: peacewings
5 Yanıt
3156 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 22, 2013, 04:01:06 ÖS
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
3649 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 05, 2013, 04:21:03 ÖS
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
1765 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 06, 2013, 11:20:35 ÖÖ
Gönderen: ruzber