Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Özgür Masonlar Büyük Locası konusu  (Okunma sayısı 21132 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 04, 2013, 11:57:09 ÖÖ
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Forum üyelerinden Sayın Samuray, Forumun Mason Sözlüğü bölümünde, sözlük ile bağlantısız olarak konuyu saptırınca kendisine bir başka başlık açmasını önermiştim. O  şöyle bir yazı yazmış:

Açılabilir ama başlık enflasyonu yaratmak istemiyorum. Bir de satır aralarında cevap verilmiştir benim gözümden kaçmıştır boşu boşuna milleti meşkul etmiş olurum.
Özgür masonlar locası şeklinde bir kısaltma yaparak evet kendisine özgür masonlar büyük locası adını veren derneği kastetim.


Bu yazıyı oradan silip, buraya getirdim çünkü kullandığı şu terim dikkatimi çekti: "kendisine özgür masonlar büyük locası adını veren derneği kastetim."

Türkiye'de Özgür Masonlar Büyük Locası adlı bir bağımsız mason obediyansı vardır. Bu bir dernek adı değildir. Derneğin adı Büyük Mason Mahfili Derneği'dir. Bu konuda Forumda yazılmış çok yazı, verilmiş çok bilgi vardır.

Bu sözler konuyu bilmemekten ileri gelmişse elbette hoşgörülebilir.  Yazmış olana, zahmet edip biraz araştırarakr doğruları öğrenmesi, yanlışını düzeltmesi önerilir.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mart 29, 2013, 08:18:29 ÖS
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 598
  • Cinsiyet: Bay

Kendine özgür masonlar büyük locası adı vermiş bir dernektir.. Diyerek olayı ne kadar da hafife alınmış, ne kadar da basite indirgenmiş.. İlginç bir yorum olmuş fakat ilginçliğin yanı sıra birçok kişinin düşüncelerinin bu yönde olduğu da sanırım doğru.


Ölü Gibi Sessiz...Mezar Gibi Ketum...



חמישים אחוזים חמישים אחוזים בולגרי של יהודים....!!! O:


Mart 30, 2013, 11:58:34 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Bu konu üzerinde, hele bu başlık altında bir kez daha yazmak gerekmeyebilirdi.

Ancak Sayın Bulgaria'nın son deyişi üzerine, bu işin gerçeğini bilmeden görüş üretmeye kalkışan hatta ile geri laflar eden kişilerin çokluğunu göz önünde tutarak, Forumun olasıdır ki başka başlıkları altında yer almış olan bu konuyu bir kez daha ortaya sermekte, bu bağlamdaki bilgileri yenilemekte yarar olabileceğini düşündüm.

Dünyanın birçok ülkesinde, aynı anda birden çok sayıda mason örgütü, büyük localar, kimilerinde ayrıca büyük doğular, kimilerinde ayrıca federasyonlar vardır. (büyük loca, büyük doğu ve federasyon adlı örgütlerin farklarını bilmeyenler varsa, araştırıp öğrenmeleri önerilir. Bu Forumda da bulunabilir.)

Bu bağlamda ABD gibi eyaletlerinde ayrı ayrı büyük localar bulunan ülkelerde bile aynı eyalette birden çok büyük loca olduğu görülebiliyor.

Doğal olarak bu örgütlerin her birinin Masonluktaki tutum ve anlayışının farklı oluşu nedeniyle birbirlerinden ayrı oldukları düşünülebilir; üstelik bu doğrudur da; ancak yer yer aralarında tutum ya da görüş farkı olmaksızın farklı örgütlenmeler de var. (Bunların gerekçeleri girip konuyu uzatmayalım.)

Sözünü ettiğim bu mason örgütleri, öncelikle Masonluğun simgesel derecelerinde çalışan kuruluşlardır. Bazıları, uygulamakta oldukları ritin gereği, hem simgesel hem yüksek derecelerde çalışıyor. İngiltere Birleşik Büyük Locası gibi Masonlukta “yüksek derece” diye bir kavramın varlığını kabul etmeyen örgütlerin bile, kendi yönetimleri altında “ileri” ya da “felsefi” ya da ona benzer nitelikli birtakım derecelerde çalışan atölyeler ya da kollar var. Bunlara bir de Masonluğun simgesel derecelerini bir yana bırakarak, sadece ileri ya da yüksek derecelerde çalışan atölyeleri yöneten örgütleri eklememiz gerekir.

Bu açıdan bakıldığında Türkiye'de de eni konu beş mason derneği var. (Aslında altı tane ama altıncısının esamisi okunmuyor.)

Bu aşamada bir de şunu eklemekte yarar görürüm: Birçok ülkede ezoterik nitelikli örgütlerin ayrıca bir dernek biçiminde de tescil edilmesi gerekmeyebiliyor. Türkiye’de ise yasalarımızın gereği bir dernek oluşumu zorunlu.

Türkiye’deki bu derneklerin ikisi Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti'nin yüksek derecelerinde çalışmakta olan atölyelerin dernekleri. (Bu arada kadın masonların da yüksek derece atölyelerinin bulunduğunu eklemek gerekir.) 1968 yılı öncesinde bu bir taneydi; kimi zaman Yüksek Şûra kimi zaman Süprem Konsey olarak anılmıştı ama dernek Türkiye Mason Derneği adını taşıyordu. Şimdi birine masonik açıdan Yüksek Şûra, diğerine Süprem Konsey deniyor; resmi derneklerinin adı ise Fikir ve Kültür Derneği ile Mason Derneği. (Adlarının başında Türkiye sözcüğü kullanılamıyor.)

Diğer üç dermek, her biri ulusal ve bağımsız üç büyük locanın dernekleri... Türkiye’de büyük doğu ya da federasyon biçiminde bir örgütlenme yok. (1935 yılı öncesinde Büyük maşrık adını taşıyan örgüt bile çalışma tarzı nedeniyle aslında bir büyük locaydı.) Biri Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın derneği, biri Kadın Mason Büyük Locası'nın derneği, biri de Özgür Masonlar Büyük Locası'nın derneği ama bu sonuncusunun resmi adı ötekiler gibi değil de Büyük Mason Mahfili Derneği.

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın, Türkiye'deki diğer iki büyük loca ile masonik düzeyde bir iletişimi yok; burası doğru. Hatta bu büyük locanın üyelerinden ve onların doğrultusunda bulunanlardan birçoğunun diğer iki mason örgütünün üyelerini masondan saymayışları gibi bir tutumları da var. Burası da doğru. Zaten Sayın Bulgaria’nın işaret etmiş olduğu da o…

Fakat bu tutum bir bakıma neye benzer bilir misiniz?... Kısa bir süre öncesine kadar Amerika Birleşik Devletleri'ndeki beyaz tenli masonların siyah ya da kızıl tenli masonları masondan saymayışlarına hatta onları aşağılayışlarına…

Bunun ne denir bilir misiniz?... Bilirsiniz ama ben gene de belirteyim: AYIRIMCILIK.

Böyle bir tutum, tüm insanların ve tüm toplumların bir barış ve ortak mutluluk şemsiyesi altında toplanması için çalışmayı evrensel amaç edinmiş olan Masonluğun üyelerine yani masonlara yakışır mı?... Böyle bir tutum benimseyen masonlar, kendi kurumlarının, daha bu kuruma girerken uğruna çalışmaya ant içmiş / yemin etmiş oldukları ülküsüne aykırı davranmış olmazlar mı?... Böylece antlarını / yeminlerini çiğnemiş duruma düşmezler mi?... Böylece aslında masonik düzenlerini yitirmiş olmazlar mı?...

Geçmiş yıllar içinde böyle yanlışlar belki dünyanın birçok ülkesinde görülmüş olduğu üzere Türkiye’de de görülmüştü. Fakat artık bazı değişimler, ister istemez evrimsel doğrultuda ilerlemeler söz konusu. Biz de bu gelişmeleri sevinerek izliyoruz. (Buna sevinmek için mason olmak gerekmiyor; Masonluğu anlamak yeter.)

Masonluğun en gelenekçi örgütü sayılabilen İngiltere Birleşik Büyük Locası bile ara sıra kongreler düzenleyip, bir zamanlar düzensiz saymış olduğu diğer mason örgütlerini bu kongrelerde görüş alış verişine çağırıyor. (İngiltere Birleşik Büyük Locası’nın bu girişiminin perde arkasında bir başka niyet yatıyor, o ayrı ama hiç olmazsa görünüşte birleştirici bir tutum sergiliyor. Nitekim bu eğilime karşı çıkan daha tutucu İngiliz masonlar da İngiltere’de bir başka büyük loca daha kurdu.)

Türkiye’de epey zamandan beri büyük locaların üst düzey yönetimi arasında olumlu, masonların terimiyle kardeşçe ilişkiler olduğunu biliyoruz. Bunun ara sıra koptuğunu ama sonra yine toplandığını görüyoruz. Geçmiş yıllarda bunların ürünlerinden biri olan Yüzotuzaltı adlı bir oluşuma tanık olmuştuk; şimdilerde Sinerji adlı bir diğer oluşumun varlığını biliyoruz.

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası En Muhterem Büyük Üstadı’nın yakın geçmişimizdeki demeçleri ve yayınlara girmiş, böylece kalıcı belge niteliği kazanmış yazıları, Türkiye’deki Masonluğun, birbirinden ayrı çatılar altında çalışmayı sürdürürken ortak ülkü doğrultusundaki birlik ve dayanışma eğilimini ortaya koyuyor.

Beri yanda Süprem Konsey ile Yüksek Şûra arasında da son yıllarda sıcak ilişkilerin kurulmasına başlandığına ilişkin duyumlar alıyoruz.

Durum böyle olunca, bütün bunları bilmeyen ya da bilmezden gelerek, tüm konulara sadece Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın 21. yüzyıl öncesindeki yaklaşımının o dar açılı penceresinden bakarak günümüzün bu iyi ve güzel gelişimlerine aykırı tutumlarını sürdürmekte olan masonlar ile onlara bilir bilmez yardakçılık edenlerin yaygaralarına ne demeli?...

Sormalı:

Bu, Masonluğa, Masonluğun amaç ve ilkelerine aykırı olan, töresine hiç yakışmayan, çağımızın gerisinde kalmış hatta bağnazca denilebilecek tutumun, birlik ve bütünlüğe karşı durup ötekileştirme çabalarının ardında acaba nasıl bir başka niyet ya da ne gibi bir yararlanma yani çıkar beklentisi var?...

Şayet öyle bir şey yoksa; bu tarz bir tutumun kimlerin işine yarayacağının farkında değil misiniz? Ancak zaten siz de onlardan yana iseniz, söylenecek söz kalmaz.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mart 31, 2013, 11:54:25 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

Bu konu başlığında anlatılmak istenenlere bakıyorum... Iskalanan birşey var gibi.

Şimdi burada ÖMBL'nin bir Masonluk kurumu olduğu mu tartışılıyor? Eğer böyleyse bu gereksiz ve bir yere varamayacak bir tartışma olur.

Yadsınamayacak bir gerçek var ki; o da ÖMBL adında Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına bağlı olarak çalışan bir dernek vardır.

Şimdi biz bu derneğin bir mason derneği olup olmadığını mı anlamaya çalışıyoruz? Boşuna uğraşırız.

Sayın ADAM'ın iletisinin sonunda sormuş olduğu soru da bunu anlayabilmemize yardımcı olmaz diye düşünürüm. O kurumları ve Masonluğa girerek mason sıfatını almış kişilerin yanıtlayabileceği bir soru olur.

Ben kendi adıma ÖMBL'ye bağlı olarak çalışan bir mason olsam, kimin beni ve bağlı bulunduğum kurumu " Mason" olarak tanıyıp tanımadığıyla ilgilenmem. Umurum bile olmaz... Ben kendimle, kendimi ne kadar masonlaştırabileceğimle ilgilenir, kendi işime bakarım.

Bütün bunların ışığında, madem hariciler olarak bu konuda tartışıyoruz, bence başka bir soru dizgesiyle devam etmek daha yararlı olabilir:

1- Masonluğu biliyor muyuz?

2- Çalışma biçimini biliyor muyuz?

3- Ulaşmak istediği hedefi biliyor muyuz?

4- Bu hedefe ulaşmak için birey olarak bir "Mason" un üstüne düşen görevleri tam olarak anlayabildik mi?

Yani kısaca "Masonluk nedir? Masonluk nasıldır?" sorularını yanıtlayabiliyor muyuz?

Bütün bunlara olumlu ve doğru yanıtlar verebildiğimizi kabul edelim ve konumuzla bağlantılı olmak üzere şu soruyu soralım:

Yurdumuzda ve dünyada hiçbir şeyi suistimal etmeden. Gerçek Masonluk yolunda yürümek isteyenlerin bir arada bulunmasını sağlayan kurumların varlığının kime ne zararı olabilir? Bundan kurumlar mı, Masonluk mu, Masonluk yoluyla da tüm insanlık mı yarar görür? Görür mü?

Yine hiçbir suistimale girmeden, adı her ne olursa olsun bu doğrultuda çalışan kurumların kime ve neye zararı dokunabilir? Dokunur mu?

Eğer sıralı bir şekilde yazmış olduğum sorulara olumlu yanıt verip, şu son iki soruya olumsuz yanıt veriyorsak... Bence başa dönüp Masonluğu bir daha incelemeye ve daha iyi anlamaya çalışmak üzere araştırmalara başlamalıyız.

Yok eğer bütün bunlardan sonra bile son iki sorunun yanıtı hala olumsuzsa, o zaman "Mason" ve "Masonluk" tanımlamalarından anladığımız başka şeyler demektir. Hal böyle olunca böyle düşünen birinin Masonluğa girme amacı da başka olmalıdır. Aradığını orada bulabilir mi bilmem.

Buna Masonlar daha iyi yanıt verebilirler.



« Son Düzenleme: Mart 31, 2013, 11:58:40 ÖÖ Gönderen: enelsır »
enelsır


Mart 31, 2013, 01:38:01 ÖS
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

İyi günler efendim.

Bir süredir ilgi ve alakayla takip ettiğim yazılar okuyorum, hakikatle söylemem icap ederse de hafsalamı genişletiyorum buradaki muhterem yazarlar sayesinde.

Bazı konularda aklımı karıştıran noktalar bulunmakta; yıllardır bilumum konuda naçizane okumalar yapan bir amatör araştırmacı, yıllar içinde de bilumum derneklere azalık etmekte bulunan ahbaplara hasbelkader sahip olmuş biri olarak bu dernekler hakkındaki kategorik farkları bu kadar net tanımlayabileceğimi söyleyemem.

Uzun lafın kısası, bu batınî cemiyetlerde bizzat mesaide bulunmayıp ancak bunlar hakkında bu denli malumat sahibi olabilmiş kişiler ben hiç görmedim.

Eğer bu cemiyetlere dahil olduklarını belirtmekten imtina ediyorsa bu kişiler saygı duyarım, ama hakikaten aza değillerse, bu kadar derin malumata sahip olmak için hariçten sarfedilen efora az öncekinden çok daha büyük saygı duyacağımı ifade etmek isterim.

En güzel dileklerimle.


Mart 31, 2013, 02:27:46 ÖS
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 402
  • Cinsiyet: Bay

Ezoterizm'de sizden daha üst düzeydeki kişiye tam teslimiyet gerekir. Arapçam yok ama "şeyhin elinde mürit gasil elinde meyyit gibi olmalıdır" şeklinde meşhur bir söz vardır.
İleride mason olursam ve benden ayrımcılık yapmamı isterlerse ayrımcılığın benim gözümde kötü gibi göründüğünü ama üst düzey biraderlerimin benden daha iyi bileceğini düşünerek ayrımcılığı da seve seve yaparım. Çünkü olayın özü bu oraya girdiysen aydınlanmaya girmişsindir aydınlığın ne olduğunu tartışmaya değil.
Ben de HKMBL'ye girmeyi düşleyen biri olduğumdan bence de Özgür Masonlar Büyük Locası , Büyük loca değildir içindeki masonlar mason değildir. Masonik yayınları masonik değildir. Hatta mason olacakları ağlarına düşürdükleri ve sahte tatmin sağladıkları için zararlı oluşumlardır.
Mason olmak istemeyen hariciler için ise sayın Adamın söyledikleri sonuna kadar doğrudur tabiki...


Mart 31, 2013, 05:26:14 ÖS
Yanıtla #6
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

Sayın DIO, çok güzel söylemişler. Ama bilgi sahibi olunabileceğine de inandığımı belirtmek isterim. Bu bilginin düzeyi ne olur ne kadar olur onu elbette ölçemem. Ben inanıyorum ki, diğer obediyansa (ÖMBL) üye olan kişiler varsa bunu son derece samimi bir biçimde söyleyecekler, üye olduklarını gizlemeyeceklerdir. Hem buna niçin gerek duysunlar ki?

Saygılarımla.


Mart 31, 2013, 05:30:55 ÖS
Yanıtla #7
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Ben bu yazıyı az önvce hazırlamıştım ama yayına girişi Sayın SkullG'nin yazısından sonraya düştü. Gerek onun gerekse Sayın DIO'nun dediklerine bir diyeceğim yok. Onu ilgililer düşünsün.

Ben Sayın enelsır ile Sayın sumuray'in dedikleri üzerine birkaç tümce yazmak isterim.

Sayın enelsır iyi söyler, hoş söyler, doğru söyler ama o deyişleri üzerine bu başlık altındaki paylaşımlara son vermek ve işe en başından başlamak gerekir.

Nitekim işe en başından başlaması gerekenler var, Sayın samuray gibi...

Onun dediklerine ne demeli?

Gülüp geçmeli mi?

Saçmalamakta olduğunu mu söylemeli?

Birilerinin onun beynini yıkamaya kalkışmış olduğu için uyarıp, okuyup araştırarak doğru bilgileri edinmesini mi önermeli?

Yoksa onu o modası çoktan geçmiş ve günümüzde artık yenilmez yutulmaz, özgürlük ve bireysel buyrultu yerine egemenlere boyun eğmeyi öngören, Masonluğun ilkeleriyle de bağdaşmayan "biat kültürü" ile başbaşa mı bırakmalı?

Yoksa, pek de bir bilgiçlik tasladığına göre bir örgütün nasıl ve hangi koşullarla "büyük loca" olabileceğini anlatmasını mı rica etmeli? Bir örgütteki masonların nasıl mason sayılabileceğini anlatması ricasını da eklemeli mi, yoksa onu sonraya mı bırakmalı?

Bir yayının nasıl "masonik yayın" olabildiğini de sormalı mı? Öyle ya, zararlı yayınlardan
kendimizi ve gençlerimizi korumalıyız; uzak tutmalıyız. Onları belli bir doğrultuyla yönlendirmeliyiz. Sayın Samuray zahmet edip bu bağlamda da bize yol gösterir mi acaba?

Mason olmak isteyenler için dediklerimi onaylamasına ise şaştım. Bence böyle mason olunmaz ki, olunamaz ki...


 
« Son Düzenleme: Mart 31, 2013, 05:37:24 ÖS Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mart 31, 2013, 08:34:41 ÖS
Yanıtla #8
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ADAM'ın dikkat çektiği nokta, yani "bir örgütteki masonların nasıl mason sayılabileceğini" konusu hakkında bilgi verebilir misiniz? Sorumu biraz daha spesifikleştireyim: ÖMBL ilk kurulurken HKMBL'den ayrılan masonlar tarafından mı kurulmuştur? Veya yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yapan masonlar tarafından mu kurulmuştur? Eğer durum bu ise diyebileceğim hiç bir şey yok, o halde ÖMBL masonluğu ve ritüellerini bilen kişilerce kurulmuştur diyebiliriz.

Fakat durum bu değilse, yeni bir Büyük Loca kurmanın ne anlamı olabilir ki? Sokaktaki harici insanlar çıkıp "abi biz Mason olmaya karar verdik, o nedenle de yeni bir büyük loca kuruyoruz" derlerse, kurdukları o loca Mason Locası olabilir mi? Üyelerine Mason denilebilir mi? Ritüellerini nasıl gerçekleştirebilirler, bilmedikleri ezoterik bilgileri nasıl aktarabilirler kulaktan dolma bilgilerle.

Tabi ki benim mantığım ÖMBL'nin ilk kurulurken HKMBL'den ayrılan masonlar ve/veya yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yapan masonlar tarafından kurulmuş olduğudur. Ama bu benimki sadece bir tahmin... Bu sorunun cevabını tam bilenler cevaplayabilirlerse iyi olur.

Tanınma konusuna gelince... Tanınma tabi ki önemlidir... Örneğin KKTC sadece Türkiye tarafından tanınan bir ülkedir, diğer ülkeler nezdinde yok hükmündedir. Peki ÖMBL uluslararası mason müesseselerince tanınmakta mıdır? İngiltere Birleşik Büyük Locası tarafından tanınmakta mıdır? Sadece bilgilenmek için soruyorum, bir şey ima etmeye çalışmıyorum.

Yukarıdaki ilk paragrafta ÖMBL için sorduğum sorular Kadınlar Büyük Locası için de geçerlidir... Bir locanın gerçek bir loca olabilmesi için, onu kuranların Mason olması gerekir. Kadınlar Büyük Locasını kuran hanımefendiler, ritüelleri ve ezoterik bilgileri kimden ve nasıl öğrenmişlerdir ki, bir araya gelip bir loca kurmuşlardır? Hani Mason localarındaki uygulama, ritüel ve bilgi aktarımları gizliydi... Bunlar Masonlar dışında kimseye aktarılmazdı... Bu konuda her Mason yemin ederdi. Peki hanımefendiler nasıl öğrenmişlerdir bu bilgileri de sonradan bir loca bile kurabilmişlerdir. Bilgilendirme yapabilirseniz çok sevinirim.

Şimdiden teşekkürler...

Live long and prosper.


Mart 31, 2013, 08:43:30 ÖS
Yanıtla #9
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 301
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Samuray'ın yanlış bilgilenmiş olabileceğini düşünüyorum.

Sadece kendi adıma konuşabilirim; bir HKEMBL üyesi olarak, bizim dışımızda bir masonluk olamayacağı gibi bir görüşe kesinlikle sahip değilim. Açık ve net, ÖMBL üyeleri de masondurlar. Ancak farklı obediyansları takip ettikleri için dernekler kendi aralarında masonik ilişki kurmazlar, dolayısıyla üyeleri olarak da bizler birbirimizle masonik ritüeller, selamlar, işaretler hakkında konuşmayız, sormayız, bilmeyiz.

Düşüncem ve önerim bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak gerekliliğidir.

Sevgi ve saygılarımla.
"Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır."
Ludwig Wittgenstein


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
28 Yanıt
54279 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 08:24:27 ÖS
Gönderen: ADAM
16 Yanıt
11619 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 23, 2009, 04:56:39 ÖÖ
Gönderen: Waldow
21 Yanıt
18022 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2017, 09:38:24 ÖS
Gönderen: karahan
8 Yanıt
9631 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 03, 2010, 03:17:39 ÖÖ
Gönderen: Waldow
4 Yanıt
5960 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 17, 2011, 07:20:49 ÖS
Gönderen: Lethe
11 Yanıt
10939 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 07, 2016, 11:14:23 ÖÖ
Gönderen: Attalos
27 Yanıt
26611 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 19, 2011, 12:24:38 ÖÖ
Gönderen: abezethibou
0 Yanıt
3619 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 22, 2012, 06:29:46 ÖS
Gönderen: b12
6 Yanıt
4776 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 23, 2014, 04:35:31 ÖS
Gönderen: ADAM
7 Yanıt
3794 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 16, 2015, 06:27:01 ÖS
Gönderen: ADAM