Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: sadece var mısın, yaşıyor musun? daha güzel bir nedenin var mı?  (Okunma sayısı 3705 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 21, 2013, 03:39:25 öö
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 56
  • Cinsiyet: Bay

şuan bir köpek balığı egoist olmadan yaşamını sürdürecek kadar bir iştahla nerede duracağını bilerek diğer deniz canlılarını yer ve daha sonra ürer ve nihayetinde ölür.. döngüdeki görevini güzel bir şekilde yerine getirmiştir bir ağaç gibi o da meyvesini vermiş, geri kalan ölü bedeniyle beslenecek olan diğer deniz canlılarına da bir enerji kaynağı olmuştur..
 
 pekala bizde genel olarak yer içer çocuklar dünyaya getirir ve nihayetinde ölürüz, en kötü yaşamayan yani sadece var olan, bu dünyada tek bir dikili ağacı olmayan bir insan bile biyolojik olarak toprağa girince bedeniyle beslenen bakterilere, böceklere bir miktar enerji bırakır o toprak biraz daha bereketlenir döngüye az da olsa bir katkı sağlar.. (hiç bir şey ölmez, her şey yaşar belki de en basit anlamda bu demek)
 
 fakat pramitleri inşa eden, köprüler kuran, uçaklar icat eden, aya çıkan yani diğer canlılardan bu kadar üstün bir türün içinde biz sadece toprağa gübre olmakla yetinmemeliyiz! e=mc2 den daha büyük bir meyve mi bırakacağız? romeo ve juliet'ten daha güzel oyunlar mı yazacağız? tabi ki de büyük ahenge katkıları bakımından biri diğerinden az önemli değil, o halde bizde dönüp kendi içimize dönüp yeteneklerimize irademize gücümüze bakıp, en verimli olabileceğimiz alanda muhteşem eserler vermeli insanlığa muhteşem hisler yaşatmalıyız.. en azından çabalamalıyız (topal karınca..)

sorulabilir; peki çabaladık, edindik, canımızı dişimize taktık, insanlık uğruna saç ağarttık, meyvemizi verdik, toprağa gömüldük... öte yandan diğer arkadaşlarım servetine servet taktı, kulüplere gitti, en güzel içkileri içti, daldan dala zevkten zevke alem yaptı, bir kaçta dişine göre yardım yaptı saygıdeğer oldu.. ben gece gündüz insanlık için ızdırap çektim farkımız ne? yok mudur benim de bir hediyem? diye...

tabi ki en başta söylemem gereken şey, herkesin artık bildiği ama bir türlü erişemediği sır; kendini bilme 'nin gerekli olması..
kendini bildikten sonra, ne istediğine karar verebildiğin, gerçek zevkin gerçek hediyenin ne olduğunu anladığın zaman zaten bu mana insana yetecektir.. o zaman insanlık için bir değer üretmenin verdiği haz dışında hiçbir hediye tatmin etmeyecektir..

evet dünyevi zevklerden başını kaldıramayan da ölecek, insanlık için çalışmaktan başını kaldıramayan da... fakat ister adı cennet cehennem olsun, ister reenkarnasyon olsun, bu dünya da yere, göğe, hayvanlara, denize, kuşlara, nere dönsek görebileceğimiz üzere bu büyük döngüye ne kadar katarsan o kadar alıyorsun.. bunu göremeyen bizlerin işi çok çok zor.. inanmak için peygamberin mucizesini görmek isteyenler gibi bu manayı anlayıp ona göre de yaşamak isteyenler de muhtemelen einstein'ın karşılarına çıkıp; -evet gençler ben çok çalıştım çabaladım insanlığa büyük bir katkıda bulundum ve şuan hepsinin karşılığını alıyorum zevki sefa ediyorum bal börek yiyorum. demesini bekliyebilirler.. ama kuran- ı kerim de de belirtildiği üzere güneşin doğuşundan batışına, geceden gündüze bize bir çok kanıt vardır..

bunları söylemek kolay fakat yapmak, uygulamak, hissetmek, yaşamak bir o kadar zor sanırım..

daha güzel bir mana bulabilen beri gelsin :)

saygılarımla...
deus meum que jus


Nisan 06, 2013, 12:55:09 öö
Yanıtla #1
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 155
  • Cinsiyet: Bay

 Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler

Araf suresi.

Ne mutlu yardim eli uzatmanin hazzini hissedene ve ne mutlu yardim edilenin gozundeki sevinci gorebilene.

Saygilarimla.
Memento Mori


Nisan 06, 2013, 01:10:18 öö
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 56
  • Cinsiyet: Bay

İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım. (Yoksa) hapishane nerede, ben nerede? Kimin malını çalmışım?

İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.

Mevlana

saygılarımla.
deus meum que jus


Nisan 06, 2013, 02:02:04 öö
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3116
  • Cinsiyet: Bay

Sözün bittiği andır , Mezarda üzerine toprağın  atıldığı  zaman  . :'(
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Nisan 06, 2013, 02:10:09 öö
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 56
  • Cinsiyet: Bay

virgülün konduğu, sözün başka şekilde devam ettiği andır , Mezarda üzerine toprağın  atıldığı  zaman. demek bence daha doğru sayın nosam33, o yüzden ağlamamak lazım :)

saygılarımla
deus meum que jus


Mayıs 31, 2013, 10:42:54 öö
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

İnsanın varoluşsal amacı nedir sorusuna verilen bir cevap  bulamazsak da ona yakın bir şeyler söylemek mümkündür , elbette burda doğru yöntemi  bulmak hayli önemlidir.Buna öncülük etmiş düşünce akımları ve hakikate yakın fikirlerden elde ettiğimiz  çözümlemeleri kendimize merdiven edebiliriz.

Varlık olarak ispatlanma halimin Oluşla mümkün olduğunu  düşünüyorum, oluş haline gelmek veya olmak beni diğer canlı türlerinden ayırma özelliğini gösterir , oluşla birlikte zaman  ve mekan içinde farklılaşmama  yol veren farkındalık halimin bunda ayrılmaz bir parça teşkil ettiğini söyleyebilirim.
Eğer yaşamın amacını sorgulamaya kalkar isem  birinci ve ikinci doğa arasında diyalektik bağı koparmadan sorgulamam gerektiğini biliyorum.  ;)


Mayıs 31, 2013, 11:00:26 öö
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Üretmenin ve kanaatin verdiği huzuru,hiçbir haz destekleyemez.

Haz/Zevk geçicidir;o an için yaşanır ve biter.Aslında,karşılaştığınız an biter ve kimliğimizde oluşturduğumuz oburluğun yardımıyla yeni hazlar aramaya başlarız.Buluruz,ama oda yetmez;çünkü,bilinçaltı aslında hazzı değil,huzuru beklemektedir.

Üretmek insana huzur verir,elbette kibiri dizginleyebilirsek.Bunun içinde kendimizi tanımamız gerekir.

Kendini tanıyarak üreten ve toplumla paylaşan birey,kalıcı huzuru yakalar ki,buna hiçbir haz yetişemez.


Saygılarımla
Ben"O"yum,"O"ben değil...


Aralık 21, 2018, 01:14:25 öö
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 87
  • Cinsiyet: Bayan

şuan bir köpek balığı egoist olmadan yaşamını sürdürecek kadar bir iştahla nerede duracağını bilerek diğer deniz canlılarını yer ve daha sonra ürer ve nihayetinde ölür.. döngüdeki görevini güzel bir şekilde yerine getirmiştir bir ağaç gibi o da meyvesini vermiş, geri kalan ölü bedeniyle beslenecek olan diğer deniz canlılarına da bir enerji kaynağı olmuştur..
 
 pekala bizde genel olarak yer içer çocuklar dünyaya getirir ve nihayetinde ölürüz, en kötü yaşamayan yani sadece var olan, bu dünyada tek bir dikili ağacı olmayan bir insan bile biyolojik olarak toprağa girince bedeniyle beslenen bakterilere, böceklere bir miktar enerji bırakır o toprak biraz daha bereketlenir döngüye az da olsa bir katkı sağlar.. (hiç bir şey ölmez, her şey yaşar belki de en basit anlamda bu demek)
 
 fakat pramitleri inşa eden, köprüler kuran, uçaklar icat eden, aya çıkan yani diğer canlılardan bu kadar üstün bir türün içinde biz sadece toprağa gübre olmakla yetinmemeliyiz! e=mc2 den daha büyük bir meyve mi bırakacağız? romeo ve juliet'ten daha güzel oyunlar mı yazacağız? tabi ki de büyük ahenge katkıları bakımından biri diğerinden az önemli değil, o halde bizde dönüp kendi içimize dönüp yeteneklerimize irademize gücümüze bakıp, en verimli olabileceğimiz alanda muhteşem eserler vermeli insanlığa muhteşem hisler yaşatmalıyız.. en azından çabalamalıyız (topal karınca..)

sorulabilir; peki çabaladık, edindik, canımızı dişimize taktık, insanlık uğruna saç ağarttık, meyvemizi verdik, toprağa gömüldük... öte yandan diğer arkadaşlarım servetine servet taktı, kulüplere gitti, en güzel içkileri içti, daldan dala zevkten zevke alem yaptı, bir kaçta dişine göre yardım yaptı saygıdeğer oldu.. ben gece gündüz insanlık için ızdırap çektim farkımız ne? yok mudur benim de bir hediyem? diye...

tabi ki en başta söylemem gereken şey, herkesin artık bildiği ama bir türlü erişemediği sır; kendini bilme 'nin gerekli olması..
kendini bildikten sonra, ne istediğine karar verebildiğin, gerçek zevkin gerçek hediyenin ne olduğunu anladığın zaman zaten bu mana insana yetecektir.. o zaman insanlık için bir değer üretmenin verdiği haz dışında hiçbir hediye tatmin etmeyecektir..

evet dünyevi zevklerden başını kaldıramayan da ölecek, insanlık için çalışmaktan başını kaldıramayan da... fakat ister adı cennet cehennem olsun, ister reenkarnasyon olsun, bu dünya da yere, göğe, hayvanlara, denize, kuşlara, nere dönsek görebileceğimiz üzere bu büyük döngüye ne kadar katarsan o kadar alıyorsun.. bunu göremeyen bizlerin işi çok çok zor.. inanmak için peygamberin mucizesini görmek isteyenler gibi bu manayı anlayıp ona göre de yaşamak isteyenler de muhtemelen einstein'ın karşılarına çıkıp; -evet gençler ben çok çalıştım çabaladım insanlığa büyük bir katkıda bulundum ve şuan hepsinin karşılığını alıyorum zevki sefa ediyorum bal börek yiyorum. demesini bekliyebilirler.. ama kuran- ı kerim de de belirtildiği üzere güneşin doğuşundan batışına, geceden gündüze bize bir çok kanıt vardır..

bunları söylemek kolay fakat yapmak, uygulamak, hissetmek, yaşamak bir o kadar zor sanırım..

daha güzel bir mana bulabilen beri gelsin :)

saygılarımla...


Çok haklısınız Sayın Sad. Bu konuda Albert Pike'ın bir sözü geldi aklıma “Kendimiz için yaptıklarımız bizimle birlikte ölür. Dünya ve başkaları için yaptıklarımız ise sonsuza dek yaşar.”  :) Yine bir diğer çok sevdiğim bir sözdür Manly P. Hall' un " Dünyanın anlamının farkına varmadan dünyada yaşamak, kitaplara dokunmadan büyük bir kütüphanede dolaşmaya benzer. " Bu iki özel insandan bü özel sözler bana hep yol göstermiştir. Elimden geldiğince uygulamaya çalışıyorum.   :)

Sevgi, Saygı Ve Selamlarımla.
🌿🌞🌿 Sit Lux Et Lux Fuit 🌿🌞🌿


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
20 Yanıt
11361 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 02, 2011, 01:43:56 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1800 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 06, 2007, 03:24:22 öö
Gönderen: zarathustra
21 Yanıt
8836 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 25, 2007, 11:50:50 ös
Gönderen: Supeluta
7 Yanıt
3816 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 17, 2008, 02:55:39 öö
Gönderen: Isis
2 Yanıt
1663 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 10, 2008, 06:54:37 ös
Gönderen: blossom
0 Yanıt
2304 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 27, 2009, 05:59:30 öö
Gönderen: semih_tatar
74 Yanıt
26268 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 09, 2016, 06:24:18 ös
Gönderen: hyperbolic metamaterial
21 Yanıt
6846 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 04, 2018, 08:53:38 öö
Gönderen: ozgurberkster
1 Yanıt
3163 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 14, 2012, 09:07:57 ös
Gönderen: NOSAM33
5 Yanıt
2180 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 16, 2015, 09:58:46 ös
Gönderen: MEDUSA