Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonlukta "ülkü mabedi (insanlık mabedi) konusu"  (Okunma sayısı 12369 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 10, 2014, 02:26:46 ös
  • Ziyaretçi

Saygıdeğer Forumdaşlarım;
Aklımdaki bir soruyu sizlerle paylaşmak istedim. Masonluktaki ülkü mabedine sözlükten baktığımız zaman karşılığında insanlık mabedi yazıyor. İnsanlık mabedine gittiğimiz zaman ise karşılığı yok. Peki ülkü mabedi deyince ne anlamalıyız?. Ülkü mabedi ne zaman ve nasıl kurulacaktır. Bir masonun ülkü mabedi kurulması için katkısı ne olacaktır.
Bu konuyu biraz daha irdeleyip değerli görüşlerinizi almak istedim.
Çok teşekkür ederim.
Sevgi ve saygılarımla...


Mart 11, 2014, 07:21:11 öö
Yanıtla #1
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Bir yanlıştır, eksiktir, insanlık halidir, olabilir diye düşünmekle birlikte bakmaktan geri kalmadım.

Şöyle yazılmış:

İnsanlık Mabedi
Masonluğun evrensel amaç ve ülküsünün tasarımsal simgesi.
Eş anlama gelmek üzere “Ülkü Mabedi” terimi de kullanılır.

Konuyu irdeleme olanağı buluruz ama önce bu tanımın var olduğunda uyuşalım.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mart 11, 2014, 08:29:16 öö
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Sayın ADAM;
Belirttiğiniz karşılık sözlükte var bu konuda hemfikiriz. Tanım şu şekilde 'Masonluğun evrensel amaç ve ülküsünün tasarımsal simgesi.' Bu açıklama bir harici için pek açık değil bunu nasıl yorumlamak gerekiyor? Yani masonlar bu Ülkü mabedini nasıl kurmayı hedefliyor veya Ülkü mabedi kurulunca ne olacak ne hedefleniyor? Bu konuyu özellikle merak ediyorum. Okuduğum kitaplarda da  sadece kavramsal olarak üzerinden geçiliyor. Ama detay verilmiyor.
Katkılarınız için teşekkür ederim.
Sevgi ve saygılarımla...


Mart 11, 2014, 09:17:55 öö
Yanıtla #3
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Soruya şöyle yanıt verilebilir:

Bu terimin, Masonluğun evrensel amaç ve ülküsünün simgesi olduğu söyleniyor.

Demek Masonluğiun evrensel amacının ne olduğuna bakmak gerek.  Bu konuyu bu sitenin arşivinde bulmak olanaklı. Konu evrensel amaçla bitmeyip, biraz daha ayrıntıya uzanabilir. Site arşivinde bu konuda bol bilgi var. Önce onlar incelenmeli.  Dahası gerekiyorsa orada, istenirse burada tartışılabilir.

Kitaplardan söz edilince de sorulması gereken bir soru var: Hangi kitaplar?... Çünkü bazı kitaplarnda bu konuda pek ayrıntılı anlatımlar bulunduğu da biliniyor.

 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mart 11, 2014, 10:26:51 öö
Yanıtla #4
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Öncelikle bu konuyu, şu vereceğim linkte yazılanları okumaya başlayarak irdelemeye girişelim: http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=9954.msg65488#msg65488

Burada Sn. ADAM, "insanlık mabedinin" inşasında bilim ve teknolojinin önemini vurgulamış. Yüzde yüz hemfikir olduğumu belirtmem gerek.

Şimdi de bu konuyla direk ilintili olarak "Masonlukta umut kavramı" konu başlığı altında yazdığım bir mesajı buraya kopyalıyorum:

------------------------------

Ülkü Mabedi'nin tesisi sadece tüm insanların ışığı bulmuş, aydınlanmış bireyler olması mıdır, yoksa bunun beraberinde getireceği bir takım sosyal/toplumsal/coğrafi/siyasi/ekonomik yapılanmalar da olacak mıdır?

Bana göre olacaktır... Lakin bu kısa bir sürede bir anda ortaya çıkacak da değildir. Bunun bir takvimi ve kilometre taşları vardır. Benim kişisel düşünceme göre bu kilometre taşları, insanlık tarihinde çığır açacak yeni "uzun dalgalar"dır. Bilmeyenler için Uzun Dalga'yı tanımlayalım. Uzun Dalga: Belli dönemlerde ortaya çıkan teknoloji içerikli paradigma değişikliklerinin, hem ekonomi (talep, kâr, yatırım ve istihdam) hem de  farklı sektörler üzerinde yarattığı uzun dönemli (yarım yüzyıl) kökten etkilerin olması durumudur. Bu tanım konuya sadece ekonomi yönünden bakmakta ancak kuşkusuz uzun dalgaların etkileri sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal/toplumsal/coğrafi/siyasi etkiler de doğurmaktadır.

İşte bu nedenle benim kişisel düşünceme göre makro anlamda umut, ülkü mabedinin tesis edilmesi iken, mikro anlamda umut kademeli olarak ortaya çıkacak ve belli bir takvime bağlı uzun dalgaların gerçekleşmesidir. Çünkü ancak bu uzun dalgalar sayesinde ülkü mabedinin tesisi gelecekte söz konusu olabilir. Uzun dalgalara yol açacak her bir bilimsel ve teknolojik yenilik mikro anlamda umut etmemiz gereken hususlardır.

Bunları ben 3 gruba ayırıyorum:

1. Yapay zeka, yapay iradedeki bilimsel gelişmeler
2. Uzay çalışmaları, füzyon, yeni itki motorları, kuantum fiziğindeki gelişmeler
3. Gen araştırmaları ve hücresel tedaviler konularındaki gelişmeler

Bu yolda yapılacak her tür çalışma, sarf edilecek efor, ulaşılacak çıktı umutlarımızı sıcak tutar. Ülkelerin, dogmaların, savaşların, fakirliğin olmadığı bir dünya ancak yeni uzun dalgalar sayesinde tesis edilebilir. Bu bizim yaşam süremiz içerisinde gerçekleşmeyecek ama şu andaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler bile, bizden sonraki jenerasyonların bu ulu amaca ulaşmaları için bizlere umut vermekte olan kilometre taşlarıdır. Benim için umudun anlamı budur.
Live long and prosper.


Mart 11, 2014, 11:10:39 öö
Yanıtla #5
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Şimdi de kısaca tarihteki teknolojik devrimlerin, insanlığın gelişimini nasıl etkilediğine bakalım.

Her ne kadar Uzun Dalgaların ilkinin 18. yy'da ortaya çıktığı söylenmekte ise de, aslında Neolitik Çağ'da ortaya çıkmış öyle bir teknolojik atılım vardır ki, insanlığın bugünlere gelmesine büyük katkıda bulunmuştur desek yanlış söylemiş olmayız.

Bu teknolojik devrim Tarımın keşfedilmesidir. Neden çok önemlidir? Şu nedenlerle çok önemlidir:

1. O günlerde birçok toplumda var olan ve Tanrılara adak adama/ kurban verme gibi batıl ve dini uygulamalar gibi gözükse de, aslında bir tür nüfus kontrolü ve yiyecek stoklarının nüfusa yeterli gelmesi için uygulanan toplu kurban verme ve öldürülen kurbanların etinden de protein olarak yararlanılması amacıyla etlerinin halkın et stokuna eklenmesi, yani "YAMYAMLIK" uygulamalarının sonunu getirmiştir.

2. İlk iş gücü ve askeri amaçlı kölelik uygulamasına geçişi sağlamıştır.

3. Artan nüfusun gıda ihtiyacı hızlı bir şekilde sağlanmaya başlanmıştır.

4. Yerleşik düzene geçişe neden olmuştur.

Yerleşik düzene geçiş ise, sırasıyla; Şehirlerin kurulması ==> Mülkiyet kavramının ortaya çıkması ==> Hukuk kavramının oluşması  ==> Sanat dallarının ortaya çıkması ==> Organize Din kavramının ortaya çıkması ==>  Bilimin temellerinin atılması  ==> Teknik icatların ortaya çıkması

ile sonuçlanmıştır.

İşte bu tür değişikliklere paradigma değişikliği diyoruz.

Daha sonra 17. yy'a gelene kadar irili ufaklı teknolojik atılımlar elbetteki yaşanmıştır, hatta bunların insanlık medeniyetinin gelişimindeki rolleri de çok büyüktür. Örneğin; ateşin kontrolü ==> Bronz döküm ==> Seramik yapımı ==> Demirin kullanımı ==> Topçuluk ve barut ==> Pulluk ve saban ==> Gemicilik, vb...............

Ancak paradigma değişikliklerine yol açacak düzeyde atılımlar ancak 18. yy'da gerçekleşmeye başlamıştır. Bunlara bakacak olursak (lütfen aşağıdaki linke tıklayın):

https://www.dropbox.com/s/bcbop6ial09wnm2/ScreenHunter_20%20Mar.%2011%2010.56.jpg



Dikkat ederseniz halen beşinci uzun dalga aşamasını yaşamaktayız. Ve yine dikkat ederseniz enerji sistemleri sürekli bir değişim halindedir. Sırasıyla; Su gücü, buhar gücü, elektrik, petrol, gaz/petrol... Bir sonraki uzun dalgada acaba enerji sistemleri neyin üzerine kurulu olmalıdır?

Bu bir Medeniyet oyunudur... Evet aynen Civilization bilgisayar oyunu var ya, oynayanlarınız vardır elbet, onun ta kendisidir.

Şimdi yapılması gereken şey yukarıdaki tabloda sıralanan uzun dalgalara yenilerinin eklenmesi, ve bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak dogmalardan ve bağnazlıktan sıyrılmış, aydın bir toplumun yaratılmasıdır.

Yüce Önderimizin şu sözleriyle bitireyim bu mesajımı:

------------------------------

Nutuk'tan alıntıdır:

Lozan Barış Konferansı ve Saltanatın kaldırılmasına ilişkin gelişmeler, Hilafet meselesi

Hilafet konusunda halkın şüphe ve endişesini gidermek için yaptığım açıklamalar

Efendiler, İngiliz tarihçilerinden Wells, iki yıl önce yayınlanan bir tarih yazdı. Eserinin son sayfaları «Dünya tarihinin gelecekteki safhası» başlığı altında bazı düşünce ve görüşleri içine almaktadır. Bu görüşlerin yönelmiş olduğu hedef «Un gouvernement fédéral mondial» yani «birleşik bir dünya devleti» dir.

Wells, bu bölümde, birleşik bir dünya devletinin nasıl kurulabileceğini ve böyle bir devletin önemli ayırıcı özellikleri ile ilgili tasavvurlarını belirtiyor; adaletin ve tek bir kanunun hâkimiyeti altında dünyamızın ne durumda bulunacağını tahayyül ediyor.

Wells, «bütün hâkimiyetler tek bir hâkimiyet içinde eritilmezse, milliyetlerin üstünde bir kuvvet meydana çıkmazsa, dünya mahvolacaktır» diyor ve «gerçek devlet, çağdaş hayat şartlarının bir zaruret haline getirdiği birleşik dünya devletinden başka birşey olamaz»; «hiç şüphe yoktur ki, insanlar kendi icatları altında ezilmek istemezlerse er geç birleşmeye mecbur olacaklardır» görüşünü ileri sürüyor.

«İnsanlığın dayanışması ile ilgili büyük hayallerin sonunda gerçekleşmesi için ne yapmak ve neyin önüne geçmek gerekeceğinin doğru olarak bilinmediği» ve «saldırgan bir dış siyaset geleneğine sahip olan devletlerin, birleşik bir dünya devleti tarafından güçlükle temsil edilebileceği» de bildiriliyor. Wells’in «Avrupa ve Asya’nın felâketleri ve ortak ihtiyaçları, belki dünyanın bu iki parçasındaki milletlerin bir dereceye kadar birleşmesine yardım edecektir», «olabilir ki, dünya ölçüsünde bir birleşmeye gidilmeden önce, bir sıra bölgesel birleşmeler yapılabilir» şeklindeki düşüncelerini de kaydedeyim.

Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, Müslümanlığı, Budizmi bir yana bırakarak basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş saf ve lekesiz bir dünya dininin kurulması ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren «birleşik bir dünya devleti» kurma hayalinin tatlı olduğunu inkâr edecek değiliz."

------------------------------

BUDUR...
« Son Düzenleme: Mart 11, 2014, 11:19:21 öö Gönderen: Spock »
Live long and prosper.


Mart 12, 2014, 07:09:19 öö
Yanıtla #6
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Spock'un kendine özgü ilginç irdelemesi çok güzel ama sanırım Masonluktaki Ülkü Mabedi ya da İnsanlık Mabedi kavramından biraz uzaklaşmış.

O simgesel terimin anlamını "Masonluğun Amaçları" başlığı altında bu Forumun ilgili bölümlerinde ya da Masonluğu tanıtmak üzere yayınlanmış kitaplarda bulabiliriz.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Temmuz 01, 2014, 05:50:52 ös
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 244
  • Cinsiyet: Bay

    Birkaç ay geçmiş ama yine de yazalım ve soralım istedim. Belki üzerine yine kelam edenler olur.

    Ben Sayın Spock'un konudan uzaklaştığını düşünmüyorum. Masonlukta Ülkü Mabedini güzel özetlemiş ve bizim gibi konudan bihaber olanları aydınlatmış. Nutuktan alıntısında da Ülkü Mabedi kurmanın amacını vermiş kanısındayım.

    Keşke bu yazıyı foruma ilk girdiğimde okusaydım. Daha Masonluğun ülküsünü bilmeden Masonluk nedir öğrenmeye kalkıştım. Hata etmişim.
   
    Verdiğiniz linkte Sayın Adam'ın yazısı çok hoş. Önlüksüz Masonlardan bahsediyor. Belki Mason olmaya çok hevesli değerli forum üyeleri bu görevi de değerlendirmezler mi? Yoksa Mason mu olmak lazım illa dünyayı daha güzel bir yer yapmak için? Tamda bu noktada hareket etmeden önce düşünmek lazım. Biz yaşadığımız dünyayı daha iyi bir yer yapmak ve insanlığı aydınlatmak için hangi görevleri edineceğiz?


Temmuz 01, 2014, 09:58:30 ös
Yanıtla #8
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Ersin Baltalı çok güzel bir soru üretmiş:

Hangi görevler?

Ancak böyle sorunca, sanki bir"görevler listesi" varmış da, içinden seçm yapacağız gib bir izlenim edinilebilir.

Bunun yerine "nasıl görevler" diye sorsa, daha doğru olmaz mı?

Hem başka arayışlardan önce, soruyu Sayın Ersin Baltalı'ya geri yönlendirelim: O (kendisi) ne diyor?
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Temmuz 02, 2014, 10:41:14 öö
Yanıtla #9
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 244
  • Cinsiyet: Bay

     Görevler listesi tutulmayacaktır elbet ama muhakkak adım adım görevler çıkacaktır.

     Nasıl görevler olduğunu bile anlamak için nereden başlayacağımızı bilmek lazım. Kendimizi tanımak ilk başlangıç noktamız olacaktır. Neler yapabiliriz bunu bilmek lazım. Benim hocam bana hep donanımını arttır derdi. Kendimize kabiliyetler kazandırmamız lazım.

     Kendimizi tanımadan yola çıkmak anlamsız olur. Üstüne söz söylemekte.

     


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
9 Yanıt
18244 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 16, 2011, 11:16:33 ös
Gönderen: AMON RA
36 Yanıt
19096 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 23, 2012, 10:20:17 öö
Gönderen: Masor1976
49 Yanıt
22251 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 29, 2014, 11:29:47 öö
Gönderen: ABCDEF
15 Yanıt
9699 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 07, 2015, 01:28:57 ös
Gönderen: _SplendouR_
8 Yanıt
7767 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 09, 2018, 12:28:29 öö
Gönderen: Tık-Tik-Tak
0 Yanıt
3581 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2010, 02:58:20 ös
Gönderen: karahan
11 Yanıt
10142 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2014, 04:25:08 öö
Gönderen: resurrected
15 Yanıt
5754 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 27, 2014, 09:01:21 ös
Gönderen: ilkinbalta
35 Yanıt
12837 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 27, 2014, 07:53:10 ös
Gönderen: ilkinbalta
10 Yanıt
3930 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 27, 2014, 06:25:26 ös
Gönderen: KAM