Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Bilim Nedir?  (Okunma sayısı 5952 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Haziran 09, 2014, 01:52:46 ös
Yanıtla #20
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Ben sn.adam'ın bu sorusunu bir alıntı yazı aktararak cevap olmasını umuyorum.Soruyu aslında birazda değiştirerek genişletmek istiyorum.İnsanoğlu hangi zaman diliminde daha mutlu idi? bilimin gelişmediği dönemdemi ?yoksa bilimin herşeyi hallettiği şu anki zaman dilimindemi? herkesin ve hepimizin elbet verecek cevabımız var,her ne kadar bilimin ve teknolojinin geldiği şu son nokta insanoğlunun hayatını kolaylaştırdığını iddia etsede(ben çok inanmıyorum)aslında o kolaylık insanları daha fazla tembelliğe itmiştir.İnsanoğlu toprağı unutmuştur,hayvanı ve ondan faydalanmayı unutmuştur gibi bir sürür yerinde örnek verebiliriz.Ben sözü uzatmadan alıntımın önce linkini sonrada yazının tamamını vereceğim.Umarım sn.adam'ın sorusuna iyi bir mecra olur gidişatı.

karahan
http://www.risalehaber.com/bilimin-bilimselliginin-eksik-yanlis-ve-zararlari-16074yy.htm

Soru şu: "Bilimsel Bilim'in felsefesini, varlık ve bilgi  anlayışını (ontoloji ve epistomolojisini) ve buradan kaynaklanan metafizik inanç ve hurafelerini kabul etmiyorsun ama 'Bilimselliği'ne, yani eşyayı incelerken kullandığı Bilimsel Yöntem ve Kriterlerine niye karşısın? Bilim'in ateist - materyalist felsefesini ve diğer yanlış ve eksiklerini alma tamam ama Bilimsel Yöntemini al!"

Cevap: Amerika'ya tekrar keşfetmeye gerek yok; Bilim'in şu ana kadar elde ettiği gözlem - deney - ölçüm sonuçlarını ve bunun teknolojiye uyarlanmasını alırız, fakat Bilimsellik Kriterleri ve Bilimsel Yöntemlerine ihtiyacımız yok, almayız. Çünkü eksik ve yanlışları var; çünkü bu Bilimsel Yöntem ve Kriterleri de, batıl felsefe ve paradigmalarının bir sonucu. Bu yanlış felsefe / inançları ve buna göre şekillenen yöntemlerinin eksik ve yanlışlarının sonucu olarak; şimdiye kadar insan ve diğer canlı türlerinin (hayvan, bitki vd.) çoğunluğuna 100 faydası olacakken, sadece insan türünün (o da parası olan küçük bir kesimine) verdiği 5 faydayla; sanki tüm insanlığa hizmet ettiğine ve büyük atılımlar yaptırdığına bizi inandırıyor! Yani mevcut Bilim’in ateist – materyalist felsefesi gibi, bu felsefeden doğan “Bilimsellik” felsefesi de terkedilmeli…

Atom bombası ve diğer çeşit bombaların keşif ve kullanımı ve bunun sonucunda 2 Dünya Savaşlarında ölen insan sayısının, tüm dünya tarihindeki savaşlarda ölen insan sayısından çok daha fazla olması; diğer yandan sömürgeci ve ırkçı–milliyetçi anlayış ve politikalara bırakın engel olmak, (Darwin Teorisi gibi teorileriyle) meşruiyet / onay mekanizması sağlaması; yani dünyadaki savaş–çatışmaları “doğal ayıklanma  / elenme ve adaptasyon” süreciymiş gibi gösterip, doğallaştırması ve normâlize etmesi gibi insan nesli ve ahlâki değerlerine verdiği zarardan sarfı nazar, belki 50 yıl sonra; "küresel ısınma, ozondaki delik, içilebilir su kaynaklarının azalması, toprağın ölmesi" gibi, gittikçe telâfisi imkânsızlâşan ekolojik zarar ve felaketlerin sayısı - alanı ve şiddeti arttıkça, yani Dünya ve yaşam formları tükendikçe, Bilimsel Bilim’in insanlığa (ve diğer türlere) zararının, faydasından kat be kat fazla olduğu daha bir netleşecek!...

Yani ileride başka gezegenlere taşınmak zorunda kalınıpta, örneğin Mars'a taşınacak kadar Bilim - Teknoloji gelişirse, bunun için Bilim'e minnettar olmak yerine; dünyamızı niye yaşanmaz hâle getirdiğini, ayrıca buna niçin seyirci kaldığını düşünmek çok daha sağlıklı olur! Mes'elâ; üretim - tüketim çarklarının durmaksızın dönmesiyle çalışabilen "kapitalizm" yerine; dünyayı üretim ve tüketim çöplüğüne dönüştürmeyecek ve tüketmeyecek, insanı her gün 10 - 12 saat çalışma mecburiyetinde bırakmayacak başka ekonomi alternatiflerini niye araştırmadığını veya üretmediğini veya sakladığını sormak çok daha yerinde olur!...

Çamaşır–bulaşık için 10 çeşit kimyasal; yoğurt–çikolata bozulmasın diye 20 çeşit katkı maddesi; meyve kurtlanmayıp, iri olsun ve çabuk büyüsün diye 50 çeşit tarım ilâcı / hormon kullanan; hareket edemeyeceği kadar daracık mekânlara sıkıştırıp, hiç güneş yüzü göstermeden, sun'î ve ilâçlı yemlerle beslediği zavallı tavuk, inek gibi hayvanları iliğine kadar sömüren!... Mide çeperi biraz daha yağ bağlasın diye televizyonu uzaktan kumandayla kontrol eden günümüz insanına, bütün bunlar bugün için mecburî ve normâl gelebilir ve ilerleme olarak görülebilir! Bütün bunlara mecbur olup olmadığımız ayrı konu; mecbur olduklarımız için de, "bizi kim ve niçin bu zorunlu duruma düşürdü?", ayrıca araştırılması gereken bir soru!

Böyle giderse yakın bir gelecekte “otomobil kullanmak” gibi nisbeten zararsız ve mecburî ve normâl görünen fiiller bile, “uzun zaman - mekâna yayılmış cinayet” kategorisinde suç olarak kabul edilecektir. [Ümit ŞİMŞEK abinin tespitiyle konunun bir de şu yönü var: "Otomobil bize zaman - emek kazandırıyor gibi gözüküyor ama o otomobili almak için harcamış olduğumuz zaman - emekle (ben bir de buna, arabanın bakım - onarım - servisinde harcanan zaman - emeği ekliyorum) bir karşılaştırma yaptık mı?!"]

“Eğer bunlar suçsa, bunun sebebi Bilim değil, Bilim’in yanlış kullanımı” iddiası da geçersiz. Çünkü Bilim zaten insan ve içinde yaşadığı dünya ve diğer canlıların ortak menfaat ve saadeti için kurulmamış; şu ânda da böyle bir amacı yok! Zaten ateist ve materyalist, natüralist ve determinist olan ve hiçbir şeyi kutsal kabul etmeyen, hatta gerçek kutsalları bile insan ürünü olarak gören Bilim’den; insana yaptırımı olan, yani insanın kendisini "isteyerek veya istemeyerek uymak zorunda hissedeceği" ahlâk kaideleri ve manevî polisler çıkartmasını bekleyemezsiniz! Günümüzde durum nasıl bilmiyorum ama; teflon, internet, cep telefonu, bilgisayar vs. gibi hayatımızda olan teknolojik aletlerin çoğu "savunma ve savaş"(!) amacıyla yapılan araştırmaların sonucu veya yan ürünüdür! Asker veya devletten, bilmem kaç yıl sonra halkın arzına sunulmuştur ve sunuluyor...

Kapitalizm'in bir açıdan sebebi, başka açıdan sonucu olan Bilimsel Bilim’in, şimdiki ve gelecekteki insanoğlu ve diğer canlı – cansızlara olası kâr – zararını hesapladığını, ona göre hareket ettiğini düşünmek, buna göre ahlâkî ve uzun vadeli kıstaslarla kendini sınırlandırdığını zannetmek, saflık derecesinde aşırı iyimserlik gibi gözüküyor. Büyük bilimsel çalışma ve Ar&Ge'lerin sadece zengin devlet ve şirketler eliyle yapılabildiği ve bunun en birinci nedenlerinden birisi; "kâr, kuvvet, savunma, savaş", yani "iktidar ve menfaat" olduğu düşünülürse; böyle bir amaç ve insan tipinin ürünü ve aleti olan Bilimsel Bilim’inbir an önce terkedilip; artık Kâinat Kitabındaki Âyetlerin bir ân önce doğru telâffuz edilmesi ve tercüme ve anlamlarının doğru yapılması, yani İslâmî Bilim’e geçilmesi zarureti daha bir anlaşılır!...

Dünyadan bugün silinmiş bazı yaşam türleri gibi; meselâ bir nükleer savaş veya kaza sonucu insanlığın çoğu veya tamamı yeryüzünden silinirse; bunun faturası da, freni olmayan Bilimsel Bilim’e ve onun otokontrolsüz (veya iktidar - menfaat - kâr kontrolünde) ve denetimsiz teknolojik ilerlemelerine kesilmeli! Evet teknoloji insanlığın asgarî bir kesiminin hayatını kolaylaştırıyor ve kısa vadede faydalı ama bunun ekoloji ve diğer tür ve gelecek nesillere (biyosfer, atmosfer vs.) toplam mâliyeti henüz hesaplanmış değil. Kâr–zarar hesabı şimdi bile yapılsa, zarar hanesinin çok kabarık, hatta faydasını geçtiği görülecektir! Mes'elâ sadece dinamit ve bombanın (buna atom ve kimyasal silâhlar da dahil) keşfiyle, son 150 -200 yılda, Bomba Felsefesinin suçlu suçsuz ayrımı yapmayan toplu katliâmlarıyla ölen insan sayısı, dünya tarihinde o güne kadar olan savaşlarda ölen insan sayısından çok daha fazla!

Bilim belli coğrafya veya toplumlarda, özellikle alım gücü olanların yaşam süresi ve kalitesini arttırmıştır ama bunun mâliyeti; başka yerlerde toplu ölümler, nesli tükenmiş veya azalmış türler, bozulan veya daralan yaşam alanları; yani kan, sömürü ve gözyaşı olmuştur! Yani kısa vadede azınlığın faydası, uzun vadede çoğunluğun zararıyla ödenmiş ve ödenmektedir! Bilim’in şu âna kadar detaylı bir şekilde “fayda – zarar analizi” yapılmamış, “getirdikleri – götürdükleri ve götürecekleri” hesaplanmamış; bilâkis hep faydasına, o da insanlığın küçük bir kesimine olan faydasına dikkat çekilmiştir!

İslâmî Bilim ise, insanlığın ve diğer canlı - cansızların ekserisine olan fayda ve saadeti kabul eder. Eskiden insan 3 – 5 şeye muhtaç ve bununla hayatını idame edebilirken; şimdiki Bilim 100 tane yeni sun'î ihtiyaç veya sun'î zorunluluklar doğuruyor! İnsanın bunları elde etmeye ve her gün artan yeni ürünlere yetişmeye, emek ve zamanı yetmediği için; aslında mevcut Bilim (ve sebep -  sonucu  olan medeniyet, kapitalizm, kültür) insanlığın ekserisini zenginleştirmiyor ve hayatını kolaylaştırmıyor ve zaman - emekten tasarrruf sağlamıyor; aksine insanları fakirleştiriyor, yaşamı zorlaştırıyor, zaman – emeğinden çalıyor; öyle ki ailenin kadın erkek, çoluk çocuk tüm fertlerini, yılın neredeyse tamamında sabahtan akşama kadar çalışmak zorunda bırakıyor! (Ufacık bebekler bile sabah erkenden kreş mesaisine gidiyor!)
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Haziran 09, 2014, 02:31:10 ös
Yanıtla #21
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3082
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ADAM affına sığınarak konudan çekiliyorum. Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Haziran 09, 2014, 03:47:14 ös
Yanıtla #22
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

TEKNOLOJÄ°NÄ°N ZARARLARI


Güzel bir animasyon izlemek gerek.

karahan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Haziran 09, 2014, 07:05:59 ös
Yanıtla #23
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Bilim ne dinsiz, ne materyalist, ne bilmem nedir.
Ben öğrenme merakı olduğunu düşünerek bir yanıt verecektim ama konu alakasız yerlere gitti.

Ben beklerdim ki birisinin alıntı yazısı ve onun görüşleri yerine ne denmek isteniyorsa açıkça söylensin.
Başkalarının görüşlerinin arkasına sığınılmasın.
Bu yazı buraya kasıtlı getirildi herhalde ki pozitif bilimler okumamış Said Nursi'nin adının geçtiği bir yazının bu tartışmaya karıştırlması hiç etik değil.

Modern bilimin kökleri evet batıdır ama doğa bilimleri ve felsefesi seküler anlamda Anadolu'da Milet'tir. Diğer uygarlıkları şimdilik bir kenara bırakırsak günümüzdeki jeomorfolojinin temel ilkelerine yakın görüşler üretmiş olağanüstü açıklamalar yapmış memleketlimiz Strabon'u ne yapacağız?

Bilimi manaya, sezgiye ve sadece İslami bilime  indirgemek ne anlama geliyor?

Bilim evrenseldir. Bilim tarafsızdır. Bilim insanlık içindir. Bunu anlayamayanlar kendi karanlıklarında mutlu bir şekilde yaşayabilirler veya zor olsa da aydınlanmayı isteyebilirler. Belki biraz da Fuat Sezgin okumalılar.





« Son Düzenleme: Haziran 09, 2014, 07:22:20 ös Gönderen: asimov »
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Haziran 09, 2014, 07:37:56 ös
Yanıtla #24
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1828

Bence konunun basligi ve ADAM arkadasin konuyu acarken cizdigi cerceveden ayriliyoruz.

Biz burda bilimin ne oldugunu , hangi kriterlere göre degerlendirilmesi gerektigi, bilimin "ilim"olup olmadigini ve bütün bunblarin Masonlukla iliskilerini konustugumuzu saniyordum.

Yoksa" Afrika´da milyonlarca insan acindan ölürken gelismis ülkelerde bazi bilimsel projelere milyarlarca dolar harcanmasi dogrumudur" gibi ahlaki bir soru sanirim konu basligimizi asmaktadir.

Bu soruya, bilim bugün kime hizmet ediyor, kapitalist sömürü düzeninde bilim nasil bir rol oynuyor........... gibi bir cok soru sorulabilirki bunlar baska bir baslik altinda tartisilsa daha iyi olmazmi????????


Haziran 10, 2014, 02:07:38 öö
Yanıtla #25
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Forumun tartışma uslubu tartisma icin değil, yazan kişi üzerinden değerlendirilmelidir .her yazida ve yazimda art niyet aramak,niyet okumaya çalışmak, konu dışına sapma tezini one sürmek, tarismayi tek mecradan surdurmeye kalkmak farkli bir sey soyleyenede polemik yapmakla suçlamak artık forumun vazgecilmezi oldu.Sansliyimki bir arkadas haficinde cekiliyorum diyen olmadı. Bilim bugünkü dünyada kullanıldığı hali ile her ne kadar insanoglunun yararina diye tanitilsada, öncelikle dogaya verdigi tahribat sonrada canli yasamin yasam kalitesini kolaylastirma soylemi ile canli yasama verdiği zarar tartisilmadan ve anlasilamadan sn.adam bunu masonluk ile alakali bölümdeki anlatimini yapmasinin bir anlami olacakmi?insanogluna ve canli yasama zarar veren bir bilimi masonluk ile yanyana getirmek o kadar kolay olmamalivdir.derdim konu saptirmak ve polemik degildir hic bir arkadasim icin bu kelimeleri bu kadar ucuz sarfetmedim bu forumda. Sokaklarda birsürü yavru kedi olusu var rastlamissinizdir hepiniz bilim ve teknoloji deki bu trend paralelindeki insan yaşamının yaygarasi diger canlilara yasam hakki bile vermiyor. Bu sozumden bilimi sucladigimi dusunme   gafletine girilmesin ,ozetle bilim ve teknojide ilerledikce yasam alanlarimiz daraliyor ve bitiyor, bircok insan o yuzdendirki  kendini issiz dogaya birakil huzur ariyor.ileflerken bitiyormuyuz anlamaya calistigimda meramimda budur ve buydu.Konu ile alakali dahada mecbjr hissetmedikce bu uslupsuzluk icefisinde yazmayacagim.Farkli dusunmeye polemik, alinti yapmaya fikirsizlik, Alintilanan yerin kimligine gore tavir alinmak ve cevap yazmak,hos olmuyor.

karahan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Haziran 10, 2014, 06:18:36 öö
Yanıtla #26
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Kopyalanan yazı sadece bilim ve teknoloji insanoğlu tarafından nasıl kullanılıyor tezini savunmuyor aynı zamanda modern bilimin yerine islami bilim getirilmeli saçmalığını savunuyor.

Kaç tane din ve inanç varsa o kadar bilim mi olacak?

İşte bu nedenle bilim evrensel. Japon'da inançlı ama bu bilim hristiyan veya materyalist demiyor. Bizim dinciler takmış bu konuya.

İmam Gazali'nin olumsuz felsefi etkisi sonrası hangi İslami bilimden bahsedebiliriz?  Her şey zaten 8-11. yüzyıl arasında ooup bitmiş. Sonrası İslam için tam bir karanlık çağ. Hala da öyle. Yazar bunu sorgulayamıyor.

Bilim herhangi bir dinsel inanç ile eşdeğer tutulamaz. Biilim tarihi batı insanının bakış açısı ile yazılmıştır doğru ancak Sizde İslam Bilim Tarihi konusunda en önemli araştırmacılardan  Fuat Sezgin'i okuyarak görüşlerini buraya taşıyabilirsiniz. Ayet ve hadisleri değil.

O zaman belki biraz biim tarihi yapmış oluruz. Bilimsel kalabilerek..
« Son Düzenleme: Haziran 10, 2014, 06:22:18 öö Gönderen: asimov »
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Haziran 10, 2014, 08:09:44 öö
Yanıtla #27
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Bu başlık altında çok güzel katkılar oldu.

Başlığın altındaki paylaşımlar, açılma amacını katlayarak aştı.

Sapmalar olduysa ve olmaktaysa da bunları özsellikle buradan kaldırmadık. Çünkü o sapmaları da bilim yönünden  değerlendirmek yararlı olabilir. Her birini ayrı ayrı ele alarak inceleyebiliriz.

Ona geçmeden önce, katılımcılarımızdan Sayın NOSAM33’ün çekilmesinin açıkça belirtmediği olası neden üzerinde duralım. Bu konu Sayın Waldow için de geçerli.

Burada konunun kişileştirilmesi, bireysel saldırı yok. Böyle düşünen, böyle sanan çok insan var.

Bu konu “ilim” ile “bilim” in ayrı anlamlara geldiğidir.

Peki, madem öyledir, bu ayrı anlamlara gelen iki sözcüğün İngilizcedeki, Fransızcadaki, Almancadaki, Rumcadaki, Arapçadaki, özetle diğer dillerdeki karşılıkları nedir. Onlarda da böyle iki anlamı karşılayan iki ayrı sözcük var mı?

Ben bulamadım.

Demek ki sadece bizim ülkede böyle bir ayırım yapılıyor. Özellikle İslâmcı kesin İlahiyatı ilim, pozitif bilimleri bilim olarak alıyor. Kimileri İslâmcı olmamak adına, Tarih gibi pozitif olmayan yani deneye gelmeyen bilimleri de ilimden sayıyor.

Abdülhak Adnan Adıvar’ın 1944 yılında yayınlanmış “Tarih boyunca İlim ve Din” adlı ünlü iki ciltlik yapıtı, bu bağlamda çok güzel bir örnektir. Sahaflarda bulanın, alıp, dilinin çok ağdalı olmasına karşın okumasını öneririm. Aynı yapıt sonradan tek cilt olarak “Bilim ve Din” adı altında da yayınlandı.

Bu neyi gösterir biliyor musunuz: Türk dilinde 1940’lı yılların öncesinde “bilim” diye bir sözcük yoktu. Sadece “ilim” vardı. Sonra onun yerine Türkçe köklü “bilim” geçti ve Arapçadan dönüştürülmüş “iim” sözcüğünün terk edilmesine başlandı.

Hangi alanda?... Gerek pozitif bilimler gerekse Türk dili alanında.

Fakat günümüzde bile Arapça kökenli o eski ağdalı dile meraklı ve özenli olanlar da yok değil.

Bu da sadece bir İslâmcılıktan ileri geliyor.

Acaba İslâm dininin özgün dili Arapça olmasaydı durum nasıl olacaktı?

Amerikalı Müslümanlar bazı Arapça terimleri hiç değiştirmeden ama kendi dilleri elverdiğince kullanırken, gerek Kuran’ın değerlendirilmesinde gerek diğer dinsel konularında kendilerine özgü dillerini hiç yozlaştırmadan kullanıyor. Arapça konuşmayan diğer ülkelerdeki Müslümanlar da öyle. Fakat yurdumuzda bu bağlamda sistematik bir özentinin yaygınlaştırılmasına çalışılıyor.

İşte bunun etkisi altında kalanlar da biri “ilim” diğeri “bilim” diye iki ayrı terim yerleştiriyorlar kafalarına.

Böyle yapılınca da, o İslâm dünyasında ne yazık ki artık bilim diye bir şeyin olmadığının, bunun 12. yüzyılda Avrupa’da Rönesans başlandıktan önce yitirildiğinin farkında bile değiller.

Sayın asimov’un bir eksiği var.

Batı’nın bugünkü bilimi Doğu’da, İslâm dünyasında doğmuş, oradan Batı’ya gelmiştir:

EX ORIENTE LUX.

Fakat sonra ne olmuştur?

EX OCCIDENTE EST.

İlim ile bilimin farkı da işte bu kafa yapısında.
 



ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Haziran 10, 2014, 08:26:33 öö
Yanıtla #28
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Bilim bugünkü dünyada kullanıldığı hali ile her ne kadar insanoglunun yararina diye tanitilsada, öncelikle dogaya verdigi tahribat sonrada canli yasamin yasam kalitesini kolaylastirma soylemi ile canli yasama verdiği zarar tartisilmadan ve anlasilamadan sn.adam bunu masonluk ile alakali bölümdeki anlatimini yapmasinin bir anlami olacakmi?insanogluna ve canli yasama zarar veren bir bilimi masonluk ile yanyana getirmek o kadar kolay olmamalivdir.

Önce benim sonra da Sn. ADAM'ın sormuş olduğu "bilimin olumsuzluğu/zararı var mıdır?" sorusuna bu yanıtın gelmesini bekliyordum. Çünkü burada geliştirilmesi gereken karşıt görüş, aynen Resurrected Kardeşimin de ifade ettiği gibi suçlunun bilim değil, insanın kendisi olduğudur. Bilim hiçbir zaman zararlı olamaz. Bilim anlam ve tarif itibarıyla sadece pozitif bir olgudur. Onu olumsuzluğa iten, karanlık emeller için kullanan insanın kendisidir. Bu bağlamda insanlığa ve canlı yaşama zarar veren de bilim değil, bilimi zararlı bir şekilde kullanan insandır. Atom bombasının yapılması sırasında sarf edilen çaba ve kaydedilen gelişmeler, sonradan başta fizik, uzay-havacılık, enerji ve tıp olmak üzere birçok alanda yenilikçi fikir ve teknolojilerin doğmasına yol açmıştır. Bunların her biri insanlığın lehinde kullanılmıştır. Fakat gelin görün ki insanoğlu bunu nükleer silahlanma yarışı için de kullanmış ve böylece zararlı etkilerinin de doğmasına kendisi yol açmıştır.
Live long and prosper.


Haziran 10, 2014, 08:47:30 öö
Yanıtla #29
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Irak'ta 1derecelik paralel uzunluğunu ölçen jeodezik  ölçümler yapan, çeviriler yapan, rasathaneler kuran vs vs bir islam uygarlığı var. Endülüs var ve hepsinin etkisiyle Rönesans var. Elbette batı bilimnin kökleri doğuda. Zaten Mezopotamya, Mısır, Hint ve Çin, Yunan ve İon, Roma uygarlıklarını takip etmeden sonrasnda İslam ve tekrar Avrupa bilimin gelişimini nasl anlayabikiriz?
 Ama 11 yüzyıldan sonra bu islam uygarlığın bilimsel yönü nerede?

 Sayın ADAM her zamanki gibi enfes bir toparlayıcı yazı yazmış..
Ancak batı biliminin köklerinin doğuda olması konusunda benim için yazımda bir eksiklik var derken benim bilmediğimi mi yoksa yazıda değinmediğimi mi kastediyor anlayamadım.

« Son Düzenleme: Haziran 10, 2014, 09:18:40 öö Gönderen: asimov »
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
3921 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 25, 2013, 05:35:53 ös
Gönderen: independent
2 Yanıt
2715 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 11, 2009, 03:19:08 ös
Gönderen: Makbenah
0 Yanıt
1680 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 12, 2007, 04:04:42 ös
Gönderen: MASON
32 Yanıt
13584 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 09, 2012, 01:29:34 ös
Gönderen: peacewings
1 Yanıt
2212 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 06, 2012, 06:06:06 ös
Gönderen: asimov
0 Yanıt
1385 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 26, 2013, 10:17:58 ös
Gönderen: asimov
14 Yanıt
7006 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 02, 2015, 01:30:34 öö
Gönderen: Kajmeran
2 Yanıt
1887 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 08, 2015, 05:07:38 ös
Gönderen: HERKÜL
2 Yanıt
2306 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 19, 2015, 03:40:33 ös
Gönderen: Risus
4 Yanıt
2714 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 30, 2015, 07:21:08 ös
Gönderen: propulsion