Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Elizabeth Aldworth  (Okunma sayısı 5962 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 12, 2011, 11:08:09 öö

Zamanın birisinde bir yerlerde tekris edilmiş "tek" bir kadın Masondan hep bahsedilir. Adeta şehir efsanesi haline gelen bu konuda araştırma yapılınca bilgi bulmak mümkün. Forumumuzda aradım, hem sözlükte var, hem de bir konu içerisinde ismen geçmiş.

Elizabeth Aldworth, Masonluğun tarihinde ilginç bir olay yaratmıştır. Onun ile ilgili öyküyü burada değil de forumun "Kardeşlerimiz" bölümünde gözden geçirmek yararlı olacaktır. Fırsat bulunca bu konuda biraz bilgi veririm.

Sn. Adam her konuya cevap vermek için o kadar yoğun yazıyor ki, bu konuya tekrar değinmeye fırsat bulamamış anlaşılan. Bari geçen gün okuduğum bir yazıyı ben paylaşayım.

Masonluğa tekris olan ilk (ve muhtemelen son) kadının hikâyesi

Yalnız erkekleri kabul eden masonluğa tekris edilen bir tek kadın olmuştur; daha sonra Muhterem Bayan Aldworth olan Elizabeth St Leger. Kendisi, Cork Eyaletinin ilk Vikontu Doneraile, Arthur St Leger'in dördüncü çocuğu ve ilk kızı idi. 1712 yılında, Elizabeth daha 17 yaşında iken, babası Doneraile'deki aile malikânesinde masonik celseler aktederdi. Bir ikindi vakti, kütüphanede okurken, uyuyakalmış. Gün ışığı azalırken uyandığında, yandaki odadan gelen sesler işitmiş.

Bazı tamiratlar yapılmakta olduğundan, bir bölmenin tuğlaları sökülmüş ve bilahare muvakkaten yerleştirilmişti. Görebilmesini mümkün kılabilecek şekilde birkaç tuğla çıkaran Elizabeth, hayretler içinde, bir tekris merasimine şahit olur. Adaya yükümlülükleri anlatıldığı bölüme gelinince, hareketinin ciddiliğini ve durumunun tehlikesini anlayan Elizabeth St Leger, Panik içinde hole doğru koşarken, Gözcü (Harici Muhafız) yolunu keser. Aynı zamanda babasının kethüdası olan Gözcüyü, bir elinde kılıç bir elinde de lamba tutar vaziyette görünce, bir çığlık atarak bayılır.

Evin genç kızını baygın olarak gören kâhya da, bir yandan kıza bir yandan da Locasına olan sadakat duyguları arasında bocalar. Locasına olan görevleri galebe çalınca, Elizabeth'in babasını ve diğer Loca üyelerini uyarır. Bunun üzerine kız ayıltılır ve yeni terk ettiği kütüphaneye, Gözcü ve bir Kardeşinin gözetiminde, hapsedilir. Loca Kardeşleri tekrar toplanarak, takip edecekleri yol konusunda görüşmeğe başlarlar.

Elizabeth'ten neler görüp işittiği sorulur ve bu çılgınlığını hayatı ile ödemesi gerektiği kararına varılır. İki uzun saat boyunca, idamının teklif edildiğini ve bunu takip eden hırçın tartışmaları izler. Sonunda kendisine acınır ve biraz evvel görüp, kendisini o kadar korkutan masonik merasime tabi olması teklif edilir. Şahit olduğu tartışmalar neticesinde halsiz düşüp korku içinde olan Elizabeth, bu teklifi kabul eder.

"Mesleğin ilk ve tek kızı" olarak tekris edilir. Üç sene sonra, Cork Eyaletinde, Newmarket eşrafından Richard Aldworth ile evlenir. Bütün ömrü boyunca masonik görevlerini yerine getirmiş ve mesleğimiz hakkında çok dikkatle konuşmuş ve büyük saygı göstermiştir.

Masonik önlüğü mavi ipek astarlı ve mavi kurdele ile çevrilmiş beyaz kuzu derisinden idi. Alışılmamış bir boyda (61X 71 santim) olan bu önlük, Elizabeth'in tekris olduğu Doneraile malikânesinde bir camekân içinde muhafaza edilmiş ve bugün bile orada görülebilmektedir.

Gönye ve Tesviye motifli özel bijusu, nesilden nesile, varislerine intikal etmiştir. Doneraile'deki büyük yemek salonunun duvarında asılı olan yağlıboya portresinden, kuvvetli karakterli bir kadın olduğu anlaşılmaktadır. Omuzlar ve göğüs geniş, ağız ve çene kararlı ve burnu da uzun ve düzdür.

Her ne kadar daha sonra bazı localar kadınları üye olarak almışlarsa da, bunlar muntazam Büyük Localar’ın ritüellerine uygun olarak tekris edilmemişlerdir, ve muntazam Büyük Localar tarafından tanınmamaktadırlar. Muhterem Bayan Aldworth hala tek bayan franmasondur.

Abina RUSSELL
Şakül Gibi – Sayı : 26, Eylül1990
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Nisan 12, 2011, 11:15:29 öö
Yanıtla #1

Kendisinin ve mezarının resimlerini buldum :)
« Son Düzenleme: Nisan 12, 2011, 11:23:26 öö Gönderen: Mustafa Kemal »
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Nisan 12, 2011, 12:28:47 ös
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Mustafa Kemal'in aktarmış olduğu bu öykü, Elizabeth Aldworth'un benim bildiğim öyküsünden biraz farklı. Ancak aüslında olay pek değişmiyor; Elizabeth Aldworth, İrlanda Büyük Locası'nın taürihsel üye kütüğündeki yerini koruyor.

Öte yande belki bu yazının kapsamındaki birtakım başka sözler üzerinde durulabilir. Bu yazarlar niçin böyle ön yargılı bir tutum takınıyorlar, bir türlü anlayamıyorum.  Hep onlara göre oylan Masonluk geçerli, ötekiler hep geçersiz. Biz bu kadar çok mu İngiliz ve Amerikan hayranı olmalıyız?

Buna da şundan takıldım: Bu Masonluğa kabul (tekris) İrlanda'da yapılmış olduğu için geçerli ama öteki ülkelerdekiler geçersiz.

Aldworth'un tekrisi ne zaman olmuş? 1712'de deniyor. O tarihte daha 19 yaşında ve ortalıkta Spekülatif Masonluk diye bir şey yok.  Demek bu bir "kabul edilmiş mason" töreni... bana bu konuda birtakım taşler pek yerine oturmuyor gibi geliyor. bir başka anlatımda bu törenin çok daha sonraki bir tarihte, Elizabeth Aldworth evliyken gerçekleştiğini okumuştum. Sonra da zaten Cork kasabasındaki masonlar Katolik baskısı nedeniyle ülke dışına göçmek zorunda kalır.

Yakındığım konuya gelince, dünyanın n ünlü kadın masonu günümüzde bile Maria Deraismes'tir. Üstelik onun Masonluktan çok Fransa'da insan haklarını savunma ünü daha önde gelir. Yanlış hatırlamıyorsam, Masonluğa alındığı tarih 1884. Ancak bu tarihten daha önemli olanı alınmış olduğu loca... O locanın adı Dokuz Kızkardeş... Tarih boyunca dünya çapında ünlü bilim adamlarının toplanmış olduğu bir loca; aralarında İngilizler, Amerikalılar da var.

İlginç olup göz ardı edilen bir başka noktaya bakalım: Bu işler öyle kimilerinin sandığı gibi Fransa Büyük Doğusu (Frand Orient de France) çatısı altında gerçekleşmiyor. Bunların oluşum yeri Fransa Büyük Locası (Grande Loge de France). Gerçi İngiltere Birleşik Büyük Locası bunu da düzenli olarak tanımaz ama bu tanımayış tümüyle politik. Yoksa Fransa Büyük Locası'nın da ilkeler bakımından Fransa Büyük Doğusu ile uyuşabildiği, uyuşabileceği yok. Sadece onlar biraz daha uygar mı desem acaba? Aralarında doğru dürüst bir iletişim var. Üstelik bu iletişim zincirine İngiltere Birleşik Büyük Locası'nın Fransa'daki kalesi olan Fransa Ulusal Büyük Locası Grande Loge Nationale de France) bile katılıyor. 

Yazar, Elizabeth Aldworth için "muhtemelen son kadın mason" diyor. Hiç de öyle değil. Dünya yüzündeki kadın masonların "mason" olduğu yadsınamaz. Belki büyük localar ve diğer mason kuruluşlarından kimileri kendi ilkeleri gereği kadınları da masonluğa kabul eden örgütlerle tanışma içinde değildir henüz ama bu bağlamda da ileri adımlar atılacak günün birinde.  Masonluğun amaçlarının gerçekleştirilebilmesi doğrultusunda bu aşırı erkeksi düşünüler giderilecek, çaresi yok.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 12, 2011, 01:13:28 ös
Yanıtla #3

Sn. Adam'ın yazdklarının büyük çoğunluğuna itirazım olmamakla birlikte, 2 hususa özellikle vurgu yapmak istiyorum.

İlki,

Buna da şundan takıldım: Bu Masonluğa kabul (tekris) İrlanda'da yapılmış olduğu için geçerli ama öteki ülkelerdekiler geçersiz.

Diğeri ise,

Yazar, Elizabeth Aldworth için "muhtemelen son kadın mason" diyor. Hiç de öyle değil. Dünya yüzündeki kadın masonların  "mason" olduğu yadsınamaz.

Her ne kadar daha sonra bazı localar kadınları üye olarak almışlarsa da, bunlar muntazam Büyük Localar’ın ritüellerine uygun olarak tekris edilmemişlerdir, ve muntazam Büyük Localar tarafından tanınmamaktadırlar.

Burada sorun tanınma ile ilgili. Muntazamlık konusu için başka bir başlık açmıştık zaten. Aldworth Kardeşin "tek" olma sebebi sadece bununla ilgili bence.

Yazıda Masonluğun diğer kollarındaki erkeklerle kadınlar arasında bir ayırım yapılmıyor ki. Biz bunları muntazam kabul etmiyoruz diyor, cinsiyet ayırımı yapmadan. Hoş kadınların Mason kabul edilmesi bu tanınmamanın sebeplerinden birisi ama bu başlık bunun yeri değil bence. Benzer şekilde, bu tekris Türkiye'de veya Fransa'da veya dünyanın herhangi başka bir yerinde yapılsaydı da sonuç değişmeyecekti.

Son olarak da, aşırı erkeksi düşündüğümü zannetmiyorum, tam tersini diyor olmaz mıydım yoksa :)

Saygılarımla.

Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Nisan 12, 2011, 01:29:25 ös
Yanıtla #4
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


İşte bunun içindir ki aslında aktarmalardan pek de hoşlanmıyorum. Ancak bu böyle dieye forumun her üyesi de buraya özgün yazı yazamaz ya; elbette aktarmalarda da bulunacak.

benim dediimde hedef Sayın Mustafa Kemal değil, 1990 yılında o yazıyı kaleme almış olan kişiydi.  Belki o kişinin yazısı da olduunca değil, çevrilerek alınmıştı o dergiye; bilemem.

Böyle olunca sanki değerli forum üyemize yüklenmiş gibi bir izlenim yarattıysam özür dilerim. Sayın mustafa Kemal'in ılımlı, bana göre "tam masonca" tutumu önceki yazılarından belli. Ben onun kadar ılımlı olamam.

Bu öyküdeki kırılma noktası da çok önemli aslında... Sanri dünyanın en önemli gizleri saklanıyor şu Masonluğun tekris töreninin ritüelinde.  Öyle ki bir harici bunu öğrenecek olursa dünya yıkılabilir. Hani ritüelde şu varsayımsal Kutsal Kâse'nin yerinden ya da demirin nasıl gümüşe dönüştürüleceğinden falan söz edilmekte olsa canım yanmayacak. O tarihlerde böyle şeylerin anlatılmakta olduğunu da sanmam.  Ancaak bu öykünün geçtiği yerin İrlanda olduğunu da göz ardı etmeyelim. Orada henüz Orta Çağ yasaları geçerli gibi; hani bir kadına "cadı" diyecek olursanız, yakılması gerekebilir. 

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 15, 2011, 03:24:49 ös
Yanıtla #5

Merak ettim biraz daha araştırdım.

Öncelikle sanırım bahsedilmesi gereken Adoption Locaları var. 1740'larda kurulduğu söyleniyor. Ritüeeleri Masonik değil, ama benzer bir şekilde toplandıkları görüşü hakim. Daha sonra başka kadınların da Mason olma çabaları Fransa'da cevap buluyor, GODF Kadın Localarını kabul ediyor.

Bu, hikayenin Anderson Nizamnamesine, yani HKEMBL'nın da içerisinde yer aldığı Masonik anlayışa aykırı. Bizler kadınların Masonluğunu "muntazam" olarak kabul etmiyoruz.

İşin ilginci, başlıkta tanıttığım Elizabeth Aldworth'un İrlanda'da tekris edilmiş olması. Olay 1712 civarı vuku bulduğu ve o tarihte  henüz Anderson Nizamnamesinin mevcut olmadığından dolayı bir kadının tekrisine mani bir hüküm bulunmadığı ileri sürülebilir. Ancak operatif dönemde çalışan hür ve kabul edilmiş Masonların da aralarına yalnız erkekleri aldıkları bilinir. Hatta kadınların Mason olmasına engel durumların spekülatif Masonluktan daha çok operatif dönem için geçerli olduğu açıktır. Yani ilginç bir durum var.

Neyse, asıl söylemek istediğim, "Muntazam" bir Loca tarafından tekris edilen bir kadının daha olduğunu öğrenmem. Bu olay da İhtilal sonrası Fransa'da geçiyor.

Madam Xaintrailles, Fransız Devrimi şurasında kahramanlık göstermiş bir generalin eşidir. Kendisi de askerliğe kabul edilmiş ve emir subaylığı görevinde bulunmuştur. Henüz Adoption localarının tümüyle tarihe karışmadığı bir dönemde böyle bir Adoption locası kurma girişiminde bulunan «Frères Artiste» isimli bir locanın toplanmakta olduğu bir gün, giriş kapısı önünde ziyaretçiler arasında bölük komutanı üniforması giymiş bir subay dikkati çekmiştir. Kendisinden masonik hüviyeti sorulan genç subay, bir an tereddüt ettikten sonra, cebinden çıkardığı bir kâğıdı ikiye katlayarak muhakkik biradere vermiştir. Muhakkik, incelenmek üzere bu kâğıdı hemen locanın Üstadı Muhteremine götürmüştür. Locanın hatibi getirilen kâğıdı tetkik etmiş ve bunun Madame Xaintrailles'in emir subayı olduğunu belgeleyen bir hüviyet varakası olduğunu bildirmiştir. Locada büyük bir hayret belirmiş ve İhtilâl sırasında bir çok kahramanlıklar göstermiş ve bir erkek kadar cesaretle dövüşmüş bir kadının locaya girmesinin yasaklanamayacağı hususunda oy birliğine varılmış ve kendisini usulüne uygun şekilde tekris yoluyla locaya kabul etme kararı alınmıştır. Kendisine bu durum bildirilince Madame Xaintrailles de muvafakat etmiş ve böylece bu hanım birinci dereceye merasimle kabul edilmiştir. (Mackey'den derleyen Fikret Çeltikçi Kardeştir)

Clavel'in «Histoire Pittoresque de la Franc-Maçonnerie» adlı eserinde kısaca anlatılan bu olay Anglo-Saksonların eleştirilerine yol açmıştır. Onlara göre Fransızlar Mason adetlerine aykırı hareket etmişlerdir. 1712'de İrlanda'da yapılan tekris merasimi, Fransa'da Madame Xaintrailies için yapıldığı zaman büyük bir suç olarak nitelendirilmiştir.

Tarihte yerini almış hoş olaylar olarak değerlendirdim ve paylaşmak istedim.

Saygılarımla.
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Nisan 01, 2020, 01:42:31 öö
Yanıtla #6
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 85
  • Cinsiyet: Bay

Alıntı
dünyanın n ünlü kadın masonu günümüzde bile Maria Deraismes'tir. Üstelik onun Masonluktan çok Fransa'da insan haklarını savunma ünü daha önde gelir. Yanlış hatırlamıyorsam, Masonluğa alındığı tarih 1884. Ancak bu tarihten daha önemli olanı alınmış olduğu loca... O locanın adı Dokuz Kızkardeş...

Cok eski bir baslik. Eger sn Adam ve diger uyeler itiraz etmezse bir duzeltme de bulunmak istiyorum.
Bayan Deraismes 1882'de 'Libres Penseurs' locasina ( Le Pecq in dogusu) alinmis. 1892 Supreme Council uyesi olan Georges Martin bayan Deraisme' e erkekler ile kadinlarin uye olabilecegi bir loca kurma tavsiyesinde bulundu. Bu tavsiye (muhtemelen) sonralari 'Le Droit Humain' locasi nin kurulusuna sebebiyet verdi.
Kaynak:Giles Morgan -freemasonry- ve ayrica check ;https://journals.openedition.org/rh19/3536.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
5 Yanıt
4278 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 13, 2007, 08:23:08 ös
Gönderen: SublimePrince
2 Yanıt
5573 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 18, 2008, 06:38:52 ös
Gönderen: Isis
2 Yanıt
2629 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 27, 2012, 01:15:07 öö
Gönderen: peacewings