Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: CİNSELLİK  (Okunma sayısı 2115 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 13, 2014, 12:51:17 ös
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 341
  • Cinsiyet: Bayan

" Her şeyde cinsiyet vardır; Her şeyin kadınsı ve erkeksi ilkeleri vardır,Cinsiyet bütün planlar için geçerlidir."
Kybalion.

     Yüce Yedinci Hermetik Prensip - Cinsiyet Prensibi- Cinsiyet'in her şeyde tezahür ettiği, Eril ve Dişil ilkelerin evrenin her aşamasında, hayatın her planında mevcut olduğunu anlatır. Bu noktada dikkatinizi Cinsiyet terimin Hermesçi anlamının erkek ve kadını gösterir anlamda cinsiyet kelimesiyle aynı olmadığına çekmek istiyoruz.
       İngilizce'deki "Gender" (Cinsiyet; Tür) kelimesi köken olarak Latince "Sebep olmak; üretmek; yaratmak, ortaya çıkarmak" köken anlamlarına sahiptir.
         Biraz düşünürseniz "gender" kelimesinin erkek ve kadın arasındaki fiziksel ayrıma işaret eden cinsiyet kelimesinden daha geniş bir anlama sahip olduğunu anlarsınız. Bu ikinci anlamdaki cinsiyet Yüce Fiziksel Plan'ın belli bir planında, organik hayat planında var olan şeydir.Hermesçi Felsefe konusunda bilgisi çok az olan bazı yazarlar bu Yedinci Hermesçi Prensibi seksle ilgili vahşi, hayali ve çoğu zaman ayıplanacak teoriler ve öğretirlerle ilişkilendirilmiştir.
        Cinsiyetin işi sadece yaratma, üretme ve üreme vs'dir. Ve o her fenomen planında tezahür eder. Bilimden buna kanıtlar sunmak biraz zordur, çünkü bilim henüz bu prensibin evrensel bir geçerliliği olduğunu kabul etmemiştir. Yine de bilimsel kaynaklardan bazı kanıtlar gelmeye devam etmektedir. İlk olarak, son zamanlara kadar bilimin son nokta kabul ettiği atomu belirli bileşimlerle oluşturan maddenin yapı taşları parçacıklar, ionlar veya elektronlarda Cinsiyet Prensibi kesin bir şekilde tezahür etmektedir.
        Bilimin son söylediklerine göre atom sayısız parçacıktan, elektron veya iondan (farklı otoriterler farklı isimler kullanmaktadır) oluşmaktadır.  Bunlar birbirinin etrafında döner ve büyük bir yoğunlukla titreşir. Bilime göre atom negatif parçacıkların pozitif bir parçacık etrafında toplaşmasıyla oluşmaktadır. Böylece farklı kombinasyonlar oluşturup bir atomu "yaratır" ya da "üretirler". Bu durum, eril cinsiyet prensibini elektriğin "pozitif" dişil cinsiyet prensibini ise "negatif" kutbuyla özleştiren en eski Hermesçi Öğretiler ile tutarlıdır.
       Bu noktada bu özleştirmeyle ilgili bir şeyler söylemeliyiz. Çünkü elektriklenmiş. manyetize olmuş maddenin "negatif" denilen kutbunun nitelikleriyle ilgili olarak halk yanlış bir izlenime sahiptir. Bilim çok yanlış olarak olarak bu fenomen için Pozitif ve Negatif kelimelerini kullanmaktadır. Pozitif kelimesi, gerçek dışı, zayıf bir izlenim veren Negatif'e  kıyasla gerçek ve güçlü bir  şeyi çağrıştırmaktadır. Elektrik fenomenini gerçek olgularından herhalde daha uzak düşülemezdi. Negatif denilen uç yeni formların, enerjilerin içinde  tezahür ettiği kutuptur. Ona dair negatif hiçbir şey yoktur. En iyi bilim otoriterleri artık "negatif" kelimesinin yerine "katot" terimini kullanmaktadır. Katot kelimesinin Yunanca köken anlamı "inen; üreme yolu vs" anlamlarındadır. Elektronlar veya parçacıklar oğulu katot ucundan ortaya çıkar; son on yılda bilimsel kavramları alt üst eden ışınlar da katot uçtan çıkar.  Eski kabul edilmiş teorileri çöpü boylayacak bilimsel kurgular haline getiren, eski ders kitaplarını kullanılmaz kılan bütün tuhaf fenomenlerin Ana'sıdır katot kutbu.  Görüyorsunuz ki bu konuda konuşurken "negatif" kelimesini kullanmak istememekte  haklıyız; kutup faaliyetini ifade etmek için "dişil" kelimesinin kullanılmasında ısrar ediyoruz.
         
         Demek ki son bilimsel öğretilere göre yaratıcı parçacıklar ve elektronlar Dişil'dir (nedense buna hiç şaşırmadım:).
(Bilim "negatif elektrikten meteşekkildir" diyor biz ise dişil enerjiden meteşekkildir, diyoruz).
         Dişil parçacık bir eril parçacıktan kurtulmakta, daha doğrusu ayrılmakta ve yeni bir hayata başlamaktadır. Burada, yeni madde ve enerji  formları yaratmak için doğal bir güdüyle harekete geçerek etkin bir şekilde eril bir parçacıkla birleşmeye çalışmaktadır. Bir yazar şu şekilde ifade edecek kadar ileri gitmektedir: "(Elektron) Vakit kaybetmeden kendi iradesiyle bir birlik aramaktadır". Bu ayrılma ve birleşmeler kimyasal dünyadaki faaliyetlerin büyük bir kısmına zemin oluşturmaktadır. Dişil parçacık eril parçacıkla birleştiğinde belirli bir süreç başlamıştır. Dişil parçacık eril parçacıkla birleştiğinde belirli bir süreç başlamıştır. Dişil  parçacık eril enerjinin etkisiyle  titrejir ve hızla onun etrafında döner. Sonuç yeni bir atomun doğmasıdır. Bu yeni gerçekten de eril ve dişil parçacıkların bir evliliğidir, bununla birlikte artık serbest  elektriğin hiçbir özelliğini  göstermeyen, kendine bir kimliği olan yeni bir atomdur. Dişil elektronların ayrılması veya kopması süreci "ionlaşma" olarak adlandırılır. Bu elektronlar ya da parçacıklar Doğa alanının en etkin işçileridirler. Çeşitli ışık, ısı, elektrik, manyetizma, çekim,itim, kimyasal çekim ve itim ve benzeri fenomenler onların evliliklerinden, bileşimlerinden oluşmaktadır. Ve bütün bunlar Cinsiyet Prensibi'nin enerji planındaki işleyişinden yükselir.
               Eril prensip kısmı belli bir temel enerjiyi dişil ilkeye doğru yöneltip yaratıcı süreci harekete geçirir görünmektedir. Asıl yaratıcı işi yapan her  zaman dişil prensiptir, bütün planlar için böyledir bu.
Kybalion.

alıntı.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
dip not: İmla hatalarım olabilir bu yüzden özür dilerim.Ve  yazardan dolayı bir iki  imla hataları var bunların hepsini düzeltmedim belki hata yapabilirim diye. Elimde çalıştığım kaynaklardan alıntı yaptım çünkü;

Bunu burada paylaşmamın sebebi, daha çok Din öğretilerindeki  yanlışları daha iyi kavramak ve gerek Mitolojik  hikayeleri gerek Kabalada ki  Sefirot şemalarının daha iyi anlaşılmasına ve aydınlatmasına biraz da olsa belki katkım olur düşüncesidir.


Sevgi ile kalın


Ağustos 18, 2015, 10:35:27 ös
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 864
  • Cinsiyet: Bayan

Drew Carey demis ki; "Ask olmadan sex anlamsiz bir deneyimdir fakat, Anlamsiz gibi görünen deneyimler müthis güzel olur..."

Saygılarımla
Adequatio intellectus et rei


Ağustos 19, 2015, 12:27:53 öö
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 120
  • Cinsiyet: Bay

Paylaşım için teşekkürler
Ayakta Ölmek Diz Üstünde Yaşamaktan Yeğdir.