Masonlar.org - Harici Forumu

 

Anket

Evet Geçilmelidir
1 (7.1%)
Hayır Mevcut Sistemle Devam Edilmelidir
7 (50%)
Mevcut Sistem Değişmelidir Ancak Başkanlık Sistemi İle Değil
6 (42.9%)
Kararsızım
0 (0%)

Toplam Oy Verenler: 14

Gönderen Konu: Türkiye Başkanlık Sistemi İle Yönetilmeli midir?  (Okunma sayısı 3410 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 22, 2015, 12:59:02 ös
Yanıtla #10
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 121
  • Cinsiyet: Bay

Değerli Katılımcılar,

Yorum ve oylarınız için teşekkür ederim.

Nacizane fikrim, Yenilenme şarttır, ancak bu diktatörlüğe götürecek Başkanlık Sistemi ile değil.

Esen kalın.
Nil Nisi Clavis Dest ( Aranan Yalnızca Anahtardır )

Entia non sunt multiplicanda praeter necessitatem


Aralık 22, 2015, 11:51:58 ös
Yanıtla #11
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1789
  • Cinsiyet: Bay

       İstediğiniz sistemi getirin. Şayet getirdiğiniz sistemde kuvvetler ayrılığı ilkesi  yoksa, sistem laf-u güzaftır. Bakın; bu gün yaşadığımız olaylar, ne ANAYASADAN, ne de  CEZA YASALARINDAN kaynaklanmaktadır. Aslında en büyük sorun; Hakimler ve Savcılar Kanunundan kaynaklanmaktadır. Şu meşhum 80 darbesiyle kaldırılan 61 Anayasasındaki hakim teminatı sağlanabilse bu gün yaşananların hemen hemen hiç birine tanık olmayacaktık . 61 Anayasasında, Yüksek Hakimler Kurulu diye bir kurul vardı. Bu kurul tamamen hakimlerin kendi aralarında yapılan seçimler sonucu oluşur, siyasi hiç bir unsur kurul teşekkülüne giremediği gibi hiç bir güç bu kurula tavsiye veya öneride bulunamazdı. Yani yargıçlar, tamamen kanunların emrettiği ve vicdanlarında oluşan kanaatlere göre kararlar verirlerdi. Hakimlik tavassut veya  iltimasla atanılan bir makam değildi. Bir hakimin tayini, şartları oluşmadığı veya kendi istemediği takdirde mümkün değildi. Bakan veya müsteşar kurulun oluşumuna asla müdahale edemezdi. Pekiyi ne oldu da yargı bu günkü durumuna geldi.
          Her şey lanet olası o 80' darbesi ile oldu. Darbeyi yapanlar "61 Anayasasının  bu millete bol geldiğini söylediler" ve bol gelen husus ise en başta Yüksek Hakimler Kurulu ve onun oluşumunu sağlayan yasa idi. İlk işleri o yasayı yeniden düzenleme maskesi altında  2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununu çıkardılar ve bu yasaya göre de kurulun yani Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun başına başkan olarak siyasi bir kimlik olan Bakanı, kurul üyeliğine de müsteşarı getirdiler. Bundan sonrası zaten fasaryadan mektuplar. Bakan ayrı liste, hakimlerin bir kısmı ayrı liste ile kurul savaşları başladı. Siyasi erki elinde bulunduran taraf her zamanki gibi seçimleri kazandı. Ondan sonra gelsin kıyım. O hakim senden, bu hakim benden, onu oraya atama, bunu görevden al vs. vs.
          Manzara böyle oluştu. Şimdi soruyorum ,  hanginizin yargıya güveni var ?  Oysa "ADALET MÜLKÜN (yani Devletin) TEMELİ değil midir ?
          Peki güvenmediğiniz halde bu temel nasıl ayakta duracaktır?.
          Yıllar önce ilimizde 40 yıl görev yapmış   çok saygı duyulan bir bayan hakimle sohbetimiz sırasında bana " ben gerek stajım  ve gerekse görevim  sırasında cezaevlerini gezip kontrol ederim. Benim verdiği veya vereceğim kararlarla insanlar hürriyetlerinden yoksun kalacaklar. Bir insanın hürriyetinden yoksun kalmasının ne demek olduğunu ben  çok iyi bilirim. Hakim görevinde tarafsız olamıyorsa o hakim hakim değildir. Zira hakimler Tanrı'nın yer yüzündeki temsilcileridir" demiştir.
          Şimdi size soruyorum ; bu gün bu anlayışla görev yapabilen hakim olduğuna inanıyor musunuz?
          Onun içindir ki; hangi sistemi getirirseniz getirin eğer yargınız bağımsız değil ise hangi konuda olursa olsun yapacağınız bütün değişiklikler hiç bir anlam taşımayacaktır.
          Bu nedenle sistemden önce yargının bağımsızlığı  sağlanmalıdır.
          Bir gün bunun sağlandığını görme dileğimle ;
          Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Aralık 23, 2015, 01:43:49 öö
Yanıtla #12

türkiye nedir?

başkanlık nedir?

sistem nedir?

yönetim nedir?

birleştir bunları şimdi,türkiyede başkanlık sistemi nedir çıkıyor.

birimden başlanıp bütüne ulaşan bir sistem elde edilmelidir.ki şu andaki sistemde bütün birime gitmeye çalışıyor.(badi ruhu-tim-manga-takım-bölük-alay-tugay-tümen.....)

demokrasi fakirleri kandırma sanatının modern versiyonudur.political theory dersinde ifade edilen platon'dan  karl marx'a kadar geçen süreçte  üzerinden bir enkaz kalkmış insanlığın.

eğitim sisteminde mümkünse benim bilebildiğim kadarıyla (köy enstitüleri kapanmasaydı iyi olacakmış!!!!) humbolt ekolüne geçilmelidir.

her bir birimde kaliteli ve dürüst adam bulunmalı diğerleri elenmelidir.sistem onları çöpe atmalıdır.

tıpkı şu tavşancıklarda olduğu gibi. ::) 8) ::)
! No longer available


! No longer available




« Son Düzenleme: Aralık 23, 2015, 01:51:39 öö Gönderen: hyperbolic metamaterial »
kalite çöplükte aranmaz.


Aralık 23, 2015, 05:10:52 ös
Yanıtla #13
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 201
  • Cinsiyet: Bay

Bu başlıktaki soru aslında tamda doğru değil...
Demokratik sistemlerden Parlementer sistemmi , yoksa Başkanlık sistemi'mi,
Devletin ve Sistemin işleyişi konusunda daha başarılıdır gibi bir soruda olabilirdi.
Ama buda tam doğru bir soru olmazdı çünkü devlet yada sistemin işleyişindeki normalizasyon halkın refah ,
düzen ,yada barış isteğiyle o ülkeyi oluşturan toplumsal yapıların tümüne ne kadar yarar sağlar ona bakmak lazım.
Kaldıki bu normalizasyonun başarısı yani ister Parlementer sistem olsun; ister Başkanlık bu ülkenin halkına ne kadar yakın  , ne kadar uygun..??
Parlamenter sistem yada Başkanlık sistemi ; yönetenlere ne kadar güç sağlıyor , halka ne kadar güç sağlıyor , yasama , yürütme ve yargı organlarının
özerk ve tarafsızlık ilkesine ne kadar uygunlar. Yada bu organların görevleri farklı sistemlerde değişikliğemi ugruyor.
Ugruyorsa; işlevini kayıpmı ediyorlar ; yoksa olması gerekenden fazla güçmü kazanıyorlar..
İşte tüm bu soruların cevapları aslında halkın kendi kendini yönetmesine sistemi kullanarak
engel olunuyormu olunmuyormu sorusunu getiriyor aklımıza..

Saygılarımla;
Kerberos...


Res Firma Mitescere Nescit


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
14 Yanıt
8947 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2009, 04:21:24 ös
Gönderen: baris
0 Yanıt
3081 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 06, 2008, 04:04:58 ös
Gönderen: newyork
4 Yanıt
14030 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 22, 2012, 02:03:55 öö
Gönderen: Ares
16 Yanıt
7175 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2012, 04:44:51 öö
Gönderen: jb
8 Yanıt
8389 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 18, 2011, 10:22:28 ös
Gönderen: Escalation
0 Yanıt
6924 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 13, 2012, 11:36:59 öö
Gönderen: gnothi
3 Yanıt
1604 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 06, 2012, 09:24:22 ös
Gönderen: shakespeare
2 Yanıt
2474 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 08, 2015, 06:51:50 öö
Gönderen: Robert Langdon
0 Yanıt
1133 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 08, 2015, 07:18:51 ös
Gönderen: Risus
0 Yanıt
1415 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 04, 2015, 01:10:13 öö
Gönderen: Risus