Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Dinler Tarihi--Hristiyanlık-13  (Okunma sayısı 611 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 11, 2016, 09:26:47 ÖÖ
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay

İlkel Kilisenin yerini Katolik, yani Evrensel Kilise almıştır ki, Protestanlar bunu "Katolik Roma Kilisesi" diye adlandırmaktaydılar.

Katolik Kilisesi özellikle Akdeniz Lâtin kavimlerinin ve İrlanda ile Güney Almanya'nın dinini teşkil etmektedir. Ortodoks Kiliseler, Doğu Avrupa Kiliseleridir. Protestanlık da Cermen ırkından kavimlerle Kuzey Avrupa'da üstün durumdadır.

Katolik Kilisesi kendini Roma Devletinin mirasçısı saymaktadır. Tarihçi Fustel de Coulanges'in yazdığı gibi, bu Kilise, kendinde "İmparatorluk müesseselerinin benzerleri ile onun zihniyetinden bir parçasını" taşımaktadır.

Katolik Kilisesi gayet sıkı meratip silsilesine bağlı bir toplumdur.

Bu meratip silsilesinin zirvesinde papa saltanat sürer. Katolik teorisine göre, papalık tanrısal köktendir. Tarih ise, tersine olarak papalığın ancak IV. yüzyılın ikinci yarısında, İmparator kamu kuvvetini Roma piskoposunun emrine verdikten sonra kurulduğunu göstermektedir.

Sonra papa, ruhanî bir devletin başındadır. Ortaçağda ruhanî iktidarın cismanî iktidara üstün olduğunu ilân etmiştir.

Çoğu zaman barışçı bir faaliyet gösterir, ki A. Comte gibi serbest düşünceli insanlar bunu hayranlıkla karşılarlar. Başka zamanlarda, örneğin Borgia'lar zamanında da her çeşit cinayetler ve rezaletler papanın sarayını ve maiyetini şerefsiz bir hale düşürmüştür.

Katolik Kilisesinde müminler, yani laikler, ruhbanın idaresine tâbi olmak zorundadırlar. XIII. yüzyıldan itibaren bunlara, izinsiz olarak Kutsal kitapları okumaları yasak edilmiştir. Bunlar, vahyedilmiş gerçeklerin ifadesi olan, Kilisenin dogmalarını hiç tartışmadan kabul etmek zorundadırlar. Yoksa, mezhep ayrılıkçısı sayılırlar. Bossuet'in hayret uyandıran bir formülüne göre; " Mezhep ayrılıkçısı demek,kendine göre fikri olan bir kimse" demektir.

Katolik doktrini, Hz Meryem'e büyük bir yer ayırır ve sonunda onun, hiçbir erkekle münasebette bulunmadan gebe kalmış olduğuna inanılır. İlahiyatçılara göre, Teslis Baba ile Oğul ve Kutsal Ruh'tan meydana gelmiştir. Halk inancında ise bunun yerini Cizvit Teslis'i, yani İsa-Meryem-Yusuf yer alır. İlkel Animizm'in bir devamı olan meleklere tapınışın da büyük bir önemi vardır.

Katolikliğin müesseseleri, dogmaları tapınışı, usûl ve erkânı ebedi bir Tanrıdan gelme değildir. Tıpkı mezhep ayrılıkları gibi, onlar da insan işidir.

 ...