Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine-7  (Okunma sayısı 384 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 09, 2016, 12:32:31 ÖÖ
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay

Beynin belin hizmetinde bir hizmetkâr olmaktan öte işe yaramadığı kimselerin durumuna gelince, kuşkusuz bu, neredeyse elinin emeğiyle yaşamayanların tümünün ortak kaderidir ve onlar hisselerine düşen paydan şikayetçi olmaktan çok uzaktırlar. Fakat bu beyin güçleri iradelerinin hizmeti için gerekli olan sınırın ötesine geçen büyük kafaları umutsuzluğa düşürür ve böyleleri, eğer icap ederse en zor koşullarda, en sınırlı imkânlar içinde yaşamayı tercih edecektir. Yeter ki bu, ona yeteneklerini geliştirmek ve kullanmak için zamanını özgürce tasarruf edebilme imkânını, bir başka ifadeyle, onun için paha biçilmez derecede kıymetli olan boş vakti sunsun.

Sıradan insanlar için bu, doğal olarak farklıdır. Onlar için boş vakit sırf kendisinden ötürü değerli olmadığı gibi, tehlikelerden de beri değildir. Onlar bunun farkındadırlar.

Bu yüzden iradenin emellerine, belin hizmetine sadakat, onların nazarında ortak merkezli (konzentrisch) bir durumdur. Doğrudur, iade kesinlikle merkezdir ve dünyanın en iç çekirdeğidir.

Fakat genellikle böyle bir seçeneğin sunulduğuna çok nadir rastlanır. Zira insanların çoğu fazlasına değil ancak ihtiyaçlarını karşılayacak kadar paraya sahipse akıl için de aynı şey söz konusudur. İnsanların çoğu iradenin hizmetini karşılayacak kadar, yani hangi işle uğraşıyorlarsa onun icaplarını yerine getirecek kadar akla sahiptirler.

İşin gerekleri yerine getirilip ağızlarını açıp esnemeye başlarlar ya da kendilerini maddî-bedenî zevklerin kucağına, olmadı kağıt veya zar oyunları gibi çocukça eğlencelerin avuntusuna bırakıverirler.

Yahut incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler üzerine çene çalmaya veya giyinip kuşanıp birbirlerine durduk yere saygı göstermeye ve iltifatlarda bulunmaya can atacaklardır.


BUNU İZLEYECEK ÜÇ BÖLÜMDE DE SEÇKİNLİK VE SIRADANLIĞIN DOĞASI ÜZERİNDE DURMAYI DÜŞÜNÜYORUM. ÇÜNKÜ KİTABIN YAKLAŞIK BEŞTE BİRLİK KISMINI OLUŞTURUYOR BU KONU. BUNDAN DOLAYI ON BEŞ BÖLÜM OLARAK PLANLADIĞIMIZ BU ÇALIŞMADA DA BİZİM, EN AZ ÜÇ BÖLÜMÜ ONA AYIRMAMIZ GEREKİR.

ANCAK ŞİMDİDEN BU KONU İLE ALAKALI SÖYLEMEK İSTEDİĞİMİZ ŞEYLER OLURSA, Kİ OLUR, BU BAŞLIK ALTINDA KONUŞABİLİRİZ.