Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine-16  (Okunma sayısı 483 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 08, 2016, 05:32:30 ÖS
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay



Dolayısıyla insanların çoğunun görünümü öyledir ki ilk gördüğümüzde bizi sarsıp irkiltir ve böyle çehrelere ancak zaman içerisinde yavaş yavaş alışırız. Bir başka ifadeyle bu izlenime artık ondan etkilenmeyecek kadar kayıtsız hale geliriz.

Fakat baskın çehre ifadesinin sayısız gelip geçici ve karakteristik büzülme ve kıvrılma ile şekillenmesi, aynı zamanda entelektüel insanların yüzlerinin ancak zaman içerisinde yavaş yavaş biçimlenmesinin de nedenidir ve gerçekten de en yüce ifadelerine ancak yaşlılık dönemlerinde ulaşırlar. Buna karşılık gençliklerindeki portreleri sadece bunun ilk izlerini gösterir. Diğer taraftan ilk görüşte ortaya çıkan sarsıntı hakkında az önce söylenmiş olanlar yukarıdaki açıklama, yani bir çehrenin tam ve doğru izlenimini, ancak ilk görüşte bıraktığı ilkesiyle örtüşür.

Sokrates kabiliyetlerini sınaması için kendisine takdim edilen gence "Konuş ki seni görebileyim" dediği zaman( görmekle sadece işitmenin kastedilmediği doğru olarak kabul edilirse) ancak konuşurken bir insanın çehresinin ve özellikle gözlerinin canlandığı ve zihinsel melekelerinin ve kabiliyetlerinin iz ya da işaretlerini çehresinde bıraktığı doğru olduğu kadarıyla haklıydı. O zaman onun zekâsının derecesini ve kapasitesini şimdilik kestirecek bir konumdayızdır, ki bu durumda Sokrates'in hedefi kesinlikle buydu.

Fakat diğer taraftan, öncelikle bu kuralın bir insanın daha derinde yatan ahlâkî nitelikleri için geçerli olmadığına işaret etmek gerekir. İkinci olarak bir insanın konuşurken çehresinin daha açık gelişimiyle nesnel bir görüş açısından elde edilen şey öznel bir perspektiften gerisin geri kaybedilir. Çünkü bizimle derhal girdiği kişisel ilişki, meydana getirdiği yüzeysel bir büyülenmeyle tarafsız-önyargısız gözlemcileri bizlerden uzaklaştırır. Dolayısıyla bu son bakış açısından şöyle demek daha doğru olabilir:

"Konuşma ki seni görebileyim"


...