Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Hayvanlar Çiftliği  (Okunma sayısı 699 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 24, 2017, 09:59:48 ÖÖ
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1154
  • Cinsiyet: Bay

George Orwell'in en meşhur eseri 1984'tür. Şu ara Trump'a tepki amaçlı kitaptan uyarlanmış film ABD ve Kanada'da onlarca sinema salonunda vizyonda. 'Big brother watching us' kitabın baskıcı rejimleri tarif için hayatımıza kattığı deyimlerden oldu. Herkesin okuduğunu tahmin ediyorum ama okumayan varsa da şiddetle tavsiye ederim.

Yazar ideal olarak tarif edilen yönetim sistemlerinin bile kimin elinde olduğuna bağlı olarak hayatı zindana çevirebilecek baskıcılıkla sonuçlanabileceğini anlatmıştır. Bununla birlikte yazarın hayvanlar üzerinden aynı konuyu işlediği 'Hayvanlar Çiftliği' kitabı da okunması gereken kitaplar arasında tarif edilmekte. Ben bu kitaptaki bazı güncel ile  benzerliklerin altını çizmek istedim. Aslında ideal sistem olarak getirilen bir düzenin Stalin elinde neye dönüştüğünün eleştirisini yaptığı kitap, insanın doğası değişmediği için güncelliğini koruyor. Stalin ismi gidiyor, başka bir isim geliyor. Bugünkü isim nedir dersiniz?

Buradan sonra kitabın özetini aktaracağım, özet http://kitap.yazarokur.com/hayvan-ciftligi den alınmıştır.

Çiftlikte yaşayan hayvanların tek arzuları kendilerine iyi davranılmasıdır. Fakat borç batağında bulunan ve kendini alkole veren çiftlik sahibi hayvanlara kötü davranır ve dahası sıklıkla onlara yemek vermeyi unutur. Bunun üzerine hayvanlar sitem eder ve Koca Reis ya da Binbaşı lakaplı yaşlı domuz önderliğinde ayaklanma çıkarmayı planlarlar. Fakat planları gerçekleşmeden yaşlı domuz ölür ve hayvanlar öndersiz kalır.

Bir gün yine aç bırakıldıklarında daha fazla dayanamazlar ve ayaklanma çıkartırlar. Çiftlikteki tüm insanlara saldırıp onların kaçmalarına neden olurlar. Böylece çiftliği ele geçirirler ve önder olarak yaşlı domuzun yakını olan Napolyon lakaplı domuzu seçerler. İlk iş olarak yaşlı domuzun söylemlerinden kendilerine bir kanun çıkartırlar. Asla insanlar gibi olmayacaklar, asla başka bir hayvanı öldürmeyecekler, asla insanların yaşadığı yerde yaşamayacaklar, yattıkları yataklarda yatmayacaklar ve onlar gibi giyinmeyeceklerdir.

İlk başta her şey yolunda gider ve kendi aralarında yaptıkları eşit iş dağılımı ile çiftliği mükemmel bir şekilde işletirler. Snowball adındaki domuz okumayı öğrenir ve diğer hayvanlara da öğretir. Hayvanlar içinde düşünen biri olduğu için zamanla liderliğini kaybetmekten korkan Napolyon’un kinini kazanmaya başlar. Napolyon gücünü koruyabilmek için gizliden olarak yavru köpekleri polis gibi eğitip kendi himayesine alır. Gücü eline geçirdiğinde de ilk olarak Snowball’u hain ilan ederek çiftlikten attırır.

Napolyon gücün verdiği ihtiras ile kendine göre kararlar almaya başlar. İlk olarak kelime oyunları ile anayasada ufak değişikliklere gider. Örneğin çok çalıştıkları için insanların yaşadığı yerde yaşayabileceklerini söyler, insanların yattığı yerde sadece çarşaf varsa yatılamayacağını belirtir. Bunun gibi ufak değişiklikler ile kendini haklı çıkartmayı her zaman başarır. Fakat bu zamanla çiftlik üzerine rahatsızlık yaratır. Bunun üzerine çiftliğe televizyonu getirir ve sürekli kendini haklı gösteren ve öven yayınlar ile diğer hayvanların beynini yıkamaya başlar.

Çiftlikte bir sorun olduğunda bir zamanlar kovdurduğu ve ortalıkta görünmeyen Snowball’a suçu atar ve gizliden sabotaj yaptığını belirtir. Güzel bir şey olduğunda da kendi marifeti olduğunu bağıra bağıra anlatır. Karşı görüş olduğunda ise polis köpekleri ortaya salarak korku yaratır.

Bir keresinde çiftlikte kıtlık başladığında tavukların yumurtalarını satmaya karar verir. Fakat tavuklar karşı çıkınca onları hain ilan eder ve hepsine ölüm cezası verir. Anayasada da maddeyi değiştirir hiçbir hayvan öldürülemez, hainler hariç olarak belirtir. Bunun üzerine tüm tavuklar öldürülür.
Napolyon başkan olmanın konforunu sonuna kadar yaşamak ister ve bu yüzden bir zamanlar çiftlikten kaçırdıkları insanlar ile anlaşma yapar. Kendi keyfi için çiftliğin ürünleri onlara satar ve ihtişam içinde hayatına devam eder.

Çiftlikte işler iyice kötüye gitmiştir ve artık hayvanlar iyice rahatsız olmuştur. Daha fazla dayanamayan bir grup çiftliği terk ederek canlarını kurtarırlar. Kötü yönetim dolayısı ile çiftlik iyice batmıştır ve sonunda domuzlar dahil hepsinin mezarı olur.

Çiftliğin insan sahipleri değişir ve kaçan hayvanlar bir umutla geri dönerler. Umdukları şey yönetime gelen yeni insan sahiplerinin onlara iyi davranmasıdır. Döngü başa dönmüştür.
Alterius non sit qui suus esse potest


Ocak 22, 2018, 02:10:28 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2941
  • Cinsiyet: Bay

audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Ocak 22, 2018, 10:20:37 ÖS
Yanıtla #2

Nazif beyden Allah razi olsun.Sokak köpeklerine sahip çıkıp karınlarını hergün doyuruyor.Allah hep fazlasini versin.Rizkini artırıp çoğaltsın...Hayvan sevgisi olan insan merhametlidir.. Köpekler, kediler, bütün hayvanlar çok sevimli.İnsanin kalbine kedi , köpekleri gömesi geliyor.Ne kadar da sevimli varlıklar  canlarım benim...Saygılarımla.
Üyeliğimin iptalini talep ediyorum!Aksi taktirde dava edecem! Formda zorla kayıtlı tutuluyorum.Defalarca üyelik iptali talep ettim..Formda kayitli üye olarak bulunmak istemiyorum.Bu form zaman kaybı!


Ocak 27, 2018, 09:22:56 ÖS
Yanıtla #3

 Konu ilginç bir yön kazanmış gibi gözüküyor; bende bu konunun eğiliminden doğan bakışa uygun geçmiş bir sitemi mi aktarmak isterim.

Hayvan severler hayvan alıyor,üretiyor,satıyor ardından işine gelmediğinde sokağa salıyor da... peki bu sorunu yaratan da zaten hayvan severler değil mi? Hayvan sevmiyen biri ne alır,ne satar,ne bakar.Bu Probleme karşı keskin çözümler ise, hayvan sevmiyenlerden çıkıyor bence.

Çocukluk yıllarımda hayvan sever bir hayvanın hayvanının ısırması sonucu günlerce aşı vurulmak zorunda kalmıştım.

Kediler mısır'da buğdayları farelerden korumak için gerekli imiş; bu sebepten kutsallık kazanmışlar.Köpekler ise, insanlar tarafından kurtlardan yapay seçilimle dönüştürülmüş.Zamanında gereklilermiş. Şimdi ise sadece,kendi doğamızın 22 farklı yönünden ikisini yansıttıkları için aramızda yaşamalarını istiyoruz.

Ayrıca Hayvanlar niye boyut,yalakalık,ve nadirliklerine göre seviliyor? Sivrisinek sever var mı? Günde milyonlarca hayvan gıda olarak kesiliyor; onları tabak'da mı seviyorlar?


Sevgiler
« Son Düzenleme: Ocak 27, 2018, 10:04:12 ÖS Gönderen: Tık-Tik-Tak »
Sen Özelsin


Ocak 31, 2018, 04:51:51 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 666

Yaratılanı severim Yaradan dan ötürü... Ne güzel demiş Yunus... Etrafımızda olan herşey ve herkes beni Yaradana kavuşturmak için var. Benim tekamülüm için kötü de iyi de çevremde olmalı... Dünya dertlerini dert etmek insanı sadece üzer...
Doğru rehberini bulana ne mutlu...


Ocak 31, 2018, 07:49:26 ÖS
Yanıtla #5

Yaratılanı severim Yaradan dan ötürü... Ne güzel demiş Yunus... Etrafımızda olan herşey ve herkes beni Yaradana kavuşturmak için var. Benim tekamülüm için kötü de iyi de çevremde olmalı... Dünya dertlerini dert etmek insanı sadece üzer...

 Bazılarımızın bireysel imtihanı, diğerlerimizin şahsi cehennemlerini inşaa ediyor olabilir.Yada; kendini bilmez birinin sınavı,bizim yaşam hakkımıza müdahale de ediyor olabilir.Ancak kusura bakılmasın, nasıl bir tekamül insan'ı ısırır.Yine kusura bakılmasın lakin; o zaman Herkes kendi tekamülüne kendini ısırtsın,ardından nasıl bir aydınlık ise bu, neresi aydınlanıyorsa aydınlansın.
Sen Özelsin


Ocak 31, 2018, 10:15:15 ÖS
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1803

Alıntı
hain ilan eder


Anahtar cümle budur. Buaralar ülkemizde nekadar cpk " Hain " oldugunun farkindamisiniz. Demek birileri Napolyon´un isine veya tekerini tas koyuyor.