Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: 528 Hz  (Okunma sayısı 2557 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 07, 2017, 02:22:55 ÖS
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1269
  • Cinsiyet: Bay

İlginç bir konuya denk geldim.

Var olan her şeyin, atom altı parçacıklardan, evrenin kendisine kadar, özel frekanslarda titreştiği biliniyor. Dalga kuramına göre, dalgalar, yoğun ortamlara girdiğinde ya da boşluktayken dalgaboyları değişiyor. Frekansı da etkileyen pek çok sebep mevcut. Özellikle meditasyon ile uğraşanlar, budizm takipçileri ve müzik bilimiyle haşır neşir olanlar bu frekansların sesler üstünden bizlere etki ettiğini fark ettiler. Öyle ki, zaman içerisinde müzik iyileştirici bir enstrüman olarak tedavilerde kullanıldı. Bu fikri irdeleyip genişletenler bazı frekansları bazı konularla ilişkilendirmişler. Örneğin 396 Hz (Hertz) frekansı suçluluk ve korku duygularını uzaklaştırırken, 417 Hz bilinci derinleştiriyor. 528 Hz DNA yenilenmesini arttırıp iyileştirme sağlıyor iddiası var.

İlgili iddiayı alıntılamak gerekirse :

'Harvard mezunu ödüllü doktor Dr. Horowitz’e göre sevginin özel renk ve sesleri mevcut. Eğer bu doğru frekansta yayın yapılırsa, kalplerin açık olmasına, barışın sağlanmasına ve şifanın hızlandırılmasına yardımcı olabilir. Sevgi frekansının 528 Hz olduğu ve bunun da 6 yaratıcı frekans arasında yer aldığı ispatlanmış durumda. Bu 528-frekansı notada Mi notasına denk gelir ve Latincede “Mi-ra-gesterum” sözünden çıkar, anlamı ise “mucize”dir. Mi-528 tepe çakrayı temsil eder. Genetik mühendisleri DNA onarımını bu frekansı kullanarak yaparlar.

Normalde notalarda kullandığımız Si, genel kullanımda 523.3 Hz iken, DNA onarımı esnasında bunu 528 Hz’e çıkararak kullanırlar. Bu antik zamanlardan kalma Solfej Skalasıdır.

Modern bilimde vücuttaki elektromanyetik alanlar (Aura) bir takım biyolojik süreçler esnasında gözlenir, hücrelerin bölünüp yenilenmesi gibi… Antik çağlarda, Gregoryanlarda, Himalaya, Moğol yada Tibet yerlilerinde şifa amaçlı kullanılan müzik aletlerinin de aynı frekansı çıkardığı tespit edilmiştir. Yine ağızdan çıkarılan ses tonlamalarının da aynı frekansa denk gelmesi şaşırtıcı olmamalı. Bu, vücuttaki resonansı artırıp titreşimlerin belli bir seviyenin üzerine çıkmamasına yardımcı olur. Bu sayede sadece şifa bulamkla kalmaz, doğa üstü sayılabilecek bir takım gizli kalmış yetilere de kavuşmuş oluruz.'


deniyor. Tüm bu özel frekanslar ise ilginç şekilde fibonacci sayıları, evrendeki kusursuz şekiller düzeni gibi konularla paralellik gösteriyor.

Bazı kişiler, her zaman ki gibi bu konuyu da komplo teorileriyle ilişkilendirip, modern müziğin Rockefeller'lar ve Rotshcild'ler tarafından 440 Hz askeri frekansa oturtulduğu ve bu şekilde kitlelere itaat etme alt mesajı verildiğini bile iddia ediyor.

Hiç biri hakkında yargım veya kesin bilgilerim yok, ancak dikkate değer ve ilginç geldiği için paylaşmak istedim. Değişik bir bakış açısıyla aşağıda 10 dk'lık bir belgesel halinde verilmiş. Yaşamın veya sevginin Frekansı olarak sunulan bu konuyu buraya taşımak istedim. Umarım dikkate değerdir.

https://www.youtube.com/watch?v=Uz--L_sYFg8&feature=youtu.be

Alterius non sit qui suus esse potest


Nisan 07, 2017, 03:58:59 ÖS
Yanıtla #1
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1269
  • Cinsiyet: Bay

Dünyanın da Schumann Rezonansı şeklinde adlandırılan 7.83Hz ile titreştiğini de ekleyeyim.
Alterius non sit qui suus esse potest