Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İnsan, ne zaman İnsan oldu?  (Okunma sayısı 973 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 19, 2017, 04:48:31 ÖS
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1253
  • Cinsiyet: Bay

Bu konuda primatlardan ayrıldığımız teorisi neredeyse artık kanıtlandı. Ancak hassas bir konu olduğu için oraya girmeyeceğim. Ama İnsan olmak, yalnız iki ayağı üstünde dikilmek değildir. Hele bugün kullandığımız anlamda 'İnsan Olmak'. Alet yapmak, tohumu ıslah etmek ve hayvanları evcilleştirmek. Sonra yalnızca ihtiyacımız olanı değil, hoşumuza gideni de yapmak! Yani SANAT yaratmak. Belki başlangıç sanatları, figüre etmek, sembolize etmek içindi. Ama onları sevdik ve artık yalnızca Tanrıların değil, sevdiğimiz kadının da heykelini, resmini yapmaya başladık. 4 bin yıl, 6 bin yıl, 10 bin yıl... Her buluşla geri doğru taşıyoruz geçmişimizi ve belki atalarımızın hafızasını biz de anımsamaya başlıyoruz.

İşte bir örnek daha:

23 bin yıla tarihlenen bir heykelcik bulundu. Kimi Venüs' e benzetmiş.  Kimi de Rembrant'ın tablosundaki bir figüre. Bana sorsanız Kybele diyebilirdim. Belki de zarâfet ve sanat doğuş kodlarımızda var ama zamanla yitiriyoruz!!!

http://t24.com.tr/haber/rusyada-23-bin-yillik-heykelcik-bulundu,399969
Alterius non sit qui suus esse potest


Nisan 19, 2017, 08:11:15 ÖS
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 56
  • Cinsiyet: Bay

Konuya çok güzel değinmişsiniz.


Aralık 08, 2018, 11:03:16 ÖS
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 176
  • Cinsiyet: Bay

Düşünmek, üretmek, sezmek için yarım milyon yıl...


İnsanların 200 bin yıl önce Doğu Afrika'da "insanlığın beşiği" olarak tanımlanan tek bir noktadan dünyaya yayıldığı fikri yeni bir araştırmaya göre artık geçerli değil.

Kuzey Afrika'da bulunan beş yeni Homo Sapiens (modern insan) fosili, ilk insanların tahmin edilenden 100 bin yıl önce ortaya çıktığını gösteriyor.

Araştırmaya dahil olmayan Londra'daki Doğal Tarih Müzesi'nden Prof. Chris Stringer da BBC'ye "Artık insanlığın tek bir beşiği olduğu düşüncesinden vazgeçmemiz lazım" diye konuştu.

Stringer o yıllarda Homo Sapiens'lerin Afrika dışında da yaşıyor olabileceğini söyledi:

Prof. Stringer daha küçük beyne, daha büyük surata, daha belirgin kaş çıkıntılarına ve daha büyük dişlere sahip olan ilk insanların da Homo Sapiens sınıfına girebileceğine ve bu insanların yarım milyon yıl önce yaşıyor olabileceğine dikkat çekti.

Kaynak Tam Metin Haber: https://www.bbc.com/turkce/amp/haberler-dunya-40198320

Habere konu olan makale: https://www.nature.com/articles/nature22336
« Son Düzenleme: Aralık 08, 2018, 11:07:08 ÖS Gönderen: Zennn »
no one


Aralık 12, 2018, 02:25:39 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 45
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ANARCHOSA
Antropoloji içeren bir konu başlığına imza atmışsınız,bence bu başlığı;sosyolojik hatta sosyal kültürel antropolojik olarak inceleyip fikir alış verişin de bulunabiliriz.
Tarihte insanlığın kültürel gelişimini en iyi yansıtan ögeler,arkeolojik kazılarda bulunanlardır ve bulunanlar, hangi tarihte insanlık nerede,hangi düşünce durumunda olduğunu saptamamız veya tahminde bulunmamız için doneleri barındırır.İnsanlığın kültürel gelişim evrelerine dair bize ipuçlarıdır bunlar.
Evrimsel antropoloji de ki hassas olan noktaya dokunmamak ise gerçekten konunun dağılmaması adına bence de  doğru bir karardır .
Sanat konusu için de şöyle bir noktaya değinmek isterim;İspanya'nın Costa Del  Sol şehrin de bir mağara da 1956 keşfedilen bir resim dünyanın ilk sanat eseri olarak kabul ediliyor.Mağara duvarlarına resmedilen ayı balığı figürleri 42000 yıl önce insanlığın bulunduğu noktayı gözler önüne sererken bence bir sanat kavramının oluşmaya başladığını da varsaydığımız da ayı balıkları ile beslendiklerini ve bu balıkların hayatlarındaki önemlerini tasvir etme şekillerine bugün sanat diye düşünebiliriz veya 450.000 yıl önceye ait olduğu düşünülen ve üzerinde M harfine benzer çizgileri barındıran deniz kabuklarının günümüz de bize ne anlatmak istediğine veya bundan bir sonuca varıp buna da sanat diyebiliriz.Sonuçta o dönemde yaşayan insanların sosyolojik mantıklarının aynasıdır bulduklarımız.Ama insanlık geliştikçe o dönemlerde ki insanların bizlere bıraktıkları eserler de yükselen bir iyileşme,anlatılmak istenen figürler de ki daha açıklayıcı semboller  tarihsel gerçekler ki,buda bizlere insanlığın kendini nasıl geliştirdiği ve ilerlettiği konusun da aydınlatıyor.Giderek insanlık duvarlara sosyolojinin haricinde,düşüncelerini inançlarını,duygularını yansıtıyor.Heykellere anlam yüklüyor,mezarlarına inançlarını yansıtıyor... vs gibi örneklemelerin adetlerini artırabiliriz.
Konuya belki farklı bir detayla giriş yapmış oldum ama bu noktalara da değinme gereksinimi hissettim başlığın özüne değinelim şimdi de ;
"İnsan ne zaman İnsan oldu"
Zaman içerisinde ki gelişim gösteriyor ki insanlığın var oluşunda ki ilkel yaşam süreci,bulunan eserlerde ki gelişim süreci,modern insanın Afrika'dan çıkıp değişik coğrafyalara gidişi gibi pek çok detay...
Konunun atom çekirdeği bence insan her zaman insandı çünkü düşünüyordu ve gelişiyordu.Geliştikce üretti,değişti yenilendi,aklını keşfetmesi,düşünme yetisini geliştirmesi,sosyalleştirdi.Toplum yaşantısına geçti.Muhakeme etti iyiyi kötüyü ayırdı,güzeli seçti kötüyü eledi.Sonuç olarak mitokondriel dna dan uzak bir kavramla katılım yaptım konuya ve insana düşünebilme penceresinden bakıp,gelişim konusu ile desteklemek  istedim.
Günümüz ile kıyaslama yapacak olursak sanat yaratmadır ve elbette ki  bu yadsınamaz doğrudur.Tarihte toplumları ileri taşımış olan yegane değerlerden en önemlilerin başında gelir sanat.Toplumların şu gün ki bulunduğu nokta da geçmişte ki bahsettiğiniz atalarımızın yarattığı sanatın çok büyük katma değeri bulunmaktadır.
Sevgi ve Saygılarımla...



Aralık 13, 2018, 12:17:31 ÖÖ
Yanıtla #4

Kendimce konuyu yorumlamaya çalışır isem;


Semavi dinlere vahyedilen esas ve hükümler içinde kanımca, evrimsel bir mahluk terbiyesi her daim mevcuttur.

 Yılan, bilindiği üzere bir sürüngendir; memeliler ise, bir sonraki evriminin halkası olmuşlardır.65 milyon yıl önce Meteor düşdüğünde,Yılan/sürüngenler, ateş ile yok olmaya çok fazla yaklaştılar. Soğuk kanlı canlılar oldukları için, atmosfer ve diğer etkiler onların egemenliğini kısıtladı.Memeliler ise; yer altında ve ağaçlara cıkabilen, ve oralar da meyve ve yiyecek tüketebilen canlılar idi.


Adem,Havva; cennet,cehennem; yılan,ağaç gibi dinsel kavramları, bu evrimsel süreçler ile karşılaştırabilirsiniz.

Semavi dinler İnsanoğlunun evrimsel sürecini anlatıyor olabilir.

Yılan: Geçmişimizi ve zorlu mücadelemizi; kısaca cehennem ve şeytanı...

Cennet ve cehennem ve sayısız karşıtlık; terbiye şeklimizi...

Dini hükümler ise; bedensel olan temizlik ve sportif teşfikleri ve bilinçsel olarak mahluk özelliklerini baskılamamazı...vs.

Ateş ile geçmişimiz olan yılanın hükmü son buldu.Su ile memeliler kendi içinde arındı.Ve geleceğimiz olan cenneti inşa etmek için ödül ve cezadan öte bir canlı olduğumuzu-olduğunuzu kanımca artık kavrayabilmeliyiz-kavrayabilmelisiniz.

Sevgiler.
« Son Düzenleme: Aralık 13, 2018, 12:26:47 ÖÖ Gönderen: Tık-Tik-Tak »
Sen Özelsin