Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: MASONLUK VE EZOTERİZM  (Okunma sayısı 1242 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 11, 2017, 08:44:10 ÖÖ
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1151
  • Cinsiyet: Bay

Sıkça Masonluk neden Ezoterik yöntem kullanır, neden sembol ve alegorilerle aktarım yapar diye sorulur. Bin defa açıklanmış olsa da yine sorulur ve sorulmaya devam edecektir. Bizim cümlelerimiz yetersiz kalıyor demek ki diye buraya HKEMBL nin çok sayıda eser vermiş Üstadı Tamer Ayan'ın sözlerini Hamtaşın Evrimi kitabından alacağım. Aslında bu kitaplar İktisadi İşletmeden sipariş edilip rahatlıkla temin edilebiliyor. Ama antimasonik websitelerini iki tıkla ziyaret etmek çoğu zaman daha kolay. Fakat dinleri yoldan çıkaran ne derseniz, ana kaynağı okumayıp bir başkasına ''okusana, ne demiş bana anlat'' diye başkasına zihnini teslim etmektir diyebilirim. Masonluk bu yöntemi özellikle reddeder. Herkes kendi anladığı şekilde yorumlar her konu ve sembolü. Ancak kurumsal olan her bir kişinin yorumu değil tüm kardeşlerin eleğinden süzülüp yüzyıllar içinde olgunlaşan toplamdır.

Yazıyı aşağıya alıntılıyorum. Belli kısımlarında ritüelik bilgi olduğu için 17. madde gereği buraya almadım. Muhafazakar Masonluğun temsilcisi Üstadın ikinci soruya verdiği değişim kaçınılmazdır cevabına da özellikle dikkat çekmek isterim.


MASONLUKTA EZOTERİZM:
Alegoriler ve Semboller


Hürmasonluk, Rönesans ve Reform aşamaları ile zihinsel ve inançsal açılardan yeniden-yapılanmış Avrupa'da, Aydınlanma Çağı ürünü olarak ortaya çıkmış bir kültürel üstyapı kurumudur. Bir başka anlamda, Masonlara daha farklı hayat ve bakış açısı getirdiği için erkeklere özgü bir yaşam tarzıdır. Avrupa'da Masonluğun hamuru önce Rasyonalizm ve sonra Pozitivizm felsefi akımları ile tutulmasına rağmen; hamurun mayasını Eski Misterlerin inisiyatik ve ezoterik yöntemleri teşkil etmiştir. Bu itibarla, genel anlamda Hürmasonluğun ve özel anlamda Masonluk temeli üzerine Avrupai ezoterik ağırlıklı felsefi görüşler doğrultusunda monte hatta modifıye edilen yüksek felsefi derecelerin aslı esası, EZOTERİZM'dir.
Bu anlamda, ezoterizm olmazsa Masonluk da olmaz. Çünkü, Masonluğun gustosu inisiyatik ezoterizmdir. İnisiyasyon, yani tekris olgusu, ezoterik öğreti yönteminin temeli yani kapısı olduğundan ezoterizmin kapsamındadır.
Bazıları, özellikle İngiliz Mason araştımacıları, günümüz Masonluğunun, yani Spekülatif Masonluğun kökünün veya kaynağının Operatif Masonluk olduğunu ileri sürer ve savunurlar. Masonluğun ortaya çıkış döneminde, gerek dünyanın genel sosyal, kültürel, ekonomik tarihsel süreci ve gerekse Masonluğun tarihsel oluşum ve gelişimi gözden geçirildiğinde, bu görüşün pek doğru sayılamayacağı ortaya çıkar. Çünkü, Spekülatif Masonluk, geleneksel Operatif Masonluğun üzerinde kurulmamıştır. Operatif Masonluk kurumundan apayrı bir zihniyette oluşmuş ve gelişmiştir. Bu zihniyet farkıda akla ve ezoterizme verilen olağanüstü önem olarak açıklanır.
Spekülatif Masonluk, Operatif Masonluğun sadece mevcut imkanlarından, mekanlarından ve yöntemlerinin bazılarından; genel bir anlatımla "zarf''ından yararlamnıştır. Öyleyse, Spekülatif Masonluk, Operatif Masonluk zarfının içindeki  "mazruf"tan  başka bir şey değildir. Zarf ve mazruf, nasıl ki, anlam ve işlev olarak birbirinden farklıysa, Operatif Masonluk'la Spekülatif Masonluk da biribirinden kalın bir çizgi ile ayrılmıştır. İki tür masonluğu birbirinden ayıran bu  sınır  çizginin  adı EZOTERİZM' dir.
Operatif Masonların meslek ve sanatlarını sürdürmek, yani bir anlamda idame-i hayat için kullandıkları ve yararlandıkları, çeşitli meslekî avadanlıklar, şekiller, kelimeler ve hareketler üzerine yeni yeni spekülasyonlar eklenerek Spekülatif Masonluğun sembollerini; eski meslekî menkıbeler, kıssalar ve lejandlar da Spekülatif Masonluğun alegorilerini oluşturmuştur. Ancak, sadece Operatif Masonluktan alınanlarla da yetinilmemiş; köklerini insanlık tarihi kadar eski olan tüm semboller ve alegori niteliği taşıyan efsaneler, öyküler veya dinsel lejandlar; taşıdığı mesaj veya içerdiği   hikmetin   evrensel   boyutta   kabul   edilir nitelikte   olması   kaydıyla, Spekülatif Masonluğa aktarılmıştır.
Bu alegori ve semboller kendi içinde öğretilerine göre kategorize edilerek; temel anlamda Craft Hürmasonluk denilen üç sembolik dereceli masonluğa; geniş ve detaylı anlamlarda da yüksek veya felsefi dereceler denilen sistemleri içeren, örneğin Skoç Masonluğu veya Royal Arch Masonluğu gibi, masonik esprilere ve bu espriler üzerine kurulan  Ritlere,  Order'lara aktarılmıştır.
Masonluk kurumunun temeli ezoterizm olduğu gibi; ezoterizmin dili ve kulağı mertebesindeki yöntemleri semboller ve alegorilerdir. Bu itibarla, sembollerle anlatılan allegoriler perdesi arkasında saklı kendine özgü bir ahlâkiyat sistemi olan kurumun adı Masonluktur. Diğer anlamda, Masonluğun kendine özgü yöntemi, yani anlatım tarzı ve lisanı, semboller ve alegorilerdir.
Sembolik ve allegorik öğretilerden yararlanmanın, daha doğrusu bu yöntemi yorumlayabilmenin, tek yolu derin düşünmek veya eski tabiri ile tefekkürdür. Bu nedenle Masonluğa, Şahane Tefekkür Sanatı'nın kısaltılmışı olarak Royal Art karşılığında Şahane veya Kralî Sanat adı verilir. Masonluk şahanedir; çünkü, Hakikat'in bulunması için araştırılması gereken gerçekler aleminde en etkin yol olan aklın doruğunu ilgilendirir. Kralîdir; çünkü, bu doruğa yükselebilmek için gerekli idrak ve iz'an beyin krallığını ve gönül sultanlığını gerektirir.
Böylesi yüce bir idrak, iz'an, ihata kabiliyeti ve zihnî mükemmeliyeti gerektiren ezoterizmin kutsal dili olan sembolik ve alegorik yöntemin geleneksel özelliği, hiçbir öğretinin veya mesajın doğrudan doğruya aktarılmaması; bunun yerine, bir sembolün içine konularak veya bir alegorinin arkasına takılarak dolaylı; yani, görenin, okuyanın veya dinleyenin bilgisi  ve anlayışı  ölçüsünde idrak edebileceği  tarzda   açıklanmasıdır.
Semboller ve alegoriler, zahirî örtüsünün yani dış görünüşünün yani ekzoterik niteliğinin altında, bâtınî yani ezoterik anlam/anlamlar taşırlar.  İşte, bir sembolün taşıdığı ve o sembolü görenin kendi bilgisi dahilinde o sembolden çıkarmakta haklı olduğu anlam ve/veya anlamlara HİKMET denir.
İnsanda akıl denilen gücün îtidâli hikmet olduğundan: ancak, aklın tefrit ve ifratın ekstremlerinin ortasında kalan zihinsel denge noktası olan hikmetten itibaren HAKİKAT aranır.
Hikmet insana mahsustur. Ama, kul zihniyetindeki insanımsıya değil; insan kimliğinin şuurundaki, yani dünyanın ekseni ve evrenin merkezi olduğunun idrakındaki insana!
Hikmet  sahibi  insan hakîm: yani bilgedir.
Sembolün veya alegorinin aidiyeti ve mensubiyeti, yani ait olduğu elin, felsefi akım, millet, kültür veya memleket; Masonluk için hiç mi hiç önemli değildir. Tek önemli olan ve o sembole Masonik önem kazandıran husus, sembolün anlamının/anlamlarının hikmet mertebesinde olması, yani evrensel boyutta kabul edilir olmasıdır. Bunun için Masonluk, efsanevi doğuş yeri olan Kutsal Toprakları etkileyen, başta Mısır, Mezopotamya, İran, Hint, Musevî, Hıristiyanî ve İslâmi sembolleri ve alegorileri, aralarında hiçbir ayırım yapmadan veya dinî bir mesaj gayesi taşımadan, niteliklerine göre derleyerek kategorize etmiş ve bir dereceler dizisi şeklindeki öğreti sisteminin temel yöntemi olarak kullana gelmiştir. Yukarıda değinildiği gibi Masonluğun ayırtman özelliği ezoterik yöntem olarak sembollere ve alegorilere önemle yer vermesidir.
Akla çok önemli iki soru gelir:
Birinci soru; Masonluğun öğretilerini neden doğrudan doğruya değil de, semboller ve alegoriler aracılığı ile aktardığıdır?
Cevabı: Masonluk ezoterik bir kurumdur. Ezoterizmin de aklı esası batınî olması; yani, bir sembolün içine veya bir alegorinin peşine hikmet denilen derin anlam/anlamlar çıkarılması gereken öğretileri katmasıdır. Sembolün veya alegorinin içine katılan anlamlar, görenin idrak ve bilgisine göre iç içe ve derece derece derinleşir. Bir sembolün, bazılarına göre sadece bir anlamı varken; bazılarına göre anlamları çok daha fazladır. Hatta, farzımuhal hepsini biliyorum diyen için bile her gün başka bir yeni anlam çıkar.
İşte bu nedenle, Masonluk sembollerin içerdiği anlamı/anlamları kelimelerle sınırlanamaz; insanın aklına ve düşünce derinliğine bırakır. Masonluk, Afrika'nın Zaire'sinde yaşayan garibim zenci ile Stephan Hawking'in herhangi bir sembolü yorumunun veya 18. yüzyıl Aydınlanma Çağı yorumu ile 21. yüzyıl Bilgi Çağı yorumunun aynı olmadığı bilincini sürdüregelmiştir. Aksi takdirde, semboller putlaşır; yani, ifade ettikleri anlam/anlamlar zamana, zemine, bilgiye; yani, kişiye göre değişmeyeceğinden statikleşir; ezoterizm dinamizmini kaybedip ekzoterizm;  Masonluk  da  doktrin  veya dogma veya sonu "izm"le biten bir kurum yani haricî demek  olur.  Böyle olmadığı içindir ki, Masonluk yüzyıllardan beri değişen dünya zihniyetine uyum sağlayıp süregelmektedir. Gizli olan aynı hikmettir; ama, yorumu değişmiştir ve mutlaka değişecektir.  Çünkü, Doğal Yasa gereği değişmek zorundadır.
İkinci Soru; Neden yorumu değişmiştir ve değişmek zorundadır?
Cevabı: aklın gelişimi ile bilgi değişmiştir; ilerlemiştir. Masonluğun, ezoterizmi benimseyen diğer mistik hatta metafizik ağırlıklı kuruluşlardan en önemli farkı aklı ve bilimi en ön planda tutması ve Tann 'nın en büyük armağanı olarak değer vermesidir.
Masonluk, ekzoterik alanda, yani objenin beşduyu ile irdelenir taraında, geçerli olan tek yöntemin akıl ve aklın derlediği bilgilerin sınıflanmasından oluşan bilim olduğunu kabul eder ve çalışmalarında bilimsel yöntem olarak uygular. Öyleyse, aklın ve bilimin nüfuz kabiliyetine göre ekzoterik alanın vüs'ati yani ezoterik alanın sınır derinliği hem farklı; hem de insandan insana, kültürden kültüre görecelidir. Bu anlamda, bazılarına göre ezoterik olan, bazılarına göre bilgiye dönüşerek ekzoterik olmuştur. Yani, sembol, sembolik değerini, sadece o anlam/anlamlarda yitirmiştir; ama, yitirmesiyle yeni bir sembolik anlam kazanabilmiştir.   Sembolü, yitirdiği   anlamda sembol olarak telakki etmek ya cehaletten gelir; ya da körükörüne inat edilmesiyle taassup olur ki; böylece sembol de puta, bâtıla veya hurafeye dönüşür. Yoksa, Hakikat'in zahir olduğu haller için sembole hiç mi hiç gerek yoktur. Bunun için, ekzoterik alandaki sembolün fonksiyonu sadece ezoterik anlamlar içermesi halinde vardır ve geçerlidir.
Bu itibarla Masonluk, aklı kuvvetin geçerli ve etkili olduğu ekzoterik alan ile, basiret kuvvetinin geçerli ve etkili olduğu ezoterik alanı son derece iyi ve ahenkle den­ geleyebilcliği gibi; ikisi arasındaki görünmez sınırın ela îman olduğunu takdir edebildiği için inanç erdeminin zorunluluğuna önem vermiş nadir bir kurumdur.  Bu bakımdan Masonluğun en belirgin özelliği, Akıl ile Îmanı ahenkle dengelemesidir.
Masonluğu, ezoterik yöntemi kullanagelen diğer mistik kuruluşlardan ayıran özelliği saf îman yanında akla büyük önem vennesi; îman sınırının berisindeki tüm olay ve olguları akıl ve bilimle irdeleyip değerlendirmesi; ama, îman sınırının ötesindeki, yani sembollerin içinde gizli hikmetlerin araştırılması için ele akıl gücüne ilave  olarak  basiret  gücünü kullanmayı bilmesidir.
Çünkü, Masonluğa göre ekzoterik planda geçerli olan tek yöntem akıl ve bilimdir; ama, ekzoterik planda somut olarak yer almakla birlikte içerdiği anlam/anlamlar açısından hikmet değeri taşıyan sembollerin yorumu için gerekli olan akıl ötesinde aşk ve basirettir. Öyleyse, ekzoterik ve ezoterik bilgi edinilmesinin tek yolu=akıl+basiret birlikteliğinden doğan feraset kudretidir. Ancak, feraset kudretinin geliştiği oranda sembollerin veya alegorilerin hikmet olarak ihâta ettiği Hakikat'e ve hatta daha ötesi Hakikatler Hakikati'ne nüfuz ve idrâk o derece güçlü olur. Bu itibarla, Masonlara düşen görev, sembollerin ve alegorilerin derinliklerine alabildiğine inerek sakladıkları hikmetleri ortaya çıkarmak için tefekkür etmek ve tefekkür derinliğini sürekli arttırmaktır. Ekzoterik plandan ezoterik bilgiye geçişe vasıta olan sembol ve allegorilerin içinde gizli hikmetlerin aranmasının çıkar yolu budur!..
Sembollerin içindeki gizli hikmetlerin tefekkürü çok derin olduğu gibi; bu tefekküre mesnet olabilecek maddi ve manevî kanıtların sadece akılla değil; ama, aynı zamanda gönül gözü olan basiretle gözlenip değerlendirilmesi gerekir. Çünkü, akıl ancak îman sınırına kadar en güvenilir rehber olduğu halde; bu sınırın ötesinde gücünü yitireceğinden basirete mutlaka ihtiyaç vardır.
Basiret olmadığı takdirde zâhirden batına nüfuz etmek mümkün olmaz ve sadece aklın etkinliği oranında bilinçlenme gerçekleşir. Ama, basiretle görülenin akılla denetlenmesi ve gerçeğe dönüşmesi halinde de gerçeğe dayanan bilgi ve bilim alanında sadece akıl gücü geçerli olacağından basiretin hiç bir fonksiyonu olamaz.  Basiretin gücü, artık daha ileriye, aklın ötesinde îmanın başlangıç sınırının diğer tarafına kayar. İşte kemâlatın, dolayısı ile bir anlamda Masonluğun, sebebi vücudu bu hassas dengeyi kurabilmesidir. Masonluğun asıl sırrıda bu ahenkli dengenin kurulmasıdır. Ahenkli denge terazisinin dirhemleri semboller ve alegorilerdir.
Masonlukta birer teşbih ve birer mecaz vesilesi olan diğer sembolleri de bu anlayış altında değerlendirmek ve içindeki gizli hikmetleri büyük bir dikkat ve özenle aramak doğru olur. Aksi takdirde, sembolü sadece zâhiren değerlendirmek ve yorumlamaktan kaçınmak veya sembolün sadece şu anlamı doğru diğerleri yanlıştır demek, daha önce de değinildiği gibi, onu tabulaştırmak, yani put yapmak demektir ki; bu da akla, hür düşünceye  ve Masonluğa  aykırıdır.
Doğrusu, sembolleri kutsallaştırmadan içindeki gizli hikmetleri araştırmaktır.  Batına inmek için de şart olan zâhiri aşabilmektir. Ama, zâhiri de hiç yok saymadan; akılla zâhir, basiretle batını nitekim istenilen de budur. Aklın rehberliğinin yanında, çalışmanın nihaî gereği basirettir denmez mi ilgili ritüelde?..
Haricî alemden, yani avam içinden, istidatlı görülenler Mason adayı olarak seçilir. Gerekli hazırlıklardan geçirilerek ezoterik aleme alınmak üzere moral yönden donatılır. Tekris töreni ile ezoterik aleme inisiyasyonu tamamlanır. Böylece, avam, bir seçkin olur. Avamlıktan yani haricîlikten seçkinliğe yani inisiyeliğe geçişi sırasındaki, en önemli üç sembolik olay tamamen ezoterik dünyaya hazırlık ve giriş anlamındadır. Bu nedenle, akıl yanında basirete yani gönül gözüne hitap eder.
Birinci sembolik aşamada, aday ……………………………………………………………………………………………………………………………………., Bilgi Çağı başının akıllı ve bilgili insanı için, gönül gözü açık olmazsa, nasıl inandırıcı olabilir ki? Bu sembolik hareketlerin içinde gizli hikmetleri salt akılla nasıl ölçebilir ki?
İkinci sembolik işlem tabii ki …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….. ne ifade eder ki?..
Nihayet, en sonuncusu ve en önemlisi, ………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………. Semboller ve alegoriler, zaten bu ezoterik dünya için geçerli ve anlamlıdır.
Artık, avam aldığı Nûr-u Ziya ile Seçkin (Havas) olmuş; ve lütfen dikkat, aklı ile hikmeti birleştirip AKLUHİKMET kudreti şeklinde yararlanınak yoluna adım atmıştır. Akluhikmet, aklın ışığı ile basiretin nurunun, diğer anlamda aklın ışığı ile îmanın nurunun sentezidir. Aklın ışığı ekzoterik yani görünen âlem; basiretin nûru bilinmeyen âlem için geçerli olduğundan, Masonun akluhikmet gücü feraset halinde ortaya çıkmış ve kendisini haricîlerden ayıran bir yorum ve tefekkür kudreti ve imtiyazı kazandırmıştır. Böylece, Masonluğun Şâhane sanatını ve öğreti dilini bilebilen bir Seçkin   olmuştur.
Bu meslekte ilerledikçe ve tefekkür yoluyla gerçekler yolunda derinleştikçe ve aradığı Hakikat'in aslında Hakikatler Hakikati olduğunu fark ve idrâk ettikçe Seçkinler sınıfından Seçkinler Seçkini sınıfına doğru geçecektir.
Ne mutlu geçebilene?
İşte Üstad Masonluğu takiben Masonik tefekkürünü felsefi ağırlıklı olarak geliştirmek, bir Mason için tekrisinden sonraki en yüce meziyet olarak; Seçkinler sınıfından Seçkinler Seçkinleri sınıfına yükselmektir.
Yukarıda değinildiği gibi, Masonların imtiyazı Şahane Sanatı bilmelerinden gelir.  Bu nedenle, Şahane Sanat'a vâkıf olmayan haricîlere Masonluk anlatılamaz; sembollerin anlamı açıklanamaz; alegoriler söylenemez.
Neden söylenemez?
Çünkü, Şahane Sanat'ı bilmediklerinden, ayni ezoterizme vâkıf olmadıklarından, ne söylenirse söylensin anlamazlar: anlayamazlar. Çünkü, haricî ile aynı kutsal dille konuşulamadığından bir sembolün içindeki hikmetleri anlatmaya söz yetmez; kelimeler kâfi gelmez. Güzelim Herşeyi Gören Göz sembolüne tek göz der çıkarlar; hikmet sembolü cânım Mührü Süleyman'a Yahudi yıldızı deyip karalarlar; insan zekâsının esaretten kurtuluşunu simgeleyen Gabara Köprüsü alegorisine İsrâiliyat diye küfrederler; insanlık tarihi kadar eski olan Haç'a Hıristiyanlıktan başka bir kulp takamazlar, Hititlerden Selçuklulara özbe öz Anadolu sembolü olan Çift BaşlıKartal'ı Ortodoks Bizans mı yoksa Katolik Roma mı diye yadırgarlar!
İşte bu nedenle, Masonik ketumiyet şarttır. Yani, hep doğruyu söylemek; ama her doğruyu her yerde söylememek; dinleyenin idrâkı ve bilgisi derecesinde konuşmak ketumiyeti...
Masonluğun temeli ezoterizmin evveli de âhiri de semboller ve alegorilerin içerdiği hikmetlerdir. Gizli hikmetlerin araştırılması ve anlaması herkesin gücü ve bilgisi yettiğince olur. Masonik Sır da budur. Her öğreti bir sembolün veya bir alegorinin içinde, görenin ve okuyanın idrakı nisbetinde hikmet olacak kadar gizli ve saklıdır. Bu sırrı anlayabilmek ve anlatabilmek için Mason olmak şarttır. Ama, Mason olduktan sonra da Masonluğu  zihnî ve fikrî tekâmülle  sürdürmek kaydıyla Masonik yetkinleşmenin dinamizmi veya başka  bir deyimle Masonik  Merdiven'in en üst basamağına çıkmış yaşlı başlı Üstadların hala Çırak toplantısındaki sembollerin içinde saklı hikmetlerde  Hakikat aramalarının sebebi budur!
Alterius non sit qui suus esse potest


Aralık 20, 2018, 11:42:19 ÖÖ
Yanıtla #1
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1151
  • Cinsiyet: Bay

Belki hatırlatılmasının zamanı gelmiştir.
Alterius non sit qui suus esse potest


Aralık 20, 2018, 03:42:44 ÖS
Yanıtla #2

Çok güzel bir anlatım olmuş, çokta barışçıl  :). Egzoterik anlayışa, yani batıni dışına(zahire) bile bir nevi ihtiyaç olduğu dillendirilmiş.

Bence Türkiye’de  ‘egzoterik ve dogmatik’  haricilerin çok fazla olmaları, ezoterik insanları daha kaliteli(quality) hale getiriyor ama bu sefer de ezoterik insanların sayısı(quantity) düşük oluyor. Bana göre Türkiye’de  hem kaliteyi koruyup hem de sayıyı arttırıcı bir sistemler bütünü ve ya plan çizilebilir. Bu plan doğrultusunda HKEMBL, ÖMBL ve KMBL birlikte hareket edip büyük bir başarı sağlayabilir.  Belki de Türkiye’deki genel düşünce yapısı büyük ölçüde değişebilir. Bu da bizi Mustafa Kemal’in de dediği gibi gelişmiş medeniyetler seviyesine çekebilir. Ama bunun için öncelikle bunu istemek lazım.

Konunun içeriğiyle daha alakalı olarak ezoterizm olmadan masonluk olmaz gerçekten, ama masonluk olmadan ezoterizm çok zorlansa da devam edebilir. Yanlış anlaşılmasın, Tabiki masonluk kesinlikle gerekli bir yapı. Ama mason sayısının artması lazım.

Umarım birgün ben de ezoterik içeriği almış, seçkin bir birey olurum. Belki de sembollere yeni anlam bulup daha da seçkin hale gelebilirim.

Sevgiler sayın ANARCHOSA. Her zamanki gibi çok güzel bir paylaşım.
« Son Düzenleme: Aralık 20, 2018, 03:46:00 ÖS Gönderen: Adonai »
Errare humanum est.
Beni böyle sev, seveceksen.