Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Türkiye kültür yapısının aydınlanma eğilimi  (Okunma sayısı 1370 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 19, 2017, 05:40:45 ÖS
Yanıtla #10
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4164
  • Cinsiyet: Bay

Merhaba,

Türkiye 'de büyük bir çoğunluğun siyasi doktrinlere, oligarşik hasretlere ve geçmiş takıntılarına meyilli olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki; refah ve ilim düzeyi yetersiz olmasına rağmen ilgilenmesi gereken öncelikli konu olarak siyaseti zaruri gören; belli bir zühreyi sorgusuz sualsiz kendilerini yönetmesine adayan ve ülkenin geçmiş yıllarını tekrar tekrar konuşmayı tercih edip geleceğe dair hiçbir adım atmayan bir kültüre sahip, ciddi bir nüfus var.
Belki ben yanlış düşünüyorumdur fakat bilim ve düşünce açlığı çekmek yerine, her akşam televizyonlarımızda siyasi tartışmalar, dini sömürüler, vicdani acıtasyon programlar gösterilmesi sinir bozucu geliyor. Hukuki şeffaflığı, liyakat sistemini, adalet dağılımını sağlamanın tüm bu sinir bozucu etkenleri ortadan kaldıracağına inanıyorum fakat bunları bireysel anlamda insanlarla paylaşmak hiç kolay değil. İleri kavuşacağımız kültür formasyonunu gerçekleştirmek için neler yapılabilir, neler anlatılabilir; görüş sahibi insanlar, katılan katılmayan, fikirlerini paylaşırsa memnun kalırım.

Saygılarımla,
Sevgili pavel
Peygamberimiz işi ehline verin demiş.
Biz buna liyakat diyoruz.

Sürünün devamlı basında çoban görmek istemesinden,başkalarının aklını kullanmanın daha kolay olması,bilgiye karşı tembellik en büyük sorunumuz.

Maalesef hala Aziz Nesinin 1983 yılındaki %92 sı salak bu toplumun dediği noktadayiz.

İşin kötüsü salağın salak olduğunun dahi farkında olmaması.

Ne diyelim insanlık tarihi hep bu oranla var olmuş gibi.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ağustos 20, 2017, 11:55:02 ÖS
Yanıtla #11

        Aydınlanma kadınla başlar. Önce  kadınlarımızın  aydınlanmaya doğru dönmeleri gerekmektedir. Kadınlarımız ne zaman kul, köle ve bir meta değil de birer birey olmayı,  ayakları üzerinde durup kişiliklerini kabul ettirmeyi başarabildikleri zaman aydınlanmanın ışığını yakalayabiliriz.
        Ben Türk kadınını anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Sözde din ekseni etrafında kendileri için hazırlanan oyunların farkında bile değiller. Ne acı!. Kendi kendilerini kimliksizleştirmeye çalışıyorlar. Halbuki; Atatürk'ün kadınlarımız için altın tepsi içinde sunduğu nimetleri bir hatırlasalar, inanın bu gün ne insanımız ne de ülkemiz böyle kaotik zamanları yaşamayacaktır.
        Sitemizde başka bir başlık altında bir üyemiz şöyle demişti (aklımda kaldığı kadar) "On erkeği eğiteceğinize, bir kadını eğitin. On erkek bir kadını eğitemez ama, bir kadın on erkeği rahatlıkla eğitir". Ben bu şekilde düşünenlerdenim.
(Bu arada hoş geldiniz  sayın PavelStarlex)
         Saygılar -sevgiler

Sayın Alşah'ın değerli tespiti, aslında evrensel bir değişimin/yükselişin de kilit noktası...

Saygılar
Sen Özelsin