Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: 13. Cuma  (Okunma sayısı 597 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 13, 2017, 09:02:36 ÖÖ
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1157
  • Cinsiyet: Bay

Bugün 13 Ekim Cuma.

Enteresan bir gün. Kaç yılda bir 13. Cuma ve 13 Ekim Cuma denk gelir.

Ne olmuştu ki acaba, yüzyıllarca unutulmayıp toplumlarda değişik şekillerde önemsenerek kaldı?

13 gerçekten de uğursuzluk mudur?  Yoksa  yaşamın 13. seviyesine ulaşmak Antik Mısır'da ölüm sonrasının sonsuzluğunu elde etmek demekti. Şanslı numara mı?
Alterius non sit qui suus esse potest


Ekim 13, 2017, 09:20:35 ÖÖ
Yanıtla #1

Dünya genelinde uğursuzluğun günü olarak kabul edilen 13. Cuma neden böyle kabul ediliyor? Detaylarıyla açıklıyoruz.

Genellikle Jason Voorhees adlı kült karakteri ile ünlenen 13. Cuma filmi, aslında 13. Cuma için olan inanışa göre şekillenmiş bir film olarak dikkat çeker. Hristiyanlık dinindeki 13 sayısının uğursuzluğu ve Cuma’nın çakışmasıyla ortaya çıkan 13. Cuma anlayışı bazı kesimde yılın 13. Cuması olarak düşünülse de aslında ayın 13’üne denk gelen Cuma günüdür. Peki İslamiyet’te kutsal bir gün olan Cuma günü neden ayın 13’üne denl gelince uğursuz olarak kabul ediliyor? Gelin bir göz atalım;
13. Cuma Neden Uğursuz?


Yaygın bir inanış olan 13. Cuma’nın uğursuzluğu için kelimenin kökenine bakacak olursak 13. Cuma’dan korkmak, literatürde “paraskevidekatriaphobia” deniyor. Bu da Yunanca Cuma anlamına gelen Paraskeví (Παρασκευή) ile 13 anlamına gelen dekatreís (δεκατρείς) kelimelerinin fobi anlamına gelen phobía (φοβία) kelimesine eklenmesiyle ortaya çıkıyor.
Aynı zamanda 13’ün uğursuzluğundan hemen kısaca bahsetmek gerekirse her ne kadar 13’ün uğursuzluğu Hıristiyanlık öncesine dayansa da birincisi İsa’nın son yemeğinde masada 13 kişi olması, aynı zamanda İskandinav mitolojisine göre Valhalla’da verilen bir ziyafete yemekte istenmeyen Loki ziyafete katılarak 13 kişilik ziyafete dönen bu etkinlikte tanrılar tanrısı, rüzgar ve bilgelik tanrısı Odin ile ana tanrıça Frigg’in oğlu, en sevilen tanrı Balder katledilmesine bağlanmaktadır.

Bu konuda yaygın bir inanışa sahip olan Fransızlar yemeğe 14. gelen misafirler için Quartorziennes kelimesini kullanırken, aynı zamanda Fransa’da hiçbir ev 13 numarasına sahip değildir. Avrupa’da Çoğu sokak 13 numarasına sahip değilken İtalyanlar da ikramiyelerde 13 numarasını kullanmayı tercih etmiyorlar.
Numeroloji’ye göre ise 12 sayısı bütünlüğü simgeliyor; bir yılda 12 ay olması, 12 burç olması, 12 saat sistemi, İsrail’in 12 kabilesi, İsa’nın 12 havarisi, Olimpus’un 12 tanrısı, vs... 13 ise düzensiz ve bu bütünlüğü bozan olarak görülüyor.
Cuma’nın uğursuzluğu konusuna gelecek olursak bu noktada İskandinav mitolojisine tekrar bakacak olursak Cuma adını aşk ve doğurganlık tanrıçası olan Frigga’dan aldığı görülür. İskandinav ve Germanik kabileleri Hıristiyanlığa geçtiğinde Frigga bir dağın tepesine gönderilmiş ve cadı olarak adledildiği anlatılır. Her Cuma kindar tanrıçanın 11 başka cadı ve şeytanla -bu da toplamda 13 kişi eder- toplanarak sonraki haftanın kaderini belirlediklerine inanılmaktadır. Bu sebeple İskandinavya’da Cuma günü cadıların gece yarısı buluştuğu gün olarak kabul edilir..

Hristiyanlık tarafında ise Cuma günü ayrıca İsa’nın çarmıha gerildiği ve Adem ile Havva’nın yasak meyveyi yediği gün olduğu için uğursuz sayılır. Aynı zamanda Budistler ve Brahminler de bu günü uğursuz sayar.
Sonuç olarak birçok sebep ve sonuç ilişkisine göre dünya genelinde uğursuz olarak kabul edilen 13 sayısı ve Cuma’nın kesişmesi sonucu ortaya çıkan ayın 13’üne denk gelen Cuma günü olan 13. Cuma birçok kesim tarafından uğursuzlukların yaşanacağı bir gün olarak kabul edilmeye devam ediyor. Tabii artık popüleritesini 13. Cuma adlı film serisine borçlu olduğunu da unutmamak gerek.
Not:13 Cuma ile ilgili bir filim seriside vardi... Sebep yukardaki makaledeki paylaşım olabilir mi?....Kaynak:https://www.google.com/amp/www.webtekno.com/haber/amp/24101
Üyeliğimin iptalini talep ediyorum!Aksi taktirde dava edecem! Formda zorla kayıtlı tutuluyorum.Defalarca üyelik iptali talep ettim..Formda kayitli üye olarak bulunmak istemiyorum.Bu form zaman kaybı!


Ekim 13, 2017, 07:59:16 ÖS
Yanıtla #2
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1157
  • Cinsiyet: Bay

13 Ekim 1307
Alterius non sit qui suus esse potest


Ekim 13, 2017, 08:46:24 ÖS
Yanıtla #3

13 Ekim Cuma 1307 tapınak şövalyelerinin enginizasyon mahkemeleri tarafından yargilandigi  gündür.O yuzden 13 Ekim Cuma gününe tapınakçılar kanli cuma  olarak adlandırmıslardir.Saygilarimla.
Üyeliğimin iptalini talep ediyorum!Aksi taktirde dava edecem! Formda zorla kayıtlı tutuluyorum.Defalarca üyelik iptali talep ettim..Formda kayitli üye olarak bulunmak istemiyorum.Bu form zaman kaybı!


Ekim 13, 2017, 09:11:19 ÖS
Yanıtla #4
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1157
  • Cinsiyet: Bay

Kaynak google olunca insaflı açıklamış. Yargılandıkları gün öyle mi...

Canlı canlı yakıldıkları diyelim. Ancak hepsi değil...
Alterius non sit qui suus esse potest


Ekim 13, 2017, 11:22:29 ÖS
Yanıtla #5

 Bilinen evren ritmik tekrarlardan oluşan bir örgü yumağıdır.İnsan yaşamı sürecine nazaran inanılmaz sayılacak zaman aralığı ile evren içinde değişken anlar gerçekleşir,bu anlar bazı sebep ve sonuçların doğmasına sebep olabilir.(Aşağıda anlatmaya çalışacağım kavram bu durumdan biraz daha farklı bir açıdan ilerliyor)

İnsan zihni doğası gereği duygusal tepki aldığı anları hafızasında tutar.(Biraz düşünürseniz hafızanızdaki çoğu hatıranın yoğun bir duygu ile birlikte zekanıza kazındığını fark edebilirsiniz)

Geçmiş çağlardaki kahinlerin felaket tellalları olmasındaki asıl neden bu duygusal hafızamızdır.Taraflı kanıt arama güdümüz yoğun korku duyguları ile pekişince, anların rastgele gelişen olasılıklarına, keskin modeller oluşturma eğilimine doğru yönelir; bu modeller olumsuzluğun duygusal pekişmesinden doğan  "murphy kanunları" gibi bir nesnel sıfat kazanır.Çünkü; zihin kişisel deneyimlerden doğan olumsuzlukları,korkuları daha kolay modeller.Bunun yanında, diğer duygusal tepkimelerde hafızada daha kolay yer teşkil ederler.

Bu tip günlere ithaf edilen kavramlar yukarıda anlatmaya çalıştığım sebeplerin yansımasıdır.

Bu durumdan doğan korku kavramının kendimce nasıl soyutlaştığına dair bir benzetme yapmak isterim:

Ekinlerini kuzgunlardan korumak isteyen bir çiftçi ekinlerini kaybetme korkusundan korkuluk diker; zaman ile, o korkuluk kavramı korku filmlerine konu olur ve yeni nesiller o korkuluktan korkmaya başlarlar ve böylece korkudan duyulan korku nesillere aktarılır.

Sorumu burda sormak istiyorum:

Ekin kim?
Kuzgun kim?
Çiftçi kim?

En önemlisi korkuluk kim?

Sevgiler

 
« Son Düzenleme: Ekim 13, 2017, 11:32:57 ÖS Gönderen: Tık-Tik-Tak »
Sen Özelsin