Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: ''Talih kuşu haram öyle mi?''  (Okunma sayısı 468 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 14, 2017, 01:18:11 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2868
  • Cinsiyet: Bay

Yılmaz Özdil'den son günlerin en muhteşem yazısı...''Talih kuşu haram öyle mi?'' Mutlaka okuyun!
Talih kuşu haram öyle mi?

http://cdn00.vidyomani.com/c/8/9/5/yilmaz-ozdil-den-son-gunlerin-en-muhtesem-yazisi-talih-kusu-haram-oyle-mi-mutlaka-okuyun/ebd72989c1d3e0551488a0697a3b7dee061a3211edb9fc92be7e2f5c70155184.gif
“Haram parayla, yolsuzluk parasıyla hacca gidilir mi?” diye sordular, sayın diyanetimiz “helaldir gidilir” diye fetva verdi.

*

“Hırsızlık, dolandırıcılık, fuhuş, uyuşturucu parasıyla yapılmış camide namaz kılınır mı?” diye sordular, sayın diyanetimiz “caizdir” dedi.

*

“Milletin orasına koyacağım” diyen müteahhit, ilahiyat fakültesi yaptırdı, “Allah kabul etsin” diyerek plaket takdim etmediler mi?

İslam tarihi boyunca herhangi bir dindarın kütüphanesinde dolar istiflenmiş ayakkabı kutuları, yatak odasında yedi adet büyük boy para kasası, memleketi soyan hayırseverin uçağıyla ailece umreye giden mütedeyyin bakan duydunuz mu hiç?
Yoga'dan saç ektirme'ye kadar her mevzuya maydonoz olan diyanetimizin, hutbelerde iki kelime bile olsa “rüşvet”ten bahsetmesi gerekmiyor muydu?
*
Camide içki içildi iftirası atıldı, sustun.
Camide fuhuş yapıldı iftirası atıldı, sustun.
Mustafa Kemal olmasaydı bu topraklarda ezan bile okunamazdı, hal böyleyken, Atatürk döneminde camiler ahır yapıldı dediler, gene sustun.
Bizim diyanetimize göre, iftira atmak, iftiraya sessiz kalmak sevap mıdır?
Atatürk camileri ahır yaptıysa, makamında oturduğunuz diyanet işleri başkanlığını Toki mi kurdu?
*
Dindar hükümetimiz hayırlara vesile olması için Vakıflar Kanunu çıkardı, “hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, üçkağıtçılık, haysiyetsizlik, şerefsizlik, adilik, namussuzluk” gibi suçlardan mahkum olan kişilere vakıf kurma imkanı tanıdı… Sustun.
Fetocular, fakir fukaraya yardım ediyoruz ayağıyla dinibütün insanlarımızdan camilerde bağış topladı, Somali'de dana kestik, Uganda'da kavurma dağıttık yalanıyla, kurban paralarını Pensilvanya'ya havale etti… Sustun.
Burnuna sinek konmuş Afrikalı aç çocuk posterleriyle mübarek ramazan ayında hayırsever insanlarımızı dolandırdılar, Almanya'daki asrın yolsuzluğu Deniz Feneri'nin foyasını ortaya çıkaran Cumhuriyet savcımız açık açık “zekat hırsızlarını koruyan bir güç var, ben bu güce hırsızların imparatoru diyorum” dedi… Sustun.
Diyanetimiz ölü balık taklidi yaptığına göre, zekat hangi kurumumuzun ilgi alanına giriyor acaba? Atom Enerjisi Kurumu'nun mu?
*
Hazreti Muhammed'e Akp amblemiyle nüfus cüzdanı çıkardılar, peygamberimizin çocuklarının arasına “Tayyip” ismini koydular. Cami avlularında ücretsiz olarak dağıtılan dini kitapta “Tayyibim” başlıklı ilahi vardı, o ilahide “Tayyip'i üzmek, Allah'ı üzmektir” deniyordu. Akp il başkanı “Tayyip Erdoğan bizim için ikinci peygamber gibidir” dedi. Akp milletvekili, Tayyip Erdoğan'a dokunmanın “ibadet” olduğunu söyledi. Akp bakanı, Tayyip Erdoğan'ın doğup büyümesine vesile olan Rize, İstanbul ve Siirt'i “mübarek şehirler” ilan etti. İstanbul'da “helal ve Tayyip ürünler konferansı” düzenlendi, Tayyip ürünlerin en helal gıdalar olduğu anlatıldı… Diyanetimizin gıkı çıkmadı.



Akp milletvekili “Allahu tealanın bütün vasıflarını üzerinde toplayan lider” dedi. Terziler odasından kahveciler derneğine, yumurtacılar kooperatifinden manifaturacılar birliğine kadar, herkes kınadı. Diyanet'in tepkisini neden duymadık? Yoksa bu şirk'i, bu putlaştırmayı diyanetimiz duymadı mı?
*
Cami avlusunda miting yaptılar. Akp'li başbakan yardımcısı, mihrapta imamla beraber seçim konuşması yaptı. Musalla taşının başında oy istediler. Minarelerdeki mahyalara belediye başkanlarının isimlerini yazdılar. Bu ülkenin başbakanı umreye gidip, Kabe'de kendisini alkışlattı, siyasi slogan attırdı… Diyanet ağzını açıp tek söz söylemedi.
*
Akp'li belediye binasının önüne kabe maketi kurdular, Hira mağarası maketi kurdular, peygamberimizin evinin maketini kurdular, peygamberimizin temsili eşyalarını sergilediler, dört metreye beş metre ebatlarındaki maket kabe'yi tavaf edenlere zemzem suyu ikram ettiler. Akp'li bir başka belediye, maketten hicret parkuru düzenledi, seçmenleri rehber eşliğinde maket Mekke'den maket Medine'ye götürdüler, yol boyunca maket Kabe'yi, maket Merve tepesini, maket Safa tepesini gösterdiler, dekor olarak Ümmü Mabed çadırı kurdular… Diyanetimiz sanki Jüpiter'deydi, görmezden geldi.
*
İftar sofralarını şarkıcılarla türkücülerle gazinoya çevirdiler. Kutsal toprakları adeta ihale dağıtım merkezi haline getirdiler, kocaları ihale kovalayan dümenden türbanlı sosyetik hanımlar umre dönüşünde free shop'ta viski alırken fotoğraflandı. TOBB yönetim kurulu mesela, TOBBluca umreye gittiler, TOBB başkanı imam oldu, yönetim kurulunu baştan aşağı zemzemle yıkadı, bol bol fotoğraf çektirip gazetelerde yayınlattılar, dönüşte viskiyi bırakacaklarını müjdelediler. Bunların Mekke-Medine maceralarını okurken benim bile maneviyatım arttı, helali hoş olsun hepsine köprü ihalesi, havalimanı ihalesi veresim geldi. Diyanetimiz de böyle mi hissetti?
*
“Peygamber ocağı”na kumpas kurdular, “cami bombalayacaklar” dediler, “vicdansızlara sesleniyorum, Allah Allah diye taarruz eden bir ordu, nasıl olur da Allah'ın evini bombalar” diye isyan eden genelkurmay başkanını terörist diye hapse tıktılar… Yılbaşı ağacı süslemekten nazar boncuğu takmaya kadar her konuda fetva fışkırtan diyanetimiz, Türk Ordusu imha edilirken en ufak bir tepki bile vermedi.
*
Cami sattılar, cami…
Tık demedi.
*
İzbe tarikat yuvalarında, imam hatip mezunları derneği'nin karanlık evlerinde oğlan çocuklarına sistematik olarak tecavüz edildiği ortaya çıktı. Gariban kız çocuklarımız, izni olmayan, ruhsatı olmayan, denetimi olmayan kaçak Kuran kursu binalarının enkazında ezilerek can verdi. Çaresiz kız çocuklarımız, kucaklarına itildikleri tarikat yurtlarında diri diri yakıldı… Diyanetimiz seyretti.
*
Haçlı seferlerinde bile İslamiyet'e bu kadar zarar verilmedi.
*
Şimdi aynı diyanetimiz diyor ki, Milli Piyango bileti haramdır filan.
*
E bi fetva da ben vereyim bari…
Rulet bile bu diyanetten daha helal'dir, rulet bile!
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Aralık 14, 2017, 08:31:18 ÖS
Yanıtla #1

Akp sayesinde  ben veya bir çok kişi dinlerden nefret eder hale geldik! Herkes dinini içinde yaşasın.İci boşaltılmış dini ben ne yapayım.Gostermelik din mi olur? Aşırı Yahudiler ve yobaz müslumanlar diyelim sonlarını hiç iyi görmüyorum.Allah'inda bir azabı ve zamani mutlaka vardır... Saygılarımla.
Üyeliğimin iptalini talep ediyorum!Aksi taktirde dava edecem! Formda zorla kayıtlı tutuluyorum.Defalarca üyelik iptali talep ettim..Formda kayitli üye olarak bulunmak istemiyorum.Bu form zaman kaybı!


Aralık 15, 2017, 10:25:53 ÖÖ
Yanıtla #2

Cumhurbaşkanı demiyormuydu teşkilatım istesin papaz kıyafeti giyerim diye.Bakiniz teşkilat yöneticiler asıl dinlerine dönmeye başlamış...Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Aralık 15, 2017, 10:31:09 ÖÖ Gönderen: Farmakoloji »
Üyeliğimin iptalini talep ediyorum!Aksi taktirde dava edecem! Formda zorla kayıtlı tutuluyorum.Defalarca üyelik iptali talep ettim..Formda kayitli üye olarak bulunmak istemiyorum.Bu form zaman kaybı!


Aralık 15, 2017, 11:57:51 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 298
  • Cinsiyet: Bay

Tüm dünya da ateist ve deistlik tüm hızı ile her gecen yayılıyor. Daha da fazla olacak. Olmali. Önemli bir yazarın dediği gibi Tanrı büyük olsaydı iblis ona karşı gelebilirmiydi? Eğer tanrı olsaydı iblis sözünden cikabilirmiydi?

Sans oyunları tüm dünya da olan bir şey o halde tanrı zengin ise kulları fakirlikten ölmelimiydi?
“Bize verilen sırları, kalbimizin en derin köşelerinde saklamalıyız. Bir ölü kadar sessiz, bir mezar kadar ketum olmalıyız.”


Aralık 16, 2017, 02:42:43 ÖS
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2868
  • Cinsiyet: Bay

Diyanet'ten faiz, içki, kumar, şans oyunları fetvası
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından verilen fetvaların zaman zaman medya tarafından tepkiyle karşılanmasının sebebinin din-devlet ilişkilerinde yaşanan ikilemden kaynaklandığını belirterek, "Örneğin, devletin yürürlükte olan sistemi içerisinde yasal olan bir uygulama, dini açıdan caiz olmayabiliyor. Yani haram olabilir. Bir örnek vereyim; faiz meselesi. Yasaldır ama haramdır. Ya da içki, kumar, şans oyunları... Ayetler bu konuda açıktır" dedi.

   


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 'Avrasya İslam Şurası Fetva Meclisi 2. Toplantısı'nın açılışına katıldı. Halkalı'da bir otelde Avrasya İslam Şurası'nın üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan Ali Erbaş, Fetva Meclisi toplantılarının Avrasya ülkeleri ve İslam dünyası için büyük önem taşıdığını söyledi. Fetva Meclisi'nin İslam'ın temel bilgi kaynaklarını ve usulünü dikkate alarak, güncel talep ve ihtiyaçlara cevaplar üretmek üzere oluşturulduğunu kaydeden Erbaş, en önemli görevinin de fetva konusundaki kargaşayı ortadan kaldırmak ve mümkün mertebe mahalli özellikler taşıyan konuların dışında, herkesi ilgilendiren ortak meselelerde ortak cevaplar üretmek olduğunun altını çizdi.

FETVA ÜZERİNE

Din İşleri Yüksek Kurulu'nun fetva usulünü bu ilkelere uygun bir şekilde gerçekleşmekte olduğunu kaydeden Ali Erbaş, verilen fetvanın zaman zaman medya tarafından tepkiyle karşılanmasının sebebinin din-devlet ilişkilerinde yaşanan ikilemden kaynaklanmakta olduğunu ifade etti.

"YASAL OLAN HARAM DA OLABİLİR"

Erbaş, "Örneğin, devletin yürürlükte olan sistemi içerisinde yasal olan bir uygulama dini açıdan caiz olmayabiliyor. Yani haram olabilir. Bir örnek vereyim; faiz meselesi. Yasaldır ama haramdır. Ya da içki, kumar, şans oyunları... Ayetler açık açıktır. Bu konuda sorulan bir soruya 'caiz değildir' ya da 'haramdır' fetvası verildiğinde kimi kesimler biraz da spekülasyon katarak bu fetvaya karşı çıkıyor. Burada yasal olan bir şeyin bazen caiz olmadığı haram olduğu ortaya çıkmakta, vatandaşlarımız kurulumuzun vermiş olduğu fetvaları gördüğünde buna dikkat etmelerini özellikle istirham ediyorum" dedi.

"DAYANAKLARI KUR'AN, SÜNNET, İCMA VE KIYASTIR"

Ali Erbaş, "Özelikle bazı kesimler, 'devletin yasal olarak yaptığı bir faaliyete nasıl haram dersin' diyerek bir takım eleştiriler getiriyor. Burada kurulumuz ya da fetva verme görevini ifa edenlerin dayanakları Kur'an, sünnet, icma ve kıyastır. Ayrıca mezheplerin görüşleridir" ifadelerini kullandı.
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Aralık 16, 2017, 02:44:30 ÖS
Yanıtla #5
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2868
  • Cinsiyet: Bay

Enflasyon olan bir ülkede paranın değer kaybına bir çözüm bulun .Eyyyyyyyyyyyy Dinayet   ...
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Aralık 17, 2017, 01:21:17 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 652

Haram nedir pek anlamadım ama Talih kuşu harammış... :-X
Doğru rehberini bulana ne mutlu...