Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Abdülkadir : Farmason ve Müslüman  (Okunma sayısı 626 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 30, 2018, 07:04:35 ös
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 10
  • Cinsiyet: Bay

Abdülkadir : Farmason ve Müslüman

Peygamber soyundan gelen Abdülkadir Farmasonlukla ilgili görüşleri,

«  Farmasonluğu dünyanın en birinci kurumu kabul ediyorum. Kanımca mason inancını kabul etmeyen herkes eksik insandır. Umarım bir gün mason ilkeleri bütün dünyaya yayılır. O andan itibaren bütün halklar barış ve kardeşlik içinde yaşayacaklardır…
Farmasonluk Doğu’da halk tarafından kötü gözle görülüyor. Genellikle farmasonlar dinsiz, kanunsuz, toplum düzenini karıştıracak diye bakılıyor. Ben de farmasonluğu nizamnamesini okuyuncaya kadar ayni kaniyi paylaşıyordum ve ancak amacını ve yararlarını iyice öğrendikten sonra bunun yeryüzünün en mükemmel kurumu olduguna inandım. »

  Abdülkadir kimdir ?

Adi Abdülkadir ibn Muhieddine, 6 Eylül 1808 doğmuş  26 Mayıs 1883 vefat etmiş,  Emir Abdülkadir veya Abdelkader El Djezairi olarak bilinen, Cezayirli bir dini ve askeri liderdir  19. yüzyılın ortalarında Fransız sömürgeci işgali karşı boy gösteren, Kendisini beklenmedik bir şekilde askeri bir kampanya yürüten bir İslam alimi ve Sufi.
1865 yılında Mekke’den Hac dönüşü Iskenderiye’de Fransız Büyük Doğusu’na kaydedildiği bildiriliyor.   
Fransız Büyük Doğusu büyük üstadı Jean-Philippe Marcovici’nin de belirttiği gibi Abdülkadir Muhammed peygamberin soyundandır…


Ekim 31, 2018, 09:36:57 öö
Yanıtla #1
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1461
  • Cinsiyet: Bay

Fransız Büyük Doğusu büyük üstadı Jean-Philippe Marcovici’nin de belirttiği gibi Abdülkadir Muhammed peygamberin soyundandır…

Bu nasıl bir cümle Allah aşkına? Fransız Büyük Doğusu Büyük Üstadı soy kütüğü mü tutuyormuş? Ya da o dedi diye bir şey kanıtlanmış mı olur?
Kaldı ki öyle ise bile bunun ne önemi var? Hepimiz de Adem soyundanız!

Şimdi söyleyeceğimi pek çok kişi yanlış anlayabilir. Ama demek istediğimi anlayanlar için önemli bir cümle. Değil soyundan gelenler, soyun kaynağı kendi gelse, hâricî sıfatlar mabedin dışında kalır...

Bakın bu konuyla ilgili Alevi inancında Kırklar Cemi'nin kaynak hikayesi vardır. Orada söylenen bazı sözler de sanırım demek istediğimi ifade eder. Bunlar 'Batınî' alegorilerdir. Tepki gösteren olabilir. Ancak ne demek istediğini anlamaya çalışmak gerekir.



Kırklar Cemi

Hz. Muhammet, atı Burak ile bir gece Mirac’a çıkar. Cenab-ı Hak ile 90 bin kelam konuşur. Bunun 30 bini sırrı hakikat olup Hz. Ali’de kalır.

Miraç’ta Hz. Muhammet’e; süt, bal ve elma verildiği rivayet edilir. Bal aşka, süt sevgiye elma ise dostluğa işaret eder.

Muhammet, Mirac’a çıkarken yoluna bir kükremiş aslan çıkar. Aslan yolunu keser. Gaipten bir ses (nida) gelir. “Parmağındaki yüzüğü aslanın ağzına atması” istenir. Muhammet böyle yapar aslan sakinleşir, yoluna devam eder. Muhammet, Cenab-I Hak ile görüştükten sonra şehre döner. Yolda bir dergâha rastlar.

Merak edip gidip kapısını çalar. İçerdeki ses; “Kimsiniz?” der. Muhammet ise; “Ben peygamberim içeriye girmek istiyorum” der. Kapı açılmadan içerden gelen ses; “Peygamberliğini git ümmetine yap. Bizim aramıza peygamber sığmaz” der.

Hz. Muhammet kapıdan ayrılıp yürümeye başlayınca gaipten gelen ses ayrılmamasını kapıyı yeniden çalmasını ama anıtı farklı vermesini söyler. Muhammet yine kapıyı çalar: İçerden yine; “Kimsiniz” diye sorulur. Bu kez Hz. Muhammet; “Bende sizden biriyim. Bir insanım. Sizi görmek istedim” der. Bu yanıttan sonra kapı açılır.

Muhammet içeri alınır. İçerden “Hoşgeldin sefa getirdin, uğur getirdin” diyerek karşılarlar. Hz. Muhammet içerde oluşmuş bir meclis görür. Hatta sayımını da içinden yapar. Tam 39 kişi vardır. Üstelik bu meclis kadın ve erkeklerden oluşmuştur. Bunların 22’si erkek 17’si kadındır.

Muhammet’ yer gösterilir. O’da gösterilen yere oturur. Hz. Ali’de meclistedir. Muhammet tesadüfen Ali’nin yanına oturur.

Hz. Muhammet sorar. “Size kimler denir?” der. “Bize Kırklar denir” diye yanıt alır. “Ama burada 39 kişi saydım” der. “Selman-ı Pak Can Parstadır”denir. “Peki sizin ulunuz, büyüğünüz, küçüğünüz kim” diye sorar Hz. Muhammet. Gelen yanıt şöyle olur: “Bizim küçüğümüz, büyüğümüz yoktur. Küçüğümüz de uludur, büyüğümüz de uludur. Birimiz kırkımız, kırkımız birimizdir” denir. Bunun üstüne Muhammet meclisten bunu kendilerine kanıtlamalarını söyler. O sırada Ali kolunu uzatır ve gömleğini sıyırır. İçlerinden biri “destur” diyerek bıçağın ucu ile kolunu hafif kanatır. Kolundan bir damla kan akar. Onu, her can’ın kolundan birer damla kanın gelmesi izler. 40. canın bir damla kanı da pencereden içeri gelir. Bu ise Selman-ı Pak’ın kanıdır.

Sonra Hz. Ali kolunu bağlar, hepsinin kanaması durur.

Selman-ı Pak, Parstan dönüşte bir üzüm tanesi getirir. O’nu Hz. Muhammet’e verir ve bölüştürmesini ister.

Muhammet verilen kapta üzüm tanesini ezer, çıkan dem meclisteki kadınerkek canlara dağıtılır. Kırklar üzüm suyunu içerler. Hep birlikte mest olurlar.

“Ya Allah” deyip semah dönerler.

Hz. Muhammet’te onlara katılır. Büyük bir coşku ile vecd halinde semah dönülürken Hz. Muhammet’in başından sarığı (imamesi) düşer. Kırk parçaya bölünür.

Kırklar parçaları bellerine bağlarlar, kemerbest olurlar. Hz. Muhammet, Kırklar Meclisi’ne pirlerini sorar. “Pirimiz Ali’dir” derler. Böylece, Hz. Muhammet, Ali’nin de orada olduğunu öğrenmiş olur.

Ali, Hz. Muhammet’in yanına gelir. Hz. Muhammet Ali’nin parmağında, Mirac’a giderken “aslana” verdiği yüzüğü (hatemi) görür. Ali’ye sarılır, O’nu bağrına basar.
Alterius non sit qui suus esse potest


Ekim 31, 2018, 10:03:40 öö
Yanıtla #2
  • ÖMBL Üyesi
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 41
  • Cinsiyet: Bay

" [size=0px]Kanımca mason inancını kabul etmeyen herkes eksik insandır.[/size][/color] " Bu cümleden sonrasını okuyamadım. :(
- SIC LUCEAT LUX VESTRA


Ekim 31, 2018, 12:12:43 ös
Yanıtla #3
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 10
  • Cinsiyet: Bay

" Farmasonluğu dünyanın en birinci kurumu kabul ediyorum. Kanımca mason inancını kabul etmeyen herkes eksik insandır. Umarım bir gün mason ilkeleri bütün dünyaya yayılır. O andan itibaren bütün halklar barış ve kardeşlik içinde yaşayacaklardır…
Farmasonluk Doğu’da halk tarafından kötü gözle görülüyor. Genellikle farmasonlar dinsiz, kanunsuz, toplum düzenini karıştıracak diye bakılıyor. Ben de farmasonluğu nizamnamesini okuyuncaya kadar ayni kaniyi paylaşıyordum ve ancak amacını ve yararlarını iyice öğrendikten sonra bunun yeryüzünün en mükemmel kurumu olduguna inandım. "