Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Aydınlık bir gelecek, peki nasıl?  (Okunma sayısı 1073 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 22, 2018, 10:06:54 ÖÖ
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1138
  • Cinsiyet: Bay

Kıymetli üyeler,

Bu hep tartışılagelmiştir. Tüm insanlık için mutluluk ve huzur... Refah seviyesi artsın. Savaşlar bitsin. Açlık bitsin... Geçen sene Yemen gibi 'Müslüman' bir ülke Suudi Arabistan gibi 'Müslüman' bir ülke etkisi altında olduğu için 85.000 çocuğun açlıktan öldüğü bildirildi...Bunlar bitsin. Ama nasıl?

Kimisi toplum bireylerinin eğitilmesi, Ahlâk ve etik değerlerinin bireylere aşılanması ve benzeri yollar ileri sürüyorlar.

Kimileri ise bunun  bilimin ilerlemesinden başka çaresi olmadığını öne sürüyor.  Öyle ki olmaz, bu toplum bunu kabul etmez, dönüşmez denilen pek çok noktada bilimin ürünü olan teknolojinin kaçınılmaz uygulayıcısı oldu toplumlar... TV'den Telefona kadar... Bunu çok ileri aşamaya taşıdığımızda ne savaşa, ne kıtlığa gerek ve yer kalacak deniyor...

Sizlerin görüş ve katkıları olur mu bu konuda? Aydınlık ve mutluluk; ama hepimiz için, mümkün mü? Evet ise yolu ne olabilir?
Laicus Humanitas Scienti


Kasım 22, 2018, 11:12:10 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 179
  • Cinsiyet: Bayan

Evet bence mümkündür. Şöyle ki eğitim seviyesini ilk önce yükselteceğiz her türlü kitap ülkenin diline çevirip içindekiler bilinmelidir ki şu bağnazlık durumu ortadan kalksın  bununla birlikte ekonomi bağımsız hale getirilmelidir. Daha sonra yatağa aç giren bir çocuk bile olmayacak bu düşüncedeki ekonomik düzen gelmelidir.  Bunu özellikle belediyecilik ile yapmak gerek diye düşünüyorum. Çünkü yöre insanı birbirini daha iyi tanır neye ihtiyacı olup olmadığını daha iyi bilir..

Üçüncü durum ise artık diğer ülkeler ile durumumuz.. bağımsızlığımızı kaybetmeden barış içinde yatırım ve dış ticaret durumunu iyi şekilde gerçekleştirmek gerekir. Ama sadece dışa bağımlılık olmasın ülke de bir şeyler yapsın gücünün yettiğince yapsın bir şeyler.

Benim düşüncem şu ki bir insan aç ise tenceresinde bir şeyler kaynamıyorsa çocukları aç ise üstünde basında bir şeyler yok ise bu insanlar mutlu olmaz aydınlık geleceği oluşturamazlar. Benim ülkem güçlü biz iyiyiz demekle ile olmaz. Gösteriş yapmadan halk zengin olsun bilimle sanatla kazançla yönetenler değil ama !!!

Sevgi ve saygılarımla..


Kasım 22, 2018, 11:37:01 ÖÖ
Yanıtla #2
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1138
  • Cinsiyet: Bay

Teşekkürler sayın vendor. Ancak bir durumu hatırlatayım. Siz yerel ve ulusal düşünmüşsünüz. Ben Tüm insanlar için barış ve mutluluk yuvası olacak bir gelecekten bahsediyorum. Bir ulusun diğeri ile olan ekonomik bağımsızlığı  gibi konular bunun gerisinde kalır kanımca. Biz Türkiye olarak ekonomik güçlenelim, eğitim seviyemiz artsın biz de  başka uluslara emperyal hedefler besleyelim değil benim kastım...

'Sınır'sız düşünmeli...
Laicus Humanitas Scienti


Kasım 22, 2018, 11:43:14 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 179
  • Cinsiyet: Bayan

Teşekkürler sayın vendor. Ancak bir durumu hatırlatayım. Siz yerel ve ulusal düşünmüşsünüz. Ben Tüm insanlar için barış ve mutluluk yuvası olacak bir gelecekten bahsediyorum. Bir ulusun diğeri ile olan ekonomik bağımsızlığı  gibi konular bunun gerisinde kalır kanımca. Biz Türkiye olarak ekonomik güçlenelim, eğitim seviyemiz artsın biz de  başka uluslara emperyal hedefler besleyelim değil benim kastım...

'Sınır'sız düşünmeli...

Sız de haklısınız sayın Anarchosa o kadar ülkenin ekonomik düzeniyle iç içeyiz ki tüm insanları es geçmek zorunda kaldım  :)  :)
Bu benzer bir konuda yorum yapmıştım yine aynısına benzer bir yorum yapacağım. Duvarlar yıkılsın ve tek bir devlet yaparak ve her bir birey aynı eşitliğe sahip olacak şekilde düzen gelebilir derim ben.
Saygılarımla..


Kasım 22, 2018, 01:33:19 ÖS
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 72
  • Cinsiyet: Bay

  Sayın vendor haklı olarak ekonomi konusuna değindi. Dünya için de ekonomik durumu düşünecek olursak niye 3. Dünya Savaşı hala çıkmadı diye sormamız gerekir. Nitekim bizim 1 günlük harcamamız bazı ülkelerde aylık gelir bile değildir.
  Demek ki insanların eşit olmaya ihtiyacı yok, nitekim onlar bize düşman değil. Ama onların da mutlu olmaya ihtiyacı var eğer mutluluklarını alırsanız savaş,isyan vb. olaylalarla karşılaşırız.
   Asıl odaklanılacak nokta mutluluk ve barış ise bunu nasıl sağlayabiliriz ?
-Tek devlet mi? Bence buna ihtiyaç yoktur ve sağlanamaz. Niye devletler barış içinde yaşamak varken savaşıyorlar ? Bunu düşünmek bunu çözmek daha doğru olur. Her şeyi ''tek düzen'' haline getirmek mutsuzluğu daha da arttıracaktır, bu bir zorunluluk olur. Siz baskıyı azaltırsanız her zaman isyan çıkar.
-Eşitlik ? Bence buna da gerek yok. Ben Japonya'daki insanlarla eşit olmak istemem. Benim isteklerim farklıdır onlarınki farklı eğer eşit olursak ben mutsuz olurum.
-Bilim vol.10 yapalım? Hayır yetmez. Bilim evreni ve içindekileri anlayamaya yaramaktan başka bir işe yaramaz. İnsan bunları anlayınca daha da olgunlaşır ama iyi nitelikleriniz yükselirken aynı anda kötü nitelikleriniz de yükselecektir,biri diğerini engelleyemez.

   Benim cevabım ise bireysel barış. Dünya'da veya Mars'ta insan nerede olursa olsun kendisiyle barışık olmalıdır ve çevresiyle... Bunu inşa için uğraşmalıdır.  Kişisel ahlak üst düzeyde olursa kendisi ile barış içinde olursa ancak o şekilde diğer insanlarla barış içinde olabilir. Yeter mi yetmez.
  Her insan için kendi alanı olacaktır. O alana başkası ondan izin almaksızın giremeyecektir. Fiziki olarak düşünmeyin, internet ortamı da dahildir ,ne kadar alan varsa... Kendi alanını geliştirmesi için ona imkan tanınmalıdır, önü kapatılmamalıdır.
   Eşitlik değil ihtiyaçları karşılanmalıdır. Kendi tarlasında ne yetiştireceğini kendi belirlemeli ve bunun sonuçlarına kendisi katlanmalıdır. Diğer ''erdem sahibi''insanlar gerekirse zaten yardım edecektir.
   Maddi olanın değeri olmamalı, manevi olarak değere yöneltilmelidir. Çünkü maddi değerler çok çabuk tükenip yozlaşmakta ve insanı da yozlaşmaktadırlar. Oysa bilim ve din gibi manevi tatminler insanı yüceltecektir. Ben uzaylı olsam altın cevheri görsem, normal taş gibi kullanırdım. Neden onun diğer madenlerden farkı olsun ki ? İyi bir iletken ise o işimde kullanırdım. Ancak şuanda Dünya üzerinde ''stardust'' olarak kabul edilen sınırlı sayıda olan altın saçma bir şekilde değerlidir.Çünkü o çok sınırlı başka yok , ''benim de olmalı!''...
   Bugünkü dünyaya baktığımızda ne , neden yozlaşmıştır? Bunları incelememiz lazım. Devlet şart mıdır ? Dediğim seviyede değildir. Ancak o seviye yakalanması zordur en azından sayımız 7 milyardan 1 milyara falan düşse de eğitim için her doğan veletle uğraşırken kendimizi geliştirmekle uğraşmayı bir kenara bırakmasak...Hem biz hem de onlar kaybediyor.
   Saygı değil sevgi ön planda olacak bir insanlık dileğiyle.
Sevgilerimle...
''İnsan, hayrın gelmesine dua ettiği gibi kötülüğün gelmesine de dua eder. İnsan pek acelecidir.'' İSRA-11


Kasım 22, 2018, 02:01:39 ÖS
Yanıtla #5

Tüm dünya medyası uzun süre gerekli yayınları yaparsa, bunun sayesinde,Milliyetçilik akımı ortadan kalkarsa, dinler aynı noktada buluşturulabilirse, Küba türü bir üretim ekonomisine geçilip ekonomik adalet anlayışı sağlanırsa bir barış ve huzur ortamı oluşabilir. Bunlar yapıldıktan ve ikilikler tekliğe döndürüldükten sonra sınırlar kalkar ve tek dünya devleti oluşabilir.

Ama bunları yapabilecek ‘Mustafa Kemal’ gibi liderler gerekir..

Sevgiler.
« Son Düzenleme: Kasım 22, 2018, 02:06:02 ÖS Gönderen: Adonai »
Errare humanum est.
Beni böyle sev, seveceksen.


Kasım 22, 2018, 02:09:20 ÖS
Yanıtla #6
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1138
  • Cinsiyet: Bay

1984 Romanı meşhur ama benim aklıma ''Equilibrium'' isminde bir film geldi? Hiç izleyeniniz oldu mu?

Libria diye bir yer var, Bir de Tetragrammaton isminde bir Council'i mevcut. Bayrağı da şu şekilde.
« Son Düzenleme: Kasım 22, 2018, 02:11:49 ÖS Gönderen: ANARCHOSA »
Laicus Humanitas Scienti


Kasım 22, 2018, 02:25:49 ÖS
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 296
  • Cinsiyet: Bay

Tüm dünya medyası uzun süre gerekli yayınları yaparsa, bunun sayesinde,Milliyetçilik akımı ortadan kalkarsa, dinler aynı noktada buluşturulabilirse, Küba türü bir üretim ekonomisine geçilip ekonomik adalet anlayışı sağlanırsa bir barış ve huzur ortamı oluşabilir. Bunlar yapıldıktan ve ikilikler tekliğe döndürüldükten sonra sınırlar kalkar ve tek dünya devleti oluşabilir.

Ama bunları yapabilecek ‘Mustafa Kemal’ gibi liderler gerekir..

Sevgiler.

Milliyetçilik akımını ortadan kaldırmak ve Mustafa Kemal ile tek dünya devleti planı mı? -_-

Kıymetli üyeler,

Bu hep tartışılagelmiştir. Tüm insanlık için mutluluk ve huzur... Refah seviyesi artsın. Savaşlar bitsin. Açlık bitsin... Geçen sene Yemen gibi 'Müslüman' bir ülke Suudi Arabistan gibi 'Müslüman' bir ülke etkisi altında olduğu için 85.000 çocuğun açlıktan öldüğü bildirildi...Bunlar bitsin. Ama nasıl?

Kimisi toplum bireylerinin eğitilmesi, Ahlâk ve etik değerlerinin bireylere aşılanması ve benzeri yollar ileri sürüyorlar.

Kimileri ise bunun  bilimin ilerlemesinden başka çaresi olmadığını öne sürüyor.  Öyle ki olmaz, bu toplum bunu kabul etmez, dönüşmez denilen pek çok noktada bilimin ürünü olan teknolojinin kaçınılmaz uygulayıcısı oldu toplumlar... TV'den Telefona kadar... Bunu çok ileri aşamaya taşıdığımızda ne savaşa, ne kıtlığa gerek ve yer kalacak deniyor...

Sizlerin görüş ve katkıları olur mu bu konuda? Aydınlık ve mutluluk; ama hepimiz için, mümkün mü? Evet ise yolu ne olabilir?

Benim düşünceme göre iyi bir doğa gözlemi yapan birey doğal yapılar gereği ütopik fikirlerin oluşmasının imkansız olduğunu fark eder. Doğa gereği ölen-öldüren, yapıcı-yıkıcı, ezen-ezilen döngüsü hep devam edecektir. Bana göre Friedrich Nietzsche bu durumu fark edip bu yüzden insanoğlunun üst bilince erip dünyevi düşünce sisteminin daha ilerisinde üstün düşünce sistemine erişip üst-insanı ortaya getirmesi gerektiğini anlatmış ve anlatmaya çalışmıştır. Dünya doğasını beğenmeyen kişiler çok ileri yıllarda uzaya yayılım hatta insanoğlu kendi gezegenini biyoteknoloji kullanarak oluşturabildiği bir dönemde yaşarsa eğer, belki insanın doğası dünya dışında değişebilir ama dünya içinde hep aynı devam etmiş ve etmeye devam eden bir şeyi red etmek hiçbir şeyi değiştirmedi, değiştirmiyor.

Her birey başka bir bireye, topluma yardım ederken kendi çıkarları için eder bu bir gerçektir. Çıkardan kasıt kötü şeyler değildir bazıları ölen hayvanlardan birini, ölen insanlardan birini yada ölen bitkilerden birini kurtararak mutluluğa erer bu bir kişisel terapi yerini doldurduğu için kendi çıkarımız üzerine kuruludur. Kabala'da bile bahsedilen "ben" duygusunu insandan çıkarırsanız insan ortada kalmaz. Fazla sıradan düşünceler sadece bizim önümüzü kapatacaktır. Tek devlet düzeni, tek tip toplum düzeni olduğunda ve istenilmeyen farklılıklar yok olduğunda, karanlık yok olduğunda kim neyi aydınlatacak? Aydınlık karanlık olmasa var olmaz ve karanlığın olmadığı bir diyarda aydınlık asla ayırt edilemez. Ölen insan olmadığında, yardıma ihtiyaç duyan insan olmadığında kim neden birbirini sevecek? Ütopik düşünceler kurulacaksa da varolan sıradanlığın dışında olmalıdır.
« Son Düzenleme: Kasım 22, 2018, 02:29:20 ÖS Gönderen: Novayst »


Kasım 22, 2018, 02:26:18 ÖS
Yanıtla #8

1984 Romanı meşhur ama benim aklıma ''Equilibrium'' isminde bir film geldi? Hiç izleyeniniz oldu mu?

Libria diye bir yer var, Bir de Tetragrammaton isminde bir Council'i mevcut. Bayrağı da şu şekilde.

Libria isimlendirmesi ilginç ‘denge’ demek, filmin isminin(equilibrium) anlamı gibi. 1984’ ü okudum, Sanırım bu filmi de izlemeliyim.

Konsülün ismi zaten direk ezoterik bir isim. Nitekim bayrağıda 4 yöne giden (tetra) bir ezoterik işaret içeriyor. Ben önceden de dünyada karar mercilerinin ezoterik örgütler olması gerektiğini söylemiştim. Ama bunu bu yüzyılda gizli saklı değil, artık açık açık yapmak gerekir.

Teşekkürler paylaşım için sayın ANARCHOSA.

Errare humanum est.
Beni böyle sev, seveceksen.


Kasım 22, 2018, 02:33:25 ÖS
Yanıtla #9

Tüm dünya medyası uzun süre gerekli yayınları yaparsa, bunun sayesinde,Milliyetçilik akımı ortadan kalkarsa, dinler aynı noktada buluşturulabilirse, Küba türü bir üretim ekonomisine geçilip ekonomik adalet anlayışı sağlanırsa bir barış ve huzur ortamı oluşabilir. Bunlar yapıldıktan ve ikilikler tekliğe döndürüldükten sonra sınırlar kalkar ve tek dünya devleti oluşabilir.

Ama bunları yapabilecek ‘Mustafa Kemal’ gibi liderler gerekir..

Sevgiler.

Milliyetçilik akımını ortadan kaldırmak ve Mustafa Kemal ile tek dünya devleti planı mı? -_-


Mustafa Kemal’in aklı bunu yapmaya yetecek bir akıldı. Kendi zamanında yapılması gerekenleri yaptı, bu yüzyılda yaşasaydı ve yeterli gücü olsaydı Dünya’da birliği sağlayabilecek ender akıllardan biri olurdu.

Errare humanum est.
Beni böyle sev, seveceksen.