Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Matrix Analizi  (Okunma sayısı 774 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 31, 2018, 01:23:52 ÖS

Merhaba arkadaşlar.

Kendimce  Matrix filminde anlatılmak istenenleri  analiz etmeye çalışacağım.

Biliyorsunuz filmde ana karakterimizin ismi Neo. Neo’daki harfleri değiştirirsek ‘One’ (bir) ortaya çıkar. Bu karakter hem erginlenecek bireyi hem de mesih figürünü içinde barındırır. Neo’nun ilk sahnede kapı numarası da 101 dir yani birlik figürünü yine içinde barındırır.  Neo film boyunca eğitimlerden geçer(erginlenme öncesi eğitimlere atıf vardır). Filmin sonunda ise kendi negatif tarafı olan Ajan Smith’le yüzleşir. Smith kelime anlamı itibarı ile silah- şiddet anlamındadır. Ona karşı savaşta Neo ölür ve sonra tekrar dirilir ve kendi negatif tarafını yani kötücül tarafını yener.

Yaşadığını sandığı ortam ise sanal bir gerçeklik sunan Matrix programıdır. Nitekim bu program ve makineler aslında insanoğlunun enerjisini emerler hem de onları pil yaparak. Bir çeşit büyüdür bu. Şu an ki dünyaya uyarlarsak, tv-internet-gazete vs gibi yazılı ve görsel medya yapımlarının ve arkasında yatan algı operasyonlarının anlatımıdır, Matrix.

Neo’nun arkadaşlarını inceleyecek olursak, biri Trinity’dir. Bu da ezoterik örgütlerde ve dini örgülerdeki 3’lemedir. Baba-Oğul-Kutsal Ruh(ve ya Meryem) gibi. Kelime anlamına baktığınız da bunu görürsünüz. Nitekim yine Trinity’nin de ilk sahnesinde kapı numarası 303’tür. İlginç! değil mi.

Bir arkadaşı da Morpheus’tur. Bu da zaten filmdeki 3 ana karakterden biridir. Morpheus’ta geliştiren, düzelten anlamındadır ve film boyunca da Neo’yu geliştirmeye, kendini bulmasını sağlamaya çalışmaktadır. Bir nevi erginleşecek kişiye yardım eden üstadlar gibi.

Demin de bahsettiğim gibi Neo’nun bir de karanlık tarafı vardır. Bu da Ajan Smith’dir. Yine kendisidir ama negatif tarafıdır. Önce ona karşı kaybeder ve ölür sonra tekrar dirilip kendi negatif tarafını yener.

Önemli sahnelerden biri de Neo’nun hap seçme sahnesidir. Burada da ezoterik örgüte adayın girmeyi kabul edeceği ve ya etmeyeceğinin sembolik anlatımı yapılır. Aynı sahnede ayna da kullanılır, çünkü kendisiyle yüzleşmenin sembolik anlatımı da ‘ayna’dır.

Morpheus’un gemisinin ismi ve üzerindeki numaralar da ilginçtir. Nebukadnazzar...
Yine sembolik bir sahne de atlama sahnesidir..

Dediğim gibi film boyunca ana karakterimizle beraber biz de yolculuğa çıkmış gibi oluyoruz izlerken. Güzel bir yapıt. Tavsiyem bir çok filmi semboller ışığında incelemeye çalışın. Yoksa çok şey kaçırırsınız.

Sevgiler.
Errare humanum est.


Aralık 30, 2018, 11:30:02 ÖS
Yanıtla #1

Bu analizi sevdiyseniz, ileride diğer popüler gişe filmleri ile de ilgili analiz yapabilirim.  :)
« Son Düzenleme: Aralık 30, 2018, 11:35:09 ÖS Gönderen: Adonai »
Errare humanum est.


Aralık 31, 2018, 12:18:30 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 40
  • Cinsiyet: Bay

Lütfen kusuruma bakmayın, sizin biz değerli forum üyelerinin bu analiziniz ile ilgili fikirlerimizi merak ettiğiniz için cevaplamak istedim. Öncelikle yazını pek beğenmediğimi söylemek isterim. Up uzun ve benimde internette okuduğum bir çok yazıyla kıyasladığımda çok kısa ve yetersiz olmuş. Nitekim lise yıllarımda felsefe dersinde tekrar izlediğim ve üstüne konuştuğum bir husustan bahsederek size yol göstermek isterim.



Yaşadığını sandığı ortam ise sanal bir gerçeklik sunan Matrix programıdır. Nitekim bu program ve makineler aslında insanoğlunun enerjisini emerler hem de onları pil yaparak. Bir çeşit büyüdür bu. Şu an ki dünyaya uyarlarsak, tv-internet-gazete vs gibi yazılı ve görsel medya yapımlarının ve arkasında yatan algı operasyonlarının anlatımıdır, Matrix.


Burada belirttiğiniz ifadeden daha ziyade benim felsefe hocalarımdan öğrendiğim ve daha sonra bizzat belirteceğim filozofu araştırınca öğrendiğim bir husus vardır.
Bu düşünür Platondur. Bahsedilen durum ise 'Mağara Alagorisi' hatırlanarak daha güzel açıklanmakta ve anlaşılmaktadır. Size tavsiyem film açısından, bana göre çok önemli bir kısmı anlamanızda belirtmiş olduğum düşünürün en önemli eseri 'Devlet' size yol gösterecektir. En kısa zamanda bu eser altında bu filmle ilgili bir yazı daha bizlerle paylaşmanız.

Onun haricinde diğer belirttiğiniz semboller ile ilgili bir yorum yapabilecek bilgim şu an için yok. Ama daha öncede belirttiğim gibi bu film ile ilgili pek çok yayımlanmış yazıda daha derinlemesine incelemler mevcut.

Lütfen eleştirim size kırmasın ve incitmesin ben size sadece yardımda bulunmak istedim. Diğer üyelerde eksiğim veya yanlışım var ise beni düzeltirlerse çok memnun kalırım.

Sevgilerim ve saygılarımla.
Şeyler şeklini sadece mekanda değil, zamanda da bulur.
Öyle mermer bloklar vardır ki, geleceklerinde gömülü heykeller saklıdır içinde.


Aralık 31, 2018, 02:40:58 ÖÖ
Yanıtla #3

Lütfen kusuruma bakmayın, sizin biz değerli forum üyelerinin bu analiziniz ile ilgili fikirlerimizi merak ettiğiniz için cevaplamak istedim. Öncelikle yazını pek beğenmediğimi söylemek isterim. Up uzun ve benimde internette okuduğum bir çok yazıyla kıyasladığımda çok kısa ve yetersiz olmuş. Nitekim lise yıllarımda felsefe dersinde tekrar izlediğim ve üstüne konuştuğum bir husustan bahsederek size yol göstermek isterim.



Yaşadığını sandığı ortam ise sanal bir gerçeklik sunan Matrix programıdır. Nitekim bu program ve makineler aslında insanoğlunun enerjisini emerler hem de onları pil yaparak. Bir çeşit büyüdür bu. Şu an ki dünyaya uyarlarsak, tv-internet-gazete vs gibi yazılı ve görsel medya yapımlarının ve arkasında yatan algı operasyonlarının anlatımıdır, Matrix.


Burada belirttiğiniz ifadeden daha ziyade benim felsefe hocalarımdan öğrendiğim ve daha sonra bizzat belirteceğim filozofu araştırınca öğrendiğim bir husus vardır.
Bu düşünür Platondur. Bahsedilen durum ise 'Mağara Alagorisi' hatırlanarak daha güzel açıklanmakta ve anlaşılmaktadır. Size tavsiyem film açısından, bana göre çok önemli bir kısmı anlamanızda belirtmiş olduğum düşünürün en önemli eseri 'Devlet' size yol gösterecektir. En kısa zamanda bu eser altında bu filmle ilgili bir yazı daha bizlerle paylaşmanız.

Onun haricinde diğer belirttiğiniz semboller ile ilgili bir yorum yapabilecek bilgim şu an için yok. Ama daha öncede belirttiğim gibi bu film ile ilgili pek çok yayımlanmış yazıda daha derinlemesine incelemler mevcut.

Lütfen eleştirim size kırmasın ve incitmesin ben size sadece yardımda bulunmak istedim. Diğer üyelerde eksiğim veya yanlışım var ise beni düzeltirlerse çok memnun kalırım.

Sevgilerim ve saygılarımla.


Eleştirilere her zaman açığım. Pozitif eleştirileri de dikkate alırım. Eksiklerimi belirtmenizden dolayı teşekkürler.

Sevgiler sayın Arslan.
Errare humanum est.


Aralık 31, 2018, 03:20:28 ÖS
Yanıtla #4
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 4
  • Cinsiyet: Bay

Öncelikle kaleminize sağlık. Matrix'in incelemeleri pek çok kez yapılmıştır. Neredeyse tüm incelemeleri okuyan birisi olarak şu düzeltme ve eklemeleri yapacağım.

1-Sanal gerçeklik olan her iki taraftır aslında. Yani sadece Matrix değil aslında Zion da bir sanal gerçekliktir. Bunu en net, mimar ile Neo'nun konuştukları sahnede görüyoruz. Mimar Neo'ya, Matrix'i 6 defa yıktıktan sonra, içerideki en önemli problemin seçim hakkı olduğundan bahseder. Nitekim seçim hakkı yüzünden önceki 6 Matrix boyunca bazı insanlar programı kabul etmemiş ve makineler hasatı kaybetmiştir. Bu sahnede Mimar, yeni bir gerçeklik yarattıklarını söylediğinde, Neo mimara "Zion'dan söz ediyoruz." der. Aslında işin özü şudur: Matrix, programı kabul eden ve itaat eden iradeler için bir simülasyondur. Ancak itaat etmeyen ve programı kabul etmeyen iradeler için yeni bir sistem geliştirilmiştir. Onlara, insanların özgürlüğü için makinelere karşı savaştıkları illüzyonunu yaşatacak ve makinelerin hasat almaya devam edeceği farklı bir sanal gerçeklik oluşturulur. İşte burası da Zion'dur.

Neo, aslında kurtarıcı değildir. Neo sadece bu illüzyona, umut olmak ve insanları "gerçeklik" illüzyonuna daha bağlı tutmak için gönderilen bir ajandır. Tek farkı, ajan olduğunu bilmemesidir. Zaten filmin final sahnesinde kaynağa dönerek görevini başarıyla tamamlar. Neo'ya ajanlık programını yükleyen ise kahindir. Neo ile ilk görüştükleri zaman kahin, Neo'ya bir kurabiye verir. Neo, kurabiyeyi yiyene kadar sıradan bir insanken kurabiyeyi yemesiyle (program yüklenir) sıradışı özellikler kazanmaya başlar. İkinci yükleme ise kahinin bankta oturdukları sırada Neo'ya şeker vermesiyle gerçekleşir. Çünkü şekeri yedikten sonra Neo, aslında gerçeklik zannettiğimiz Zion'da da makineleri eliyle durdurur. Makineleri durdurması, onun metafizik gücü değil, kahinin, Zion simülasyonunda da Neo'ya sıradışı güçler kullanma yeteneği vermesidir. Zaten final sahnesinde mimar ile kahinin konuşmasında mimar kahine "çok riskli bir kumar oynadın" der.

2-Morpheus, geliştirenden ziyade Yunan mitolojisindeki düş/rüya tanrısından alır anlamını. Nitekim filmdeki görevi Neo'yu gerçek sandığı düşten uyandırmasıdır.

Burada ezoterik yapılardan bahsetmişsiniz. O halde şu soruyu birlikte inceleyelim istiyorum. Tıpkı Matrix'de olduğu gibi, insanlar Matrix illüzyonundan Zion gerçekliğine uyandıklarını zannederler. Oysa uyandıkları şey bir başka illüzyondur. Orada korunan şey "uyanma" hissidir. Makinelerin kontrol altında tutmaya çalıştığı özgür irade.

Peki yaşadığımız hayatta, bizlere gerçekliği, hakikati ve uyanışı vaat eden ezoterik yapılar, gerçekten uyanış sağlar mı? Yoksa tıpkı Matrix'den Zion'a geçiş gibi bir başka illüzyona mı uyanırız? Gerçek sandığımız tüm ezoterik keşif ve sezgiler bir yanılgı olabilir mi? Peki ne için? Özgür irade mi?

Saygılar
Bilgi.


Aralık 31, 2018, 04:07:11 ÖS
Yanıtla #5

Film hakkında üç aşamalı bir yorum yapar isem...

Alfa: İlk ve yüzeysel olacak bu eleştirim,aslında film adına hiç bir şeyi ifade etmiyecek.

Film, çekim hatalarına bulanmış, ve konusu saçma.Matrix içindeki altı milyar küsür İnsan uyanınca ne olacak,ne yiyecek vb.; Dünya zaten konu gereği harap bir durumda.

O kadar gelişmiş bir yapay zeka, bula bula enerji olarak insan'ı mı buldu ? Hadi diyelim biyoenerji elzem.İnsan yerine koyun kullansalardı; O kadar komplex ve etkileşimli bir yapıya gerek kalmazdı.Yap sanal çayırı, sal gitsin.   :)

Bir de Zion'u kazmak için o kadar emek harcayacaklarına, petrol çıkarsınlar... :)

--- --- ---

Beta: Film, teolojik ve mitolojik referanslar üzerine kurgulanmış.Ezoterik nümorolojisi,Eklektik ve ezoterik kompozisyonu, asıl kurgusunu gerçekliğe daha kolay taşımasını sağlamış.Referanslar sağlam ise,her hap yutturulabilir. :)

--- --- ---

Teta: Film, Nöroloji ve sinir bilimi ile, doğrudan doğruya alakalıdır.Film karakterlerinden Kahin,sağ beyin lob'unu; mimar, sol beyin lob'unu temsil eder...Diğer bazı karakterleride siz bulabilirsiniz.

-----

Yukarıda yaptığım bu Üç aşamalı tanımlama,aslında çoğumuzun çevreyi zihnimizde biçimlendirme şeklidir..
Örneğin:

Alfa tanımlama: Kırmızı yakışmamış...

Beta tanımlama: Kimden özendi de giydi acaba...

Teta: Neden kırmızı...
---

Dileyen bu Üç aşamalı tanımlamaya uygun örneklerini burdan verebilir.

Önemli olan, tanımlamaların yüzeysel veya derin; geçirgen ve isabetli olmasıdır.

Saygılar
« Son Düzenleme: Aralık 31, 2018, 04:33:38 ÖS Gönderen: Tık-Tik-Tak »
Sen Özelsin


Aralık 31, 2018, 05:10:42 ÖS
Yanıtla #6

Açıkçası hem sayın ishtar hem de sayın Tık Tik Tak’ın analizi benimkinden daha iyi olmuş. :)

Sevgiler.
Errare humanum est.


Aralık 31, 2018, 05:21:14 ÖS
Yanıtla #7
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1273
  • Cinsiyet: Bay

Açıkçası hem sayın ishtar hem de sayın Tık Tik Tak’ın analizi benimkinden daha iyi olmuş. :)

Sevgiler.

Konusu Masonluk olan bir forumda, "seninki benden güzel ve üstün"ün bir önemi yoktur. Hepsini üstüste koyduğumuzda ne kadar ileri ve kusursuza yakın bir "çalışma" yapılır, değerlendirme bu olmalıdır. Kimisi az, kimisi çok katkı verir. Önemli olan katkı verecek cesareti olması, katkı vermek için kendini hazır hale getirmek üzere çalışma gayreti olmasıdır. Ne dersiniz?
Alterius non sit qui suus esse potest


Aralık 31, 2018, 05:55:18 ÖS
Yanıtla #8

Açıkçası hem sayın ishtar hem de sayın Tık Tik Tak’ın analizi benimkinden daha iyi olmuş. :)

Sevgiler.

Konusu Masonluk olan bir forumda, "seninki benden güzel ve üstün"ün bir önemi yoktur. Hepsini üstüste koyduğumuzda ne kadar ileri ve kusursuza yakın bir "çalışma" yapılır, değerlendirme bu olmalıdır. Kimisi az, kimisi çok katkı verir. Önemli olan katkı verecek cesareti olması, katkı vermek için kendini hazır hale getirmek üzere çalışma gayreti olmasıdır. Ne dersiniz?

Katılıyorum dediğinize. Ekip çalışması her zaman tekillikten kuvvetlidir. Bir de ekibin içindekiler yetenekliyse ortaya süper bir sonuç çıkartılabilir. Yani sentez için bir çok farklı yorumun bir arada değerlendirilmesi daha mantıklı. Gayretli olmak ve cesarette önemli dediğiniz gibi

Sevgiler sayın ANARCHOSA.  :)
Errare humanum est.


Aralık 31, 2018, 05:57:09 ÖS
Yanıtla #9
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 40
  • Cinsiyet: Bay

Konusu Masonluk olan bir forumda, "seninki benden güzel ve üstün"ün bir önemi yoktur. Hepsini üstüste koyduğumuzda ne kadar ileri ve kusursuza yakın bir "çalışma" yapılır, değerlendirme bu olmalıdır. Kimisi az, kimisi çok katkı verir. Önemli olan katkı verecek cesareti olması, katkı vermek için kendini hazır hale getirmek üzere çalışma gayreti olmasıdır. Ne dersiniz?

Kesinlikle haklısınız. Bahsettiğiniz durum 'kümülatif' ilerlemeyi meydana getirmektedir. İnsan yıllar içinde bilimden felsefeye her alanda bu metodun en iyisi olacağında karar kılmış gibi gözükmektedir. Nitekim bizimde dilimizde bulunan "akıl akıldan üstündür" tabiri sanırım burası için çok uygun olmalı. Sadece kümülatiflik değil bu şekildeki bilgi birimi artmaları hem katkıda bulunanların ufkunu genişletmekte hem de ortak bir paydada çalışma olayı vermektedir.
Kanımca iletinizden şu sonucu çıkarmak yanlış olacaktır: Herkes her aklına geleni yazmalı. Bu bahsettiğim bu başlık için değil genel anlamda bu forumunda dışında gündelik hayatta da yapılmalıdır. Şöyle ki bir ortamda herkes bildiklerini karşısındakiyle paylaşmalı ancak doğru ya da yanlış olması önemsenmeksizin referans verilmelidir. Verilen referansların sağlam kaynak niteliğinde olması bilgi kirliliği ve "dedikoduyu" önleyecektir. Ne güzel dost meclisleri kurulacaktır böylelikle. Ama tekrarda lüzum görüyorum, tabirimi bağışlayın, cahil cesaretiyle ortaya atılmak bana kalırsa kişiye utançtan başka bir şey katmayacaktır. Böyle durumlarda benim en sevdiğim, kendimce erdem olarak nitelendirdiğim can kulağıyla karşısındakini dinlemek/yazılanı okumak pek şahane olacaktır.

Bunlar benim kişisel fikirlerimdir siz de bana kendi fikirlerinizle katkıda bulunursanız çok sevinirim değerli forum kullanıcıları.

Sevgilerim, saygılarımla :) :)
Şeyler şeklini sadece mekanda değil, zamanda da bulur.
Öyle mermer bloklar vardır ki, geleceklerinde gömülü heykeller saklıdır içinde.