Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Kadın Masonluğu  (Okunma sayısı 1700 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 23, 2019, 07:32:45 ÖS
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1153
  • Cinsiyet: Bay

Aşağıda bir konuşmanın bir kesitini vereceğim.

Çok, çok çok dikkatli okunmasını rica ederim.

Bir de sorum var. Bu konuşmayı kim ve hangi sıfatla yapmıştır?



-----

Şimdi sevgili kardeşlerim, hemşirelerim, konuşmamın ikinci kısmına geleceğim. O da bu Geleneksel Masonluk ve Geleneksel Olmayan Masonluk ekseninde kadın konusunun seyri. Aslında bu eksende Tanrı’ya inanç konusu, politikaya girip girmeme konusu, bütün bunların hepsini ele almak mümkündür, bunlar ilginç konulardır. Ama bugüne has olarak ben kadın konusunun seyrinden bahsedeceğim. Aslında ilk kadın tekrislerinin çok eskilere gittiğini biliyoruz. Yani 1730’larda İskoçya’da kadınların tekris edildiği biliniyor. Daha o dönemde bu Geleneksel Olan – Olmayan Masonluk ayırımı yapılmış değil. Yani o dönemde sadece Geleneksel Masonluk anlayışı var, bu mânâda kadın tekrisi de masonik mânâda yasak. Fakat bunlar yapılıyor, ama localar cezalandırılıyor, kızılıyor, yani bu kabul gören bir husus değil. Diğer yandan, tabii zamanın akışı, kadının toplumdaki pozisyonunun değişmesi ile birlikte gitgide kadınların mason olabilmesi konusunda baskılar gelmeye başlıyor. Bu kadınlardan geldiği gibi, aslında erkek masonların da bir kısmından geliyor. Bu noktada dünyada Masonluk biraz önce değindiğim çeşitli konulardaki düşünsel ikilemleri de yaşamaya başlıyor. Yani evvela Tanrı konusunda bir ayrılık patlak veriyor, buna bağlı politika yapan büyük localar ortaya çıkıyor, 19. asrın ikinci yarısından itibaren zaten Masonluk böyle bir düşünsel eksende bölünüyor, işte o bölünmeyle birlikte Kadın Masonluğu da bir vakıa olarak karşımıza çıkıyor. Maria Lauren ilk tekris edilen, resmen ilk tekris edilen kadındır, 19. asrın 2. yarısında ve bu süreçle birlikte evvela Fransa’da, sonra da dünyanın birçok yerinde, evvela kadınları da üye alan, daha sonra da sadece kadınlardan müteşekkil büyük localar kuruluyor. Yani bugün dünyada 19. asrın sonundan beri Kadın Masonluğu diye bir vakıa mevcut. Tabii, tahmin edersiniz biraz önce söylediğim eksen çerçevesinde bu Kadın Masonluğu meselesi Geleneksel Olmayan Masonluk dünyasının bir parçası oluyor. Yoksa Geleneksel Masonluk bunu bir temel ilkesi olarak gördüğü için, bu gelişmeleri yok sayıyor, görmemezlikten geliyor. Ama tekrar olacak bağışlayın, bu 19. asrın ilk yarısından bu yana bütün dünyada Kadın Masonluğu örgütleri faaliyetlerini gösteriyorlar, ama tekrar edeceğim, Geleneksel Masonluğun bakış açısından bu geleneksel olmayan dünyada olduğundan dolayı, sadece ilişki kurulmuyor değil ama uzun bir süre konu yok da sayılıyor. Yani bütün bunlar olup biterken, Geleneksel Masonluk anlayışı, masonik olarak tanıyıp tanımamak ayrı bir konu, fakat bunların varlığını dahi yok sayıyor. Sayıyor ama tabii bunun böyle sürmesi de mümkün olmuyor, baskılar geliyor, içeriden baskılar geliyor, dışarıdan baskılar geliyor. Buna bağlı olarak Geleneksel Masonluk anlayışı bir süre konunun etrafından dolanma yolunu seçiyor. Ne yapıyor, bilhassa Anglosakson dünyada ve ABD’de Masonluğa benzer, ama Masonluk olmayan fakat işte bizdeki gibi bir tarz inisiyasyonların yapıldığı paramasonik kadın örgütleri kuruluyor. Eastern Star bunların önde gelenlerindendir. Bu örgütler, Geleneksel Masonluk tarafından kabul edilen örgütler. Masonluk değil, fakat Masonluğa benzer derecelendirme sistemleri, ritüelik çalışmaları var ve bunlar salt kadınlardan oluşuyor. Dolayısıyla bir süre Geleneksel Masonluk anlayışı bu örgütleri kabul etmek ve desteklemekle kadınlardan gelen “Biz niye mason olamıyoruz?” talebini belki de hallettiğini düşünüyor. Aynı şekilde içeriden gelen, yani erkeklerden gelen “Kadınlar niye mason olamıyor?” talebini de bir şekilde bu paramaonik örgütlerle göğüslediğini düşünüyor. Belki bir müddet de bu gerçekten göğüslenmiş oluyor; bu Eastern Star ve benzeri örgütlerle… Ama netice itibarıyla dünya öyle bir noktaya geliyor ki, kadın hakları, kadının toplumdaki statüsü artık Kadın Masonluğu meselesini yok saymak bu konudaki en muhafazakar büyük loca tarafından bile mümkün olmuyor. Tabii bu arada bir hususun daha altını çizmek isterim; Kadın Masonluğu dediğimiz zaman, bu da monoblok değil, bugün dünyada Kadın Masonlukları arasında kadın olma haricinde Masonluğun bütün geleneksel değerlerine uygun çalışan Masonluklar olduğu gibi, yani Tanrı’ya inanç, Kutsal Kitaplar, politika yapmama, dinî tartışmalarda bulunmama gibi, Kadın Masonlukları arasında bu geleneksel ilkeleri ihlal edenler de var. Dolayısıyla aslında Kadın Masonluğu da bu mânâda monoblok değil. Fakat netice itibarıyla, bütün bu sürecin sonunda 1999’da bu konudaki en muhafazakâr yapı olarak bilinen İngiltere Birleşik Büyük Locası bu meseleyi açıkça göğüslemek zorunda kalıyor; 8 Mart 1999’da, tarihi de enteresandır, “Dünya Kadınlar Günü”nde bir beyanname yayınlıyor. İngiltere Birleşik Büyük Locası’nın geleneksel, biraz önce bahsettiğim bu Geleneksel Masonluk anlayışının en güçlü ve en belki muhafazakâr temsilcilerindendir İngiltere Birleşik Büyük Locası, o zamana kadarki tavrı, yani Masonlukta böyle bir şey yoktur iken, 1999 tarihli beyannamesinde diyor ki İngiltere Birleşik Büyük locası İngiltere topraklarında çalışan kadın büyük localarının varlığının farkındadır. Ve diyor: “Bu büyük locaların bazılarının Geleneksel Masonluğun bir tanesi hariç, o da kadın olmak, bütün ilkelerine uygun çalıştıklarını da bilmektedir. İngiltere Birleşik Büyük Locası geleneklerine bağlılığından dolayı bu büyük localarla bir masonik ilişki kurmamaktadır”. Ama diyor sevgili kardeşlerim, “Eğer size soran olursa; İngiltere’de kadınlar mason olabilir mi diye, onlara şu cevabı vermenizi uygun görürüz: Evet, İngiltere’de kadınlar mason olabilir ama İngiltere Birleşik Büyük Locası’na üye olamazlar.” Şimdi bu tabii, İngiltere’nin bu konuya bakışında gerçek bir devrimdir, aslında belki geç kalmış bir devrimdir. Netice itibarıyla, benim büyük locamın da içinde bulunduğu Geleneksel Masonluk anlayışı açısından şöyle bir resim vardır: Kadın Masonluğu vardır. Kadın Masonluğu da monoblok değildir. Onun içerisinde geleneksel değerleri benimseyen yapılanmalar olduğu gibi, benimsemeyenler de vardır. Bizim (kendi geleneklerimiz açısından doğrudur) onlarla bir ortak ritüelik çalışmada bulunmamız söz konusu değildir. Yani bu mânâda bir masonik çalışma içerisinde olmamız mümkün değildir. Ama bu durum kadınların da Masonluk yapabildikleri gerçeğine mâni değildir. Zaten bugün mesela; yine İngiltere’den örneği vereceğim, çünkü en muhafazakar bilinen yapı olduğu için, girin İngiltere Büyük Locası’nın web sitesine Masonluk nedir diye, halihazırda web sitesinde Masonluktan bahsederken, Masonluk bu, bu, bu ilkeler çerçevesinde çalışmak isteyen İngiltere Büyük Locası da bu, bu, bu ilkeler çerçevesinde çalışmak isteyen erkeklere açıktır, aynı ilkeler çerçevesinde çalışmak isteyen kadınlar varsa, onların da İngiltere’de üye olabilecekleri büyük localar vardır, diye yol bile gösterir. Dolayısıyla kadın haklarına dair birçok mücadelede olduğu gibi, bu mücadelede de birçok mesafe bugün kat edilmiştir ve Geleneksel Masonluğun en muhafazakâr kurumları bile artık Kadın Masonluğu fikrine gecikmiş de olsa bir saygı ile yaklaşmaktadırlar.
Alterius non sit qui suus esse potest


Şubat 24, 2019, 10:49:17 ÖÖ
Yanıtla #1
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1153
  • Cinsiyet: Bay

Cevap:

En Muhterem Büyük Üstatlığı döneminde Remzi Sanver kardeşin bir Muhterem Locanın Tenue Blanche konuşmasından kesit.
Alterius non sit qui suus esse potest


Şubat 24, 2019, 07:26:28 ÖS
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Bu yazı hoş güzelde sadece okumamızı istediniz bir eleştiriniz yokmu?
Elbette var olmalı zaten amaç o.

Benim için bu konuda üzerinde durmak istediğim şey ise şu.

Ama diyor sevgili kardeşlerim, “Eğer size soran olursa; İngiltere’de kadınlar mason olabilir mi diye, onlara şu cevabı vermenizi uygun görürüz: Evet, İngiltere’de kadınlar mason olabilir ama İngiltere Birleşik Büyük Locası’na üye olamazlar.” Şimdi bu tabii, İngiltere’nin bu konuya bakışında gerçek bir devrimdir, aslında belki geç kalmış bir devrimdir.

Tam bir Ali Cengiz oyunu.
Sn.Remzi Sanverin bu sözleri çokta içten söyleyebildiğini hatta sevgili eşinin yanında ve gözlerinin içine baka baka söyleyebileceğini hiç sanmıyorum.
Çok sahtekarca hatta mecbur kalınmış bir sahtekarlık olarakta söylenmiş bir söz diyede düşünüyorum.
Dahada söyleyecek sözlerim var.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Şubat 24, 2019, 08:26:49 ÖS
Yanıtla #3

Sayın Karahan lütfen eleştirilerinizi saygı çerçevesinde yapınız. Araya hakaret serpiştirmenizi hoş karşılamadım.
“Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman, bilmem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!”


Şubat 24, 2019, 08:55:28 ÖS
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Karahan lütfen eleştirilerinizi saygı çerçevesinde yapınız. Araya hakaret serpiştirmenizi hoş karşılamadım.
Önce okuduğunu anla.
Kimseye hakaret ettiğim yok.Bu konudaki alıntı söz tam da dediğim gibi mecburi sahte bir davranış içeriyor bana göre.
BİR fikrin var ise dersin yok ise mesnetsiz çıkarım yapmayınız.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Şubat 24, 2019, 09:35:43 ÖS
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 72
  • Cinsiyet: Bay

Öncelikle Sn.ANARCHOSA yazı için teşekkür ederim ancak keşke bazı yerlerde paragraf yapsaydınız , bilgisayarda okurken satır atlama olabiliyor.
Özet olarak, kadınlar mason olur ama bizim kardeşliğimizin statüsüne dahil olamazlar diyor. Zaten yalnızca erkeklerin oluşum içine kabul edilmesi eşitliğe aykırı bir durumdur. Belki de bunu belirtmeleri eşitliğe aykırı faaliyet gerçekleştirdikleri için kendilerini hukuki olarak bazı davalardan korumaya yönelik tedbir olabilir,bunu da düşünmek lazım.
   Elbette ben mason değilim ancak masonluk kurumu uzun zamandır(Hiram Abiff) var ve bu kurumu ayakta tutan belirli sütunları var. Kanaatimce masonluğun belirli ilkelerine yani sütunlarına hasar vermek ya da bu sütunları kaldırmak binayı (masonluk kurumunu) çöküşe götürebilir.
   Ayrıca özellikle belirtmek isterim ki kadınlar elbette masonluk yapabilir, neden yapamasın ? Spekülatif masonluktan bahsediyoruz , operatif masonluğu devam ettiren kaç loca kaldı ki ? Lakin benim itiraz ettiğim nokta da geleneklere bağlı kalmak tabiri caizse evin kolonlarını kesip mutfağı salonla birleştirmek küçük bir depremde sizi evsiz bırakabilir...
   Sn.karahan , ''sahtekarca'' derken kurnazlık anlamında mecazi olarak kullanmıştır. Kendisi bazı konularda muhalif olmakla birlikte üslubunu koruyan birisidir gördüğüm kadarıyla...
Saygılarımla...
''İnsan, hayrın gelmesine dua ettiği gibi kötülüğün gelmesine de dua eder. İnsan pek acelecidir.'' İSRA-11


Şubat 24, 2019, 10:32:18 ÖS
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Daha ilginç bir açıklamayı sn.anorchasa mutlak yapacaktır.

Bu konu masonluğu 2 ye bölen oldukça mühim bir olaydır ve basit bir tarafı yoktur.
Yazıda iyi okuyunca kadınlara böyle bir hakkı bir lütuf olarak aslında pekte istemeden ama ingiliz usulü bir kılıf ile ve ingilizin istediği biçimde verip bize bulaşmayın sınırınız budur demişler.
BİR gücün bahsettigi hiç bir şey gerçek değildir.Bahsedilmis hiç bir hak asla eşit değildir.
Sahtekarca dediğim şey asildir bana göre.
Bu bir hile degilmidir peki?
Arkadaşlar eleştirmek muhalif olmak değildir.Ben burada her konuya yazan biride değilim artık,sadece önemini kavradigim konulara katkı vermektir derdim.

Sizde böyle yapın,başkalarının ahlakı yapılarını yahut sözlerini yarım yamalak anlayıp kisisellestirmeyin.

Konu daha mühim bir çok başlık açıldı ve burada tartışıldı.Acin o konuları okuyun yorumlarım hep aynıdır.Ben hem evlilikte hemde her konuda kadın ve erkeği eşit insanlar olarak görürüm.
Benim değer yargım bu ve bu yazı da kadına eşit gözle konu ne olursa olsun bakılmıyor.

BİR güç diğerine bir şey bahsediyorsa bu size doğru geliyormu?
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Şubat 25, 2019, 02:53:36 ÖÖ
Yanıtla #7
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 45
  • Cinsiyet: Bay

Elbette kadın ve erkeğin en büyük üst kimliği insan olmaktır. Sonuçta kadın da olmazsa insan olmaz, erkek de olmazsa insan olmaz. İnsanlığın var olması için kadına da erkeğe de ihtiyaç vardır.
Fakat bu başka bir konu. 

Bana göre kadından mason olmaz. Neden olmazın cevaplarını kendime göre de verebilirim fakat kurallar zaten gayet açık. Forumda da bir sürü yazı var bununla ilgili, tekrardan yazmak istemiyorum. Ama kaynak ne olursa olsun, kurallar zaten gayet açık. Kadından mason olmaz.

Sn karahan, bir sahtekarlıktan bahsetmiş. Ben sizin gibi düşünmüyorum. Sahtekarlık olarak görmüyorum, kendi içinde bir takım çelişki barındırıyor olabilir. Bunu da tartışabiliriz, ama katiyen “sahtekar” kelimesini yanlış buluyorum.

sahtekar kelimesini ayırdığımız zaman; “sahte” ve “kar” sözcüklerinden türemiştir. Yani sahte bir şeyden kâr etme anlamına gelir. Bu sahte olan şey; ayıplı bir mal da olabilir, düşünce de olabilir. Sizin itamınıza göre burada sahte bir düşünce var. Ve bu sahte düşünce üzerinden de kâr elde etme amacı var.

Müsadenizle ben de size birkaç soru sormak istiyorum.

1) Mason olma şartlarında gayet açık bir şekilde 21 yaşını doldurmuş erkek ibaresi varken, ve bunu neredeyse artık bütün dünya biliyorken, “sahte” bunun neresinde?

2) Söz konusu 1. sorumla bağlantılı bir şekilde, açık bir şekilde erkeklik masonluğun şartlarından biridir diyen ve yüzyıllardır günümüze gelen masonluğun; bu işten ne gibi bir “kâr”ı olabilir?

3) Sn Risus’un “Masonik Kurallar” başlığıyla açtığı başlıkta; Fransız Büyük Locası’nın dergisinden özetlenmiş Masonik Kurallar’ı oluşturan bir takım öneriler ve maddeler vardı.
Onlardan birisi de;
“Kadınlara hürmet et, onların zaaflarından istifadeye kalkma, onların haysiyetlerini lekelemektense ölmeyi tercih et” maddesi mevcuttur.
 
Üçüncü sorum da şudur, Kadın mason olamayacağına göre bu madde de sizin düşüncenize göre yalan mıdır? Kadın haysiyetinin lekelemektense ölmeyi tercih eden bir mason olamaz mı?


Şubat 25, 2019, 04:21:46 ÖÖ
Yanıtla #8
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Çok kısa bir cevap vereyim birazda soru gibi.
Kadınların başörtüsü sorunu gibi ne yapacaklarına ,ne dusuneceklerine yada ne isteyeceklerine kim karar veriyor sadece erkekler mi?
Bumu yani?
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Şubat 25, 2019, 10:39:41 ÖÖ
Yanıtla #9
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Sn.Remzi Sanverin bu sözleri çokta içten söyleyebildiğini hatta sevgili eşinin yanında ve gözlerinin içine baka baka söyleyebileceğini hiç sanmıyorum.
Çok sahtekarca hatta mecbur kalınmış bir sahtekarlık olarakta söylenmiş bir söz diyede düşünüyorum.
Dahada söyleyecek sözlerim var.

En Muh. Remzi Sanver, bu konuşmayı bir Beyaz Gece toplantısında yapmış. Yani hemşirelerimizle birlikte katıldığımız bir yemekli toplantıda. Bu da demek oluyor ki, En Muh. Remzi Sanver, bu sözleri sevgili eşinin yanında ve gözlerinin içine baka baka söylemiş... Sadece kendi eşinin de değil, o toplantıda bulunan diğer tüm hemşirelerimizin gözlerinin içine baka baka söylemiş. Bu tür bir toplantıda içten olmayan bir konuşma yapılabilir mi? Onu da geçelim, Remzi Sanver gibi bir kişi, kendisinin içtenlikle inanmadığı bir konuyu açık yüreklilikle dillendirebilir mi?

masonluk kurumu uzun zamandır(Hiram Abiff) var.

(Spekülatif) Masonluk kurumu 300 yıldır var. Hiram Abiff efsanesi ise, Londra'da kurulan ilk büyük locanın üçüncü (ve en meşhur) Büyük Üstadı John Theophilus Desaguliers tarafından sonradan masonluk ritüellerine sokulmuş bir konu.


Live long and prosper.