Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Tarihi kişilik hakkında soru...  (Okunma sayısı 304 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 23, 2019, 10:01:02 ÖÖ
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1122
  • Cinsiyet: Bay

Şimdi yaşamından bazı kesitleri anlatarak bir kişi soracağım, bakalım bu kişiyi tanıyacak mısınız? Kim olduğu hakkında fikriniz var mı?


Bu kişi sık sık doğada gizli yerine kaçar, inzivaya çekilir, tefekkür edermiş. Tanrı, alem ve yaratılmışlar üzerine düşünürmüş. Bu tefekkürlerinden birinde bir melek gelerek ona vahiy etmiş ve Tanrının buyruklarını iletmiştir.

Bir gece sabaha karşı Miraç’a çıkmış ve ruhanî yükselmenin sonuna varmıştır. ... denilen melek gelmiş, ona her şeyden elini çekmesini tembih etmiş ve göğün katlarına yükseltmiştir.  Orada ona, feriştehler (melekler) hürmet etmiştir.Sonra Tanrı’nın huzuruna çıkmış ve “Hayır Dini”nin hükümlerini öğrenmiştir. Tanrı ona yıldızların ve gezegenlerin hareketinden haber vermiş, cennet ve cehennemi göstermiş, her şeyin ilmini öğretmiştir. Melekler sonra onun göğsünü yarmış ve içindekileri çıkarıp temizlemiş ve yerine koymuştur. Bundan sonra Tanrı onu, insanları Hayır Dini’ne davet etmekle görevlendirmiştir. Miraç yolculuğundan sonra maddi âleme, kendisine verilen kutsal kitap ile dönmüş ve getirdiklerini tebliğe başlamıştır.


Laicus Humanitas Scienti


Mayıs 23, 2019, 11:50:31 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2859
  • Cinsiyet: Bay

Normalde Hz.Muhammedi tarif ediyor .
Yalnız sorunun içinde soru var gibi izlenim edindim . ???
Saygılar 
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Mayıs 23, 2019, 12:00:04 ÖS
Yanıtla #2
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

Zarathustra / Zartoşt / Zerdüşt
The Brotherhood of Man begins with the Manhood of the Brother.


Mayıs 23, 2019, 12:01:34 ÖS
Yanıtla #3
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1122
  • Cinsiyet: Bay

Normalde Hz.Muhammedi tarif ediyor .
Yalnız sorunun içinde soru var gibi izlenim edindim . ???
Saygılar 



Semâya / göğe yükseliş yani Miraç tasavvuru eski Hint ve İran mitolojilerinde de mevcuttur. Bu konuda özellikle İran mitolojisi İslamî kaynakları etkilemesi bakımından gerçekten dikkat çekicidir.

Zerdüstîlik dinin kurucusu ve peygamberi olarak bilinen Zarathustra / Zartoşt / Zerdüşt ya da gerçek adıyla Sipitama da Miraç’a yükselmiştir.

Önce onun peygamberlikle görevlendiriliş anlatısına değinelim ve Hz. Muhammed’e ilk vahyin gelişi rivayetlerine ne denli benzediğini görelim.

Rivayetlere göre Zerdüşt, tek başına sık sık, Daiti ırmağı kenarına giderek orada dua etmiş, Tanrı, âlem ve yaratılmışlar üzerine derin düşüncelere dalmıştır. Zerdüşt, otuz veya kırk yaşlarında iken yine Daiti ırmağı kenarında böyle bir tefekkür, inziva ve ibadet esnasında, Vohumenah isimli bir melek, Tanrı Ahura Mazda’nın mesajını getirmiştir. Kendi ifadesine göre; o sadece meleği görmekle kalmamış, aynı zamanda onun öğrettiklerini de öğrenmiştir. Böylece o, kendisinin Ahura Mazda tarafından, dini tebliğ etmek için görevlendirildiğine inanmıştır. Zerdüştî gelenek, Zerdüşt’ün görevinin otuz yaşında başladığını kabul eder. İlk vahiy de bu sırada gelmiştir. Günay Tümer ve Abdurrahman Küçük’ün ortaklaşa yazdıkları Dinler Tarihi kitabında Zerdüşt’ün peygamberliği ile ilgili olarak şu bilgiler verilmektedir:

“Otuz yaşında ona peygamberlik verilmiştir. Taraftarlarıyla Aivitak Suyu kenarında halvete çekilmiştir. Halvete çekilişinin kırk beşinci gününde, Ürdi Behişt ayında, bir gece sabaha karşı Miraç’a çıkmış ve ruhanî yükselmenin sonuna varmıştır. Vohumenah (Behmen) denilen melek gelmiş, ona her şeyden elini çekmesini tembih etmiş ve onu cennete götürmüştür. Orada ona, feriştehler (melekler) hürmet etmiştir. Zerdüşt, sonra Ahura Mazda’nın huzuruna çıkmış ve “Hayır Dini”nin hükümlerini öğrenmiştir. Tanrı ona yıldızların ve gezegenlerin hareketinden haber vermiş, cennet ve cehennemi göstermiş, her şeyin ilmini öğretmiştir. Melekler sonra Zerdüşt’ün göğsünü yarmış ve içindekileri çıkarıp temizlemiş ve yerine koymuştur. Bundan sonra Ahura Mazda onu, insanları Hayır Dini’ne davet etmekle görevlendirmiştir. Zerdüşt, miraç yolculuğundan sonra maddi âleme, kendisine verilen kutsal kitap Avesta ile dönmüş ve getirdiklerini tebliğe başlamıştır.”

Görüleceği üzere Zerdüşt’ün peygamberlikle görevlendirilmesi, Tanrı katına yükselmesi hatta göğsünün yarılıp içinin temizlenmesi gibi konuların neredeyse birebir karşılığını İslamî anlatılarda Hz. Muhammed için de söz konusu edildiğini görmekteyiz. Bir bahs-i diğer olmakla birlikte yeri gelmişken belirtelim ki, Hz. Muhammed için de “şakk-ı sadr” yani göğsünün yarılıp temizlenmesi rivayeti vardır. Hatta Açıp Genişletme Bölümü /İnşirah Suresi’nin bu olayı anlattığı bile iddia edilmiştir. Gerçekte şakk-ı sadr diye bir hadise söz konusu değildir. Bu, tümüyle Zerdüştî kaynakların etkisiyle Hz. Muhammed’e yamanmış bir uydurmadan ibarettir.

Tıpkı Miraç gibi beş vakit namaz ritüelinin de Zerdüştîlik kaynaklı olduğunu iddia edenler vardır. Zira Kur’an’ın hiçbir yerinde açıkça beş vakit namazdan bahsedilmemektedir. Beş vakit namaz ayetler üzerinde yapılan bir takım yorumlarla çıkarılmaktadır.

İlginçtir ki kimi hadislerde geçen Sırat Köprüsü de Ardavirafname gibi Zerdüştî anlatılarda karşımıza çıkmaktadır. Anlaşılan o ki Zerdüştîlik İslam’ı bir hayli etkilemişe benziyor. Zerdüşt’ün tek Tanrı inancını / tevhidi savunan biri olmasından hareketle benzerlikleri doğal karşılamak da mümkündür. Bu durumda Zerdüşt’ün de gerçek bir peygamber olduğunu kabul etmek gerekir. Her peygamber gibi onunla ilgili olarak da pek çok hurafe uydurulmuş olabilir. Bu hurafelerin İslam’ı da etkilemiş olma ihtimali çok yüksektir. Nitekim verdiğimiz örnekler bunu ortaya koymaktadır.

Bu arada Zerdüştiliğin İslam’dan yaklaşık 1200 yıl kadar önce zuhur ettiğini anımsatalım.


Bahsedilen kişi Zerdüşt'tür. Bu durumu pek çok kaynaktan okumak mümkündür lâkin benim vereceğim kaynak şu:
http://www.cemilkilic.com/makale-37-bir-efsanenin-yikilisi-mirac-ve-isra-gercegi.html


Kur'an da Namaz geçmez. Salat geçer...


Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.

Zaten bu yüzden de  ezan Şu şekilde seslenir: ''Hayye ale’s-salâh'' namaza çağırmak için. Namaz Farsçadır. Sadece onlar ve İslâm'ı ilk Farslarla karşılaşıp öğrenen Türkler Namaz derler... Yukarıda anlatılan senaryoda da aslında 5 vakit namazın kaynağına dair atıflar da mevcuttur.
Laicus Humanitas Scienti


Mayıs 23, 2019, 12:27:04 ÖS
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2859
  • Cinsiyet: Bay

Gerekli açıklama için teşekkürler ANARCHOSA  ...
Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Mayıs 24, 2019, 03:28:37 ÖS
Yanıtla #5
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2859
  • Cinsiyet: Bay

audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus