Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Musa ve Harun  (Okunma sayısı 833 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 29, 2019, 09:26:22 ÖÖ
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1158
  • Cinsiyet: Bay

Din imanla vâr olur.
İnananları için anlatılanı dinlemek ve şartsız inanmak gerekli. Ancak artık herkes biliyor ki dinî metinlerde bir zahir bir batın anlatılanlar var; bir avam bir alimlere verilen mesajlar var.

O halde tüm hikayeleri sorup sorgulamak, üzerine düşünmek şekilsel inançtan derin tefekküre geçiş için elzemdir.

Bana göre üzerine düşünülmesi gereken konulardan biri de Musa ve Harun (dini kişilik olarak değil teolojik ve mitolojik karakterler ve alegori ögesi olarak bahsettiğim için Hz. ön eki eklemiyorum) kişilikleri ve ilişkileridir.

Musa'nın hayatı çok filme konu olmuştur... Aslında bir Firavun ailesi ferdi olarak büyütülmüş, Mısır'da yönetsel noktalarda bir kişi iken sonradan İsrail kökenli olduğunu öğrenip bir Kıptiyi öldürdüğü için kaçışı, geri dönüşü, İsrailoğullarını Mısır'dan kurtarışı...

Fakat aslında Musa kimdir üzerine pek düşünülmediği görüşündeyim. Bir aralar onunla ilgili bazı teorileri paylaşmıştım sanki.

Özellikle kitaplarda geçen nehrin kana dönüşmesi, çekirge istilası vb. olayları vs. karşılaştıranlar Musa'nın M.Ö. 1400-1390 lı yıllarda yaşamış olduğunu hesaplamaktadır. Peki bu dönemlerde Mısır kayıtlarında yönetici (Firavun) olarak kimlerin isimleri geçer?

IV. ThutMOSES      1400 - 1390
III. Amenhotep      1390 - 1352
IV. Amenhotep/Akhenaten      1352 - 1336

(Kaynak: http://www.wikiwand.com/tr/M%C4%B1s%C4%B1r_firavunlar%C4%B1_listesi)

Ancak bugün başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. O da kardeşi olduğu söylenen Harun'a!

Kaynağımız elbette dinî kitaplar. Harun'da bir peygamber. Aynı dönemde aynı yere iki peygamber verilmiş!

•   Meryem Suresi, 53. ayet: Ona Rahmetimiz'den kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak armağan ettik.

Peki neden?

Musa Tanrı ile karşılaştığında ona şöyle sesleniyor:

Dedi ki: “Rabbim! Göğsümü genişlet.

İşimi kolaylaştır.

Dilimden düğümü çöz.

Sözümü iyi anlasınlar.

Ailemden birini bana vezir yap;

kardeşim Harun’u.

Onunla arkamı kuvvetlendir.

Onu görevimde ortak yap

Böylece seni çok tesbih ederiz.

Seni çok anarız.

Şüphesiz sen bizi görmektesin”  (Tâhâ 20/25-28)


Bu kalın yazılmış ''dilimdeki düğümü çöz'' deyişini kimi zaman yanlış yorumlayarak Musa biraz kekemeydi gibi noktalara çekenler var. Oysa peşinden şunu diyor: ''Sözümü iyi anlasınlar.''

Musa aslında bir başka dil konuşuyor, hitap ettiği kavmi ise başka! Bunun için Harun'u (ki Araf suresi 150. ayette ''Annem oğlu'' diye seslense de öz kardeşi mi yoksa ''Kardeş'' olarak hitap ettiği biri mi kesinlik ifadesi kullanamam) kendisine TERCÜMAN olarak seçiyor olamaz mı?

•   Furkan Suresi, 35. ayet: Andolsun, Biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.


Harun yardımcı kılındı, hatta görüldüğü üzere peygamber kılındı. Ancak Çıkış Bap 32: 7-10 da yazılanlar bu durum için ilginç kalmıyor mu?

Musa elinde levhalar ile döndüğünde kavmini ''Altından yapılmış bir boynuzlu buzağıya'' taparken buldu! (Bu Kenan diyarındaki Ba'al inancına benziyor).

Harun'a, "bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?" dedi.
Harun, "öfkelenme, efendim!" diye karşılık verdi, "bilirsin, halk kötülüğe eğilimlidir."
Bana, "bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısır'dan çıkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz" dediler.
"Ben de, 'kimde altın varsa çıkarsın' dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!"
Musa, halkın başıboş hale geldiğini gördü. Çünkü Harun, onları dizginleyememiş, düşmanlarına alay konusu olmalarına neden olmuştu.
Musa, ordugahın girişinde durdu, "Rab'den yana olanlar yanıma gelsin!" dedi. Bütün Levililer, çevresine toplandı.



Bu ifadelere göre halkı için bu ''Putu'' yapan bizzat Harundur! Musa'nın deyişi ile halkı bu korkunç günaha sevk eden de öyle...

Daha ilginç ifadeler ise şöyle:

(Musa) Yaptıkları buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek İsrailoğullarına içirdi.

Hristiyan ayinlerinden bildiğimiz Ekmek ve Şarap yiyerek içmek İsa'nın bedeni ve kanını kendininkine katmaktır... Bu işlem neden yapıldı, neden bir 'Put' içirildi. Bu alegorinin batınî kısmı ile ilgilenenlerin üzerine düşünmesi gereken bir konu gibi görünüyor...

Nitekim Musa ve Harun karakterleri hem ayrı ayrı hem de birlikte daha detaylı incelenmesi gereken konular gibi görünüyor...

------

Konuya ek bilgi için aşağıdaki derlemeyi alıntılayayım. Ama bir soru ekleyerek, bu 12 kabilenin hepsi aynı inanca mı sahipti gerçekten de?

Tarihi sürecin devamında ise hep 12 İsrael kabilesinden bahsedilir. İsrael Yakup'tur. 12 oğlundan 12 kabile (ruben, simon, levi, yahuda, isakar, zebulun, yusuf, bünyamin, gad, aşer, dan, naftali) türemiştir. Bütün kabilelerin kenan ülkesi'nde toprağı varken levi'nin soyundan gelenlere toprak verilmemiş, onun yerine dini idare verilmiştir. bu yüzden Yusuf'un iki oğlu efraim ve manaseh, iki ayrı kabileye bölünerek 12 sayısı korunmuştur.

Daha sonra Yahuda ve Bünyamin kabileleri güney krallık da denen, başkenti Kudüs olan Yahuda krallığını, geri kalan 10 kabile, kuzey krallık da denen İsrail krallığı'nı kurmuştur. Kuzey krallık Asurlular tarafından fethedilince bu 10 kabile sürgün edilip diğer halklara karışmıştır. İsrailoğullarının kayıp 10 kabilesi işte bu kabilelerdir. Yahuda ve Bünyamin kabilelerinin toprakları da yaklaşık 200 yıl sonra Babilliler tarafından fethedildi ve çoğu Babil'e sürgün edildi.
Alterius non sit qui suus esse potest


Mayıs 29, 2019, 10:08:25 ÖS
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1803

Acaba ayette gecen " Annemin oglu "tanimi günümüzde de Yahudiler`de gecerli olan ve soyun anne tarafindan devam etmesi ile alakali olabilirmi?


Mayıs 29, 2019, 10:33:32 ÖS
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2942
  • Cinsiyet: Bay

Bence mantıklı ...
Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus