Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Feramuşhane  (Okunma sayısı 3090 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 26, 2020, 05:48:15 ös
Yanıtla #10
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 190
  • Cinsiyet: Bay

Masonluk bence İran'ın içerisine yeterince işlememişti. Eğer işleseydi emin olunuz ki Masonluğu farklı bir boyuta taşırlardı.
Zaten bu başlık altında verilen ana bilgi bunu pekiştiriyor. Öyle bir kültürleri var ki, dışarıdan giren çok güçlü etkenleri bile uzay-zaman bükülmesi gibi kendilerine göre müthiş bir şekilde yordamlayabiliyorlar. Zamanında Dünya'yı altına üstüne getiren Moğollar'ın Çin kültürü altında eriyip yok olması gibi.
İslamiyet'i bile kendisine göre yordamlayan İranlılar, Masonluğu hangi noktalara götürürlerdi tahmin etmesi güç. Kendilerine özgü rit oluştururlardı herhalde.
Gazneliler, Selçuklular 100 yıl içerisinde İranlaşmamış mıydı? İran'ı son 1000 yıl boyunca yöneten Türkler olsa bile kültürleri hep İran kültürü olmuştur.

Batı ülkeleri İran masonlarını harcadılar. Çoğu idam edildi. Masonları idam edecek Humeyni'ye Paris'te teyp bantları ile İslam Cumhuriyeti'nin kurulması için propaganda yapmasını sağlıyorlardı. 20 yıldır FETÖ liderini koruyan ABD'nin yaptığı gibi işte. İstedikleri şey Fethullah'ın tıpkı Humeyni gibi Türkiye'nin başına geçmesini sağlamaktı. Türkiye'de rejimi değiştireceklerdi ve sizleri de burada tıpkı İran masonlarının akıbeti gibi fetö'nün radikallerine harcatacaklardı.

Bu batı ülkeleri İran ve Türkiye'deki masonları, kendi amaçlarına uğruna harcanması makbul diyet olarak gördüler bence ;D
Bu konularda Masonlar hiç kafa yoruyorlar mı merak ediyorum. Malumunuz, Masonlar'ın içerisine sızdıklarını da görmüştük.

Masonluk kurumsal olarak siyaset yapmaz diye biliyorum. Bu mantıkla bakarsak 2. Dünya Savaşına giden yolda Alman Masonların da diğer batılı Masonlarca harcandığını söyleyebilirsiniz. Alman İmparatorluğu hükümetinin Lenin'i mühürlü trenle Finlandiyaya göndermesi yada Troçki'nin ABD'den Rusya'ya dönüşü gibi Humeyni'nin yapacaklarının önceden bilinebileceğini zannetmiyorum. Orda başka siyasi hesaplar olduğunu zannederim.

Saygılarımla
« Son Düzenleme: Şubat 26, 2020, 06:20:53 ös Gönderen: Zennn »
no one


Şubat 26, 2020, 11:39:09 ös
Yanıtla #11
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1430
  • Cinsiyet: Bay

Kimileri her şey, her yer Masonların kontrolündedir; farkında değilsiniz onlar yönetir kafasındadır. Kimisi de batı, evanjelistler,  siyonistler, bilderberg, Rotschildler Masonları kontrol eder; Masonlar kukladır der!
İlk iddiayı söyleyenlerin atıf yaptığı örgütlülük, düşünsel düzey, bilgi-birikim... İkinci iddiada ise bunlar yokmuşçasına ipleri başkasının elinde olan kuklalar...

Ne biri ne diğeri doğru.

Masonlar İNSANDIR. Bu insanlardan farklı düşüncelerde olanlar olduğu gibi farklı açlıkları ile kandırılabilecekler de olabilir.

Örneğin Amerikan Kuzey Güney savaşında her iki cephede de yer alan Masonlar olmuştur. Tıpkı I. Dünya savaşında Osmanlı tebası olup da dış güçler için çalışan masonlar olduğu gibi önce Osmanlıyı kurtarmak, sonrada Cumhuriyeti kurmak için vatanperver ve can siperane çalışan masonlar olduğu gibi.

Yorumlarda yanlışlık burada yapılır genelde. Örneğin Victor Hugo Siyonisttir. Ancak Masonluk Siyonist değildir. Ziya Gökalp Türkçüdür ama Masonluk Türkçü değildir.

Bu bakımdan Masonluk ile masonları karıştırmamalı...

Neyse bu başlığın konusu değilse de, bu açıklama burada yer almış olsun.


Alterius non sit qui suus esse potest


Mart 04, 2020, 10:49:24 ös
Yanıtla #12
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 694

Masonlar özgür olan İran da da yanlış düşünülmüş. Şimdi ki baskıcı İran'da da hiç yokmuş...
Doğru rehberini bulana ne mutlu...


Mart 08, 2020, 05:27:40 ös
Yanıtla #13
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 202
  • Cinsiyet: Bay

"Ferâmuşhâne" adlı paramasonik örgütlenmeyi kuran Mirza Malkum Han, I Proodos Locasının Üstadı Muhteremi Cléanthi Scalieri ile İngiliz Elçisi Sir Henry Layard'ın Sultan Murat hakkındaki görüşmesini sağlayan İran maslahatgüzarı idi aynı zamanda. İran'dan sürüldükten sonra da "Mecma'a-i Âdemiyyet" yani İnsanlık Birliği'ni kuruyor. 

Malkum Han, masonik türde bir sırrı savunur. Ferâmuşhâne üyesi olanların "dinin özünün ve devletin temelinin bu örgütün sırlarında bulunduğunu keşfettiklerini" yazar. Buna şunu da ekler: "Ama pek çok kişi bu esrarda sahtelik ve boş sözlerden başka bir şey göremez." Malkum Han'ın "büyük sır" diye anlattığı Ferâmuşhâne'nin bu sırrı, "erbâb-ı basiret" tarafından bilinir, çünkü erbâb-ı basiretin tüm beşeri ilimleri ve gizli bilgilerin sırlarını bildikleri varsayılmaktadır. Altıncı İmam Cafer Sadık'a atfedilen bir hadis, bu sır hakkında geliştirilecek yorumların zenginliğini o zamandan haber vermektedir:

Alıntı
"Bizim davamız bir sırr-ı mutsâ-sırdır (boyun eğilen sır) ancak bir sırrın öğrenebileceği bir sır, sır-üstü-sır, sır içinde kapalı kalan sırdır."

Malkum Han, Ferâmuşhâne'nin Avrupa asıllı oluşunu eleştiren hasımlarına cevap verirken "marifet güneşi belirli bir iklime ait değildir" demektedir.

Alıntı
"Eğer gerçekten marifet sahibi olsaydık, sırların hakikatinin ne Avrupa'nın ne de Hindistan'ın mülkiyetinde olduğu görürdük; bu hakikat ne belirli bir çağa aittir ne de belirli bir yere."

Malkum Han, hakikati gizlemenin İslam dünyasında kabul edilmediğini ve bir tür "küfür" olarak görüldüğünü bilir ve söyler. Bununla birlikte "dünyada öğretisi sır saklamaya, gizlemeye dayanan binlerce teknolojik ve bilimsel veri bulunduğunu ve basiret erbabının hatta hocaların ilimlerini gizli tutma koşuluyla naklettiklerini" açıklar. Basiret erbabı tarafından aktarıldığına göre kelimelerle ifade edilemez bir sır olabileceği gibi, bilimsel veya felsefi bir sır da söz konusudur. Malkum Han, gizli Şii cemiyetlerin kitmân ilkesiyle, Masonların sırrı arasında yakınlık kurar. Geçmişlerinde Şiilikten bazı heterodoks Anadolu toplulukları içinde de kitmân uygulamasına rastlanır; Bektaşiler kısmen bu toplulukların içinden çıkmıştır. Bir Osmanlı araştırmacısı, gizlilik düşüncesini aktarabilmek için kitmân ve sırrı gizlemek (veya tahkiye) terimine başvurur. Yine İranî ve Şii kökenli takıyye sözcüğü de, Anadolu'da "sır gizleme" uygulamasını ifade etmek üzere kullanır.
________

Devamını merak eden araştırıp bulur.

Serius est quam cogitas.


Mart 17, 2020, 04:13:59 ös
Yanıtla #14
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1430
  • Cinsiyet: Bay

Bu başlıkla ilgili değilse de İran Masonluğu ve Türk Masonluğu üzerine işlenmiş nefis bir romanı tanıtmak isterim... Dan Brown tadında ve satır aralarında Masonluğun mesajlarını da okuyarak zaman geçirmek isteyen değerli üyelere tavsiyemdir:

MASON LOCASINDA AŞK VE KILIÇ - OSMAN BALCIGİL

Alterius non sit qui suus esse potest


Mart 17, 2020, 05:13:17 ös
Yanıtla #15
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 190
  • Cinsiyet: Bay

Corona günlerinde iyi gider.
no one


Mart 17, 2020, 10:53:47 ös
Yanıtla #16
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Aktif Uye
  • *****
  • İleti: 882
  • Cinsiyet: Bay

Ne çok para masonik kuruluş var. Değil mi?
2050 de Türkiye çöl olacak ! Ağaç dikin, ağaç diktirin....
Sayğıdeğer üyeler, forumla ilgili her türlü soru ve sorun için lütfen tarafıma başvurunuz.


Nisan 22, 2020, 09:47:59 öö
Yanıtla #17
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 110
  • Cinsiyet: Bay

Ne çok para masonik kuruluş var. Değil mi?


Sayın Arais, söylediklerinize katılıyorum.  bir zaman gençler aralarında konuşurken kulak misafiri olmuştum. Simpsons çizgi filminde ABD lideri yıllar önce gösterilmiş, falanca ülkede devrim olmuş, bu hastalık nedeni virüsleri bilerek ülkelere gönderiyorlar bunlar hep Mason icatları vb. gibi bir çok söylemler..  Günümüzde insanlar eline kitap almaktansa kitabın filimini izlemeyi tercih eder hale geldi. Araştırma yapıyorum demek İnternet arama motorlarından öteye gidemez oldu.  İnternet'te yazan kirli bilgilerin çoğunluğu her millette olduğu gibi ülkemizde de anti-mason fikirlerini çoğaltmakta. Oysaki Masonluk, kardeşlik demek, daha bilgili ve daha erdemli olma yolu demek, araştırmak demek, okumak, çok okumak demek.  Bilmiyorum İnternet ortamındaki kirli bilgi önüne nasıl geçilir ama İnternet yeni ve güzel bilgiler eklemek bizim elimizde. Sizce de öyle değil mi?

Saygılarımla,
Biz farklılıklara tahammül etmesini bilmeyen insanlarız. Sevdiğimizi severiz, başkalarının ise bizi sevmeme hakkının olmasına katlanamayız.