Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: COVID-19 VE ÖTESİ  (Okunma sayısı 1103 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 27, 2020, 11:49:07 öö
Yanıtla #10
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1403
  • Cinsiyet: Bay

Çinliler dünyaya ucuz mallar satıyordu şimdi ise hastalık satıyor.

Bu yaklaşımı yanlış bulduğumu ifade etmek istiyorum...
Dünya nüfusu 7 milyar. Bunun 1,5 milyarı Çin, 1,2 Milyarı ise Hindistan'da yaşamakta. Yani çıkan her hastalığın %21'nin Çin'de çıkma ihtimali ve hatta kalabalık etkileşimi ile daha fazlası normal olan bir konudur...

Farklı kültürler farklı şeyler yer içer. Bize garip gelen alışkanlıklara böylesine suçlayıcı yaklaşmak -üstelik yazımda belirttiğim gibi aslı yokken- yanlıştır.
Kültüründe yamyamlık olan topluluklar var... Kültüründe deniz mahsülü veya yeşillik olan topluluklar var. Kimi toplumlar böcek yer. Biz yemiyor muyuz? Karides bir deniz böceğidir örneğin.

Daha enteresanı kimi toplumlar hayvanların kellesini, paçasını, beynini, ciğerini yiyor. Bitmedi bağırsaklarını yiyorlar. Tabi bize yabancı geliyor bunlar. Kokoreç veya Mumbar duymamışızdır hiç.

Anlayacağınız toplum alışkanlıkları bize ters geliyor diye başkalarını itham etmemeliyiz diye düşünüyorum.
Eskiden çalıştığım Japonlara benim bayıldığım şerbetli tatlıları seveceklerini düşünerek tattırdığımda suratlarındaki ifadeyi burada size nasıl anlatsam bilemiyorum...

Konu başka yere gitmesin diye burada kesiyor ve tekrarlıyorum, bu sözünüze katılmam mümkün değil.
Alterius non sit qui suus esse potest


Mart 27, 2020, 01:14:09 ös
Yanıtla #11
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 268
  • Cinsiyet: Bay

Öncelikle sayın ANARCHOSA'ya yine bu konuda da katıldığımı belirtmek istiyorum. Bir milleti veya zümreyi herhangi bir konu da genellemeler yapıp suçlamak yanlış.
Konunun dışına çıkmak istemiyorum ama "o şu dinden ondan böyle, bu şu milletten ondan böyle, bunun kültürü bozuk ondan şöyle" şeklindeki yaklaşımları asla doğru bulmuyorum. Hem her insanın Adem ile Havva'dan geldiğine inanıyorum denir (inananlar için söylüyorum) , yani bu tüm insanlar kardeş demektir, hem de insanları şu bu diye ötekileştirmeye çalışılır. Ne malûm yarın birgün bizden de bir hastalık yayılmayacağı? Bu düşünceleri yanlış buluyorum. Dünyada insan kanında yapılan DNA araştırmaları gösteriyor ki; birçok insanın atası ötekileştirip nefret ettiği milleten izler taşıyor. Sadece biraz empati diyorum.
Saygılarımla.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Mart 27, 2020, 02:52:57 ös
Yanıtla #12

Covid 19’la ilgili naçizane söylemek istediğim öneriler;

1) Sosyal yardımlaşma dahil, özel ve devlet kurumlarının da ekonomik sıkıntı çekeceklere yardım etmesi şartıyla komple bir sokağa çıkma yasağı
2) Kişisel hijyenin sağlanması ve sosyal mesafenin korunması
3) Kendinde grip benzeri semptom olanların kendilerini daha sıkı izole etmesi, özellikle evindeki yaşlı bireylerle teması tamamen kesmesi. Zaten %80 imiz grip gibi atlatacak, onun için panik yapmamalı. Ama Semptomların artması ve kötüleşmesi halinde hastanelere başvuru yapması.
4) Nefes darlığı Ve ciddi semptomları olanların yine hastanelere başvurması.
5) Mümkün olduğunca hasta olanların maske takması.
6) Gereksiz yere hastaneleri meşgul etmemek(çünkü hasta değilseniz bile ne yazık ki hastanelerden covid 19 kapma ihtimaliniz var)

Lütfen komplo teorisyenlerini dinlemeyin, işi sulandıranlardan uzak durun.

Eğer bilim kurulunun ve Tv lere çıkan tıp hocalarımızın uyarı ve önerilerini dinlemezsek sonumuz İtalya ‘dan kötü olur. Sağlık sistemi çökerse, bir çok insanımızı kaybederiz.

Onun için lütfen bu salgını ciddiye alın hocalarımızın önerilerini dinleyin.

Sevgiler.
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci


Mart 27, 2020, 03:42:40 ös
Yanıtla #13

Yani kısaca; Lütfen mümkün olduğunca evde kalın dostlar.
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci


Mart 27, 2020, 08:53:02 ös
Yanıtla #14

Hastalığın seyrine birebir şahit olan bir doktor arkadaşınız olarak haddimi aşmadığımı düşünüp mason arkadaşlarımıza şu tavsiyede bulunmak istiyorum, bu süreçte topluca yapılan masonik çalışmaları iptal etmeniz yerinde bir adım olur. Bireysel çalışmalara odaklanmak daha yararlı olacaktır.

Sizlerin ölmeden önce ölünüz felsefenize çok saygı duyuyorum ama bu süreçte sadece kendimizden değil toplumun sağlığından da sorumlu olduğumuzu hatırlatmak isterim.

Sevgiler.
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci


Mart 27, 2020, 09:11:49 ös
Yanıtla #15
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1403
  • Cinsiyet: Bay

Hastalığın seyrine birebir şahit olan bir doktor arkadaşınız olarak haddimi aşmadığımı düşünüp mason arkadaşlarımıza şu tavsiyede bulunmak istiyorum, bu süreçte topluca yapılan masonik çalışmaları iptal etmeniz yerinde bir adım olur. Bireysel çalışmalara odaklanmak daha yararlı olacaktır.

Sizlerin ölmeden önce ölünüz felsefenize çok saygı duyuyorum ama bu süreçte sadece kendimizden değil toplumun sağlığından da sorumlu olduğumuzu hatırlatmak isterim.

Sevgiler.

Gerekli karar ve tedbirlerin alındığından şüpheniz olmasın...
Alterius non sit qui suus esse potest


Mart 28, 2020, 12:30:07 öö
Yanıtla #16
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 85
  • Cinsiyet: Bay

Hepimizi yakindan ilgilendiren guzel bir konuyu cok guzel islemissiniz.

Bu salgin hastaligin etkileri bana ‘lean six sigma’ sistemindeki ‘kontrol safhasi’ ni animsatti.

Bence devletler, sirketler ve hatta bireyler bundan sonra bu ve buna benzer sorunlari yani kontroldan cikan, ve butun sistemi kilitleyebilen olusumlarin uzerinde daha ince dusunecektir. Bu ve benzeri sorunlari en az hasarla gideren cozumleri de gelisen mevcut sisteme eklemleyecektir. Suphesiz her cozumun degisik etkileri olacaktir.

Kimbilir; home office, webex, zoom, teams, robotlasan fabrikalar, Tesla’lar, A.I. teknolojileri, dijital para, block-chain, gelisen iletisim araclari insanogluna kendini tanimasi icin ayirdigi zamani fevkalade arttirabilir.



Mart 28, 2020, 02:14:25 öö
Yanıtla #17
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 322
  • Cinsiyet: Bay

Öncelikle bu konudaki hümanizmin son derece yanlış olduğunu düşünüyorum. Nedenlerini sıralayacağım. Hastalığın adı Çin Virüsü'dür. İş gereği Çin'e ve Güneydoğu Asya ülkelerine çok kez seyahat ettim. Domuz ve köpek pişirme ve yeme şekillerine tanıklık etseydiniz bu tür virüslerin yerel olarak o bölgelerde sürekli çıkma potansiyeli taşıdığını kavrardınız.

Sorunun kaynağı orada bulunan hayvan pazarlarıdır. Virüs Çin'deki hayvan pazarındaki insanlardan yayılmıştır ve Çin Devleti yaklaşık 1 ay boyunca bu olağan dışı durumu tüm Dünya'ya kasıtlı olarak bildirmemiştir. Bu salgını ilk bildiren 8 doktorlara da inanılmaz baskı uygulamış, ihtarlar ile tehditler etmiştir. Ayrıca bu doktorların çoğu 30-40 yaş ortalamasında olmasına rağmen çoğu ölmüştür. Lütfen bunları görmezden gelmeyiniz. Bu konuda yapılan hümanizm, gerçekte bu vahşete ortak olmaktır.

"İnsanlığa zulmedenleri cezalandırmak merhamettir, onları affetmek ise vahşiliktir." (Maximilien Robespierre)

Örnek bir pazar: https://www.youtube.com/watch?v=zXlvbG1_Q9Y

Hayvanlara bile bunları yapan Uygurlu Türklere neler yapmıyordur. Uygurlar'a gelince sıfır tolerans, Çin'e gelince hümanizm...
Bu akım işte ABD'de Trump'ı başkan yaptırdı. Neyi savunurlarsa çünkü tabanda tersine algı oluşturuyorlar.

Herkes bedel ödüyor, işte buna seviniyorum. İtalya'da uzun yıllar geçirdim. Orada gördüğüm kadar Çinli'yi Çin'de bile görmemiştim. O kadar çok Çin mahallesi var ki. Tabiat olarak bu kadar zıt insanların iç içe yaşamaları sakıncalıdır. İşte sonucunu görüyoruz. Çin'in elemanı gelir ekranlarda küstah küstah öyle fırça kayar gider. Hem virüsü bulaştır hemde azarla... Buna rağmen hala İtalyanlar goygoy peşindeler. Çin'lililere karşı çıt yok. Terörist başı öcalan'a bu ay hangi belediye'nin fahri hemşehrilik vereceğini tartışsınlar.

Ucuz kredi musluğu aksın diye Uygur Türkleri'ni katleden Çin'e tek bir laf etmeyen, üstelik Uygurlar'ı terörist gören bu hükümette dilerim ki sonu bu salgın yüzünden olsun. 3 gün önce Çin yine 5 milyar dolar kredi ateşledi. 50 bin tl'lik peteklerle ısınmak öyle kolay değil...
« Son Düzenleme: Mart 28, 2020, 02:16:51 öö Gönderen: Barbaros »


Mart 28, 2020, 02:27:13 öö
Yanıtla #18
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 322
  • Cinsiyet: Bay

İyi bir kriz yönetimi yapabilen biri olarakta diyebilirim ki, bu salgını Türkiye'ye yaymadan önleyebilirdik. Yönetimde benim gibiler olsaydı İsrail ve Güney Kore'den daha iyi sonuç çıkarırdık. Şubat ayı ortasında tüm uçuşlar durdurulmalıydı. Yalnızca kendi vatandaşlarımızı almalıydık. İzmir'de Osmanlı'dan kalma salgın hastalıkları için kullanılan bir ada var. Adı: Karantina Adası.

İnşaat yapmakla övünen iktidar, 1 ay gibi kısa sürede orada 40-50 bin yurt dışından gelecekleri istihdam edecek bir düzen kurabilirdi.
Tıpkı hapishane gibi hücreleri olacaktı. Yurtdışından gelmek isteyen her Türk vatandaşı o hücrelerde 2 hafta zorunlu karantinaya alınacaklardı.
Hücreden çıkmak yasak. Rahatsızlığı ortaya çıkanı uygun hastanelerde yoğun bakıma alınacaktı. Rahatsızlığı olmayanlar ise 2 hafta sonra özgür.
Oyuncak tabancayla insanların alnından ısı ölçerek, termal kameralar ile virüs tespit edilemez. Yurtdışından gelen bir çok vatandaş karantinaya alınmamak için parasetamol kullandığını biliyoruz. Devlet İtalya'ya uçuşları askıya aldığında, İtalya'daki Türkler diğer AB ülkeleri üzerinden rahatlıkla gelmeye devam ediyorlardı.
Ekonomik kaygılarla bunları yapmayanlar bilsin ki Türkiye'ye bu salgının maliyeti en az 50 milyar dolar olacaktır.
Suriye'liler için 40 milyar harcadık, gerekirse 40 milyar daha harcarız diyen Cumhurbaşkanı, ücretsiz izne ayrılan vatandaşlara kaynak bulsun bakalım.

Neler yapılabilirdi diye yazmaktan vazgeçtim. Çünkü artık iş işten geçti. Bu salgın toplumun çoğunluğuna bulaşacaktır. Yaşlı ve kronik hastalığı bulunan yakınlarınıza dikkat ediniz.
« Son Düzenleme: Mart 28, 2020, 02:32:00 öö Gönderen: Barbaros »


Mart 28, 2020, 09:32:59 öö
Yanıtla #19
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 580
  • Cinsiyet: Bay

Hastalığın seyrine birebir şahit olan bir doktor arkadaşınız olarak haddimi aşmadığımı düşünüp mason arkadaşlarımıza şu tavsiyede bulunmak istiyorum, bu süreçte topluca yapılan masonik çalışmaları iptal etmeniz yerinde bir adım olur. Bireysel çalışmalara odaklanmak daha yararlı olacaktır.

Sizlerin ölmeden önce ölünüz felsefenize çok saygı duyuyorum ama bu süreçte sadece kendimizden değil toplumun sağlığından da sorumlu olduğumuzu hatırlatmak isterim.

Sevgiler.

Covid-19 ilk vakası bildirildiği an, herkes ne yapacağız diye düşünürken, toplantılarını iptal eden ilk kurumlardan birisi HKEMBL olmuştur.
The Brotherhood of Man begins with the Manhood of the Brother.