Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Muntazam Masonluk  (Okunma sayısı 1495 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 03, 2020, 03:04:52 ös
Yanıtla #20
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 580
  • Cinsiyet: Bay

Bu konu çok karışık gibi görülse de aslında oldukça açıktır.

Masonluk manevi olarak bulunduğunuz yerden çok daha yükseğe çıkmanızı ister. Bu yüzden iyi ve erdemli insanları alırız aramıza, bu yüzden "nur" veririz Tekris Töreninde.

Aynı zamanda bilimsel gerçeklerle paralel ilerlemeyi ister. Bu yüzden mesleğinde iyi insanları alırız. Bu yüzden Tekris Töreninde "ziya" veririz. Bu yüzdendir ki birçok bilim insanı, devlet adamı ve sanatçı Masondur.

Bu yazdıklarım yanlış anlaşılmasın lütfen, din olmadan, Tanrı inancı olmadan maneviyat olmaz mı? Tabii ki de olur. Hatta Tanrı inancı olmayıp, manevi yönü Tanrı inancı olanlardan daha güçlü milyonlarca insan vardır belki de.

Biz adaylarımızdan dindar olmalarını istemeyiz, Tanrı inancı olmasını isteriz.

Ezoterizmin çıkış noktalarından birisidir bu nitekim.
The Brotherhood of Man begins with the Manhood of the Brother.


Nisan 03, 2020, 03:11:24 ös
Yanıtla #21

Yanlış anlaşılma olmasın sayın Caliper. Tanrı inancım var, nitekim ahiret inancım da var, oldukça da kuvvetli bir inanan olduğumu düşünüyorum. Ukalalık olmasın ama kendi felsefem de sadece 3 semavi dinin kitaplarını değil bunlar dışında bahsettiğim bazı kitapları da kutsal görüyorum.

Onun için özellikle belirttim, misal benim gibi bu kitaplara da inanan masonlar varsa onlar kitapları getirip açabilir mi?

Ben hâlâ burada takıldım sayın Caliper.

Sevgiler  :-*
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci


Nisan 03, 2020, 03:12:47 ös
Yanıtla #22
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 580
  • Cinsiyet: Bay

Yanlış anlaşılma olmasın sayın Caliper. Tanrı inancım var, nitekim ahiret inancım da var, oldukça da kuvvetli bir inanan olduğumu düşünüyorum. Ukalalık olmasın ama kendi felsefem de sadece 3 semavi dinin kitaplarını değil bunlar dışında bahsettiğim bazı kitapları da kutsal görüyorum.

Onun için özellikle belirttim, misal benim gibi bu kitaplara da inanan masonlar varsa onlar kitapları getirip açabilir mi?

Ben hâlâ burada takıldım sayın Caliper.

Sevgiler  :-*

3 semavi din ve uzak doğu dinleri.
The Brotherhood of Man begins with the Manhood of the Brother.


Nisan 03, 2020, 03:18:02 ös
Yanıtla #23
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 580
  • Cinsiyet: Bay

Bu arada yanlış anlaşılma olmasın, Masonluk seküler bir yapıdır.

Önceki iletilerimde dediğim gibi, bilimsellikten ayrılmaz.
The Brotherhood of Man begins with the Manhood of the Brother.


Nisan 03, 2020, 03:21:52 ös
Yanıtla #24

O zaman liberal masonluk ile ilgili sorayım. ÖMBL’nin beyaz kitabı sanırım bu bahsettiğim kitapları da sembolik olarak kapsıyor?

Ya da kapsamıyor?

Bu konuda sayın ANARCHOSA ve ya başka bir ÖMBL üyesi forum üyemiz bilgi verebilir mi?

Sevgiler.
« Son Düzenleme: Nisan 03, 2020, 03:24:22 ös Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci


Nisan 03, 2020, 03:58:33 ös
Yanıtla #25
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1403
  • Cinsiyet: Bay

O zaman liberal masonluk ile ilgili sorayım. ÖMBL’nin beyaz kitabı sanırım bu bahsettiğim kitapları da sembolik olarak kapsıyor?

Ya da kapsamıyor?

Bu konuda sayın ANARCHOSA ve ya başka bir ÖMBL üyesi forum üyemiz bilgi verebilir mi?

Sevgiler.

Sayın Mandıra Filozofu,

Sayın Caliper bu açtığı başlıkta kendi tanımlarıyla 'Muntazam Masonluğu' anlatıyor.

Bize göre Muntazam kavramı farklıdır o yüzden bu başlığa yazı yazmadım özellikle.

Sorduğunuz soruların ise cevapları forumda daha önce verildi.

ÖMBL için Evrenin Ulu Mimarı'da bir simgedir. Beyaz Kitap'ta bir simgedir. Ve Masonluk neyi asla yapmaz derseniz Simgeler şu anlama geliyor diyerek onu kalıplaştırmaz ve dogmalaştırmaz. Kardeşlerin kendisine bırakılır yorumlar.

Size  iki adet görsel vereceğim... Biri dini bu işin merkezine koyan bir oluşumun Süprem Konseyinin armasıdır. Diğeri ise Türkiye Süprem Konseyinin. Bakın bakalım önemli bir fark bulabilecek misiniz? Eğer o farkı bulur ve anlarsanız, diğer sorularınıza gerek kalmaz.
Alterius non sit qui suus esse potest


Nisan 03, 2020, 04:20:03 ös
Yanıtla #26

O zaman liberal masonluk ile ilgili sorayım. ÖMBL’nin beyaz kitabı sanırım bu bahsettiğim kitapları da sembolik olarak kapsıyor?

Ya da kapsamıyor?

Bu konuda sayın ANARCHOSA ve ya başka bir ÖMBL üyesi forum üyemiz bilgi verebilir mi?

Sevgiler.

Sayın Mandıra Filozofu,

Sayın Caliper bu açtığı başlıkta kendi tanımlarıyla 'Muntazam Masonluğu' anlatıyor.

Bize göre Muntazam kavramı farklıdır o yüzden bu başlığa yazı yazmadım özellikle.

Sorduğunuz soruların ise cevapları forumda daha önce verildi.

ÖMBL için Evrenin Ulu Mimarı'da bir simgedir. Beyaz Kitap'ta bir simgedir. Ve Masonluk neyi asla yapmaz derseniz Simgeler şu anlama geliyor diyerek onu kalıplaştırmaz ve dogmalaştırmaz. Kardeşlerin kendisine bırakılır yorumlar.

Size  iki adet görsel vereceğim... Biri dini bu işin merkezine koyan bir oluşumun Süprem Konseyinin armasıdır. Diğeri ise Türkiye Süprem Konseyinin. Bakın bakalım önemli bir fark bulabilecek misiniz? Eğer o farkı bulur ve anlarsanız, diğer sorularınıza gerek kalmaz.


Sanırım anladım sayın ANARCHOSA.

Sayın Adam’ın yazısından alıntı paylaşayım.


....
“Bir önceki aşamada şunları yazmıştım:

Sayın SkullG, Türkeyi’de şu anda Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti’nin iki yüksek konseyi belirttikten sonra bunlardan Süprem Konsey adını taşıyanın tanınmamışlarla ilişkili olduğunu söyleyerek, “hatta tüm dünyada kullanılan Deus meumque Jus özdeyişini Laicus, Humanitas, Scienti şeklinde değiştirecek kadar farklılaşmışlardır.” demiş ve “bu ritin ülkemizdeki düzenli tek temsilcisi de Yüksek Şura'dır” diye bir ekleme yapmış.

“Burada iki ayrı konu var. Biri Türkiye’de bu ritin yüksek konsey oluşumuyla bağlantılı, diğeri de yapılmış olan şu değişiklik.” demiş ama işte o değişiklik konusuna gelememiştim. Şimdi ona geçiyorum.

Önce Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti’nin bir temel özelliğinden söz etmeliyim. Bu ritin her yüksek konseyi, genel yasa, ilke ve örgütlenme yönteminden ayrılmamak koşuluyla, ritin yönetimini, çalışacağı dereceleri ve uygulayacağı ritüelleri kendi bulunduğu ülkenin töre ve kültürüne göre kendisi düzenleyebilir.

Zaten bu ritin uluslar arası düzeyde bir merkezi otoritesinin bulunmaması ve diğer ritlerin hemen hepsinden daha çok tutulup yaygınlaşmış olmasının nedeni de bu esnekliğidir.

Nitekim dünya yüzündeki yüksek konseylerin benimsedikleri uygulamalar arasında birçok fark bulunuşu bundan ileri gelmektedir.

Türkiye Süprem Konseyi, bundan bir süre önce (yılını tam olarak veremeyeceğim) kendi benimsediği ilkeleri yeniden gözden geçirmiş ve birtakım düzenlemeler yapmış. Bu düzenlemelerde belki de en önemlisi Atatürk’ün çok önemli bir öz deyişini biraz öz Türkçeleştirerek benimsemiş oluşu: “Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir.”

Bence özgün biçiminde kalsaydı çok daha iyiydi ama onlar öyle yapmış işte.

Bir de ritin gerek anayasasında gerekse hemen her yerde ambleminin kapsamında görülmekte olan DEUS MEUMQUE JUS deyişine takılmışlar. Ancak bu takılmadan önce kendi ilkelerini bir üçleme biçiminde şöyle ortaya koymuşlar: “Bilimsellik, İnsancılık (Hümanizm), Laiklik.”

Bunun ardından, o takıldıkları deyişin yerine kendi ilkelerinin bir Latince benzerini yerleştirmişler, “Laicus, Humanitas, Scienti” biçiminde.

Bu deyiş Latinceye tam uygun mu?... Doğrusu bilemiyorum. Bana sanki “ben yaptım, oldu.” tarzında bir uygulama gibi geliyor bu.

Bunu yapmaya hakları var mı?... Evet.

Ötekisi yani “Deus Meumque Jus” ne demek?... “Tanrı ve benim hakkım”.

Bir şey anladınız mı?... Ne denilmek istendiğine, böyle bir deyişin niçin kullanılmış olabileceğine ilişkin bir görüşünüz, yorumunuz var mı?

Şayet bu konuyu özel olarak araştırmadıysanız, diyecekleriniz büyük olasılıkla yanlış olacaktır. Nitekim masonların hatta o yüksek dereceli masonların bile çoğu bunu bilmez.

Niçin bilmezler?... Araştırıp öğrenmeye gerek duymamışlardır da ondan. Bu deyiş orada öyle durur bir resim gibi. Öyledir. Deşilmesi gerekmez.

Ben biraz deştim ve şunları çıkardım:

Bir kere, bu deyişle sözlük anlamının ötesinde ne denilmek istendiği üzerine tarih boyunca hayli kafa patlatanlar olmuş; birbirlerinden farklı yorum ve değerlendirmeler yapılmış. Kimisi bunun bir simge olarak benimsenmesi görüşünde ama, herhangi bir anlamı olmayan bir simge de olmaz ki?

Anlamsız diye kaldırılıp atılamamış da çünkü kapsamında “Deus” sözcüğü var. O tabu. Ona dokunamazsınız.

Öte yandan dikkat ederseniz Masonlukta genel olarak “Tanrı” sözcüğünün kullanılmasından özenle kaçınılır. Oysa bu sözcüğün kullanımı, ister istemez deist tutumlu bir dinsel anlayışın varlığını zorunlu kılıyor.

Bu deyişi tarihsel olarak araştırırsak, bunun 18. yüzyılın ikinci yarısında Birleşik Alman İmparatorluğu ordusunun dövizi olarak kullanıldığını görüyoruz. Kimilerine göre bu deyiş Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti’ne Prusya Kralı 2. Friedrich’in isteği üzerine girmiş; bu riti onun kurmuş olduğu ileri sürülüyor ya… Kimileri de bu bağlamda Siyon Örgütü yani Priéure de Sion adlı örgütün etkisinin olduğunu ileri sürüyor.

Her iki açıdan bakıldığında da aslında özgün olarak bu bir politik logo.

Eski ve Kabul Edilmiş İskoç Riti’nin yüksek konseylerinden bazıları, bu politik eğilimin ve bir yandan da dinsel düşünüşün dışına çıkmak için bunu kaldırıp yerine “Suum Cuique Jus” (Kendi ve Hakkı) şeklinde bir deyiş getirmiş.

Başkaları yapabiliyorsa Türkiye’deki bir yüksek konsey niçin yapamasın?



Sayın SkullG’nin bu başlık altında yazdıkları bu kadarla bitmiyor; dahası var. İşte o dahasını irdelemeyi de bir sonraki yazıya bırakıyorum.”

Sayın Adam’ın yazısından alıntıdır.
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci


Nisan 03, 2020, 04:31:03 ös
Yanıtla #27

Benim hissettiğim, sanki tüm dünyadaki muntazam ve liberal masonlukların Türkiye’deki ÖMBL’yi örnek alıp, ÖMBL’den akreditasyon alması daha doğru gibi duruyor. ÖMBL sanki Atatürk’ün ‘dünya görüşüne daha yakın’ ve tüm dünya’nın bu felsefeye bağlanması daha güzel olurdu.

Sevgiler.
« Son Düzenleme: Nisan 03, 2020, 04:37:27 ös Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci


Nisan 03, 2020, 04:34:11 ös
Yanıtla #28
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 269
  • Cinsiyet: Bay

Yanlış bir tabir kullanırsam cahilliğime veriniz ama en yalın hali ile benim gördüğüm; ilk görselde yaratıcı üçgen şekli ve saçtığı ışıkla tasfir edilmiş. Hatta 33.derecenin o kata çıktığı ve kalan her şeyin bu ışığın altında veya etrafında olduğu betimlenmiş.
İkinci görselde ise o ulaşılacak kat da, derece de, ışık da insanın içinde olup bitiyor. Dışarıda veya üstte bir "büyük güç" tasfir edilmemiş gibi geldi bana. Hatam varsa affola.
Saygılarımla.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Nisan 03, 2020, 04:40:00 ös
Yanıtla #29

Deus Meumque Jus’ çular; Hadi tanrıyı kıyamete zorlayalım.

Laicus Humanitas Scienti’ ciler; Bi oturun oturduğunuz yerde.

 ;D

Sevgiler.
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci