Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: MASONLUKTA DİN MESELESİ  (Okunma sayısı 404 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 01, 2020, 12:19:08 ös
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1405
  • Cinsiyet: Bay

Masonluk ne zaman başladı sorusuna verilen cevaplar kiminle konuştuğunuza göre değişir! Eğer bu işi biraz araştıran biriyle konuşuyorsanız, önce o size soru sorar: ''Hangi Masonluk?''


Kimisi Spekülatif Masonluğu 1717'den başlatır. Çünkü birileri o tarihin başlangıç kabul edilmesini ısrarla ister. 1717 aslında 4 (bazı kaynaklarda 6) locanın birleşmesi ile ilk Büyük Loca kuruldu derler. Kurulan ne UGLE'dir ne de İngiltere Büyük Locası, kurulan Londra ve Westminster Büyük Locasıdır. 1725'te İngiltere Büyük Locası ismini alsalar bile 1751'de Eskiler hala onlara Londra Büyük Locası ismini vermektedir.

O tarihe kadar uygulama bir locanın diğerleri üzerine baş loca seçilmesidir. Örneğin Strasbourg Locası 1275'te diğer localar üzerine baş loca seçilmiştir. Kilwinning İskoçya'daki diğer localar üzerine baş loca seçilmiştir gibi...

Büyük Loca uygulaması başlamıştır 1717'de. Ama Spekülatiflik ilk defa 1717'de başlamamıştır. Zaten ilk temel yasalarına bakıldığında bu Büyük Loca'da Spekülatifiz filan demez. Zamanla Spekülatif çalışmalar arttığından değil ama operatif çalışmalar yok denecek kadar azaldığından kendiliğinden bir dönüşüm olur. Ta ki 1813 Eskiler, Yeniler birleşmesi sonrası düzenlenecek olan Anayasaya (1815) kadar, çünkü artık bu anayasa spekülatif özelliktedir denilebilir.

1598-1599'da İskoçya'da Schaw yasaları kayıtlı bilinmektedir. Mesleğin temel yasaları kadar, localarda Spekülatif çalışmalar yapılmasına izin verdiği için de önemlidir bu yasalar. Zaten 1646 yılında Warrington'da tekris edilmiş olan Elias Ashmole'den de biliyoruz ki, operatif olmayan kişiler localara bu localarda düşünsel çalışmalar yapıldığı için kayıt oluyorlardı.

Peki bazı değişiklikler neden yapıldı?

Mesleğin temel yasaları ya da kimilerinin deyişi ile Gotik Yasalar çeşitlidir. Bunlar sonradan araştırmacılar tarafından benzerliklerine göre, Büyük Loca, Sloane, Cooke, Roberts,Tew gibi gruplandırmalara ayrılmış pek çok elyazmasından oluşur.

En çok bilinenleri 1390-98'e tarihlenen Regius şiiri, Cooke, Plot, Roberts gibileridir.

Bunlar genel itibariyle operatif masonların çalışmasını düzenleyen yükümlülüklerdir. Ancak hepsi dinsel inanış açısından neredeyse aynı cümleyi tekrar eder: “Tanrı’ya ve Kutsal Kiliseye sadakatle bağlı olmak” kimileri buna azizleri de ekler.

1717'de kurulan Büyük Loca'da ikinci Büyük Üstat Geroge Payne eski yükümlülüklerin tamamını toplatmaya çalıştı, amaç yeni bir Anayasa yazmaktı. Üçüncü Büyük Üstat Desaguliers ise 1721 yılında Presbiteryen bir rahip olan Anderson'u yeni Anayasayı yazmak üzere görevlendirdi. Desaguliers kendisi azınlık inanırı olduğu için Fransa'dan İngiltere'ye sürülmüş biri idi. Anderson ise bir  Presbiteryen. İrlandalı Katolikler Presbiteryen kelimesini aynı zamanda küfür olarak kullanmaktaydı. Birazdan anlatacağım üzere neden en çok tepkiyi İrlandalıların verdiği belki bu şekilde daha iyi anlaşılır. Desaguliers ve Anderson, topladıkları temel elyazmalarını kopyalayarak yazmadılar.

İlk maddesi şu şekilde bir anayasa ortaya çıkardılar:

1723 – Bir mason, sıfatının gereği, ahlâk yasasına uymak zorundadır; ve eğer sanatı doğru anlıyorsa, asla budala bir ateist veya dinsiz bir liberten olmayacaktır.

Hepsi bu, ne Hristiyan kelimesi ne de Kilise ismi geçiyordu.

Bu sebeple eskilerin çok tepkisini çektiler. İskoçlar, İrlandalılar ve eski geleneklere uyan İngilizler yeni Büyük Locayı tanımadı. Bunun sebepleri şöyledir:

Ayrışmanın başlıca sebeplerinden ilki 1721’de Nathan Blanch ve John Hart isimli iki Yahudinin Antiquity isimli locada tekrisi ile başlayarak Hristiyan inancından olmayanların da mesleğe kabulüdür.
Diğer sebepler ise:
St. John günü Masonik Festival olarak kutlanır, Büyük Üstatların İs’ad törenleri bugün yapılırken, bu âdet terk edilmiştir (1730-1753).
Çırak ve Kalfaların tanışma usulleri 1730’lardan başlayarak yer değiştirmiş, mesleğin evrensellik ilkesi çiğnenmiştir.
Loca Saygıdeğer Üstadının İs’ad töreninde ezoterizmden sapılmaya başlanmıştır.
Her derecede, derecenin kateşizmi ihmal edilmeye başlanmıştır.
Nazır ve Üç Büyük Nur’un yerlerinde değişiklikler yapılmıştır.
İlk Büyük Loca Royal Arch derecesini tanımamıştır.


İşte bu sebeplerle 1751'de Eskiler olarak kısaca anılan Büyük Locayı kurdular. Amerika'dakiler dahil tüm Büyük Localar 1717'de kurulmuş olan Büyük Locayı tanımayarak Eskileri tanıdı. 1756'da ise Laurence Dermott'a hazırlatılan Ahiman Rezon geçerli ANAYASA olarak kabul edildi. Orada çünkü yeniden Kliseye ve azizlere bağlılık ön plana alınmıştı. Genel bir Ateist olmasın yeter cümlesi yeterli bulunmamış, tepki görmüştü.

1733'te Anderson bir yazı kaleme aldı, aslında herkesin üzerinde mutabık olduğu bir din ile zaten Hristiyanlığı ve Kliseyi kast ettiğini ifade etmeye çalıştı. 1738'de de Anayasa bir revizyon geçirdi. Burada herkesin temel aldığı din olarka Noaşitlik (Nuh kanunları) öne çıkarıldı ama yine de ''bir adayın Tanrı’yı – Kilise’yi seven, Azizler’e saygıda kusur etmeyen bir kişi olması gerektiği'' şeklinde bir ifade kullanılıyordu. Daha önceki ifade ise aşağıdaki şekilde düzeltiliyordu.

1738 – Bir mason, sıfatının gereği, gerçek bir Noaşit olarak, ahlâk yasasına uymak zorundadır; ve eğer zanaatı doğru anlıyorsa, asla budala bir ateist veya dinsiz bir liberten olmayacaktır ve de vicdanına karşı hareket etmeyecektir.

Çok ilginçtir 1721'de Anderson görevlendirildi ve Desaguliers ile birlikte Anayasa hazırlığı yapıyordu. MArt 1722'de Anayasa hazırdı ve baskı onayını almıştı. 1723'te de kabul edilerek yürürlüğe girdi. Büyük Loca böylesine bir çalışma yaparken 500 yıldan uzun mesleğin kanunları olduğu belirtilerek kapağında “Kadim ve Onurlu Hür ve Kabul Edilmiş Masonlara ait Eski Yasalar” adıyla Roberts Constitutions yayımlandı. Bu Yayınlanış tarihi açısından da Dünya'daki ilk Masonik Constitutions (Anayasa) kabul edilir. Ve aynı dönem yapılan başka derleme çalışmasına karşın eski yasalarda olduğu gibi burada da “Kutsal kilisesinde Tanrı’yı onurlandırmanızı; Anlayışlarınızda Sapkınlığa Düşmemenizi, Ayrışmamanızı ve Hata Yapmamanızı veya İnsanoğlunun Öğretilerini itibarsızlaştırmamanızı tavsiye ediyorum.” ibareleri geçiyordu.

Yani bir dönemler Masonluk mesleğine değil başka dinlerden birilerini almak, Hristiyanların bile hepsi alınamıyor, sadece KATOLİK olanlar girebiliyordu!

Bir dönemler dediğimiz çok mu eski?

İşte geçen gün bu forumda da zikredilen ve UGLE'de Üstat derecesini alanlar EKSR için devam edebilir denilen The Supreme Council 33 for England and Wales web sitesinde kimler katılabilir bilgisini aşağıdaki şekilde vermektedir:

All candidates for membership of the Ancient and Accepted Rite under the jurisdiction of the Supreme Council for England and Wales MUST profess the Trinitarian Christian faith and have been Master masons for at least one year in UGLE, or have joined a lodge under UGLE from a recognised Grand Lodge.


Trinite inancını belirtmek zorunda deniyor. Hristiyanlıkta pek çok inanış biçimi var. Kimisi İsa'yı peygamber olarak görür ama Tanrı'nın oğlu olduğuna inanmaz. Kimisi Piskoposluğu tanımaz Presbiteryenler gibi... Kimisi Meryem'i sadece bir insan olarak görür. Ancak Trinite yani Baba, Oğul, Kutsal Ruh ve Meryem'in özel durumu Katolik inancını tarif eder.


İşte bu sebeplerledir ki Masonlukta inanç meselesi dikkatli incelenmelidir. Derecelerde masanın üzerinde açılacak İncil'in hangi İncil olduğundan hangi derecede hangi verse (ayetin) açık olduğuna kadar bellidir kimi inanışlarda.

Antimasonların belirttiği gibi Masonluk bir din değildir. Dinsizlik, kedi kesilen Şeytana tapılan bir yer hiç değildir. İngilizce bazı terimleri Türkçe'ye çevirenler, İngilizceye hakim olmadıklarından Order'ın karşılığı Tarikat olarak yazılırsa dinmiş gibi anlayabilirler, Worshipful Master denilince, Üstatlarına tapıyorlarmış gibi anlayabilirler. Bunlar dil ve kültür bilgisi eksikliğinden kaynaklanır. Bunları geçelim.

Ama yukarıda anlattıklarım dikkate değmez mi?

ASLA VE KATTA DEĞİŞMEZ DENİLEN MASONLUĞUN TEMEL KANUNLARINI ÖLÜMÜNE SAVUNDUĞUNDA KENDİNİN MASON OLAMAYACAĞINI BİLMEK ÇOK DA ZOR DEĞİL!

Kaldı ki Masonluğun anayasaları bir de değil defalarca değişmiştir (1723 olsa da 1738,1767, 1784 ve 1815). Güne uygun şekilde insan aklının ürünü olan ve ilahi bir emir olmayan Masonluk ve onun uygulamaları kardeşlerce değerlendirilip değiştirilebilir. Nitekim değiştirilmiştir de.

Düşünsel çalışmalar yapan ve bunun için bir dine mensubiyet gerekmediğini düşünen kimi obediyanslar bu konuyu sormayı tamamen kaldırmışken, pek çok geleneksel obediyans da sadece ilahi bir varlığa inanmak temelinde bu konuyu ele almış, ant masalarına İncil dışındaki kutsal kitaplardan bazılarını da koymaya başlamıştır.

Eski temel yasaları değişmez bir kanun olarak ele alırken, ama benim üye olabilmem için dini kısmın değişmesi veya esnetilmesini tabi ki kabul ederim denilebiliyor. O halde diğer yasaları da aynı şekilde insan aklının ürünü olacak ve günümüze uyacak şekilde değiştirmek neden mümkün olmasın?

Bireysel düşündüklerimi, elimdeki bilgilerle verdiğim başlığın yerini bulabilmesi dileğiyle...


Alterius non sit qui suus esse potest


Nisan 01, 2020, 01:50:18 ös
Yanıtla #1

Yukarıda yazılmış olan bilgi birikimi için  şahsınıza teşekkür ederim.
Saygılarımla.
Geride sizi unutturmayacak bir iyilik yapmadıysanız,ömrünüz boşa geçmiş demektir.


Nisan 01, 2020, 07:18:25 ös
Yanıtla #2
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1405
  • Cinsiyet: Bay

Yukarıda yazılmış olan bilgi birikimi için  şahsınıza teşekkür ederim.
Saygılarımla.
Rica ederim.
Alterius non sit qui suus esse potest