Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: MASONLUK ÜYELERİNE NE DAYATIR?  (Okunma sayısı 1087 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 28, 2022, 08:42:49 öö

Yıllardır bu forumda Masonluk anlatılmaya çalışılır. Hem de pek çok farklı üye veya araştırmacısı tarafından. Ancak anlaşılamadığını görüyorum. Bu da bana şunu düşündürüyor. İnsanlar kafasında kurduğu Masonluğu duymak istiyor. Bunun dışında bir şey söyleyince, sözünüzü görmezden/duymazdan geliyor.

Masonlar bir harita başında yönetim bölgeleri bölüşmez, dünyayı yöneten kararlar almaz, politika belirlemez, paraya yön vermez, din değildir, inanca karışmaz (geleneksel Masonluğun bir "yüksek güce" inanç şartı dışında), yasalara göre kurulan, kimin üye olduğu ne yaptığı belli, gizli olmayan ama üyeleri dışındakilere kapalı bir topluluktur. Ancak dediğim gibi insanlar kafasında kurdukları yüzünden "beklediklerini yapsalar da yapmasalar da " yine Masonları suçlu ya da en azından yetersiz buluyor.

"Ne yani bunca açlık ve savaş varken Masonlar hiçbir şey yapmıyor mu?".
"Ne yani benim düşüncem (ki hep haklıyımdır ve üstünümdür) karşısında şu diğer düşüncedekilere karşı Masonluk beni tutmayacak mı, taraf olmayacak mı?"

Masonluk insanlığın düşünsel gelişimi için üyelerinin önce gelişip topluma birer örnek oluşturması için üyelerini teşvik eden, ezoterik bir yolla simgesel dili öğreten düşünsel çalışmalar yapan bir topluluktur. Daha fazlası değil. Hatta bazı yerlerde içinde bulunduğu toplum ve üyelerinden oluşan topluluğun yozlaşmış olması sebebiyle bu basit ama önemli hayalde bile başarısız olup, Gentlmen Club ya da çevre buluşması haline geldiği de olmuyor değil!!!

Masonluk bir kalıp düşünce, ideoloji, dogma öğretmez, üretmez, paylaşmaz, dayatmaz. Herhangi bir simgenin anlamını bile budur diyerek dondurmaz, üyelerini her konuda "böyle de olabilir mi, peki başka nasıl yorumlanabilir" şeklinde düşündürtmeye çalışan " Özgür Düşünce" yi aşılamaya çalışır.

"E ama bu mu yani, hepsi bu kadar mı?"

Daha ne olsun... Bunun ne kadar önemli olduğunu anlayamayınca, diğerlerini beklemek doğal. Ama bekledikleriniz Masonluk değil. O zaman sizin aradığınız da Masonluk değil...

Siz İllüminati masallarını, siz Siyonizm masallarını, siz Evanjelizm ideallerini, siz "Eyes Wide Shut" gibi filmleri, Kurtlar Vadisi gibi kurgu dizileri gerçek ve Masonluk sanıyorsunuz.

Peki öyle de Masonluk niye kapalı? Geleneksel Ezoterik öğretim yapan bir kurumdur, doğası gereği "kendince önemli bulduğu" yöntem ve bilgilerini seçilmiş üyelere aktarır.

Peki ama neden herkes üye olamaz, neden üyelik şartları var? Çünkü özgür düşünce temeline oturmuş bir yöntemde ve kendisine sonsuza giden bir zaman sürecinde insanlığı aydınlığa ve gelişmeye iletmeyi amaç edinmiş bir kurum cehalet, dogma ve bağnazlıkla savaş halindedir. Cehaletin karşıtı olan bilgelik ve gelişim için emek harcamayan kişileri, her ne türü olursa olsun bir dogma bağlı ya da özgür iradesini "uçan şeyhlere" teslim etmiş kişilerin bu yapıda yer alamayacağı aşikârdır.

Peki üyelerine zamanla bir yeni çağ dini mi aşılıyor, onları kendine asker olarak mı yetiştiriyor? Hayır, diyorum ki özgür düşünceli bireyler teşvik ederek bunları birer örnek, parmakla gösterilecek ve topluma kutup olacak kişiler olarak gelişime teşvik ediyor. Böyle kişilerin birer mankurt olması mümkün mü?

Hal böyle iken, yalnızca düşünsel çalışmalar yapan bir kurumun üyelerine (ki o üyelere çalışmaları hakkında baştan detaylı bilgi verilir, üyeler de istedikleri an istifa edebilirler) sen şuna inan da buna inanma, sen şunu giy de bunu giyme, sen özel hayatında tek eşli olma da çok eşli yaşa, evlilik kurumuna inanma da istediğin gibi takıl, çocuğunu o okula yazdırma da buna yazdır, onu okutma da bunu okut, o ihaleyi ona verme de buna ver  filan gibi şeyler söylediğini, söylemeye hakkı olduğunu; o özgür düşünceli birey olarak yetiştirmeye çalıştığı üyelerin de buna boyun eğdiğini mi düşünüyorsunuz...

İşte böyle zamanlarda yıllarca ne para pul, ne takdir, ne popülerlik/beğeni vs. bekleyerek, sadece bir başka kişiye daha kıvılcım yakabilir miyim diye işinden ailesinden zaman harcayarak bu forumda ya da başka mecralarda sorular cevaplamaya, merak edilenleri anlatmaya çalışan Masonlar, yılgınlığa düşüyor. Ben neyi, niye, kime anlatıyorum ki diyor. Forumda bir elin parmaklarını geçmeyen kardeşlerin kendince yırtınması boşuna demek ki, onca Mason sıfatı almış kişinin artık bu forumda bile görünmüyor oluşunun sebebini herhalde buralarda aramak lazım.

« Son Düzenleme: Mart 28, 2022, 08:48:12 öö Gönderen: ANARCHOSA »
Alterius non sit qui suus esse potest


Mart 28, 2022, 10:58:02 öö
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3230
  • Cinsiyet: Bay

Yazınızın altına imzamı atarım .Normal ;  ham taşlarız ,zaman içinde yontmaya devam edeceğiz . Sonuçta ışığı arayan  bulur .

Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Mart 28, 2022, 11:39:36 öö
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 200
  • Cinsiyet: Bay

MERHABALAR
Bravo sayın @ANARCHOSA çok güzel anlatmışsınız gelde bunu cahil kesime anlat dur anlamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar ki milletimizde bu tür subniminal olayları sevdiği için hayran duyduğu için dedikodular çıkarıp kendi kendilerine aksiyon ve konu açıyorlar.
SAYGILARIMLA VE SEVGİLERİMLE


Mart 28, 2022, 03:30:59 ös
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 227
  • Cinsiyet: Bay

Sanırım farklı beklentilerin sebebi popüler kültür ürünlerinin etkisi kadar tarihi olayların farklı, çarpıtılan yorumları ( İttihatçılar, Demirel, P2 ilk akla gelenler) ve gündelik politik malzeme konusu olarak bol bol kullanılma... Malum politikada öteki çok kullanışlı bir malzemedir.  Hem sonra günümüz insanı homo economicus olarak çıkarı peşinde koşar, fayda ve kar makzimizasyonu yapar. Bu nedenle her nereye baksa bir fayda, kar arar... Dişe dokunur bir gizem, sır yoksa da... Artık ateş olmayan yerden duman çıkmaz deyip... Bu pilav daha çok su kaldırır.

Saygılarımla.
no one


Mart 28, 2022, 03:42:00 ös
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 227
  • Cinsiyet: Bay

no one


Mart 28, 2022, 03:58:10 ös
Yanıtla #5

Sanırım farklı beklentilerin sebebi popüler kültür ürünlerinin etkisi kadar tarihi olayların farklı, çarpıtılan yorumları ( İttihatçılar, Demirel, P2 ilk akla gelenler) ve gündelik politik malzeme konusu olarak bol bol kullanılma... Malum politikada öteki çok kullanışlı bir malzemedir.  Hem sonra günümüz insanı homo economicus olarak çıkarı peşinde koşar, fayda ve kar makzimizasyonu yapar. Bu nedenle her nereye baksa bir fayda, kar arar... Dişe dokunur bir gizem, sır yoksa da... Artık ateş olmayan yerden duman çıkmaz deyip... Bu pilav daha çok su kaldırır.

Saygılarımla.

Nasreddin Hoca, kadılık yaparken bir gün bir ahbabı burnundan soluyarak gelmiş. Hasmı için söylemediğini bırakmamış. Sonra:

– Hocam, Allah aşkına söyle, demiş, haklı değil miyim?

Hoca ne yapsın?

– Haklısın, demiş.

Ahbabı sinirleri yatışmış olarak gitmiş. Onun hemen arkasından hasmı gelmiş. Bu defa da o başlamış atıp tutmaya, yok bana şöyle, yok böyle yaptı demeye. O da Hoca’ya sormuş:

– Haklı değil miyim?

Hoca:

– Vallahi çok haklısın, demiş.

Adam da sakinleşerek gitmiş. Tüm bunlara tanık olan Hoca’nın karısı bile bu işe şaşırmış kalmış.

– Senin kadılığında bir garip Hoca Efendi. İkisine de sen haklısın dedin. Hiç öyle şey olur mu?

Nasreddin Hoca hanımının yüzüne bakıp:

– Hatun, demiş, sen de haklısın!
Alterius non sit qui suus esse potest


Mart 28, 2022, 04:34:42 ös
Yanıtla #6

Para isteyen, para peşinde, makam isteyen makam peşinde koşar. Koşsun birşey diyemem, özgür dünya, özgür irade...

Kendi çapımda, kendimi ehlileştirmeye çalışıyorum. Dünyevi isteklerden uzun zamandır uzağım (sigara konusu hariç). Hayatı Aşık Veysel'in ve Kul Himmetin dediği gibi yaşıyorum, yaşamaya çalışıyorum;

"Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne faydalandım
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yarim kara topraktır."

"Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Dünya kadar malın olsa ne fayda
Söyleyen dillerin söylemez olur
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda"

Safça, belki de aptalca öğrenmek istiyorum. Büyük dertlerimden biri bu.

Öfkeden, dünyevi hırs ve zevklerden uzağım, uzak durmaya çalışıyorum. 20 küsur yıldır depresyondayım. Önceleri kendi hâlime üzülürdüm uzun zamandır ise kendim dahil herşeye üzülüyorum, kafaya takıyorum. Birinin hakkına girer miyim diye çok korkuyorum, kılı kırk yarıyorum.

Burada belki arada aptalca şeyler soruyorum, yorumlar yapıyorum. Ben de aslında sorduğum soruların cevaplarının ne olduğunu az buçuk biliyor ve hissediyorum. Bazen muzurluk da yapıyorum. Kimseyi kötülemeye, kırmaya kalkmıyorum. Kalkmam. Öyle bir niyetim hiç olmadı.

Her insan bir ışık, her canlı bir ışık. Birini suçlamam kolay kolay. Önce kendime bakıyorum, ben neyim ki şu insanı bu insanı eleştiriyorum diye sürekli düşünüyorum.

En büyük derdim insanların birbirine sevgi ve saygı duymaması. Bu beni çok üzüyor. Herkes kral olmuş, herkes kraliçe. Egolar tavan. Öyle bir dünyada yaşıyoruz şu an. Ben de buna dayanamıyorum. Nerede kaldı mutevazilik, iyi ahlâk, sevgi, saygı.

Devletler birbirine, insanlar birbirine düşman. Böyle bir dünyada yaşamaktan bıkmış durumdayım.

Umarım güzel günler gelir. Hep o umut beni hayatta tuttu. O umudumu korumaya devam ediyorum. Ama bu da ıstırapdan başka birşey getirmiyor.

Neyse çok veryansın ettim, kafanızı şişirdim. Özür dilerim. Hakkınızı helal edin. Ve lütfen en azından bu forumda birbirinizi sevin.

Sevgiler ve saygılar.
« Son Düzenleme: Mart 28, 2022, 04:42:15 ös Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Ayıplı Müzmin öğrenci