Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Tarihimizdeki Ihanetler -2(Kubilay Olayı)  (Okunma sayısı 11266 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 04, 2007, 03:26:28 ös
Yanıtla #10

Bakın, kendi çevremde de birebir şahit olduğum gibi halkın çoğunluğunun beyinleri köreldiği için aydın zihniyeti kabul etmiyor; sözüm ona geriye dönerek geçmişi yaşamak onların hesabına geliyor! Bu kadar büyük bir zihinsel körelmişliği kim açıklayabilir? Demekki o zamanki Cumhuriyet'in yeni kurulduğu dönemdeki halkla kıyasladığımızda acıklı durum bariz bir şekilde açığa çıkıyor? 
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Eylül 04, 2007, 03:28:41 ös
Yanıtla #11

Ama tabiki Dünya Standartsal Seviyeye göre Laik Cumhuriyet'in devam edeceği ve hiçbir şekilde çağın gerisine gidilme gibi bir olgunun asla gerçekleşmeyeceğinin kanısındayım_
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Eylül 04, 2007, 03:35:31 ös
Yanıtla #12

Çok doğru Devrimleri halk yapar ancak önemli olan Devrimi başarıya götürebilecek ve olumlu olarak sonuçlandırılmasını sağlayacak etkili bir Liderin olması gerekmektedir_
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Eylül 04, 2007, 04:10:30 ös
Yanıtla #13

İlerici bir yaklaşım sergileyen ve halkı o dönemdeki zor koşullar altında dahi büyük bir Devrim yaparak düşünce zihniyetini değiştirmeyi başarmış olan Mustafa Kemal ATATÜRK'ün her zaman için izinde olacağımız açıktır_
SAYGILARIMLA_
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Eylül 04, 2007, 04:18:56 ös
Yanıtla #14
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

bütün devrimler bir kaç kişinin beyninde yapılır. halk ise öncüleri takip eder. bu tüm devrim tipleri için geçerli olduğu gibi "halk devrimi" için de geçerlidir.

marksizme göre devrimci sınıf işçi sınıfıdır ancak işçi sınıfı kendiliğinden devrimci bir sınıf değildir. onun BİLİNÇLENMESİ gereklidir ki böylece kendine devrimci bir sınıf halini alabilsin. bu devrimci bilinçlenmeyi sağlayacak ise halkın öncüleridir ya da diğer ifadesiyle halkın öncü partisi, proleterya partisidir.

kemalist devrim de aslında buna benzer bir bilinçlenme teorisi geliştirmiştir. işçi sınıfı temelli değil tabii. politikbilim jargonuyla söyleyecek olursak küçük burjuva devrimciliği temelinde. çünkü kemalist devrim, bir ulus projesidir de. Parti-Devlet bütünleşmesi kemalist devrimin ilk döneminde sağlanmaya çalışılmıştır (illerde valiler aynı zamanda chf'nin il başkanlarıdır ve içişleri bakanı chf'nin genel sekreteridir). yine Halkevleri - Köy enstitüleri ile halk tabanına devrim değerleri aşılanmaya çalışılmıştır (bunda bi nebze başarılı olunduğu kabul edilmelidir.) ayrıca yoktan bir milli burjuvazi yaratılmaya açlışılmıştır ve fakat bunda günün şartları gereği tam bir başarı elde edilememiştir.

ama sizin de ifade ettiğiniz üzere sn. mystic, devrim süreci evrim süreciyle desteklenemediği için başarısız olunmuştur. Marksist teoriden devam edersek, evrim süreci esas süreç olmakla birlikte bu evrimsel aşamanın hızlandırılması ve süreç atlama devrime tekabül eder. ancak devrim kesintiye uğradığı an karşı-devrim boy gösterir. yani devrim herzaman karşı-devrimi kucağında taşır ne vakit duraklar o zaman karşı-devrim tetiklenir. galiba ülkemizdeolan da tam olarak bu. ne yazık ki kemalist devrim kesintisiz devrim sürecini devam ettirememiştir ve karşı-devrimgelişmiş ve bir güç olarka devrimin karşısına çıkmıştır.


Eylül 04, 2007, 06:26:10 ös
Yanıtla #15

Bunun sebebi tüm bu devrimlerin Mustafa Kemal tarafından gerçekleştirilmiş olmasıdır.Oysa devrimi şahıslar değil halk yapar.Bir devrimin başarılı ve kalıcı olabilmesinin en önemli şartı budur.Halk içerisinde bulunduğu ortamdan rahatsızlık duyar buna tepki verir ve bundan kurtulmak için gereğini yapar.Normali budur.Ancak bir kişi çıkıp devrimi buna hazır olmayan halka kabul ettirirse o halk daha bu süreci yaşamadığından ve aklı başına gelmediğinden dolayı bunu benimseyemez.Öğrenim aşama aşama kademeli olarak gerçekleşir.Din tarım toplumu seviyesindeki bir halka gelecek 100 yılın yaşam biçimi aşılanmaya çalışılırsa bu halk bunu kaldıramaz.Kaldıramadığını da ispat etmiştir.

Saygılarımla,



Kesinlikle katılıyorum Bir ''aydın aristokrasisi'' ile irtica tehlikesi arasına sıkışmış bir düzen var bunun nedeni büyük ölçekte Atatürk İlke ve Devrimlerinin yetrince anlaşılamaması o dönem gerçekleşme sürecinin yalnızca Asker-Aydın seviyesinde kalıp geniş kitlelerin merkezine yayılamaması bugün ve bundan sonrası için insanların bu ilkelerin pek çoğuna maalesef ''özde'' değil  ''sözde'' inanmış gözükmesiyle açıklanabilir. Çok mu geç kalınmıştır aslında hayır geçmişte yaşanan talihsizlikten ders alınır ilke ve devrimleri günün şartlarında değerlendirip halkında onayını alacak şekilde evirirsek sorunun çözümü için büyük bir adım atılabilir. Bu işi yapacak olan kurumların başında meclis milli eğitim bakanlığı ve üniversiteler geliyor diye düşünüyorum klasik bir deyim oluştu artık ''eğitim şart!'' ama başka yapılacak köprü kalmadı yoksa git gide amaçlanan yakadan uzaklaşılmaya devam edilecektir.



Eylül 04, 2007, 06:54:30 ös
Yanıtla #16
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 654
  • Cinsiyet: Bay

 Bu gün Atatürk ün bütün ilkeleri zarar görmüştür, bu ilkelerden bazıları;

Halkçılık: Halkın ne düşündüğünü önemsemeyen kendini aydın ilan eden halkın iradesini bilinçsizlik olarak gören halkı içgüdüsel yaşamakla suçlayan sözüm ona aydınlar...

Laiklik: Hertürlü dine saldırıyı gerçekleştirip insanların yanlış anlamalarına mahal verecek her türlü durmu teşkil ettirip bunu laiklik kalkanıyla savunan yine sözüm ona aydınlar...

Cumhuriyetçilik:Latife Hanım ında başörtülü olmasına bakmasızın o makama öyle birisi gelemez deyip Atatürk ü bile yanlış anlatmayı başarıp paradoksal bir yaklaşım çizen yine sözüm ona cumhuriyet koruyucusu aydınlar...

buraya bir çok şeyi daha sıralayabilirdim ama kendi fikrini aydınlık olarak gören diğer fikirleri gerici yobaz olarak gören bir anlayış nedir?Kubilay olayını kast etmiyorum o olay ayrı ben günümüzdeki olayı kastediyorum neymiş efendim halk gercilik istiyormuş... Söyleyecek söz bulamıyorum sizlere...
« Son Düzenleme: Eylül 04, 2007, 06:56:16 ös Gönderen: LuckyEye2 »
Çilesini çekmediğin dert senin değildir...


Eylül 04, 2007, 07:22:07 ös
Yanıtla #17
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

Sn. Luckyeye,

en baştaki sözünüzü katılıyorum evet atatürk ilkeleri zarar görmüştür.

ama şu latife hanım üstünden yapılan siyaseti bir türlü anlamlandıramıyorum. latife hn. devrine göre gayet modern bir izmir kızıdır. Kıyafet Devrimi 25 Kasım 1925 tarihinde yapılmıştır. Latife hn. ve Atatürk 5 Ağustos 1925 tarihinde boşanmışlardır. Kıyafet Devrimi sonrasında da Latife Hn. başı örtülü gören olmamıştır.
latife hanımın giyim-kuşamıyla ilgili olarak bir haber için bkz. http://www.ntvmsnbc.com/news/417500.asp

google'da latife hanım diye bir arama yaparsanız grafikler bölümünde Latife Hn.'ım başı açık pek çok fotografıyla da karşılaşırsınız.

kimin nasıl giyinip kuşandığıyla hiç ilgim yok. sayın Cumhurbaşkanı'nın eşinin başının örtülü olmasıyla da ilgilenmiyorum. ama bunun için iki de bir Latife Hn.'ın ortaya atılması noktasında üzüntü duyuyorum.

saygılarımla


Eylül 04, 2007, 07:33:10 ös
Yanıtla #18
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 654
  • Cinsiyet: Bay

Sn. Skullg Latife hanım üstünden siyaset yapmak değil olay birileri sanki oraya öyle girmek yasakmış gibi tavır takınıyor Latif Hanım sadece bir örnektir.Örtünmek ve modern olamamak!  bence başı örtülü insanlarda gayet modern olabiliyor
Çilesini çekmediğin dert senin değildir...


Eylül 04, 2007, 08:15:04 ös
Yanıtla #19
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 581
  • Cinsiyet: Bay

   Meseleyi hala baş örtüsü oraya girrer buraya giremez olarak algılayanlara şaşıyorum .baş örtüsü art niyet taşımadıgı taktirde heryere girer . inanç meselesi boyutunun dışına çıkan bu mesele her durumda sorun çıkarmaya devam edecektir.Sezerin hanımı baş örtülü olsa kim ne diyecek ti ?fakat hayrunisa hanım söz konusu oldugunda deyim yerindeyse göstermelik sorunlar  kılıfına cuk oturur durumdadır.   
Sn. Skullg Latife hanım üstünden siyaset yapmak değil olay birileri sanki oraya öyle girmek yasakmış gibi tavır takınıyor Latif Hanım sadece bir örnektir.Örtünmek ve modern olamamak!  bence başı örtülü insanlarda gayet modern olabiliyor
sanki aksini söyleyen varmış gibi baş örtüsünün modern bir kişi yada tpluım için engel teşkil etmediğini ısrarla savunuluyor.bunu böyle algılayan ve bu yüzden itiraz eden yok zaten gayet iyi biliyorsunuz .fakat sanki itiraz kaynakları bu saçma sebeplermiş gibi sürek li bu yönde savunmalar yapılır duruma geldi son günlerde .Bu bi hedef şaşırtmacamıdır bilinmez .fakat eger öyleysede bu durumu Latife hanımın sözde baş örtüsünü kullanarak yaratmak Ataya hakaret olmakla birlikte  sonderece aşalık bir tavır olurdu  ..
Vi VERİ VENİVERSUM VENUS VİCİ..


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
6 Yanıt
5389 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 12, 2008, 03:21:45 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
2267 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 31, 2008, 08:08:25 ös
Gönderen: Supeluta
1 Yanıt
4160 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 21, 2011, 01:25:51 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2754 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 21, 2011, 05:56:34 ös
Gönderen: ADAM
7 Yanıt
8258 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 26, 2017, 03:28:00 ös
Gönderen: moonlight
4 Yanıt
3310 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 19, 2012, 02:35:53 öö
Gönderen: Barbaros
2 Yanıt
4751 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 19, 2012, 09:21:07 ös
Gönderen: neumann
0 Yanıt
1327 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 01, 2013, 02:16:52 ös
Gönderen: Spock
5 Yanıt
2359 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 30, 2013, 01:37:26 öö
Gönderen: Ares
0 Yanıt
944 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 11, 2015, 08:14:48 ös
Gönderen: MysticMind