Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Nasil Mason olunur? Mason olmak icin neler gereklidir?  (Okunma sayısı 562719 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 02, 2020, 06:41:58 ös
Yanıtla #700
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 285
  • Cinsiyet: Bay


Masonların kendisini geliştirmesi öbür boyu devam eder, bu yüzden hiç kimse sizin gelişiminizi tamamlayıp tamamlamadığınızı sorgulamaz, Masonluğun temellerine aykırıdır bu.

İyi ve kötü kavramları felsefede çok tartışılır, Aristo'nun söylemlerine bakarsanız, iyilik kavramı kişiden kişiye göre değişirken, kötülük kavramı hemen hemen ortaktır. İyilik derken kime göre iyiliği sorduğumuzdan söz etmemiz gerekecek sanırsam. Masonların toplum içerisinde iyi olarak tanımlanan insanlardan seçilmesi aşıla gelmiştir. Yani toplum normlarına göre iyi insanı seçer Masonlar. İyiliğin tanımı, zamana ve mekana göre değişim gösterebilir. Bu yüzden zamandan ve mekandan bağımsız olmak üzere kötü insanlar olmamaları ilk şarttır diyebiliriz. İkinci şart toplumun normlarına göre iyi insan olmaları.

Sadece iyi bir insan olmak yeterli değildir Mason olmak için, erdemli ve entellektüel bir kişiliğe sahip olmak da gereklidir.

Sizinle din tartışmasına girmem, girmem de uygun olmaz. Ama iyiliğin, erdemin ve entellektüelitenin din ile bir ilgisi pek tabii yoktur. Ama Masonlar, daha doğrusu Geleneksel Masonlar, iyi, erdemli ve entellektüel insanlar arasından sadece "Yüce Varlığa" inananları kendi aralarına alırlar.

Bunu eleştirebilirsiniz, sıkıntı yok ama saygı duymanız gerektiğini düşünüyorum.


Öncelikle teşekkür ederim değerli vaktinizi ayırdığınız için Sn Caliper. Sn. Oğuza da yanıt vermiş olayım izninizle. Madem iyiliği ve kötülüğü yaratan bir yüce varlık var, biz burada bir insanın iyi veya kötü olduğunu belirlerken neyi baz alıyoruz acaba? Ben afrikada'ki aç/susuz kalan çocukların neden aç susuz kaldığını sorgularım mesela veya aklınıza gelen diğer örnekler, tecavüzler, hastalıklar gibi. Bu yüce varlık demek ki buna razı geliyorsa, ben de iyiliğin skalasını düşük tutarım ve şu kadar iyi olsam yeter derim. Onun yardım etmediğine ben yardım edersem, ondan da iyi olabilirim. İyilik kavramı çok basit şeylerden oluşuyor demek ki, tanrı bile bu kadar kötü olduğuna göre derim. Yüce varlığa inananları kendi aralarına alırlar demişsiniz. Şu şartlarda yüce varlığın iyi olduğunu ve ona inanarak onun yanında olmak isteyenin iyilikten, erdemden bahsetmesini normal karşılamak bana mantıklı gelmemekle birlikte, saygı duymak ayrı bir vicdan azabı getirir. Yanlış anlaşılmasın, burada saygı duymadığım kişiler değil, inanç.
[/quote]




Burada gördüğüm genel sıkıntı naçizane, forumu hiç okumadan bu konuya dalmanız. Eğer konu Masonluk ise Türkiye'de ÖMBL var. İnançları sorgulamaz. Araştırırsanız tüm sorularınıza cevap bulabilirsiniz. Bu forum ortamında da bir Yüce Varlığa inananlar ve inanmayanlar var. Kendi fikrinizi anlatıp saygı bekliyor olacaksınız sizden de aynı saygı doğal olarak beklenir.
Saygılarımla.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Mayıs 02, 2020, 06:45:43 ös
Yanıtla #701
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 77
  • Cinsiyet: Bay



Öncelikle teşekkür ederim değerli vaktinizi ayırdığınız için Sn Caliper. Sn. Oğuza da yanıt vermiş olayım izninizle. Madem iyiliği ve kötülüğü yaratan bir yüce varlık var, biz burada bir insanın iyi veya kötü olduğunu belirlerken neyi baz alıyoruz acaba? Ben afrikada'ki aç/susuz kalan çocukların neden aç susuz kaldığını sorgularım mesela veya aklınıza gelen diğer örnekler, tecavüzler, hastalıklar gibi. Bu yüce varlık demek ki buna razı geliyorsa, ben de iyiliğin skalasını düşük tutarım ve şu kadar iyi olsam yeter derim. Onun yardım etmediğine ben yardım edersem, ondan da iyi olabilirim. İyilik kavramı çok basit şeylerden oluşuyor demek ki, tanrı bile bu kadar kötü olduğuna göre derim. Yüce varlığa inananları kendi aralarına alırlar demişsiniz. Şu şartlarda yüce varlığın iyi olduğunu ve ona inanarak onun yanında olmak isteyenin iyilikten, erdemden bahsetmesini normal karşılamak bana mantıklı gelmemekle birlikte, saygı duymak ayrı bir vicdan azabı getirir. Yanlış anlaşılmasın, burada saygı duymadığım kişiler değil, inanç.

Şunu belirtmek isterim ki benim kişisel olarak verdiğim bir örnek üzerinden masonluğu yargılamak doğru olmaz. Sayın Caliper, bulunduğu konum itibarıyle sizinle tartışmamayı seçmesine rağmen benden farklı düşünüyor olabilir. Yani benim fikirlerimi masonluğa mal etmek burada pek doğru bir yaklaşım olmaz açıkcası.

Tekrar kişisel fikrime dönecek olursak, bu Yüce Varlık'ı yarattıklarından tamamen bağımsız her şeye dışarıdan bakan bir güç olarak görürseniz(bkz: Teizm şeması), zulme izin veren ve bunu dışarıdan izleyen acımasız bir varlık izlenimi uyandırabilir sizde. Sırf bu yüzden yukarıdaki mesajlarımın birinde venn şemaları bıraktım... Teizm'de Tanrı evrene aşkındır, Panteizmde içkindir, Panenteizm'de ise hem aşkın hem içkindir şeklinde... Bu şemalara göre Panenteizm'de Tanrı aynı zamanda yarattıklarına da içkin olur, yani sizin sıraladığınız "kötü" deneyimleri yaşayan aslında kim? O çocukla birlikte aç kalan aslında kim? Normalde kendi fikirlerimi başkalarının sözleriyle açıklamayı hiç sevmem ancak burada bir istisna yapacağım

"Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi
Kah inerim yeryüzüne seyreder alem beni"

2 dize ama çok şey anlatır.
Race of man!
The errors of a wise man make thy rules
Ye shall see
Rather than the perfection of the fool


Mayıs 02, 2020, 06:57:01 ös
Yanıtla #702
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bay


Masonların kendisini geliştirmesi öbür boyu devam eder, bu yüzden hiç kimse sizin gelişiminizi tamamlayıp tamamlamadığınızı sorgulamaz, Masonluğun temellerine aykırıdır bu.

İyi ve kötü kavramları felsefede çok tartışılır, Aristo'nun söylemlerine bakarsanız, iyilik kavramı kişiden kişiye göre değişirken, kötülük kavramı hemen hemen ortaktır. İyilik derken kime göre iyiliği sorduğumuzdan söz etmemiz gerekecek sanırsam. Masonların toplum içerisinde iyi olarak tanımlanan insanlardan seçilmesi aşıla gelmiştir. Yani toplum normlarına göre iyi insanı seçer Masonlar. İyiliğin tanımı, zamana ve mekana göre değişim gösterebilir. Bu yüzden zamandan ve mekandan bağımsız olmak üzere kötü insanlar olmamaları ilk şarttır diyebiliriz. İkinci şart toplumun normlarına göre iyi insan olmaları.

Bu çıkışa saygı duyabilirim. Forumun ve sizlerin vaktini aldığım için üzüntümü dile getirerek özür de dileyebilirim.

Sadece iyi bir insan olmak yeterli değildir Mason olmak için, erdemli ve entellektüel bir kişiliğe sahip olmak da gereklidir.

Sizinle din tartışmasına girmem, girmem de uygun olmaz. Ama iyiliğin, erdemin ve entellektüelitenin din ile bir ilgisi pek tabii yoktur. Ama Masonlar, daha doğrusu Geleneksel Masonlar, iyi, erdemli ve entellektüel insanlar arasından sadece "Yüce Varlığa" inananları kendi aralarına alırlar.

Bunu eleştirebilirsiniz, sıkıntı yok ama saygı duymanız gerektiğini düşünüyorum.


Öncelikle teşekkür ederim değerli vaktinizi ayırdığınız için Sn Caliper. Sn. Oğuza da yanıt vermiş olayım izninizle. Madem iyiliği ve kötülüğü yaratan bir yüce varlık var, biz burada bir insanın iyi veya kötü olduğunu belirlerken neyi baz alıyoruz acaba? Ben afrikada'ki aç/susuz kalan çocukların neden aç susuz kaldığını sorgularım mesela veya aklınıza gelen diğer örnekler, tecavüzler, hastalıklar gibi. Bu yüce varlık demek ki buna razı geliyorsa, ben de iyiliğin skalasını düşük tutarım ve şu kadar iyi olsam yeter derim. Onun yardım etmediğine ben yardım edersem, ondan da iyi olabilirim. İyilik kavramı çok basit şeylerden oluşuyor demek ki, tanrı bile bu kadar kötü olduğuna göre derim. Yüce varlığa inananları kendi aralarına alırlar demişsiniz. Şu şartlarda yüce varlığın iyi olduğunu ve ona inanarak onun yanında olmak isteyenin iyilikten, erdemden bahsetmesini normal karşılamak bana mantıklı gelmemekle birlikte, saygı duymak ayrı bir vicdan azabı getirir. Yanlış anlaşılmasın, burada saygı duymadığım kişiler değil, inanç.




Burada gördüğüm genel sıkıntı naçizane, forumu hiç okumadan bu konuya dalmanız. Eğer konu Masonluk ise Türkiye'de ÖMBL var. İnançları sorgulamaz. Araştırırsanız tüm sorularınıza cevap bulabilirsiniz. Bu forum ortamında da bir Yüce Varlığa inananlar ve inanmayanlar var. Kendi fikrinizi anlatıp saygı bekliyor olacaksınız sizden de aynı saygı doğal olarak beklenir.
Saygılarımla.
[/quote]


Bu çıkışa saygı duyarım. Sizlerin vaktiğini aldığım için özür de dileyebilirim.  Saygılarımla.


Mayıs 02, 2020, 07:01:41 ös
Yanıtla #703
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bay



Öncelikle teşekkür ederim değerli vaktinizi ayırdığınız için Sn Caliper. Sn. Oğuza da yanıt vermiş olayım izninizle. Madem iyiliği ve kötülüğü yaratan bir yüce varlık var, biz burada bir insanın iyi veya kötü olduğunu belirlerken neyi baz alıyoruz acaba? Ben afrikada'ki aç/susuz kalan çocukların neden aç susuz kaldığını sorgularım mesela veya aklınıza gelen diğer örnekler, tecavüzler, hastalıklar gibi. Bu yüce varlık demek ki buna razı geliyorsa, ben de iyiliğin skalasını düşük tutarım ve şu kadar iyi olsam yeter derim. Onun yardım etmediğine ben yardım edersem, ondan da iyi olabilirim. İyilik kavramı çok basit şeylerden oluşuyor demek ki, tanrı bile bu kadar kötü olduğuna göre derim. Yüce varlığa inananları kendi aralarına alırlar demişsiniz. Şu şartlarda yüce varlığın iyi olduğunu ve ona inanarak onun yanında olmak isteyenin iyilikten, erdemden bahsetmesini normal karşılamak bana mantıklı gelmemekle birlikte, saygı duymak ayrı bir vicdan azabı getirir. Yanlış anlaşılmasın, burada saygı duymadığım kişiler değil, inanç.

Şunu belirtmek isterim ki benim kişisel olarak verdiğim bir örnek üzerinden masonluğu yargılamak doğru olmaz. Sayın Caliper, bulunduğu konum itibarıyle sizinle tartışmamayı seçmesine rağmen benden farklı düşünüyor olabilir. Yani benim fikirlerimi masonluğa mal etmek burada pek doğru bir yaklaşım olmaz açıkcası.

Tekrar kişisel fikrime dönecek olursak, bu Yüce Varlık'ı yarattıklarından tamamen bağımsız her şeye dışarıdan bakan bir güç olarak görürseniz(bkz: Teizm şeması), zulme izin veren ve bunu dışarıdan izleyen acımasız bir varlık izlenimi uyandırabilir sizde. Sırf bu yüzden yukarıdaki mesajlarımın birinde venn şemaları bıraktım... Teizm'de Tanrı evrene aşkındır, Panteizmde içkindir, Panenteizm'de ise hem aşkın hem içkindir şeklinde... Bu şemalara göre Panenteizm'de Tanrı aynı zamanda yarattıklarına da içkin olur, yani sizin sıraladığınız "kötü" deneyimleri yaşayan aslında kim? O çocukla birlikte aç kalan aslında kim? Normalde kendi fikirlerimi başkalarının sözleriyle açıklamayı hiç sevmem ancak burada bir istisna yapacağım

"Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi
Kah inerim yeryüzüne seyreder alem beni"

2 dize ama çok şey anlatır.


Sn Oğuz, Tanrının içkin olması, o çocuklarla birlikte acı çekiyor olması kötülüğü ortadan kaldırmaz. Bu kötü müdür? Evet kötüdür. Benim çıkış noktam;  Tanrı'nın kötülük kavramına neden ihtiyaç duyduğudur. Keyifli sohbet için teşekkür eder, kıymetli vaktinizi aldığım için de özürdilerim. 


Mayıs 02, 2020, 07:28:23 ös
Yanıtla #704
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 112
  • Cinsiyet: Bay

Konu Tanrı' ya geldiyse, ben de geçenlerde okuduğum değerlidir bir yazıdan ufak bir kesit aktarmak isterim.


Hep bir tanrıya, -hangisine inanıyorsak- dua mı edecektik?Hep varsaydığımız üzere onun bize vermiş oldukları için ona şükretmekle mi yetinecektik? Onun için kurbanlar kesip tütsüler yakmak mıydı bütün yapacaklarımız; yapmamız gerekenler? O bizden bunları mı bekliyordu? Duayı, şükürleri, kurbanları, tütsüleri ne yapacaktı o gerçekten de tanrıysa? Hem şayet bizim bir şeylerimiz varsa, sanki doğrudan o mu veriyordu bize onları? Bir an için diyelim ki o veriyordu; doğrudan vermekte olmasa da en azından o sağlıyordu. Daha da öteye gidelim; diyelim ki oydu bizim asıl sahibimiz; şu yaşadığımız kentin kralı falan değil. O zaman biz de bunun karşılığında onun için bir şey yapmayacak mıydık? Ona, bırakın öyle kurban ve tütsü gibi uydurmacaları, elle tutulur ve gözle görülür somut bir şey sunarak hizmet etmemiz gerekmez miydi? Çalışmaktan ve şu üzerinde yaşadığımız dünyada yeni ve yararlı bir şeyler üretmekten başka nasıl üretebilirdik ki bu hizmeti?Üstelik çalışmak ve bir şeyler üretmek insanın kendine olan güvenini de artırırdı. İnsan yapıtıyla öğünür, bundan ötürü mutlu olurdu. Tanrı, kullarının mutlu olmasını istemez miydi? Sadece o varsayımsal öteki dünyada mı vardı mutluluk? Varsa bile, bu dünyadaki gibi miydi? Kim biliyordu bunu? Bildiğini söyleyenler yalancıydı. Mutlaka bu deyişlerinin ardında bir başka niyet hatta çıkar vardı.
« Son Düzenleme: Mayıs 03, 2020, 03:23:30 ös Gönderen: Arais »
Biz farklılıklara tahammül etmesini bilmeyen insanlarız. Sevdiğimizi severiz, başkalarının ise bizi sevmeme hakkının olmasına katlanamayız.


Mayıs 02, 2020, 07:30:03 ös
Yanıtla #705
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 77
  • Cinsiyet: Bay

Sn Oğuz, Tanrının içkin olması, o çocuklarla birlikte acı çekiyor olması kötülüğü ortadan kaldırmaz. Bu kötü müdür? Evet kötüdür. Benim çıkış noktam;  Tanrı'nın kötülük kavramına neden ihtiyaç duyduğudur. Keyifli sohbet için teşekkür eder, kıymetli vaktinizi aldığım için de özürdilerim. 


Peki Tanrı'ya inanmamanız kendi başına kötülüğün kendisini ortadan kaldırır mı? Mazur görün. Geniş zaman ekleri kullansam da bunlar kendi öznel fikirlerimdir. Katılmasanız da size büyük saygı duyarım. Ancak kendimi ifade etmenin başka bir yolunu bulamıyorum. Tüm söyleyebildiklerim şunlar:

Bir şeyin olası olması başka şey, ona ihtiyaç duyulması başka şeydir. Kötü olasıdır. Mümkün olan şey deneyimlenir. Kolaylık nasıl deneyimleniyorsa zorluk da öyle deneyimlenir. İyi nasıl deneyimleniyorsa kötü de öyle deneyimlenir. Bir kavramın sınırı, zıttı olmadan kolay kolay çizilemez. Zıtlıklar olmazsa şeyler anlamını yitirir. Dünya üzerindeki her şey iyi olsaydı iyiliğin bir anlamı kalır mıydı? Olgunluk, kötü de mümkünken iyiyi seçebilmekte yatar.
Race of man!
The errors of a wise man make thy rules
Ye shall see
Rather than the perfection of the fool


Mayıs 02, 2020, 08:16:57 ös
Yanıtla #706
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bay

Konu Tanrı' ya geldiyse, ben de geçenlerde okuduğum değerlidir bir yazıdan ufak bir kesit aktarmak isterim.


Hep bir tanrıya, -hangisine inanıyorsak- dua mı edecektik? Hep varsaydığımız üzere onun bize vermiş oldukları için ona şükretmekle mi yetinecektik? Onun için kurbanlar kesip tütsüler yakmak mıydı bütün yapacaklarımız; yapmamız gerekenler? O bizden bunları mı bekliyordu? Duayı, şükürleri, kurbanları, tütsüleri ne yapacaktı o gerçekten de tanrıysa? Hem şayet bizim bir şeylerimiz varsa, sanki doğrudan o mu veriyordu bize onları? Bir an için diyelim ki o veriyordu; doğrudan vermekte olmasa da en azından o sağlıyordu. Daha da öteye gidelim; diyelim ki oydu bizim asıl sahibimiz; şu yaşadığımız kentin kralı falan değil. O zaman biz de bunun karşılığında onun için bir şey yapmayacak mıydık? Ona, bırakın öyle kurban ve tütsü gibi uydurmacaları, elle tutulur ve gözle görülür somut bir şey sunarak hizmet etmemiz gerekmez miydi? Çalışmaktan ve şu üzerinde yaşadığımız dünyada yeni ve yararlı bir şeyler üretmekten başka nasıl üretebilirdik ki bu hizmeti?Üstelik çalışmak ve bir şeyler üretmek insanın kendine olan güvenini de artırırdı. İnsan yapıtıyla öğünür, bundan ötürü mutlu olurdu. Tanrı, kullarının mutlu olmasını istemez miydi? Sadece o varsayımsal öteki dünyada mı vardı mutluluk? Varsa bile, bu dünyadaki gibi miydi? Kim biliyordu bunu? Bildiğini söyleyenler yalancıydı. Mutlaka bu deyişlerinin ardında bir başka niyet hatta çıkar vardı.


 Tam da böyle sn Profesör. Tanrı olarak tasvir ettiğimiz olgunun hiçbir şeye ihtiyacı yok diyoruz.  Kusursuz diyoruz. Kusursuz Tanrı bizim tasvir edemeyeceğimiz akılla idrak edemeyeceğimiz olgularla donatılı olmalı. Kendisi için savaşmayı, üstelik ölümleri kutsayarak bunu emretmesi fikri bir Tanrı'nın emri olamaz. Sonsuz kudret sahibi Tanrı düşüne düşüne bunu mu düşünmüş? Bildiğiniz fitne. Üstelik hiçbir şeye ihtiyacı olmayan bir Tanrı. Bizim kulluğumuza ihtiyacı olduğu, ya da varlığını bilmemizi istediği için bizi yaratmış olması bunun beraberinde bir sınavı, ya da bir kötülüğü getirmek zorunda mıydı? Bir Tanrıya inanmayı kim istemez? Ancak bir Tanrı düşünelim ki kendisini bunlara alet etsin. Teşekkür ederim paylaşımınız için. Saygılar, sevgiler.


Mayıs 02, 2020, 08:32:29 ös
Yanıtla #707
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bay

Sn Oğuz, Tanrının içkin olması, o çocuklarla birlikte acı çekiyor olması kötülüğü ortadan kaldırmaz. Bu kötü müdür? Evet kötüdür. Benim çıkış noktam;  Tanrı'nın kötülük kavramına neden ihtiyaç duyduğudur. Keyifli sohbet için teşekkür eder, kıymetli vaktinizi aldığım için de özürdilerim. 


Peki Tanrı'ya inanmamanız kendi başına kötülüğün kendisini ortadan kaldırır mı? Mazur görün. Geniş zaman ekleri kullansam da bunlar kendi öznel fikirlerimdir. Katılmasanız da size büyük saygı duyarım. Ancak kendimi ifade etmenin başka bir yolunu bulamıyorum. Tüm söyleyebildiklerim şunlar:

Bir şeyin olası olması başka şey, ona ihtiyaç duyulması başka şeydir. Kötü olasıdır. Mümkün olan şey deneyimlenir. Kolaylık nasıl deneyimleniyorsa zorluk da öyle deneyimlenir. İyi nasıl deneyimleniyorsa kötü de öyle deneyimlenir. Bir kavramın sınırı, zıttı olmadan kolay kolay çizilemez. Zıtlıklar olmazsa şeyler anlamını yitirir. Dünya üzerindeki her şey iyi olsaydı iyiliğin bir anlamı kalır mıydı? Olgunluk, kötü de mümkünken iyiyi seçebilmekte yatar.

Zaten bu noktada kusursuz olan Tanrı devreye giriyor. Yani girmesi gerekiyor. Önceden de belirttiğim gibi, kötülüğü yaratarak kötülük etmiş oldun. İyiliği de yarattığını varsayarsak, iyiliği yarattığın için mi kötülüğü yarattın, yoksa kötülüğü yarattığın için mi iyiliği yarattın? Önce iyiliği mi yarattın?  Eğer önce iyiliği yarattıysan kötülüğü senden başka bilen yoktu, neden bunu yaratma ihtiyacı duydun? Nasıl bir ihtiyaç oldu ki kötülüğü yarattın? Kötülük var olduğu için iyilik var. Yukarıda sn Caliper'e verdiğim gruplandırma örneğinde bahsettiğim durum. Kötülüğün girmediği bir yerde iyiliğe ihtiyaç yoktur Sn. Oğuz.  İlk sorunuza gelince, tam da bundan bahsediyorum. Tanrı inancını şart koşarak aydınlığa ulaşılması imkansız. Tüm insanlığın Tanrı'nın kötülüğü de yarattığı düşüncesini kafasından silmesi lazım. Bunun için de Tanrı inancını kafasından silmesi lazım. Saygı ve sevgilerimle.


Mayıs 02, 2020, 08:45:23 ös
Yanıtla #708

Yaratıcı, mükemmel bir tekilliği sonsuz parçalara ayırarak ve o parçaların yeniden farklı biçimlerde etkileşimlere girerek mükemmelleşmiş ve çeşitlenmiş yeni tekilliklerin oluşmasını sağladığı bir yapının isimsiz mimarıdır diyelim.

Ardından atomların rast gele veya bir düzenle çarpışarak insanlığı evrene şahit olma şansı ile kutsadığını varsayalım.Bu yeterli olmaz mı?.O zaman uhrevi olarak daha ilersi olduğunu düşünelim.O zamanda  bu uhreviyatı tanımlamak gerekir.Tanımlamak da sınırlamaktır.Sınırlamak ise tabuya dönüşür.

Oluşan tabu nun büyük çoğunluğu Mükemmeliyetçilik üzerine şekillenir.İnsanın kusuru yaratıcının kusursuzluğu ile dengelenir.Deprem,sel volkan,meteor,virüs ve benzerleri binlerce can alır; kötüler midir? Kötü olan İnsandır.Çocuğa tecavüz edende çocuğu aç bırakanda insandır.

İnsan bu kusurlu halini aşmaya lanetli olduğu için hedef olarak mükemmel tanrıyı koymuştur.Bu mükemmelleşme yollarını sayısız isimle görebilirsiniz.

Bu yollardan birine talip iseniz neyi istediğinizi iyi bilmeniz gerekir.Yapılan her seçim aslında mutlak bir de boyun eğiştir.Asla olmak istemediğiniz bir kişi için değerinizi kanıtlamaya çalışırken, anlamı olmayan bir hayatı yaşamayı da seçiyor olabilirsiniz.

.Bunu iyi düşünün!.Mükemmelliyetçi bir düşüncenin biçimlendiği bir yerde mutluluğun filizleri yeşeremez.(Size 72'tane daha neden sayabilirim).Sadece derinlerinizdeki anksiyetik,gerginliğin topluma narşistce yansıyan hali ile de kalabilirsiniz.

Mukemmelliyetçiliğin en son 73'üncü hali ise abartılı bir tevazudur.

Sevgiler
« Son Düzenleme: Mayıs 02, 2020, 08:48:15 ös Gönderen: Tık-Tik-Tak »
Sen Özelsin


Mayıs 02, 2020, 08:54:53 ös
Yanıtla #709

Kısır bir tartışma yaşandığını düşünüyorum.

Yaratıcıya inanmayan bir insanı neden inanmıyorsun diye eleştirmek doğru olmadığı gibi, yaratıcıya inanan birini niye inanıyorsun diye eleştirmek de doğru değil.

Ayrıca yaratıcının varlığı veya yokluğu bilimsel olarak ispatlanamaz. Kısaca bu bir dogmadır, ya da iman meselesidir diyelim. Ya inanırsınız, ya inanmazsınız. İnanan/inanmayan cevabını kendine veriyordur.

Masonluk (HKMBL'nin bağlı olduğu) kuralı koymuş, yaratıcıya inanmak ön şart diye. Oldukça da isabetli bir kural koymuşlar bana göre. Bunun tartışmanın anlamı gerçekten yok, zaten inanan için tartışmaya açık bir konu da değil. Saçma bulanlar başka bir oluşum kurmuşlar ve kendi yollarına bakıyorlar. Gelip buraya siz neden inaıyorsunuz gibi bir tartışma açmak gerçekten çok gereksiz.

Bu arada mason üyeler gerek Türkiye'de gerek dünya genelinde bir kitaba inanan mason üyeler ile deist mason üyelerin kabaca oranını (fikir açısından, bilimsel bir veri olsun diye değil) paylaşabilir mi?

Herhangi bir mason tanımamakla ve Türk masonluğundaki durumu bilmemekle beraber, ABD ya da İngiltere gibi ülkelerde masonların bayağı dinlerine bağlı olduğu izlenimini ediniyorum. Bana deistlerin oranı herhangi bir kitaba inanlara oranlara oldukça azdır gibi geliyor. Yanlışsam düzeltin lütfen.

Bir de merak ettiğim konu deist biri mason olabiliyorsa, yemin töreninde kitap üzerine yemin edilmesi olayı nasıl oluyor? Kitaba el basmadan yemin edilebiliyor mu?





 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
22 Yanıt
21928 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2018, 08:54:51 ös
Gönderen: karahan
8 Yanıt
9718 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 25, 2017, 09:17:18 ös
Gönderen: Felix Steiner
39 Yanıt
29079 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 25, 2017, 11:19:30 öö
Gönderen: gfeenatre
21 Yanıt
17469 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 03, 2013, 02:11:33 öö
Gönderen: NOSAM33
30 Yanıt
29296 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 06, 2019, 01:15:27 ös
Gönderen: TARIK KÖSEOĞLU
53 Yanıt
25505 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2017, 08:16:44 ös
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
93620 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 28, 2016, 01:27:07 ös
Gönderen: Niko
12 Yanıt
19846 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 14, 2014, 12:56:34 öö
Gönderen: ThomasReid
21 Yanıt
23617 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 25, 2017, 11:20:43 öö
Gönderen: gfeenatre
10 Yanıt
5968 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 22, 2015, 03:13:42 öö
Gönderen: Risus