Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Nasil Mason olunur? Mason olmak icin neler gereklidir?  (Okunma sayısı 548765 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 02, 2020, 09:32:29 ös
Yanıtla #710
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bay

Yaratıcı, mükemmel bir tekilliği sonsuz parçalara ayırarak ve o parçaların yeniden farklı biçimlerde etkileşimlere girerek mükemmelleşmiş ve çeşitlenmiş yeni tekilliklerin oluşmasını sağladığı bir yapının isimsiz mimarıdır diyelim.

Ardından atomların rast gele veya bir düzenle çarpışarak insanlığı evrene şahit olma şansı ile kutsadığını varsayalım.Bu yeterli olmaz mı?.O zaman uhrevi olarak daha ilersi olduğunu düşünelim.O zamanda  bu uhreviyatı tanımlamak gerekir.Tanımlamak da sınırlamaktır.Sınırlamak ise tabuya dönüşür.

Oluşan tabu nun büyük çoğunluğu Mükemmeliyetçilik üzerine şekillenir.İnsanın kusuru yaratıcının kusursuzluğu ile dengelenir.Deprem,sel volkan,meteor,virüs ve benzerleri binlerce can alır; kötüler midir? Kötü olan İnsandır.Çocuğa tecavüz edende çocuğu aç bırakanda insandır.

İnsan bu kusurlu halini aşmaya lanetli olduğu için hedef olarak mükemmel tanrıyı koymuştur.Bu mükemmelleşme yollarını sayısız isimle görebilirsiniz.

Bu yollardan birine talip iseniz neyi istediğinizi iyi bilmeniz gerekir.Yapılan her seçim aslında mutlak bir de boyun eğiştir.Asla olmak istemediğiniz bir kişi için değerinizi kanıtlamaya çalışırken, anlamı olmayan bir hayatı yaşamayı da seçiyor olabilirsiniz.

.Bunu iyi düşünün!.Mükemmelliyetçi bir düşüncenin biçimlendiği bir yerde mutluluğun filizleri yeşeremez.(Size 72'tane daha neden sayabilirim).Sadece derinlerinizdeki anksiyetik,gerginliğin topluma narşistce yansıyan hali ile de kalabilirsiniz.

Mukemmelliyetçiliğin en son 73'üncü hali ise abartılı bir tevazudur.

Sevgiler

Merhabalar. Eğer varsa Tanrı, senin ne şekilde can verdiğini sormayacaktır muhtemelen. Bak ben volkanları, depremleri, virüsleri yarattım da senin canını aldım demeyecektir. Bu şekilde can verenler de takdir edersiniz ki neden benim canımı bu şekilde aldın demez. Ama beni tüm dünya nimetlerinden neden mahrum bıraktın, ya da beni neden birinin kişisel zevki için heba ettin diyebilir. Sen böyle bir Tanrı'ya teşekkür mü edeceksin? Ya da evladının canı bu şekilde alınan biri Tanrı'ya teşekkür mü edecek ? Tanrı bunu kendine nasıl yedirebiliyor acaba? Bu şekilde canını aldığın birini cennetine koymak ya da koyacağını söylemek de hatanı telafi etmek gibi bir şeydir. Söz konusu Tanrı olunca, her şeyi milimetrik hesaplayan, hata yapma ihtimali olmaması gereken bir varlık olması gerek diye düşünüyoruz. Mükemmeliyetçiliğin olduğu bir yerde mutluluk filizleri yeşermez demişsiniz. Ben burada mükemmel olmayan bir durumun/durumların sorumlusu olarak Tanrıyı gösteremem ama siz hem yüce yaratıcı, sonsuz kudret sahibi diyecek, hem de sağlanamayan mükemmelliğin, kötülüklerin  sebebinin tanrı olmadığını iddia edeceksiniz. Burada bir çelişki yok mu? Aşağıda sn. jamesconway arkadaşımın da dediği gibi, aslında kısır bir tartışma.

Ben yalnızca aydınlığa giden yolun yalnız bir yüce yaratıcıya inanmaktan geçtiği tezinin benim açımdan doğru olmadığını belirttim. Ve tabii kendimce doğal olarak da buna saygı duymadığımı. Kıymetli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. Kendi adıma da kıymetli vaktinizi çaldığım için özürdilerim. Sevgiler, saygılar.


Mayıs 02, 2020, 09:54:58 ös
Yanıtla #711
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3083
  • Cinsiyet: Bay

İnanmayan bir kişiye Allah'ın varlığını anlatmak imkansızdır . İnanmama tercihi sadece o kişiyi bağlar ;  inanan kişi karşısındaki kişiye saygı göstermelidir. Dünyada çok büyük haksızlık var bunun bir çoğu kişiden kaynaklanıyor bazısı ise yaratıcıdan kaynaklanıyor .Buna da  KADER deniyor inananlar için . Yoksul bir ailede doğanla zengin bir ailede doğan nasıl bir değilse , Ama doğanla ,  Gören içinde dünya adil mi  . VESSELAM bir muamma  içinde çırpınıp duruyoruz . Bende bazı zaman gelgitlere geliyorum İsyan ediyorum .Ama sonuç değişmiyor benimde bir motor yatım olsun istiyorum denize açılayım egede denize gireyim  diyorum ama olmuyor .Her şey istediğimiz gibi olsa DÜNYA  cennete döner .


Sonuçta inanmak bir tercih şeklidir . Ölünce kabre tek koyacaklar ne olduğu o zaman ortaya çıkar .Nefes alıyor muyuz sağlıklı mıyız bundan güzel zenginlik yok .Yaşam kalitesinde artıların olması da yaşadığın Ülkeden  kaynaklanır .

Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Mayıs 02, 2020, 10:10:05 ös
Yanıtla #712
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 77
  • Cinsiyet: Bay


Zaten bu noktada kusursuz olan Tanrı devreye giriyor. Yani girmesi gerekiyor. Önceden de belirttiğim gibi, kötülüğü yaratarak kötülük etmiş oldun. İyiliği de yarattığını varsayarsak, iyiliği yarattığın için mi kötülüğü yarattın, yoksa kötülüğü yarattığın için mi iyiliği yarattın? Önce iyiliği mi yarattın?  Eğer önce iyiliği yarattıysan kötülüğü senden başka bilen yoktu, neden bunu yaratma ihtiyacı duydun? Nasıl bir ihtiyaç oldu ki kötülüğü yarattın? Kötülük var olduğu için iyilik var. Yukarıda sn Caliper'e verdiğim gruplandırma örneğinde bahsettiğim durum. Kötülüğün girmediği bir yerde iyiliğe ihtiyaç yoktur Sn. Oğuz.  İlk sorunuza gelince, tam da bundan bahsediyorum. Tanrı inancını şart koşarak aydınlığa ulaşılması imkansız. Tüm insanlığın Tanrı'nın kötülüğü de yarattığı düşüncesini kafasından silmesi lazım. Bunun için de Tanrı inancını kafasından silmesi lazım. Saygı ve sevgilerimle.


Kusursuzdan ne anlıyorsunuz sayın friend? Değişmeyen yani tamamlanmış olan mı? Evreni aşkın olan yönü bakımından değişmeyen ve tamamlanmış olan (yani kusursuz olan), Evrene içkin yönüyle oluş içerisindedir(kusurludur) değişir, tamamlanmamıştır. Yani aslında evren Tanrı'nın kendini aşama aşama açımlamasından ibarettir. Olasılıkların bir bir gerçekleşmesidir. Eğer önemli bir soru sormak isterseniz şunu sorabilirsiniz: Tanrı neden evreni ve içerisindeki her şeyi yaratmak istedi? Bu bir ihtiyaç değildi aslında, bu bir istek ve oluş hali idi. Kendinden kendisine.



Merhabalar. Eğer varsa Tanrı, senin ne şekilde can verdiğini sormayacaktır muhtemelen. Bak ben volkanları, depremleri, virüsleri yarattım da senin canını aldım demeyecektir. Bu şekilde can verenler de takdir edersiniz ki neden benim canımı bu şekilde aldın demez. Ama beni tüm dünya nimetlerinden neden mahrum bıraktın, ya da beni neden birinin kişisel zevki için heba ettin diyebilir. Sen böyle bir Tanrı'ya teşekkür mü edeceksin? Ya da evladının canı bu şekilde alınan biri Tanrı'ya teşekkür mü edecek ? Tanrı bunu kendine nasıl yedirebiliyor acaba? Bu şekilde canını aldığın birini cennetine koymak ya da koyacağını söylemek de hatanı telafi etmek gibi bir şeydir. Söz konusu Tanrı olunca, her şeyi milimetrik hesaplayan, hata yapma ihtimali olmaması gereken bir varlık olması gerek diye düşünüyoruz. Mükemmeliyetçiliğin olduğu bir yerde mutluluk filizleri yeşermez demişsiniz. Ben burada mükemmel olmayan bir durumun/durumların sorumlusu olarak Tanrıyı gösteremem ama siz hem yüce yaratıcı, sonsuz kudret sahibi diyecek, hem de sağlanamayan mükemmelliğin, kötülüklerin  sebebinin tanrı olmadığını iddia edeceksiniz. Burada bir çelişki yok mu? Aşağıda sn. jamesconway arkadaşımın da dediği gibi, aslında kısır bir tartışma.

Ben yalnızca aydınlığa giden yolun yalnız bir yüce yaratıcıya inanmaktan geçtiği tezinin benim açımdan doğru olmadığını belirttim. Ve tabii kendimce doğal olarak da buna saygı duymadığımı. Kıymetli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. Kendi adıma da kıymetli vaktinizi çaldığım için özürdilerim. Sevgiler, saygılar.

Tartışmanın kısır olduğunu düşünmüyorum. En kötü ihtimalle kendi düşüncelerimizi açımlıyoruz ve bunu yaparken saygıyı kaybetmediğimiz sürece bunun zararlı değil aksine yararlı olduğunu düşünüyorum.

Tartışmaya dönecek olursak, tanıtlamalarınızdaki yaklaşımınız büyük oranda şuna dayanıyor: Birbirinden ayrı iki öznenin birbirine hesap sorması :) Siz ve Tanrı arasında karşılıklı bir hesaplaşma... Ben ise Tanrı evrene içkin derken bu iki öznenin bir ve aynı olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Daha ne kadar açık olabilirim acaba? Kendinden kendine bir hesaplaşma...
Race of man!
The errors of a wise man make thy rules
Ye shall see
Rather than the perfection of the fool


Mayıs 03, 2020, 12:01:56 öö
Yanıtla #713
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bay


Zaten bu noktada kusursuz olan Tanrı devreye giriyor. Yani girmesi gerekiyor. Önceden de belirttiğim gibi, kötülüğü yaratarak kötülük etmiş oldun. İyiliği de yarattığını varsayarsak, iyiliği yarattığın için mi kötülüğü yarattın, yoksa kötülüğü yarattığın için mi iyiliği yarattın? Önce iyiliği mi yarattın?  Eğer önce iyiliği yarattıysan kötülüğü senden başka bilen yoktu, neden bunu yaratma ihtiyacı duydun? Nasıl bir ihtiyaç oldu ki kötülüğü yarattın? Kötülük var olduğu için iyilik var. Yukarıda sn Caliper'e verdiğim gruplandırma örneğinde bahsettiğim durum. Kötülüğün girmediği bir yerde iyiliğe ihtiyaç yoktur Sn. Oğuz.  İlk sorunuza gelince, tam da bundan bahsediyorum. Tanrı inancını şart koşarak aydınlığa ulaşılması imkansız. Tüm insanlığın Tanrı'nın kötülüğü de yarattığı düşüncesini kafasından silmesi lazım. Bunun için de Tanrı inancını kafasından silmesi lazım. Saygı ve sevgilerimle.


Kusursuzdan ne anlıyorsunuz sayın friend? Değişmeyen yani tamamlanmış olan mı? Evreni aşkın olan yönü bakımından değişmeyen ve tamamlanmış olan (yani kusursuz olan), Evrene içkin yönüyle oluş içerisindedir(kusurludur) değişir, tamamlanmamıştır. Yani aslında evren Tanrı'nın kendini aşama aşama açımlamasından ibarettir. Olasılıkların bir bir gerçekleşmesidir. Eğer önemli bir soru sormak isterseniz şunu sorabilirsiniz: Tanrı neden evreni ve içerisindeki her şeyi yaratmak istedi? Bu bir ihtiyaç değildi aslında, bu bir istek ve oluş hali idi. Kendinden kendisine.

Bir karınca kendi ağırlığının 50 katını kaldırabiliyor, bu onu benim açımdan kusursuz saymaya yetebilir. Çünkü bu bir karınca. Bilerek ya da farkında olmadan üstüne basıp ezebilirim de ama onu. Buradan da karıncanın kusursuz olmadığı sonucu çıkabilir. Yani istediğim anlamda bakabilirim karıncaya. Üstüne basarsam kusurlu yaratılmış derim, basmazsam kusursuz. Bir Tanrı'dan, yaratıcıdan bahsediyorsak, üzerinde bir güç olmadığını, ona müdahale edebilecek bir güç olmadığını varsaymak zorundayız, dolayısıyla Tanrı kusursuz olmalıdır. Kusursuz bir Tanrının evreni de bu şekilde olmaz. Bu bence böyle tabii. Neden yaratmak istediği sorusu, ona inananların istediği gibi cevap verebileceği bir konu. Ben onun yaratmadığını düşündüğüm için bu soruya cevap veremiyorum.



Merhabalar. Eğer varsa Tanrı, senin ne şekilde can verdiğini sormayacaktır muhtemelen. Bak ben volkanları, depremleri, virüsleri yarattım da senin canını aldım demeyecektir. Bu şekilde can verenler de takdir edersiniz ki neden benim canımı bu şekilde aldın demez. Ama beni tüm dünya nimetlerinden neden mahrum bıraktın, ya da beni neden birinin kişisel zevki için heba ettin diyebilir. Sen böyle bir Tanrı'ya teşekkür mü edeceksin? Ya da evladının canı bu şekilde alınan biri Tanrı'ya teşekkür mü edecek ? Tanrı bunu kendine nasıl yedirebiliyor acaba? Bu şekilde canını aldığın birini cennetine koymak ya da koyacağını söylemek de hatanı telafi etmek gibi bir şeydir. Söz konusu Tanrı olunca, her şeyi milimetrik hesaplayan, hata yapma ihtimali olmaması gereken bir varlık olması gerek diye düşünüyoruz. Mükemmeliyetçiliğin olduğu bir yerde mutluluk filizleri yeşermez demişsiniz. Ben burada mükemmel olmayan bir durumun/durumların sorumlusu olarak Tanrıyı gösteremem ama siz hem yüce yaratıcı, sonsuz kudret sahibi diyecek, hem de sağlanamayan mükemmelliğin, kötülüklerin  sebebinin tanrı olmadığını iddia edeceksiniz. Burada bir çelişki yok mu? Aşağıda sn. jamesconway arkadaşımın da dediği gibi, aslında kısır bir tartışma.

Ben yalnızca aydınlığa giden yolun yalnız bir yüce yaratıcıya inanmaktan geçtiği tezinin benim açımdan doğru olmadığını belirttim. Ve tabii kendimce doğal olarak da buna saygı duymadığımı. Kıymetli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. Kendi adıma da kıymetli vaktinizi çaldığım için özürdilerim. Sevgiler, saygılar.

Tartışmanın kısır olduğunu düşünmüyorum. En kötü ihtimalle kendi düşüncelerimizi açımlıyoruz ve bunu yaparken saygıyı kaybetmediğimiz sürece bunun zararlı değil aksine yararlı olduğunu düşünüyorum.

Tartışmaya dönecek olursak, tanıtlamalarınızdaki yaklaşımınız büyük oranda şuna dayanıyor: Birbirinden ayrı iki öznenin birbirine hesap sorması :) Siz ve Tanrı arasında karşılıklı bir hesaplaşma... Ben ise Tanrı evrene içkin derken bu iki öznenin bir ve aynı olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Daha ne kadar açık olabilirim acaba? Kendinden kendine bir hesaplaşma...

Hesap sorma babında ele alırsak, inanıyor olmam gerekiyor :) Ben sadece inananların sorduğu sorulara cevap vermeye çalıştığım için hesap sorma gibi algılanıyor doğal olarak. Tanrı evrene içkinden kastınız iki öznenin bir olduğuysa şayet; iyiysen Tanrı sensin benim için. Kim iyiyse Tanrı o benim için diyebilirim. Saygılarımla.


Mayıs 03, 2020, 03:31:19 ös
Yanıtla #714
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Aktif Uye
  • *****
  • İleti: 881
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Üyeler

Umarım bu uyarıyı tekrar yapmak zorunda kalmam, Konu ilgili olmayan tüm paylaşımları silmek istiyorum şuan fakat emeğinize saygı duyduğum için bu şekilde kalacak.
Tanrı inancı değil konumuz ''Nasıl Mason olunur ? Mason olmak için neler gereklidir.'' Lütfen bu bağlamda devam ediniz.

Not:  Tanrı inancı Yada yüce bir varlığa inanma konusunu irdelemek isteyen üyeler bu tür başlıklar var, Orada yada yeni bir başlık açarak devam edebilir
« Son Düzenleme: Mayıs 03, 2020, 03:34:08 ös Gönderen: Arais »
2050 de Türkiye çöl olacak ! Ağaç dikin, ağaç diktirin....
Sayğıdeğer üyeler, forumla ilgili her türlü soru ve sorun için lütfen tarafıma başvurunuz.


Mayıs 04, 2020, 12:03:19 öö
Yanıtla #715
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Üyeler

Umarım bu uyarıyı tekrar yapmak zorunda kalmam, Konu ilgili olmayan tüm paylaşımları silmek istiyorum şuan fakat emeğinize saygı duyduğum için bu şekilde kalacak.
Tanrı inancı değil konumuz ''Nasıl Mason olunur ? Mason olmak için neler gereklidir.'' Lütfen bu bağlamda devam ediniz.

Not:  Tanrı inancı Yada yüce bir varlığa inanma konusunu irdelemek isteyen üyeler bu tür başlıklar var, Orada yada yeni bir başlık açarak devam edebilir

Nazik uyarınız için teşekkürler sn. Arais.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
22 Yanıt
21590 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2018, 08:54:51 ös
Gönderen: karahan
8 Yanıt
9603 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 25, 2017, 09:17:18 ös
Gönderen: Felix Steiner
39 Yanıt
28687 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 25, 2017, 11:19:30 öö
Gönderen: gfeenatre
21 Yanıt
17179 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 03, 2013, 02:11:33 öö
Gönderen: NOSAM33
30 Yanıt
28898 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 06, 2019, 01:15:27 ös
Gönderen: TARIK KÖSEOĞLU
53 Yanıt
25066 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2017, 08:16:44 ös
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
93361 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 28, 2016, 01:27:07 ös
Gönderen: Niko
12 Yanıt
19675 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 14, 2014, 12:56:34 öö
Gönderen: ThomasReid
21 Yanıt
23280 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 25, 2017, 11:20:43 öö
Gönderen: gfeenatre
10 Yanıt
5780 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 22, 2015, 03:13:42 öö
Gönderen: Risus