Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Doğu Türkistan'da katliam: 156 ölü  (Okunma sayısı 8847 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 10, 2009, 10:22:36 öö
Yanıtla #20
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bay

Bu sabah haberlerde ızlediğim bir olay dikkatimi çekti. insanlara çin mallarının kullanmama hususunda sanayi bakanımız konuşma yapmış. Çin mallarının kullılmayarak bu olayların önüne geçilebileceğini öngörmüş. anlamadığım husus şu her türlü ticari ürünün çin malları tüm dünyada dolaşırken nasıl olacakta sadece türkiyenin kullanmaması çini bu durumdan vazgeçirecek. çin hükümeti bu sabah yeni bir açıklama sunmuş yakalanan 2500 civarında uygur türkleri idam edileceğini kesin bir dille tüm dünyaya duyurdu. rusyada hafta içinde yaptığı bir açıklamada çinin devlet içi sorunu kesin sınırları içerisinde bir olay olduğundan haklı olduklarını savunuyo. şimdi bizim devletimizin bu tür boykortlar mı düzenleyerek önüne geçilmesini beklicez. sn R.T Erdoğanın gazze saldırıları sırasındaki sağduyusunu burada asıl gostermesi gereken yerde gostermesını istiyoruz.

saygılarımla


Temmuz 10, 2009, 11:22:52 öö
Yanıtla #21
  • Ziyaretçi

Ben Bukadar insanın idam edileceğine inanmıyorum.Günümüz dünyasında bu denli toplu katliam yapılacağına inanmıyorum.2500 tane insanı darağacına çıkartmak veya silahla vurmak bu kadar kolay değildir.Bırakın gerçekleşmeyi düşünmek bile insanlık suçudur.Canlı canlı bir insanı toplumun gözleri önünde yaşam hakkından etmek korkunç bir olaydır.Ben inanıyorum ki Çin Hükümeti ile Bölge Halkı sorunu çözecek ve huzur ortamı oluşacaktır.


Temmuz 10, 2009, 09:10:35 ös
Yanıtla #22
  • Ziyaretçi

One minute gibi bir çıkışla Gazze saldırısına tepkisini  belirten Başbakanımızın , bu aralar canı

sıkkın olsa gerek , çünkü Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas , Dimitris Hristofyas ile

yaptığı görüşmelerde Kıbrıs Türk kesimine karşı Rumları desteklediğini açıkladı.   

Ümmetçilik  yapılarak ,milliyeti öldürmeye çalışılarak güdülen politikaların ne kadar temelsiz

olduğunu gösterir bu bize ...Yani Filistin için İsrail ' e karşı takındığımız bu komik abartılı

tepkiye gerçekten gerek var mıydı ? Evet ;masum insanlar ve çocuklar öldürülüyor, hem de

dünyanın her yerinde...Lanetliyoruz , kınıyoruz ancak kişiliksiz, gereksiz duygusal , histerik

politikaların ,ve de Arap sevici siyasetin ülkemiz yönetiminde yeri olmadığını bir kez daha

tecrübe etmiş bulunuyoruz...


Türkiye 'den kilometrelerce uzaktan gelen Uygur Ana 'nın söylediklerinin

büyük çoğunluğunun anlaşılması , göğsünü gere gere '' Biz Türküz '' demesi ; Anadolu ' da

doğup , büyüyen Türkçe 'yi iyi bilip konuşmayan, her tür sağlık hizmeti yeşil kart ile çalışan

memurların sırtından sağlanan , elektrik ve su gibi belediye hizmetlerinin ücreti

alınmayan ,tarıma çok elverişli toğrağını '' Devlet bana bakmak zorunda '' diyerek ekip-

biçmeyen ve de en önemlisi Türküm demekten nefret eden ve utanan zihniyete örnek

olmuştur umarım...Ki bu son bahsettiklerimin durumları, kadınlarına tecavüz edilip,

kafalarına tek kurşun sıkılarak  öldürülen Uygur Türklerinin durumuyla uzaktan yakından

alakalı değildir.

Ayrıca bizim ülkemizdeki durum tam tersinedir, azınlık olan arkadaşlar silahlanarak terör

örgütü kurmuş gerek sivil , gerek asker pekçok vatandaşı katletmiştir...Çin ' deki gibi

Türkiye 'de hiçbir zaman Türk halkı Kürtleri linç etmek üzere toplanıp ,saldırmamış ; hiçbir

zaman kadınlarına tecavüz etmemişlerdir.Aynı şekilde ne Türk polisi , ne de Türk askeri

masum Kürt insanına saldırmamıştır. Sonuç olarak '' Bu ,Çin 'in iç işleridir '' deyip ,kenara

çekilmek, büyük diplomatik hata olur ve bu durum Türkiye ' de ki durumla benzer

değildir .Uluslararası arenada saygın, sözü dinlenir , kişilikli duruş sergileyebilmek için,

duygusal çıkışlardan uzak durarak serinkanlı ve işeyarar adımlar atmak gerekmektedir...

Bugün Ereğli ' de Çin'i protesto etmek için yakılan Çin bayrağının hemen yakınındaki

alanda ucuz Çin mallarının satılması ikilemindeki gibi efektif olmayan saldırganlığın anlamı

olmadığı gerçeğine ulaşmaktayız...



Saygılarımla











Temmuz 11, 2009, 02:48:46 ös
Yanıtla #23
  • Ziyaretçi

Ülkelerin Bayrakları kutsaldır.Her bayrak kendi toprak bütünlüğünü,devletini ve milletini uluslararsı arenada temsil eder.Bayrakların hemen hemen hepsinde bulunan renklerin ve simgelerin o millete has değerler olduğunu hepimiz bilmekteyiz.Ben bir ülkenin,bir topluluğun,derneğin,partinin vs. bayrağının yakılmasını doğru bulmuyorum.Yanlışa yanlışla cevap verilmez.Bayrak yakma demokratik bir protesto değildir.Ereğlili arkadaşların daha soğukkanlı olması gerekir.


Temmuz 11, 2009, 09:03:53 ös
Yanıtla #24
  • Ziyaretçi

Sayın barış,


Geri toplumlarda gözlenen bayrak yakma ( genellikle ABD ve İsrail bayrağı yakılır ) ilkel bir protesto

şeklidir , bayrak yakıldıktan sonra kalan kısmın üstünde zıplanarak protesto edilen devlete duyulan

nefret dile getirilmiş olur. İslam ülkelerinde moda olan bu hareketin hiçbir anlamı olmadığı gibi etkinliği

de yoktur.Tartışma esnasında öfkeye yenik düşüp küfredilirse; küfredilene hiçbirşey olmadığı gibi

küfredenin değeri düşer ... Çin bayrağının yakılmasıyla Çin ' e bişeycik olmaz ancak, protestoyu

yapan vatandaşlarımız cahillik ve güçsüzlüklerini itiraf etmiş olurlar...



Saygılarımla


Temmuz 13, 2009, 10:46:29 öö
Yanıtla #25
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bay

sn ozak1977

kesinlikle sn r.t erdoğanın canının sıkkın olduğu belli. bazı şeylker ya yolunda gıtmıyo kapalı kapılar arkasında yada hanı eşininde açıkladığı gibi sevgili başbakanımız okadar yoğun çalışıyoki ülkeyi demokratiksizleştirmek adına bu tür olaylara baş kaldıramıyor. bizim ülkemizde azınlıklar terör örgütü kurmuşlar ve onları destekleyen dış güçler var. demiyorumki biz de orada terör örgütü kuralım canlar yakalım ama senın de dediğin gibi km lerce uzaktaki türk kardeşlerimizi bir şekilde desteklemeli onların arkasında olduğumuzu oyle sahıpsız türkler olmadıklarını göstermektir.

2500 insanı katletmek tabikide kolay bir şey değil. ama çin hükümeti bunu değil uygulamak bunu dünya kamuoyuna bile açıklamaktan çekinmeliydi. bu tür bir açıklamayı yapamamalıydı. 2500 uygur türkünü idam edicem. bunun acizliğini ezikliğini şu anda hala yaşamaktayım.

saygılarımla,


Temmuz 13, 2009, 04:41:50 ös
Yanıtla #26
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 211
  • Cinsiyet: Bayan

Değerli Üyeler ,

Bu olaya sadece olayiçi boyutla baktığımızda fotoğrafın bütününü ıskalama riskimiz artmaktadır.
Bu idam duyurusu , Çin'in farklı alanlardaki aktivasyonlarını belli bir seviyeye kadar olgunlaştırmış olması (sanayi,ihracat, tüm iktisadi ve siyasi hamleler,"söz sahibi olma" istekleri , manipülasyon arzuları vbg.) ve artık daha "yüksek sesle " kendini ifade etmek istemesinin yansımalarından bir tanesidir.

Çin'in 2 trilyon dolarlık likit ve konsolide döviz rezervine ulaşmış olması , yıllık % 8.72 ortalamada seyreden büyüme rakamlarına sahip olması, ucuz ve neredeyse sonsuz (!) nüfus gücü ve bunların yanında her 6 ayda bir , kendisinin bu döviz rezervini kullanabileceği "yeni bir uluslararası para sistemi" oluşturulması için aşırı bastırıyor olması gibi bu idam duyurusu da Çin için yalnızca stratejik hamlelerinden biridir ; Çin bütün kaynaklarını seferber ederek "denklem"e bir daha çıkmamak üzere girmeye çalışmakta..

Saygılarımla
Quality has no fear of time ..


Temmuz 13, 2009, 05:18:34 ös
Yanıtla #27
  • Ziyaretçi

Sayın ozak1977;
Kesinlikle yazınızın hercümlesine katılıyorum.Aynı zamanda bayrak yakmak fiili bir saldırıdır.Artık o anda eylem tüm demokratikliğini kaybetmiş,şiddete saldırıya dönüşmüştür.O eylemi gerçekleştirenlere Türk Bayrağının yakılışından duydukları hisden ne farkı olduğunu hatırlatmak gerek.Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün önüne Yunanistan'ın bayrağını sermişler ama Paşamız basmamıştır.
Eğitim şart diyoruz ya gerçekten de eğitim şart.İnsanların bir olayı gerçekleştirirken neden sonuç ilişkisini düşünmesi gerekir.Aynı zamanda iğneyi başkasına çuvaldızı kendine batırması gerekir.


Temmuz 13, 2009, 05:26:06 ös
Yanıtla #28
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bay

sn Nueva

tabikide fikirleriniz oldukça olabilitesi yüksek açıklamalar. Tüm samimiyetimlede belirtmek isterimki bu düşünceleri ben de düşünmekteydim.

çin artık sanayi ve ticari pazarda olduğu kadar kendi ni siyasi pazardada güçlü kılmak söz sahibi olmak, var olduğunu gücünü,ekonomisini,tüm dünyaya sergilemek ıstıyor ve bunuda bu tür açıklamalarla dile getirmekte, olayı geniş bir genel çerçeveden bakınca bu açı ile görmek mümkün.

saygılarımla,


Temmuz 15, 2009, 12:37:59 öö
Yanıtla #29
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1668

UYGUR ŞARABI

            Alperenler Doğu Türkistan  gecesinden dönerken‘şarap partisi’ni basmışlar.

            Pek haksız sayılmazlar. Doğu Türkistan şarapları üstüne şarap mı olurmuş?

            Doğrusu ben de bilmiyordum. Bildiğim kırmızı, rose ve beyaz şarap; onların da sek, kekremsi ve meyve tadında olanı var.

            Ne zamanki bir Fransız firması Türk şarapları hakkında bilgi istedi, ben de Tokat’ta yerleşik bir şarap fabrikası ile ilişkiye geçtim. Fabrika müdürü, aynı zamanda işletme sahibi olan beyefendi bana bir bilimsel toplantıya sunduğu bildiriyi gönderdi.

            Uluslararası bilimsel bir toplantıya sunulan on sayfalık bildiriyi okudukça sarhoş oldum.

            Türk şaraplarının tarihçesine değinen yazar, bugün Doğu Türkistan denilen bölgede, İsa’dan birkaç binyıl önce otuzun üzerinde değişik şaraplar üretildiğinden sözediyordu.

            Bu şarapları Alperenlerin ataları üretmekte ve Çin’e satmakta imişler.

            Kuşkusuz toplumsal bilimlere yakın biri, korunda tik oturasıca Özal döneminde savlandığı gibi, salt dışsatım için üretim yapılmayacağını bilir.

            Doğu Türkistan Türkleri ya da Uygurlar da o güzelim şarapları bir güzel içmekte imişler.

            Bir an için, Çin’lilerin Set üzerine çıkıp, ‘şarabını kap da gel biraz müzik dinleyelim’ diye bağırdığını düşünelim.

            Uygur alperenleri bu çağrıya duyarsız kalabilirler miydi?

            Artık toprak testide mi olur, hayvan derisi içinde mi bilinmez, üç-beş tür şarap alıp ve ufak ufak yudumlayarak Çin Seddi’ne yönelirlerdi herhalde.

            O günlerde namaz kılmak bilinmediği için zamandan da kazanmış olacaklardır.

            Ne namaz ve ne de Zaman gazetesi vardı o günlerde.

            Daha sonraki dönemlerde Alperenler müslüman oldular, şaraptan da uzak durdular. Ama müziğe hiç saldırmadılar, dahası hep müzikli saldırdılar.

            Boynuz, boru, davul her ne ise tüm saldırılar müzik eşliğinde oldu.

            Coşmak için ‘iki tek atmak’ yerine bir ‘düm-tek’ yeterli geldi.

            Ne ki  ‘Zaman’ icad oldu alperenlik de bozuldu.

            Dr Recep’in dilinden düşürmediği ‘mertlik-namertlik’ söyleminin bu deyimlerin içini boşaltması gibi, alperenliğin içi de boşalmış oldu.

            Yoksa iki rekat namaz kılıp Topkapı sarayına saldırmak niye?

            Bunun neresinde alplik neresinde erenlik?

            Mert zorba olabilir mi?

Türkiye’de Zaman gazetesi çevresi ‘insana ilişkin tüm değerleri’ tüketmekle görevlendirilmiş tir.

            Bunlarda insanlık yoktur ki, mertlik alperenlik ola.

            Ne müzik ne şarap ve ne de zevk.

            Ne din ne iman ve ne de ahenk.

            Bunlar düzene, daha doğrusu düzenliliğe düşmandırlar.

            Ne birlik ve ne de dirlik, tüm amaçları başıbozuk bir cenk.

            Emperyalizmin beşinci, altıncı ve yedinci kollarıdırlar.

Bir bardak şarap içmektense bir kazan kan içmeyi yeğlerler.

            Ve bunlar Türkiye’de kana susamışlıklarını her gün biraz daha belirgin olarak ortaya koymaktadırlar.

            Bunlarda oyun çok, zamana göre yeni tür ve biçimler alan.

            Bunlar toplumu tümden sarhoş edecekler; at izi kurt izine karışacak.

            Toplum şaşı bakacak; İbrahim Çatalses’in zırıltılarında geçen ‘rakı-şarap’ sözleriyle ‘mest’ olup, İdil Biret’in ulusalcılığını ‘test’ edecekler.

            Doğu Türkiye’den gelen alp cenazelerini görmeyip, Doğu Türkistan’daki erenlere ağıt yakacaklar.

            Dr Recep’in faşizmi böylece ‘güm’e götürülebilecek ancak.

            Gül çalıp Gülen oynayacak.

            ABD ile bir olup Çin’e saldırılacak.

            Uygur şarabı işte böyle bir şey özünde.

            ABD emperyalizminin mahzenlerinde çok daha fazlası var.

            İçmek istemediğin zaman da başına geçiriverirler çuvalı.

            Ve  olur mu bizim erenlerimizin torbalı?

            Türk tarihinde namerdin egemen olduğu bir dönemden geçiyoruz.

            En uyanık durumda olması gereken gençliğimiz ise bir hoş.

            Düpedüz sarhoş.

Habip Hamza Erdem




 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
7104 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 28, 2011, 09:59:26 ös
Gönderen: park10
0 Yanıt
4800 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 10, 2009, 02:21:27 ös
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
1954 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2012, 11:55:38 ös
Gönderen: NOSAM33
1 Yanıt
1471 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 13, 2012, 10:18:55 ös
Gönderen: NOSAM33
12 Yanıt
4771 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 25, 2012, 10:28:27 öö
Gönderen: Felix Steiner
23 Yanıt
13546 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 08, 2019, 12:42:19 öö
Gönderen: burakc
13 Yanıt
5061 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 30, 2013, 11:22:21 ös
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
1843 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 14, 2014, 03:20:37 öö
Gönderen: ulviii
19 Yanıt
5102 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 18, 2015, 09:40:08 öö
Gönderen: Risus
4 Yanıt
2578 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 06, 2016, 07:51:37 ös
Gönderen: Dante