Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: MASONLUĞUN YASALARI -4  (Okunma sayısı 3481 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 08, 2009, 07:42:44 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



İngiltere’de Masonluğun Bölünmesi

18. yüzyıl ortalarına doğru İngiltere’deki locaların birbirlerinden yer yer çok farklı uygulamalara giriştikleri görüldü. Bu farklılaşmada hangi anayasanın geçerli olduğu konusundaki uyuşmazlığın etkisi de vardı ama tek neden bu değildi. Bir yandan Yok Büyük Locası’nın önderliğini etmiş olduğu Bütün İngiltere Büyük locası da yandaş toplamış, diğer yandan İngiltere büyük Locası’na bağlı birçok loca, büyük locayı umursamadan kendi benimsediği yöntemleri uygulamak eğilimine girmişti Yeni locaların kurulmasında, yeni masonların alınmasında, derecelerin verilişinde, görevlilerin seçiminde, protokol uygulaması ve oturumların yürütülmesinde birbirinden çok farklı yöntemler uygulanıyordu. Dolayısıyla “Genel tüzükler” bile geçerliliğini yitirmiş gibiydi,

Yöntemleri birbirleriyle tam bir uyum içinde olmayan localar, kendilerini “düzenli” (muntazam) görüp diğerlerini düzensiz (gayri muntazam) olmakla suçluyordu. İngiltere Büyük Locası, kendisine bağlı locaları belli bir disipline sokamıyor, yöntemler arasındaki çelişkileri gideremiyordu. Bir diğer deyişle “obediyans” kavramı da anlamını yitirmiş gibiydi.

Bu durumun sonucunda beklenen oldu. 1751 yılında İngiltere’deki Masonluk parçalandı.

Birçok ayrı telden çalan olmasına karşılık belirgin iki grup vardı. Bu iki gruptan biri Masonluğun 17. yüzyıl ve öncesinden kalma eski yöntem ve geleneklerine kesinlikle bağlı kalınması gerektiğini savunuyordu. Bu görüşte olan locaların topluluğu kısaca “Eskiler” (Antients) olarak anılıyordu. Bu grupta yer alan localar İngiltere Büyük Locası’ndan koparak kendi başlarına bir diğer büyük loca kurdu. 1756 yılında, bu büyük locanın büyük sekreteri olan Laurence Dermott, geçmişteki tüm anayasa çalışmalarını bir kez daha derleyip toparladı. Hazırlamış olduğu tasarı büyük loca genel kurulunda onaylandı. Bu anayasaya Ahiman Rezon adı verildi.




“Ahiman Rezon” ne demektir?

Bu konuda öyle çok yorumsal açıklama var ki, hangisinin doğru olduğu belli değil.

Bir açıklamaya göre “kardeşlerin seçtiği yasa” anlamına gelir. Bir başka açıklamada sözlük anlamı “gerçek ve inanmış bir kardeşin görüşleri” olarak verilir. Bu terimin etimolojisinin İbranice değil, İspanyolca olduğunu süren bir başka yoruma göre ise “tüm ilkelerin toplamı” demektir.

Diğer grup ise İngiltere Büyük Locası’nın geçen çeyrek yüzyılda Masonluğa getirmiş olduğu değişimleri benimseyen localardan oluşuyordu. Bu gruba da kısaca “Yeniler” (Moderns) deniyordu. Bu büyük locada 1738 tarihli değişiklik de yadsındı ve 1723 tarihli özgün anayasaya dönüldü.

18. yüzyılın ikinci yarısında her iki büyük loca da kendi benimsedikleri anayasa üzerinde değişiklikler yapılması gereksinmesini duydu.

Ahiman Rezon üzerinde 1764, 1778 ve 1787 yıllarında olmak üzere üç kez değişiklik yapıldı.




Yeniler olarak anılan büyük loca ise anayasasını 1767 ve 1784 tarihlerinde olmak üzere iki kez değiştirdi.

Yapılan bu değişiklikler, zamanın gereksinme ve giderek değişme gösteren anlayışlarının sonucuydu. O tarihlerde anayasayı değiştirmek yerine olduğu gibi bırakıp üzerinde yorumsal değerlendirmeler yapmakla yetinmek uygun bir çözüm yolu görülmüyordu. Böyle bir yaklaşımı sadece Kıta Avrupası’ndaki masonlar benimsiyordu.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ekim 08, 2009, 01:25:04 ös
Yanıtla #1

Çok güzel.. Şuanda Hiramın Anahtarı adlı Kitaba yeni başladım, nedense zor elime geçti ama Masonlar hakkında sahip olduğum düşüncelerimi buraya da aktarmak isterim tabiki ondan önce Yazarları iki Mason olan C. Knight ve R. Lomas' ın her nedense Isa'nın Tanrısallığına ilişkin bi hayli kuşkuları var. Onun dışında Kitap gayet güzel yazılmış aslında henüz başlardayım ama..

Bi de eğer gerçekse Hiram Abif'in 3 kez 3 ayrı kişi tarafından sınanması aslında belki bu çok garip gelebilir ama işin gerçek tarafı neden çok fazlasıyla Isa'yla yakınen ilgili bu Masonluk onu da pek anlamış değilim yani ilgili derken hemen açmak isterim yanlış anlaşılmasın da.. Isa üzerinde yoğunlaşıp da türlü türlü fikirler ve icraatlerde bulunulması..

Gerçi bunları Hiramın Anahtarı adlı daha önce açılmış bi başlık altında belirtmiş olsam daha iyi olurdu ve istenilirse sakıncası yoksa oraya da alınabilinir, benim bi problem yok ama konu başlığı gereği aklıma hemen bunlar geldiği için yazma ihtiyacını hissettim.

Son olarak da Tapınak Şovalyeleri ve gerçekleştirdikleri Haçlı Seferleri fakat onun sonrasında da birden yok olmaları gerçekten dehşet verici.. Meğersem olayların asıl içeriğini bulabilmek için derinine araştırıp da fikir edinmek daha sağlıklısı ancak bazı bilinemeyenlerden ötürü de şaşıp kalmamak elde deil.

Saygılar,     
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ekim 08, 2009, 02:12:08 ös
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Isabell,

Korkarım benim yazdıklarım ile sizin ortaya koyduğunuz konular pek uyuşmuyor. Şu aşamadra ben sadece Masonluğun Yasaları'ndan söz etmekteyim. Önce bunları genel olarak ele alıyorum; sonra biraz da ayrıntılarına girmek düşüncesindeyim.

Ne yazık ki Hiram'ın Anahtarı ve ona benzer kurgusal kitaplar çağımızdaki Masonluğun niteliklerini ve doğru özelliklerini anlatmaktan pek uzaktır. Mason yazarlar tarafından da kaleme alınmış olsalar, bunlar Masonluk hakkında yanılmalara neden olabilmektedir. Yazarların ön yargılı olduklarını ve konuları kendilerine göre bambaşka yönlerden aktardıklarını bilmek gerekir. Örneğin, Masonluk'ta İsa'dan pek söz edilmez.  Zaten bu nedenle kimi Hıristiyanlar Masonluğa ağır suçlamalarda bulunmuştur.

İzninizle bir düzeltme danha yapayım: Haçlı Seferleri'nin Tapınak Şövalyeleri düzenlememiştir. Bu örgüt zaten merkezi Kudas'te olmak üzere ilk Haçlı Seferi'nden 19 yıl sonra kurulmuştur. Bunu izleyen 9 yıl (1127'ye kadar) Kudüs'teki Siyon Tepesi'nde kendi içlerine kapanık kalmışlardır. Ondan sonra büyük bir patırtı ile ortaya çıkmış ve ilerleyen yıllarda örgütlerini genişletmişlerdir. Kudüs'teki varlıkları ise ancak 1188 yılına kadar (bu tarih üzerinde yanılabilirim) yılana kadar sürmüştür. Selanattin Eyyubi'nin Kudas'ü ele geçirmesi üzerine önce Akka'ya çekilmiş, Memlukların o kaleyi yıkmaları üzerine Kıbrıs'a göçmüş, bir ara Rodos'ta kalmış ve son olarak Languedoc'a yerleşmiş, özellikle 13. yüzyılda tüm Avrupa ekonomisini ve siyasi dengeleri kontrolleri altında tutmuş, 1307 yılında örgütsel varlıklarına son verilmiştir. Demek ki Tapınak Şövalyeleri'nin birdenbire ortadan yok oluşları diye bir şey de yoktur.

Acaba bir ara onlara ilişkin bilgileri de mi yazsam bu forum alanında?

Sevgiler.




 


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
5704 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 11, 2012, 08:34:56 öö
Gönderen: peacewings
2 Yanıt
4249 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2012, 04:28:16 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3447 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 07, 2009, 03:57:08 ös
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
3719 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 09, 2014, 09:11:57 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2771 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 09, 2009, 08:40:23 öö
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
4263 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 03, 2016, 03:55:11 ös
Gönderen: resurrected
3 Yanıt
7318 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 03, 2016, 11:33:58 ös
Gönderen: hyperbolic metamaterial
0 Yanıt
2586 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 10, 2009, 10:33:58 öö
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
3709 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 09, 2014, 09:06:03 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2919 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 10, 2009, 04:04:15 ös
Gönderen: ADAM