Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Mu Kıtası ve Güneş Dil Teorisi Üzerine I  (Okunma sayısı 636 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 21, 2019, 09:37:25 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 281
  • Cinsiyet: Bay

Daha öncesinde Mu üzerine bir yazı yazmak istiyordum burada. Daha öncesinde yazmış olduğum yazıyı derleyerek burada sizlerle paylaşmak istedim. Öğrendikce bu serinin devamı da gelecek.

Mu Kıtası ve Güneş Dil Teorisi , Mustafa Kemal Atatürk’ün derin araştırma konularından bir tanesi olmuştur.

Atatürk, Türklerin kültür kökenini ortaya çıkarmak istiyordu. Ve bunun Mu Uygarlığı ile bağlantılı olabileceğini düşünüyordu. Cumhuriyet’in ilk yıllarından ölümüne kadar bu isteğini ve çalışmalarını sürdürmüştür. Benim en çok garibime gidense Atatürk’ün ölümünden sonra konuyla alakalı, resmi olarak doğru düzgün bir araştırma yapılmamış olup, resmi makamlardan da açıklama yapılmamış olmasıdır.

1930 yılında Türk Tarih Kurumu‘nun kurulmasıyla o yıllar da Türk tarihine dair zengin eserler ve bilgiler ortaya çıkarıldı. Yine de Türk kültürünün kökenleri büyük oran da açıklığa kavuşmamıştı.

1932 yılında Emekli General Tahsin Mayatepek , Atatürk’e Maya Dili ve Türkçe arasında benzerlikler olduğunu bahsetmek adına bir ziyaret gerçekleştiriyor. Zaten dananın kuyruğu bu ziyaretten sonra kopuyor desem yeridir. İlk olarak Güneş Dil Teorisi fikri burada filizleniyor. Atatürk hemen Tahsin Bey’i Mu Kıtası ile alakalı araştırma yapması için Meksika’ya elçi olarak atıyor. Neden Meksika? Çünkü Mayalar Meksika bölgesinde yaşamlarını sürdürmüşler.

Tahsin Bey akabinde Meksika’ya gidiyor. orada kendisine Amerikan Arkeolog William Niven ‘ın bulduğu tabletlerden bahsediliyor. Çünkü Maya Dili’nin kökeni bu tabletlerdeydi. Haliyle Tahsin Bey bu tabletleri Türk Diliyle karşılaştırıp benzerlikleri arıyor, konuyla ilgilendikçe yeni bilgiler ortaya çıkarıyordu.

Mesela kendisinin soyadında bulunan Maya kelimesi olan tepek, Türkçe’de ki tepe sözcüğüyle aynı anlamdadır. Kendisine çalışmalarından ötürü bu soyadı veriliyor. Soyadı olan maya-tepek ‘in hikayesi de buradan geliyor.

Daha sonrasında konuyla alakalı olarak Tahsin Bey’in ilgisini İngiliz Albay James Churchward ‘ın Hindistan’da bulduğu tabletler çekiyor. Churchward, tabletlerle alakalı 50 yıl boyunca sürdürdüğü çalışmasını ve edindiği tüm bilgileri 5 ayrı kitapta yayınlamış birisidir. Dilerseniz bunlara günümüzde ulaşabilirsiniz. Çevirileri de mevcut.

Tahsin Bey tüm bu olanları, gözlemlerini,  yaşadıklarını Atatürk’e rapor olarak yolluyor. Ardından Atatürk’ün konuya dair ilgi ve merakı daha da artıyor. Ve Churchward’ın Mu ile alakalı kitapları getirilerek 60 kişilik bir tercüme heyeti tarafından kısa sürede tercüme ettiriliyor.
Lakin araştırdığımda bu kitapların o dönem basılmadığını, daktiloyla yazılmış metinler halinde Atatürk’e teslim edildiğini öğrendim. Şuan da ise Türkçe çevirilerini basılmış olarak bulabilirsiniz.

Bu kitaplardan ikisi halen “ Kayıp Mu Kıtası  ve Mu’nun Çocukları “ Anıtkabir kitaplığında 1301 ve 1302 numarasıyla kayıtlıdır. Daktiloyla yazılmış çeviri metinleriyse dosyalar halinde Anıtkabir’de bulunmaktadır.  Bir ara Anıtkabir’e konuyla alakalı bir ziyaret gerçekleştirmiştim. Kütüphane de yol üstü bu kitaplardan biri koyulmuş ve Atatürk’ün yanına yazdığı notların bulunduğu bir sayfa açılmış sergileniyordu. Halen aynı yerinde mi bilemiyorum.

Tahsin Bey’de çalışmalarını belge ve fotoğraflarla 3 ciltlik defter halinde Atatürk’e yollamış. Orjinal nüshası Türk Dil Kurumu kitaplığı 56 ve 57 numaralı kayıtlarda tutulduğu bilgisini almıştım. Halen aynı yerde mi bilemiyorum. Daha sonrasında bu eserler TDK tarafından yayınlandı mı onu da bilmiyorum. Konuyla alakalı bilgisi olan üyeler yorum yaparsa sevinirim.

Resim: Thomas Cole , İmparatorluğun Yıkılışı
« Son Düzenleme: Şubat 22, 2019, 05:11:46 ÖS Gönderen: Risus »
Her kande baksam görünür gözlerime sırr-ı ezel
Her şey ulaşıp aslına çıktı aradan kainat