Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: LANDMARKLAR ÜZERİNE – 9 (SON)  (Okunma sayısı 3058 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 05, 2009, 01:10:55 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



SONUÇ VE YORUM


Bu başlık altında anlatmış olduklarımın tümüne bakınca, Masonlukta LANDMARK diye bir kavramın varlığı açıkça görülüyor. Kimi masonların ve bazı kuruluşların, Masonlukta Landmarkların varlığını kökünden yadsıyarak, bu karşı çıkış diretmesini sürdürmeleri bir şey değiştirmiyor hatta bir “boş lâf” niteliği taşıyor.

Nasıl bir yerden diğerine bir arazinin sınırlarını belirlemekte kullanılan taşlar ve bunların yerleştirilme şekilleri, dünyanın herhangi bir yerinde yol gösterici nitelikli işaretler birbirinden farklıysa; bir mason obediyansından diğerine de Landmarklar farklılık gösteriyor.

İlkelerdeki ve yöntemlerdeki bu farklılık, Masonluğun henüz tüm dünya çapında “tekbeden” olamamışlığının doğal sonucudur.

Ancak bu durum, mason obediyanslarının Masonluğun evrensel amacının gerçekleştirilebilmesi doğrultusundaki birlik ve beraberliğini de engellemez; engellememelidir.

Bu çalışmada ayrıntılarına girmedim ama çeşitli kişi ya da kuruluşlarca düzenlenmiş olan Landmark listelerinde, öncelikle “Tanrı inancı” konusu üzerinde durulduğu dikkati çekmektedir. Masonluğun 1723 tarihli anayasasının “Tanrı ve Din üzerine” başlığı altındaki ilk yükümlülüğü, bu konuda, hemen hiçbir dinsel inancın ilkeleriyle çelişmeyecek bir evrensel benimseyiş getirmiştir. Kimilerine göre, Masonluğun bu konudaki landmarkı, anayasanın ilk yükümlülüğünde belirtilenden başka bir şey olamaz.

Ancak bu evrensel benimseyiş pek esnektir ve farklı yorum ya da değerlendirmelere de elverişlidir. Bundan dolayı kimileri bu yükümlülüğün açık ve kesin bir şekilde yorumlanması gerektiğini ileri sürmüş, bunun sonucunda da “Tanrı inancı” konusu üzerine Landmark olarak nitelendirdikleri bir yargısal tanımlama oluşturmuşlardır.

Landmarkların 18. yüzyıl öncesinden yani Operatif Masonluk döneminden kalma olduğu, ne zaman ve nerede oluşturulduklarının bilinmediği ve çağlar boyunca hiç değişmeksizin varlıklarını sürdürdükleri, dolayısıyla şimdi ve bundan sonra da hiç değiştirilmeksizin korunmaları gerektiği sık sık savunulan tezlerden biridir. Böyle bir tezi savunanlar, aslında kendi uygulamalarıyla çelişkiye düşmektedir çünkü hiçbir spekülatif mason kuruluşunun uygulamadaki kural ve yöntemleri Orta Çağ ve sonrasındaki inşaatçı (Operatif) mason localarının uygulamış oldukları kural ve yöntemler değildir; yer yer benzerlikler vardır ama farklılıklar çok daha fazladır.

Masonluğun 1723 tarihinde yürürlüğe girmiş olan özgün anayasasının kapsamında yer alan birçok kural ve yöntem bile daha 18. yüzyıl ortalarında iken uygulanabilirliğini yitirmiştir. 1723 tarihli anayasanın tümüne, hiçbir kural ya da yöntemi çağın gereklerine göre uyarlamaksızın aynen uygulamayı sürdüren her hangi bir mason obediyansı kalmamıştır.

Landmarklar, yalnızca çağdaş koşullar altında ve çağın göreli anlayışlarına uygun bir ortamda geçerlidir. Bunlardan bazıları, ortamın ve koşulların değişim göstermesi nedeniyle geçerliklerini yitirebilir. Mülkiyetlerin değişmesi nedeniyle ya da eskidikleri ve işe yaramaz bir hale geldikleri için, arazilerin sınır taşları zaman zaman değiştirilir; doğal landmarklarda da böyle değişimler olmaktadır. Durumun, çağın ve ortamın gerekleri uyarınca, değişik şekil ve boyutlarda sınır taşları kullanılabilir; bir doğal landmarkın yerine bir başkası benimsenebilir ya da yerine insan eliyle yapılma olanı konulabilir.

Masonluğun Landmarkları da aynı şekilde değişime uğrayabilir; bunlardan bazıları terk edilebilir; bazılarının yerine bambaşka ve yepyeni olanları getirilebilir.

Kimi masonlara ve Masonluk kuruluşlarına göre, Masonlukta böylesine değişiklikler yapılamaz; bu tür değişiklikler “Masonluğun öz niteliği”ne aykırıdır.

Kimi masonlara ve Masonluk kuruluşlarına göre ise; böylesine değişiklikler yapılmayacak olursa, Masonluk çağın koşul ve gereksinmelerinin gerisinde kalır ve bunun doğal sonucu olarak da önce işlevini, sonra da giderek varlığını yitirme yolunu tutar.

Hangi görüşün haklı olduğunu tarih gösterecektir.

Masonlukta Landmarklar olsa da olmasa da, Landmarklar olup değişseler de değişmeseler de, bundan dolayı mason kuruluşları birbirlerini “düzenli” olarak tanısalar da tanımasalar da; dileyelim ki Masonluğun İNSANLIK ÜLKÜSÜ yaşasın ve toplumlar bir gün bu ülkünün gerçekleştiğini görsün.


KAYNAKÇA (İLGİLENENLER İÇİN):

Clegg, Robert I.
MACKEY'S REVISED ENCYCLOPEDIA OF FREEMASONRY  (Sayfa 559-564)
New York, 1966

CLIPSAS
UNION DE STRASBOURG POUR LA LIBERTE DE ABSOLUE DE CONSCIENCE
Bruxelles, (tarihsiz)

Coil, Henry Wilson
COIL'S MASONIC ENCYCLOPEDIA   (Sayfa 353-366)
Richmond, 1966

Pound, Roscoe
LECTURES ON MASONIC JURISPRUDENCE
Massachusetts, 1919

Shepherd, Silas H.
THE LANDMARKS OF FREEMASONRY
Kingsport, 1946

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 19, 2009, 04:59:22 ÖS
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bay



SONUÇ VE YORUM




Masonluğun Landmarkları da aynı şekilde değişime uğrayabilir; bunlardan bazıları terk edilebilir; bazılarının yerine bambaşka ve yepyeni olanları getirilebilir.

Kimi masonlara ve Masonluk kuruluşlarına göre, Masonlukta böylesine değişiklikler yapılamaz; bu tür değişiklikler “Masonluğun öz niteliği”ne aykırıdır.

Kimi masonlara ve Masonluk kuruluşlarına göre ise; böylesine değişiklikler yapılmayacak olursa, Masonluk çağın koşul ve gereksinmelerinin gerisinde kalır ve bunun doğal sonucu olarak da önce işlevini, sonra da giderek varlığını yitirme yolunu tutar.

Hangi görüşün haklı olduğunu tarih gösterecektir.


sn ADAM Landmarklar değiştirilebilir fakat bu tür değişklikler yapılırken bildiğim kadarıyla masonlar anayasası doğrultusunda ve diğer büyük locaların landmarklarına uygun şekilde yapılabileceğini düşünüyorum. sonuçta landmarklar toprak sınırlarının ve o locadaki üstadı muhteremin buyuklüğünü ve locasının tanınmasında onemli bir kriterdir.

saygılarımla.
« Son Düzenleme: Kasım 19, 2009, 05:27:28 ÖS Gönderen: skullG »


Kasım 19, 2009, 05:52:06 ÖS
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Lucifer'in deyişi üzerine, belki daha önce belirtmiş olduğum bir şeyi yinelemeliyim.

Şöyle özetleyeyim:

Dünyadaki mason kuruluşlarının büyük çoğunluğu Masonluğun birtakım landmankları bulunduğunda, bulunması gerektiğinde ilke olarak birleşiyor. Fakat bunların ne olduğunun ortaya konması söz konusu olduğunda, kimileri bu konuda hiçbir şey söylemiyor, kimilerinin deyişleri arasında da uyuşmazlıklar, çelişkiler var.

Öte yanda kimileri de landmankların kavramsal tanımı üzerine Masonlukta hiçbir landmark bulunamayacağı görüşünde... Dün geçerli olan landmarklmarın bugün geçerle olmayabileceğini, bugün geçerli olabileceklerin yarın geçersiz kalabuleceğini belirterek, tümünü yadsıyor.

Bi ikincileri bir yana bırakıp birincilere gelirsek... "Masonluktaki Landraklar şunlardır:..... " denilebilmesi için, bu bağlamda bir büyük locaya ya da belli bir mason örgütüne özgü landmarklardan söz etmeyip Masonluğun bütününü gözettiğimize göre, tüm bu büyük loca ve diğer masonik örgütlerin landmarkların niteliği üzerinde uyuşmaya varmış olmaları gerekiyor. Ancak işte bu da olanaklı görünmüyor çünkü hepsi ayrı telden çalıyor.

Bu durumda belki ikincilerin görüşüne dönmek ama landmarkların tümünü yadsımak yerine "Herkes kendi landmarklarını kendine göre ve kendisi için belirler." diye bir kuralı benimsemek sanki daha akla yatkın görünüyor.

Kimine göre böyle bir tutum masonluğun bütününü zedeler. Kimine göre de aslında hiç de zedelemez. Önemli olan amaç ve asal ilkeler ile çalışma yönteminin her yerde aynı olan özellikleridir.  Bunun üzerine ne kadar çok kısıtlı kural eklerseniz, Masonluğu o kadar çok bölersiniz.

Nitekim dünya yüzünde tek bir Masonluk yoktur; Masonluklar vardır.

Sevgiler.
 


 
 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ağustos 25, 2015, 10:58:17 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay

Landmarklar üzerine yapmış olduğu bu genişçe çalışma için Sayın ADAM'a teşekkür ederim. Merakları giderecek türden.  Ve boşluk bırakmadan yapılacak bu çalışmaları da hazırlamak tabi kolay iş değil.

Bu yazı ile 'Landmarklar' üzerine zihnimde çürük olmayan bir şablon oluştu diyebilirim. Son bölümde yapılan sentez ise bu şablon içindeki olası kurtlanmanın önüne geçiyor.

Kısacası dört dörtlük.

Ancak küçük bir noktaya  takıldım ve yazarak giderilebilceğini düşündüm.

'Landmarklar' hakkında yapılan bu çalışmanın birinci bölümünde bir "gayya kuyusu" benzetmesi yer alıyor.  Ve bildiğim kadarıyla bu kuyu olumsuz olan durumları ve dibi olmayan çukurları ifade etmede kullanılıyor.  Buna cehennem kuyusu diyen de vadi diyen de var.

Acaba Sayın ADAM da bu çalışmanın girişinde  "gayya kuyusu" derken neyi kastetti ? 

Taşlarla örülmüş bir vadiyi mi yoksa sonu olmayan dipsiz bir kara kuyuyu mu ?


Ağustos 25, 2015, 11:55:29 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Burada belki deyim yanlış kullanılmış olabilir.

Denilmek istenen, bu konunun çok geniş ve bitmez tükenmez tartışmalar içerdiğidir. bir tek bu konu üzerinde yazılmış onlarca kitap var. Bunlardan çoğu elbette İngilizce, bir bölümü Fransızca, birkaçı Türkçe.

Fakat sakın bana Türkçe kitapları nerede bulabileceğinizi sormayın. Gerçekten merak eden, gerçekten öğrenmek isteyen, Masonluktaki bu ayrıntılara girmeye gönül veren kişi arar ve bulur.
 

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2485 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 27, 2009, 11:11:02 ÖÖ
Gönderen: ADAM
13 Yanıt
5820 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 23, 2009, 05:43:49 ÖS
Gönderen: lucifer
0 Yanıt
4720 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 29, 2009, 08:51:06 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2449 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2009, 12:21:03 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
4266 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 31, 2009, 08:27:46 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2205 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 01, 2009, 12:23:03 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2497 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 02, 2009, 08:20:15 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1980 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 04, 2009, 01:59:16 ÖS
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
2039 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2012, 09:42:40 ÖÖ
Gönderen: karahan
4 Yanıt
1989 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2018, 09:00:07 ÖS
Gönderen: Tık-Tik-Tak