Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: T E K A M Ü L ?  (Okunma sayısı 5623 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 27, 2009, 06:37:16 ös
Yanıtla #10
  • Ziyaretçi

:) Arkadaşlarım nette  yüzünüzdekilerinizi yazdıklarınıza yansıtmanız imkansız olabiliyor.  Bu foruma bir yılı geçkin bir zamandır üyeyim ve sadece üç post atmışım. Yani «Acaba bu yazıyı nereden çıkarmış; bir araştırayım da onu zor duruma düşüreyim.» gibi bir tarza sahip biri olsam elbette daha fazla mesajım olurdu. Bir yıldır sadece okuyorum. nette "Tekamül" konulu araştırmayı yaparken o yazıyı okudum, akabinde burada da okuyunca o mesajı yazdım. Evet hepinize katılıyorum kimse  kaynak göstermek zorunda değil. Bunu yapmayan her kişide de artniyet aramamak lazım. Kaynak gstermek lişisel bir tercihaslında. Ama benim niyetimde birilerini zor duruma düşürme kaygısı değildi. Medeni ve seviyeli bir yazıydı.

Neyse bu güzelim başlığı böyle çok da gerekli olmayan tartışmalara kapayalım.  Herkese selamlar arkadaşlar. Okumaya devam. :)


Aralık 06, 2009, 02:57:41 ös
Yanıtla #11
  • Ziyaretçi

Saygılarımı sunar,  tekeamül kavramını çok güzel bir şekilde açıkladığınız için teşekkür ederim.


Şubat 02, 2019, 12:20:27 öö
Yanıtla #12
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 83
  • Cinsiyet: Bay

Daha önce farklı bir başlıkta hazır olmakla ilgili bir soru sormuştum. Daha doğrusu manevi olarak hazır hissetmenin neden çok zor olduğunu kendimce açıklamaya çalışmıştım. Sanıyorum bu başlıkta yazılanlar da manevi hazırlığın ne denli zor olduğunu gösteriyor. Açılmasının üzerinden uzun vakit geçmiş olsa da zaman zaman dönüp yeniden okunması gereken sözler içerdiğini düşündüğüm bir başlık.
Saygılar.


Şubat 02, 2019, 06:46:02 ös
Yanıtla #13

Evren bazındaki saatin on iki'ye beş kalalık kadar bu kısa ve az varlık süremizde, çok şeyler başardık; ve daha çok anlayıp anlaşılmalıydık.

Evrenin sınırsızlığında varoluşun o sonsuzluğunu tattığımız an,bilinmenin ve bilinmezliğin arzusu, keşfin benlik içinde ateşlediği hissi körükledi.

En çok da kendimizi keşfetmeliydik; çünkü evren bizimle kendini keşfetmek istedi.Varlık yokluğa o kadar hızlı dokundu ki,an sadece yükseleceklerin avuçlarında kaldı.

Evren onlar için,daha önce sayısızca katlanmış bir çiçeğin nasıl açılacağını bilmek kadar aşikarda olsa ,gidilecek olan yolların onlar için gizemi asla kaybolmadı.
« Son Düzenleme: Şubat 02, 2019, 06:48:37 ös Gönderen: Tık-Tik-Tak »
Sen Özelsin


Mart 24, 2020, 12:20:57 ös
Yanıtla #14

Güzel bir yazı dizisi olmuş. Merak ettiğim bir konu var sizlerin tekamül yada başka bilgelik kaynaklarınız yapmak istediği ile yapması gereken arasında sıkışıp kalan bir insan için ne öğütlüyor ?
yani  çok istediği bir şey ile yapması gereken doğru hareket arasında sıkışıp kalmış küçük bir adama yada bir masona örneğin; tekamül yada benzeri bir bilgelik neyi telkinde bulunur?


Mart 24, 2020, 01:16:54 ös
Yanıtla #15
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1405
  • Cinsiyet: Bay

Güzel bir yazı dizisi olmuş. Merak ettiğim bir konu var sizlerin tekamül yada başka bilgelik kaynaklarınız yapmak istediği ile yapması gereken arasında sıkışıp kalan bir insan için ne öğütlüyor ?
yani  çok istediği bir şey ile yapması gereken doğru hareket arasında sıkışıp kalmış küçük bir adama yada bir masona örneğin; tekamül yada benzeri bir bilgelik neyi telkinde bulunur?

Sayın Transcendental,

Üst üste iki farklı başlıkta yazınızı bir arada değerlendirmek isterim uygun bulursanız.




Merhaba. biraz geç oldu ama konu ilgimi çekti.Cümlenizde tartışmaya açık birkaç hususu gözardı edip sonuna ulaşınca tıkandığım bir nokta kalıyor. Yükselme kelimesi. Madem ki doyumsuz ruhu var insanın yokluğun içinden eriyerek yükseleceği hangi mertebe vardır alemde? Sadece bizler için değil her şey için geçerli bu. Yokluğun rafine ettiği bir yükseliş makamı bence olamaz. Velev ki var, peki o yükseleceğimiz mertebenin içinde ne (var) olacak? Yokluğun kendisi mi var olacak o yükselme noktasında ? eğer içinde hicbir şey olmayacaksa neden onca zahmeti çekip ulaşılan bir yükseliş olsun ki?
Neyse daha fazla sulandırmak istemiyorum.
Bakış açınız,sorunuz güzel ama takdir ettim.Umarım tez vakitte başarılı bir şekilde kitabınızı bitirirsiniz.

Önce bununla ilgili diyeceklerim var.  Bu konuları işleyen, üzerine konuşan pek çok yol vardır. Bunlardan biri de Kabala. 3 resim ekleyeceğim, bir kitaptan alıntılayarak.

1. görselde Ayn Sof Or göreceksiniz, bu sınırsız ışık demektir. Sonra Ayn Sof, yani Sınırsız. Sonra sadece Ayn yani hiç.
Bu 2. Görselde bir çember ortasındaki daire halinde görünecek. Bu simge bilimde Güneş ve Altın simgesidir aynı zamanda. Nokta her şeyin bilgisidir ama mikrokozmostur.

Çember her şeydir, makrokozmosdur. Biri evrendir, biri insandır. Biri çınardır, diğeri tohumudur...

Bu bir göbek deliğidir aynı zamanda. Peygamber ya da imparatorların düşlerinde gördükleri hep budur. Göbek deliğinden fışkırarak bir yaşam ağacı ile getirdikleri din ya da kurdukları imparatorluğun ne kadar büyüyeceğini görürler.

Bu yaşam ağacı da kabalistik bir simgedir, 10 ader sefira ya da hepsi bir arada sefirot ifade eder. Herbirinin ayrı anlamları vardır, internette %1 doğru %99 yanlış olmak üzere bir dünya bilgiye ulaşabilirsiniz bununla ilgili.

3. görsel de bununla ilgilidir.

Neden önemli bu dediklerim.

İnsan düşmüş krallıktadır. Malkuttadır. Bu 10 sefiranın arasında bir değil 231 farklı kombinasyon ya da yol vardır. Yani ne sadece tasavvuf, belki din, ne sadece bilim ne sadece spiritüel okült çalışmalar ya da başkaları sadece ben seni kurtarabiliirim diyebilir. Herkes kendi yolunu seçebilir. Ne için, bu yolu Malkuttan, Keter'e yani taç'a kadar geri yükselmeye çalışır. Bu burada gerçekleşebilecek tekamüldür.  Bu yolu yürüyen kişi her şeyi elde etmek için yürümez. O yüzden de sorduğunuz gibi hiç bir şey elde edemeyeceksem bu çileyi neden çekeyim demek yukarıya doğru bir soru değildir. Aşağıya doğru bir sorudur!

Tekâmül eden kişinin aradığı HER ŞEY  değil BİR ŞEYdir.  KENDİSİ.

kendisini hiç noktasına taşıdığında göbek deliğinden yeniden diğer alem ya da boyuta geçebilir. O zaman ancak Ayn, Ayn Sof, Ayn sof or yoluna başlayabilir.

Çok parası olan daha büyük yat alamadığı, daha çok yer gezemediği vb. yine maddi şeylere hayıflanıp çokunu yok eder. Hiç bir şeyi olmayan örneğin hindu dilencisi, o gün karnını doyurduysa mutludur oysa. Her şey ve hiçbir şeye bu gözle bakmalıdır.

Ancak gelelim başa. Tekâmül Ezoterizm kısmında açılmış. Bana göre yanlış. Neden çünkü ezoterizm bir takım kimselerin başkalarından saklayarak hak edenle paylaştığı bir yol, bir öğretidir. Tekâmül ise asla toplu olamaz, kişi kendiyle başbaşadır. Öyle ise zaten kiminle neyi paylaşacak.

Yapmak istediği ile yapmak zorunda olduğu arasında kalan bir kişiden bahsetmişsiniz. Bu soruyu soran kişi daha yola bile çıkmamıştır. Yola çıksa bile yolun sonunda gökkuşağının altındaki saklı altın küpünü bulmak gibi hayallerle yolcu olur...

Ne önerirsiniz? Pek çok bey, paşa, prens, kral ne yaptıysa onu... Önce kaftanı, kavuğu bir yere bırakıp keçe hırkaya eyvallah deyin hele... Malkut derin bir çukurdur. Çıkaracak tek merdiven ise 'ÖZ İRADE'dir.

Alterius non sit qui suus esse potest


Mart 25, 2020, 05:42:17 ös
Yanıtla #16

çok ilginç bilgiler içeren bu cevap için teşekkür ederim. Zaman ayırıp böyle detaylı bir cevap çok hoşuma gitti. Bunları okuyup sindirmek ve eğer kabul ederseniz size sorular sormak için zamana ihtiyacım olacak.
Tekrardan teşekkür.


Mayıs 09, 2020, 04:14:59 öö
Yanıtla #17
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 22
  • Cinsiyet: Bay

Çok güzel yazılar paylaşılıyor, Sizleri Takdir ediyorum. Ve Okumaktan mutlu oluyorum. Buradaki ''TEKAMÜL'' yazılarınızı büyük bir Keyif alarak okudum.
Saygı ve Sevgilerimle


Mayıs 09, 2020, 10:19:41 öö
Yanıtla #18
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 272
  • Cinsiyet: Bay

Yazılar gerçekten keyifli ama Malkut'u çıkarmayı öğrenmek için okursanız anlamlı da gelecektir.
Saygılarımla.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...