Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Alevilerden CHP'li Onur Öymen'e 'Dersim' isyanı  (Okunma sayısı 4158 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 01, 2009, 03:42:36 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay

   
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, önceki gün Meclis'teki görüşmelerde hükümetin 'analar ağlamasın' diyerek başlattığı demokratik açılımı eleştirdi. "Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı?

Dersim isyanında analar ağlamadı mı?" diye soran Öymen, 1937'deki isyanın kanlı şekilde bastırılmasını mevcut terörle mücadeleye örnek olarak gösterdi. Öymen'e Alevi kesimden büyük tepki geldi. CHP Parti Meclisi üyesi ve eski Tunceli Milletvekili Sinan Yerlikaya, devletin Dersim isyanını 'vahşice ve zalimce' bastırdığını, bunun savunulacak bir tarafının olmadığını söyledi. Sanatçı Ferhat Tunç da, "O konuşmayı dehşetle izledim. Formül olarak Dersim'i örnek göstermesi demokrasi adına büyük bir utanç olarak tarihe geçecek. Irkçı, kafatasçı bir yaklaşım. Bence Onur Öymen söylemleriyle bir insanlık suçu işlemiştir." dedi. Öymen'in ırkçı bir yaklaşımda bulunduğunu ifade eden Tunceli Pir Sultan Abdal Derneği yöneticilerinden Enver Devletli de Öymen'in faşizan bir politika izlediğini kaydetti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in "Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı? Dersim isyanında analar ağlamadı mı?" sözleri Alevi camiada özellikle de Tunceli'de büyük tepkiye neden oldu. Geçmişte yaşananların Atatürk'ün hasta yatağında olduğu bir döneme denk getirildiği, zalimce uygulamaların hiçbir şekilde savunulamayacağı belirtildi. CHP PM üyesi Yerlikaya, "Bastırma yöntemi asla savunulamaz. Bazı insanlar kanunlara karşı, düzene karşı olabilir ama bunlar devletin parçalanması yok edilmesi niyeti yoksa, daha çok anlaşarak ve onlar ikna edilerek sorunlar aşılabilir." diye konuştu. Tunceli Belediye Başkanı Edibe Şahin, Dersim isyanının bastırılmasının, canlı şahitlere göre bir 'katliam' olduğunu belirtti. Onur Öymen'in konuşmasında milli mücadele ile Dersim veya Şeyh Sait isyanının bastırılmasını aynı kefeye koymasını garipsediğini belirtti. Şahin, "CHP'nin burada neler yaşandığını görmemesini, burada yaşayanlar olarak tarihe not düşüyoruz. CHP'lilerin bu anlayışları, Dersim'den neden bir milletvekili dahi çıkaramadığını ortaya koyuyor. CHP'nin artık geçmişiyle ve gerçeklerle yüzleşmesi gerekir." dedi. DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis ise "Dersim isyanında mağdur olan biziz, ölen öldürülen biziz. Ama Sayın Öymen, öfkesi bir yana hâlâ kin ve intikam duygularından arınmış değil." ifadelerini kullandı. Öymen'in açıklamaları üzerine en zor durumda kalan ise Tuncelili olan CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kılıçdaroğlu bu konuda açıklama yapmaktan kaçındı.

Alevi camiadan tepki yağdı

Sanatçı Ferhat Tunç: O konuşmayı dehşetle izledim. Irkçı, kafatasçı bir yaklaşım olarak görüyorum. Bence Onur Öymen söylemleriyle bir insanlık suçu işlemiştir.

Tunceli Pir Sultan Abdal Derneği yöneticilerinden Enver Devletli: Bu ırkçı bir yaklaşım. Öymen, CHP'nin faşizan yaklaşımları paralelinde bir açıklama yapmış. Kendisini kınıyorum.

Tunceli Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Celal Karagöz: Dersim'de soykırım denecek derecede bir vahşet ve dram var. Bundan sonraki olayları da bu şekilde bastıralım mantığıyla söylemişse bu hiç yakışık almayan bir açıklamadır.

Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı Doğan Bermek: Onur Öymen'in konuşmasını izlediğim zaman çok üzüldüm. Maksadını aşmış bir konuşma olmuş. Tartışmada kullanılabilecek en sağlıksız argümanları kullanmış.

Liberal Düşünce Topluluğu Alevi Bektaşi Araştırmaları Merkezi Direktörü Şenol Kaluç: Öymen'in açıklamalarının şiddetle kınanması gerekir. Bunu CHP'nin çok acil bir şekilde özür dilemesi gereken bir gaf olarak değerlendiriyorum. ZAMAN
HABİB GÜLER ANKARA
''Kızıl elmada buluşalım''


Aralık 01, 2009, 05:09:36 ÖS
Yanıtla #1
  • Skoç Riti Masonu
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 102
  • Cinsiyet: Bay

Bilmedigim icin, ogrenmek istedigim icin soruyorum; peki Dersim'de yasananlar niye yasanmis? Olayi bu noktaya getiren gelismeler neler imis?

Tum dunya Ermeni olaylkarini bizden farkli yorumluyor. Millet olarak biz bu olayin niye yasandigini, bu noktaya gelininceye kadar ne tur olaylarin cereyan ettigini cok iyi biliyoruz.

Fakat ben Dersim hakkinda bir kitap okumadim bugune kadar, o yuzden detaylari bilmiyorum... Basindan takip edebildigim kadari ile iki gorus var;

1. Dersim'de ciddi bir katliam yapilmistir, insanlik sucu islenmistir.
2. Dersim'de devletin gucunu kabul etmeyen, agalik sistemine dayali, kendi mahkemesini isleten bir feodal yapi vardi. Devlet bu yapinin devam edemeyecegini ifade etti. Agalar guc kaybedeceklerini anlayinca devlete karsi koydu, devlet de kendine bas kaldiran bu direnci yikti...

Bunlarin hangisi dogru? Sanki her ikisi de dogru gibi geliyor bana, ama dedigim gibi, bu konuda en azindan 3-4 tane her iki tarafin da tezini isleyen kitap okumadan fikir yurutmek mumkun degil heralde...

Sevgiler, selamlar,

aashooter.
Masonry is not a secret society, it is a society with secrets...


Aralık 01, 2009, 05:14:09 ÖS
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Zavallı onur öymen asla kastetmediği manada kullanmış olduğu sözleri bana göre yukarıdaki sözleri söyleyen bir çok kuş kafalı kurum yöneticileri işi dahada çıkmaza sokuyor.

Bu kadar deneyimli bir insan aklında olmayan bir sözü lafın geliş istikametinden kurtaramadığı için içine düşştüğü durum bu bence.

Chp li olmadığım halde yorumum budur benim.Orda elbetteki bir katliam yaşanmış.

Ozaman şöyle yapalım o tarihte ingiliz ajanları tarafından provake  edilen aşiret ağalarının milis kuvvetlerini biraraya getirerek bir türk karakoluna saldırmaları neticesinde bu vahim olaylar patlak veriyor.

Normale aleviler bu olayın başlangıç ve gelişim süreçlerinde yokalr ama sonuç kısmından kurtulamıyorlar.

Günümüzden bir örnek 2 gündür ülkeyi ateş çemberine çeviren hain bir beynin kalıntıları kendilerine sözüm ona kürt diyenler sizce aynı şeyleri yapmıyorlarmı dahada beteri.

O zamandan günümüze gelinen noktada der alınmışmı?hayır,Hala provake edilip kendilerini kullandırıyorlar.Mal beyinli kürt liderleri artık gerçeği ne zaman göreceklerde kürt toplumuna hakiki önderliklerini yapacaklar bu vatanın ayrılmaz ve bölünemez bir unsuru olduklarını,her kes gibi tüm demokratik haklarından sonuna kadar faydalanmaları gerektiğini anlatacakalr hakikaten merakla bekliyorum.

Seyrettiğim görüntülerden bende kalan te k iz nefret.Umarım akıllanı başlarına alırlar.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Aralık 01, 2009, 05:53:26 ÖS
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

dersim  ve bölgesi  osmanlılardan gelen  cumhuriyet dönemindede devam eden diger bölgelere pek benzemeyen feodal ve merkezi  oteriteyle de hiç uyuşamayan agalıgın hukmu olan bir bölge . cumhuriyet döneminde vergi vermek istememekte askere gönderme konusunda problemler çıkarmıştı. cumhuriyet yönetimi ve atatürk  bu bölgeye çok tölarans göstermişti. fakat sonraiyiçi işi çigırından çıkarmışlar devlet yatırımlarını tahrip etmişlerdi. atatürk hastadır, ismet inönü,celal bayar kazım karabekir paşa  orantısız güc kullanmışlardı. ucakla sanırım 7-8 ucakla bölgeyı bombalamışlar. pilotlardan biride sabiha gökçendir. yetim kalan çoçuklar asker komutanlar alıp büyütmüşler. seyit rıza olyı    bir kürt ve dinsel bir başkaldırı degildi sanırım. osmanlı zamanındada bu bölgeye farklı bir tönetim anlayışı uygulanmıştı. agalık  ön plandaydı.


Aralık 03, 2009, 02:57:29 ÖS
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay

İsyan, Gül ile bastırılmaz!

İsyanların bastırılışı sert olmuştur ama o günün şartlarında başka çare bulunamamıştır.
Bugünkü adı Tunceli olan Dersim'de ilk olaylar 21 Mart 1937 gecesi aşiret reislerinin lideri Seyit Rıza'nın yönettiği Kürtlerin, Fırat Nehri üzerindeki “Pah Köprüsü”nü havaya uçurması ve köprünün başındaki karakolda bulunan 33 askeri şehit etmesiyle başladı.

Okumak araştırmak gerekir.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13065304&yazarid=228&tarih=2009-11-29
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13011096&yazarid=228&tarih=2009-11-22   


Aralık 03, 2009, 03:40:51 ÖS
Yanıtla #5
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Sn.Akyol

Bazen bu tip yazı linki vermek konuyu anlatmaktan daha iyi oluyor.Yalnız benimde aklımın kabul ettiği yazıda gördüğüm bir detayın saptamasını yapmak isterim.

Dersimde katledilenler diye verilen sayı asla ne 30 bin nede 50 bin civarıdır.Obölgede yaşayan insan nüfusunun 1938 yılında o rakamlarda olmasına imkan yok.Civar illerden katılımlarla bilemem.Bu konuya ilişkin benimde okuyup araştırdıklarım bu yönde maalesef bu şekle başvurmaları haklı bir sebebmiş gibi gösterilmesi yanlışta olsa o zamanki ortamıda bilmeden değerlendirmek yanlış olur.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Aralık 04, 2009, 08:02:34 ÖS
Yanıtla #6
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 562
  • Cinsiyet: Bay

Ben de sizlere 21 Mart 1937'den daha önce çıkarılmış olan "Tunceli Vilâyetinin İdaresi Hakkında Kanun" ile ilgili bir araştırma yapmanızı öneriyorum. Bu kanunun 35. maddesindeki "makabline şamil olma" durumunu da ceza hukukunun temel ilkelerinden olan nullum crimen sine lege (kanunsuz suç olmaz) ilkesi ışığında incelemeniz sizleri biraz daha aydınlatabilir. Böylece havaya uçurulan köprünün sırf gıcıklık olsun diye uçurulup, uçurulmadığı hakkında biraz daha geniş açıdan bakış şansınız olacaktır.
Mea mihi conscientia pluris est quam omnium sermo


Aralık 04, 2009, 08:19:51 ÖS
Yanıtla #7
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

'35 Tunceli Yasasında sadece nullum crimen, nulla poena sine lege kuralı da değil o yasayla pek çok ceza hukukunun temel kaideleri çiğnenmişti. Hatırladığım kadarıyla ilginç hükümlerinden bir kaçı, iddianamenin sanığa tebliğ edilmemesi, tutuklama kararına karşı itiraz eidlememesi, ön soruşturma evresinde savcının hakimin yetkilerini kullanması, önsoruşturma yapmaksızın iddianameyi mahkemeye sunma yetkisinin tanınması, olağanüstü yetkili askeri valinin sürgün yetkisinin olması, valinin bakan yetkilerini kullanması, valinin idamın infazına karar verebilmesi...  ilk aklıma gelenler bunlar. Merak edenler yasayı araştırır bulur.


Aralık 04, 2009, 08:32:52 ÖS
Yanıtla #8
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 562
  • Cinsiyet: Bay

Hocam ceza kanunlarının geriye yürümezliği çok net ve evrensel bir ilke olduğu için o örneği tercih ettim yoksa dediğiniz gibi kanun o eski sömürge valileri, viceroylar gibi bir yetki tanıyor.
Mea mihi conscientia pluris est quam omnium sermo


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
8430 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 09, 2013, 03:26:05 ÖS
Gönderen: ADAM
13 Yanıt
4184 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 06, 2008, 01:09:34 ÖÖ
Gönderen: troia17
6 Yanıt
3116 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 16, 2009, 11:46:47 ÖS
Gönderen: Saygın
0 Yanıt
3665 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 20, 2011, 12:02:36 ÖS
Gönderen: karahan
Dersim Katliamı

Başlatan Kaan « 1 2 ... 8 9 » Tarih

88 Yanıt
18004 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 12, 2013, 10:09:52 ÖÖ
Gönderen: gnothi
7 Yanıt
5684 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 01, 2013, 10:31:40 ÖS
Gönderen: 418